Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/1188
2025/50
17 Ocak 2025
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
MAHKEMESİ
TARİHİ : 06/12/2021
NUMARASI :....
DAVANIN KONUSU : FSEK'e Dayalı Hak İhlali, Tespiti, Men, Ref, İlan
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 06/12/2021 tarih ve 2020/95 E. - 2021/411 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin “...” ve “...” isimli iki müzikal belgeselin metin yazarı – ... sahibi olduğunu, bu eserlerin 5 Ağustos 2016 tarihinde, müzikli belgesel gösteri şeklinde sahnelenmek üzere davalıya teslim edildiğini, 29 Ekim 2016 tarihinde “...'ın ilk gösteriminin yapıldığını, eserlerin tanıtım broşürlerinde metin yazarı olarak en başından itibaren müvekkilinin adına yer verildiği halde, son zamanlarda eserin broşürlerinde ve basın duyurularında metin yazarı olarak müvekkilinin isminin yanına davalının isminin de eklendiğini, davalıya yapılan sözlü ve yazılı uyarılara rağmen bu durumun devam ettiğini, davalının ismini eserlerdeki metin yazarlarından birisi olarak yazmasının karmaşa yaratır şekilde sunulması nedeniyle huzurdaki davanın açılması zorunluluğunun doğduğunu ileri sürerek, müvekkilinin “...” ve “...” isimli eserlerin tek metin yazarı olduğunun ve metin yazarı olarak davalı ... isminin kullanılamayacağının tespitine, davalının isminin metin yazarı olarak kullanıldığı bütün platformlardan kaldırılmasına, tecavüzün ref'ine ve men'ine, mahkeme hükmünün tirajı en yüksek 3 ulusal gazetede ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, "...” ve “...” isimli temsillerin/gösterimlerin Türkiye’de ve dünyada bir örneği olmayan ve kendine özgü (sui generis) niteliği haiz, birden fazla, farklı ... ve unsurun bir araya getirilmesi suretiyle oluşturulduğunu, müvekkili için oluşturulmuş ve kendisi tarafından gerçekleştirilen anlatım ve ses/müzik icrası, müzik beste, güfteleri, dramaturji, ses ve ışık tasarımı, dekor, kostüm, makyaj ve benzeri prodüksiyon kalemleri, metin, görseller gibi unsurlardan oluştuğunu, bahse konu temsilin/gösterimlerin bu unsurların tümünün birleşimi neticesinde ortaya çıkan konsept birer organizasyon niteliğinde olduğunu, tek başına müzik ve/veya tek başına metin olarak hiçbir anlam ifade etmediğini, sadece metinden oluşan bir ... olmadığını, “...” ve “...” isimli konsept organizasyonların ilk ortaya çıkış fikrinin, gerekli yapılanmanın somut hale getirilmesinin tamamen müvekkiline ait olduğunu, davaya konu edilen metinlerin, ... hakkında kaleme alınan kitaplar ve ...’ün hayatı, anıları ve yaşadıklarıyla ilgili bilgi, görgü ve duyum sahibi olan şahıslar ve/veya bunların yakınlarının anlatımlarına, bu şahıslardan edinilen bilgi ve belgelerin birleşiminden oluştuğunu, dolayısıyla sadece davacı tarafından ortaya çıkarılan/yazılan, sadece davacının hususiyetini taşıyan ve bağımsız niteliği haiz 5846 sayılı FSEK md.2/1’de ifadesini bulan bir ilim ve edebiyat eseri bulunmadığını, davaya konu edilen metinlerin, 5846 sayılı FSEK. md.6/7’de ifadesini bulan “... ...” niteliğinde olduğunu, müvekkilinin de davacı gibi davaya konu edilen ve esasen bir ... olan metinler üzerinde ... sahibi olduğunu, müvekkilinin davacının davaya konu ettiği metinler ve bahse konu projelerden haberi dahi yokken araştırma ve çalışmalar yapmaya başladığını, davaya konu metinler üzerinde müvekkili, davacı ve dava dışı ... ile birlikte çalışıldığını, müvekkili ... tarafından, davaya konu edilen metinlerin ortaya çıkması için ciddi bir emek ve katkıya sahip olduğunu, davacıyla birlikte davaya konu edilen metinler üzerinde birlikte ... sahibi konumunda olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın konusunu, davaya konu metinlerin ... sahipliği oluşturduğu için, davalının birlikte ... sahibi olarak kabul edilebilmesi için, davaya konu metinleri yazdığına ilişkin dosyaya somut bir delilin sunulmuş olması gerektiği, ilk tanıtım broşürlerinde metin yazarı olarak sadece davacının adının belirtilmesi de dikkate alındığında, FSEK m.11 dolayısıyla davacının karineten metnin ... sahibi olduğu, dosyaya sunulan delillerden, davalının proje fikrini geliştirdiği, içeriğin oluşturulması için materyal sağladığı, metinlerde anlatılan hikaye/anıları davacıya aktardığı, bunların kullanılması için gerekli izinlerin alınmasını sağladığı, organizasyonun gerçekleşmesine katkı sağladığı, bununla birlikte, belirtilen bu katkıların davalının ... sahibi olarak kabul edilebilmesi için yeterli olmadığı, bunların FSEK m.10/3 kapsamında teknik hizmetler, yardımlar olarak değerlendirilebileceği, somut uyuşmazlıkta; “...” ve “...” isimli eserlerde yer alan metinlerin ayrılmaz bir bütün oluşturduğu, ancak bu metinlerin davacı ve davalı tarafından birlikte oluşturulduğuna, yazıldığına dair davalı tarafından dosyaya somut deliller sunulamadığı, sunulan delillerin, eserlerin meydana getirilmesine katkı niteliğinde olduğu ve bu nedenle elbirliğiyle ... sahipliğinin söz konusu olmadığı, ....” isimli metinlerin ... sahibinin davacı ... olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, dava konusu ''...'' ve ''...'' isimli dava konusu iki ayrı eserle ilgili olarak 'metin yazarı' olarak ... sahibi şeklinde davacı ... ...hak sahibi olduğunun tespitine, bu eserler üzerinde davalı ...'ın metin yazarı olarak isminin kullanılmasının engellenmesine, kaldırılmasına, men'ine, kararın hüküm özetinin Türkiye genelinde yayınlanan ve trajı 100,000 üzerinde olan bir gazetede bir kez ilan edilmesine, masrafı sonradan davalı taraftan karşılanmasına karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davaya konu eserler üzerinde iştirak halinde ... sahipliğinin söz konusu olduğunu ispatlayan pek çok ciddi bilgi ve belgeler sunulduğunu, ilk derece mahkeme mahkemesi kararının tesis edilmesinden sonraki dönemde, bu karar ve yargılamanın, hukuk ve hakkaniyete ne derece aykırı olduğunu göstermek adına, “bilimsel bir mütalaa” da edinildiğini, ihtilaf konusu “...” VE “...” adlı eserlerin FSEK md. 1/B anlamında “... ...” olduğunu, müvekkilinin bütün bu öyküleri bizzat derlemiş olduğunu, bilirkişilerin, ... türünü doğru nitelendirmediğini, müvekkilinin söz konusu ... eserin oluşturulması aşamasındaki katkısının, sadece teknik yardım sağlamanın oldukça ötesinde olduğunu, müvekkilinin davaya konu edilen eserlerin içeriği ve hangi konuların ele alınacağını, daha davacı projeye dahil edilmeden önceki dönemde belirlemeye başladığını, müvekkilinin, davacı ve dava dışı ... ile birden fazla ... sahibinin fikri ürün ve hususiyetlerinin iç içe geçmesiyle meydana gelen ve eserin niteliği bozulmaksızın her birinin katkısının diğerinden ayrılması mümkün olmayan bir ... ortaya çıkardıklarını, somut olayda iştirak halinde ... sahipliği durumunun ortaya çıktığını ve ... sahiplerinin eserin meydana gelmesindeki katkılarının birbirinden ayrılmasının mümkün olmadığını, bilirkişi raporunda, sonuç olarak, bu metinlerin davacı tarafından davalıya gönderilen metinlerin ilk haline yukarıda belirtilen kısımların ne şekilde eklendiği hususunda net bir kanıya varmanın, dosya kapsamında mümkün olmadığını ifade ettiklerini, oysa, davalı tarafından gönderildiğine göre, davacının oyunlarda yer aldığı sabit olan bu metinlerin ne şekilde eklendiğini açıklayamadığını, kendisi tarafından eklendi ve ... tarafından eklenmedi ise bunu ispat etmiş olmasının gerekli olduğunu, yargılamada bu hususa dikkat edilmemesinin, adil ve gerçeği yansıtan bir sonuca ulaşılmaması sonucunu doğurduğunu, bilirkişilerin, bu bağlamda, eserin niteliğini doğru vasıflandırmadığını, dosyadaki tüm belge ve delilleri değerlendirmediğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, FSEK'e dayalı hak ihlali, tespiti, men, ref, ilan istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, FSEK'in 11. maddesinde, yayımlanmış ... nüshalarında veya bir güzel sanat eserinin aslında, o eserin sahibi olarak adını veya bunun yerine tanınmış müstear adını kullanan kimsenin, aksi sabit oluncaya kadar o eserin sahibi sayılacağının, yine aynı maddenin ikinci fıkrasında da, umumi yerlerde veya radyo-televizyon aracılığı ile verilen konferans ve temsillerde, mutat şekilde ... sahibi olarak tanıtılan kimsenin o eserin sahibi sayılacağının karine olarak belirlendiği, dosya kapsamında da davacının bu madde uyarınca karine olarak dava konusu metnin ... sahibi olduğunun belirlendiği, dosyaya sunulan delillerden, davalının davacıya katkı sağladığı, ancak bu katkıların davalının ... sahibi olarak kabul edilebilmesi için yeterli olmadığı, bunların FSEK'in 10/3. maddesi kapsamında teknik hizmetler, yardımlar olarak değerlendirilebileceği, elbirliğiyle ... sahipliğinin söz konusu olmadığı, ...” ve “...” isimli metinlerin ... sahibinin davacı olduğu, anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 534,70-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 17/01/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/01/2025
Başkan
...
Üye
...
Üye
...
Katip
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.