mahkeme 2021/2044 E. 2024/210 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2021/2044

Karar No

2024/210

Karar Tarihi

9 Şubat 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2021/2044 - 2024/210
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2021/2044
KARAR NO : 2024/210
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
MAHKEMESİ
TARİHİ : 27/09/2021
NUMARASI : 2020/267 E. - 2021/305 K.

DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :

DAVANIN KONUSU : Marka, YİDK Kararı İptali

Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 27/09/2021 Tarih ve 2020/267 Esas - 2021/305 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davacı firmanın 29, 30 ve 32. sınıflara giren
emtialarda tescil edilmek üzere dosyaladığı 2005/04282 sayılı “...” ibareli marka
başvurusunun davalı ... tarafından kısmen ilanı üzerine yapılan itirazlar sonucunda
başvurunun kısmen reddedildiğini, davacının ikame ettiği YİDK kararı iptali davasının
Ankara 3. FSHHM tarafından 2006/235 Esas 2006/98 Karar sayılı ilamı ile kabul edilerek
davacının söz konusu markasının kısmen reddedildiği 29. sınıfa giren; “Et, balık, kümes ve av
hayvanlarının etleri, bunlardan mamul: et mamülleri, et hülasaları, et suları, bulyonlar ve
bunlardan olan kurutulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, konservelenmiş, dondurulmuş et ürünler...
Kuru bakliyat, yani fasulye, bezelye, nohut, mercimek, soya... Hazır çorbalar... Yenilebilir sıvı ve katı
yağlar, margarinler, tereyağlar... Yumurtalar, yumurta tozları... Patates cipsleri, patates
kızartmaları” ve 30. Sınıfa giren; “Makarnalar, mantılar, erişteler.... Bisküviler, krakerler,
gofretler, pastalar, tartlar, kekler....Her türlü un, irmikler, nişastalar.... Çaylar, buzlu
çaylar...Pirinç, bulgur, keşkek, yarmalar, gıdalar için malt... Hububat (tahıl) ve undan mamul
çerezler, patlamış mısır, mısır gevrekleri, yulaf ezmeleri, kahvaltılık hububat...” emtiaları
açısından da tescil edilmek üzere 27.02.2019 tarih ve 319 sayılı Resmi Marka Bülteni’nde ilan
edildiğini, davalı firmanın bu ilana itirazının ... tarafından kabul edilerek
davacının marka başvurusunun kapsamından 29. sınıfa giren “Kuru bakliyat, yani fasulye,
bezelye, nohut, mercimek, soya. hazır çorbalar.” ile 30. sınıfa giren; “Pirinç, bulgur, keşkek,
yarmalar, gıdalar için malt” emtialarının çıkartıldığını, bu işlemin haksız ve hukuka aykırı
olduğunu, zira taraf markalarının genel görünümleri itibariyle benzemediğini, davacının
markasında geçen “...” ibaresinin markanın tek başına esas unsuru olmadığını, daha büyük
puntolarda yazılmış olan “...” ibaresinin söz konusu işarette ön planda olduğunu,
davacıya ait çok sayıda “...” ibareli tescilli ve tanınmış marka olduğunu, davacının önceki tarihlerde tescil edilmiş olan 2002/29828,
2002/32154 ve 101360 sayılı “...”lı markalarından kaynaklanan kazanılmış bir hakkının da
bulunduğunu ileri sürerek, ... YİDK’nın dava konusu edilen 2005-M-1440 sayılı
kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili, davalının 1977 yılından beri
bakliyat ve hububat sektöründe faaliyet gösterdiğini, 1994 yılından beri “...” markasını
pirinç, bulgur, aşurelik buğday, nohut, mercimek, fasulye, bezelye, popcorn, börülce, buğday,
hazır çorba başta olmak üzere birçok bakliyat ve hububat ürünlerinde kullanageldiğini,
taraflarının ve uyuşmazlığa konu markaların
aynı olduğu başka davalarda davacının huzurdaki davada da ileri sürdüğü iddialarının haksız
olduğunun tespit edilip karara bağlandığını, nitekim Ankara 1. FSHHM’nin 2017/425 E. –
2019/320 K. sayılı ilamı ile Ankara 4. FSHHM’nin 2018/325 E.- 2019/488 K. sayılı ilamlarının
somut uyuşmazlığa emsal teşkil eden kararlar olduğunu, taraf markalarında esas unsur
konumunda bulunan “...” ibaresinin birebir aynı olduğunu ve bu nedenle taraf markalarının
yakın benzer işaretlerden oluştuğunu, davacının tanınmışlık
iddialarının, davalı firmanın markalarının tescil edildiği tarih esas alınarak değerlendirilmesi
gerektiğini, davacının o tarihlerde tescilli olmayan bir markaya dayanarak tanınmışlık
iddiasında bulunamayacağını, davalının markalarının davacının müktesep hak iddialarına mesnet
aldığı markalardan daha önceki tarihlerde tescil edildiğini, dava konusu edilen YİDK kararının yerinde ve doğru
olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacının "...+Şekil " ibareli marka başvurusu ile davalının "... " ibareli ( 2004 09995 ve158330 sayılı ) tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, diğer yönden davacının bu davaya konu ettiği ve ''SINIF29: Kuru bakliyat, yani fasulye, bezelye, nohut, mercimek, soya ... Hazır çorbalar... SINIF 30: Pirinç, bulgur, keşkek, yarmalar, gıdalar için malt...''" mallarının davalıya ait "... " ibareli ( 2004 09995 ve158330 sayılı ) tescilli markaların kapsamındaki mallar ile aynı/benzer mal olduğu, ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin markaları karıştırabileceği, SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşulları oluştuğundan YİDK kararının doğru olduğu, davacı taraf şekil+... (101360 ) sayılı markası açısından müktesep hak iddia etse de esas itibariyle önceki markası ( (101360 ) ile sonraki markası (2005 04282) aynı olmadığından, sonraki markadaki "..." ibaresi "..." ile birlikte asli unsur olduğundan müktesep hak koşullarının oluşmadığı, “...” markasının kullanımının/marka olarak tescilinin de taraflar arasında bir süredir çekişmeli olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkili şirketin 60 yıla yakın süredir “...” markasının gerçek hak sahibi olduğunu, "..." markasının tanınmış olduğunu, müvekkili şirketin yüzden fazla “...” ibaresini içeren markasının mevcut olduğunu, karar ile müvekkili Şirket'in “...” kelimesine eklediği ve hatta “...” markasının arka planda çok küçük punto ile yazdığı “...” ibareli markayı tescil ettiremediğini, dava konusu markanın kapsamında sadece gıda ürünlerinin bulunduğunu, yerel mahkeme kararında, dava konusu markanın, müvekkilinin önceki tarihli markalarına değil de, karşı tarafın markalarına benzer bulunduğunu, oysa seri marka kapsamında, müvekkili şirketin yeni bir başvuruda bulunmasına hakkaniyet gereği engel olunmaması gerektiğini, zira tanınmış “...” markasının gerçek hak sahibinin müvekkili şirket olduğunu, müvekkili şirketin “...+kelime” şeklinde çok sayıda seri markasının mevcut olduğunu, aynı zamanda müvekkiline ait ticaret unvanının, 1967 yılından bu yana “...” esas unsurunu içerdiğini, önceki tarihli markaların çekişme konusu olduğu ifade edilmişse de, bu hususun gerçeği yansıtmadığını, davalının markalarına herhangi bir yakınlaşmanın söz konusu olmadığını, müvekkili markası ile davalı firmaya ait markaların genel görünüm itibariyle birbirinden oldukça farklı olduğunu, karıştırılma ihtimalinin her yönüyle değerlendirilmesi gerektiğini, dava konusu markayı gören bir alıcının, davalı markasını değil, müvekkili markalarını anımsayacağını, dava konusu markayı yine müvekkili markaları ile ilişkilendireceğini ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, başvurunun kısmen reddine dair YİDK kararı iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu "..." ibareli başvuru ile davalının itirazına mesnet "..." ibareli markaları arasında, başvuru kapsamında yer alan 29. sınıfa giren “Kuru bakliyat, yani fasulye,
bezelye, nohut, mercimek, soya. hazır çorbalar.” ile 30. sınıfa giren; “Pirinç, bulgur, keşkek,
yarmalar, gıdalar için malt” emtiaları yönünden, 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel , işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira davalı markasının asli unsurunu oluşturan "..." ibaresinin dava konusu başvuruda aynen yer aldığı, başvurudaki diğer unsurların yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 19.09.2008 tarih ve 2007/7547 E.-2008/10251 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere, kazanılmış hakkın varlığının kabulü için, "kazanılmış hakka dayanak teşkil eden tescilli marka ile yeni markadaki ibarelerde, asli unsurların muhafaza edilmiş olması ve eski markanın en azından hükümsüzlük davası açılabilecek kadar belli bir sürede çekişmesiz şekilde kullanılması, karşı taraf markalarına yanaşma niyeti olmadan ve iltibas tehlikesi yaratmayacak şekilde, eski ve yeni markalar arasında işletme ile bağlantının ve tüketici nezdinde yaratılan izlenimin korunmuş bulunması, yeni markada kazanılmış hak iddia edilen markaya nazaran emtia kapsamının genişletilmemiş olması" şartlarının bir arada bulunması gerektiği, davacı tarafından müktesep hak iddiasında bulunulan 2002/29828, 2002/32154 ve 101360 sayılı markaların belirtilen şartları taşımadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafça istinaf başvurusunda yatırılan 59,30-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 368,3‬0-TL bakiye harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 09/02/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 09/02/2024

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim