mahkeme 2022/109 E. 2024/331 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/109
2024/331
23 Şubat 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2022/109 - 2024/331
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/109
KARAR NO : 2024/331
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 23/12/2021
NUMARASI : 2021/222 E. - 2021/419 K.
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 23/12/2021 tarih ve 2021/222 E. - 2021/419 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirketin 2000/20142, 2009/30250, 2010/48306, 2011/37279, 2011/95360, 2011/95361, 2011/95362, 2011/95363, 2011/95364, 2011/95365, 2011/95366, 2011/95367, 2012/79983, 2013/90705, 2014/105661, 2015/66566, 2016/16996, 2016/70644, 2017/53590, 2017/73088, 2017/73089, 2018/121549, 2018/121553, 2018/88057, 2018/93414 Sayılı ve "..." ibareli tanınmış markalarının sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “....com” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı başvuruda bulunduğunu, 2019/119565 kod numarasını alan başvurunun ilanı üzerine müvekkili tarafından itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa müvekkilinin 1998 yılından beri e-online alışveriş pazarında yer aldığını, sektöründe lider firma olduğunu, dava konusu markanın müvekkilinin markasına benzer şekilde oluşturulduğunu, bu şekilde bir seri marka izlenimi yaratılmaya çalışıldığını, dava konusu markada kullanılan şekil unsurunun bir ayırt ediciliğinin bulunmadığını, bu nedenle değerlendirmenin kelimeler üzerinden yapılması gerektiğini, müvekkili ile özdeşleşmiş ....COM ibaresini birebir içeren dava konusu markanın, müvekkiline ait ....com markalarını yıllardır bilen tüketiciler için müvekkilinin markalarının devamı gibi algılanacağını, dava konusu ... ....COM marka başvurusu ile müvekkili adına tescilli ....COM VE ... markasının piyasadaki konumundan haksız yarar elde etmesinin kaçınılmaz olduğunu, taraf markalarının birebir aynı mal ve hizmetleri kapsadıklarını, davalının bu ibareyi tesadüfi bir şekilde tercih ettiği yorumunda bulunulamayacağını, başvurunun kötüniyetli olduğunu ileri sürerek, YİDK'nın 2021-M-3691 sayılı kararın iptali ile dava konusu 2019/119565 başvuru numaralı “....com” ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, dava konusu YİDK kararının yerinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkilinin şirket mağazasında yaptığı satışlarını aynı zamanda ....com internet sitesi üzerinden de sattığını, müvekkilinin aynı zamanda üçüncü kişi tacirlere de alt yapı ve platform sağladığını, müvekkilinin yıllardır ... Yetkili servisi olarak hizmet verdiğini, müvekkilinin ....com web sitesinde mağazadaki ürünlerinin satışını yaptığını, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinin söz konusu olmadığını, markaların başlangıç seslerinin birbirlerinden farklı olduklarını, ... kelimesinin tek başına bir benzerlik yaratmadığını, anılan ibarenin ayırt edici olmadığını, davacı yanın “...” ibaresini içerir başvurularının tamamının 2021 yılına ait olduğunu, davacı yanın tanınmışlığına müvekkili markasının zarar verme ihtimali bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, başvuru kapsamında yer alan 35, 36 ve 42. Sınıf hizmetlerin tamamının, davacı yanın sair markaları kapsamında aynı sınıflarda yer alan hizmetler ile aynı – aynı tür hizmetler olup taraf markalarının benzer tüketici kitlelerne hitap eden, benzer ihtiyaçları karşılamaya yönelik, benzer sunum ve satış kanalları olan, birbirleri ile doğrudan rekabeti bulunan, birbirleri yerine tercih edilebilir mahiyetteki hizmetleri kapsadıkları, başvuru standart karekterle yazılmış “....com” ibaresinden oluşurken, itiraza dayanak markaların "....com" esas unsurlu ibarelerden oluştuğu, başvuruda marka içerisinde “...” ibaresinin baskın ve markanın hakim unsuru olarak, logonun üst bölümünde kullanıldığı, markanın sağ alt kısmında ise “...” sözcüğüne nazaran daha küçük olarak “...” kelimesine yer verildiği, markanın ....com şeklinde bir bütün olarak algılanacağı, davacı yan markalarına bakıldığında ise temel anlamda "..." şeklindeki markası üzerinden türetildiği, davacının “...” kelime kökünü korumak suretiyle yarattığı alternatif bir marka serisinin bulunmadığı, taraf markaları arasında işitsel olarak “...” sözcüğünden kaynaklı bir benzerlik mevcut ise de “...” ibaresi kavram kökensel olarak ayırt ediciliği güçlü, özgün ya da yaratılmış bir ibare olmadığı, “...” ibaresi içerir şekilde sicil kayıtlarında dahi çok sayıda markanın evvelden beri uyuşmazlık konusu hizmetleri de kapsayacak şekilde başvuru konusu edildiği, “...” ibaresinin tüketici nezdinde yarattığı algının, ticaret hayatında herkesin kullanımına açık olan işaretler ile eşdeğer düzeyde olduğu, taraf markaları arasında iktisadi – idari anlamda ilişkilendirme ihtimali dahil karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkmayacağı, 6769 sayılı SMK’nın 6/5. maddesinde yer alan koşulların oluşmadığı, taraf markaları arasında 6769 sayılı SMK’nın 6/1. maddesi anlamında karıştırılma tehlikesi olmadığı ve dolayısıyla tanınmışlığın bu duruma bir etkisinin olmayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkili şirketin ... ibaresi ile oluşturulmuş seri markaları olduğunu, kaldı ki tanınmış ... markasının dahi benzerlik için yeterli olduğunu, sonu ... ibaresi ile biten her markanın müvekkili ile ilişkilendirileceğini, dava konusu markada yer alan “...” ibresinin son derece genel, jenerik bir ibare olarak zihinlerde spesifik bir şeyi çağrıştırmadığını, müvekkile ait yeni bir marka imajı verdiğini, davalı Kurumun benzer uyuşmazlıklarda müvekkilinin lehine karar verdiğini, davalı tarafın ... ....COM ibareli başvurusunun, müvekkilinin markalarının kapsamında bulunan ürün/hizmetler ile aynı olan 35., 36 ve 42. SINIF hizmetler için tescil edilmek istendiğini, müvekkili şirketin “....COM” ibareli markasının ... nezdinde T/02598 numara ile tanınmış marka statüsünde korunduğunu, piyasada sahip olduğu tanınmışlık nedeniyle yüksek ayırt ediciliğe sahip olan ....com ibareli markaların, dava konusu markadan daha geniş korumayı hak ettiğini, marka başvurusunun açıkça kötüniyetle gerçekleştirildiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, marka ile ilgili Kurum kararlarının iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı şirketin "....com" ibareli marka başvurusu ile davacının itirazına mesnet "....com" esas unsurlu markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede SMK'nın 6/1. maddesi anlamında bir benzerlik bulunmadığı, zira taraf markalarında bulunan esas unsurların birbirinden farklı olduğu, davalının başvurusunun "....com" şeklinde bir bütün olarak algılanacağı, davacı yan markalarının ise "..." şeklindeki markası üzerinden türetildiği, taraf markaları, bütünsel olarak bıraktıkları nihai izlenimleri itibariyle ele alındıklarında, “...” ibaresinin oluşturduğu benzerliğin, işaretlerin aynı iktisadi ya da idari kökenini gösterir işaretler olarak algılanmaları sonucunu doğuracak düzeyde olmadıkları, dosya içeriği itibari ile 6769 sayılı SMK’nın 6/5 maddesinde yer alan koşulların oluşmadığı, marka başvurusunun kötüniyetli yapıldığı iddiasının dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgelere göre kanıtlanmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,90 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 23/02/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 21/03/2024
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.