mahkeme 2021/2035 E. 2024/351 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2021/2035

Karar No

2024/351

Karar Tarihi

23 Şubat 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2021/2035 - 2024/351
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2021/2035
KARAR NO : 2024/351
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
MAHKEMESİ
TARİHİ : 22/09/2021
NUMARASI : 2020/305 E. - 2021/286 K.

DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü

Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 22/09/2021 Tarih ve 2020/305 Esas - 2021/286 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin "...", "..." ve "..." ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı Şirketin 2019/76534 sayılı ve "..." ibareli başvurusuna anılan markalarına dayalı olarak yaptıkları itirazlarının, dava konus YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa dava konusu başvurunun asli unsurunun "..." ibaresinden oluştuğunu, bu ibare ile müvekkilinin itirazına mesnet markaları ve ayrıca "..." ibaresini içeren 2005/00131 sayılı tescilli tasarımı arasında iltibas koşullarının oluştuğunu, müvekkilinin "..." ibareli markalarının tanınmış olmasının markalar arasındaki iltibas ihtimalini arttırdığını, dava konusu başvurunun tescilinin müvekkilinin tanınmış markasının ayırt ediciliğine zarar vereceğini ve davalının müvekkilinin markalarının tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağını, ortalama gıda tüketicisinin her iki marka arasında bağlantı olduğunu düşüneceğini, dava konusu YİDK kararının davalı kurumun daha önce verdiği kararlarla çelişkili bulunduğunu, dava konu başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, 2020-M-7041 sayılı YİDK kararının iptaline ve dava konusu başvurunun tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, dava konusu başvurunun asli unsurunun "..." ibaresinden oluştuğunu, başvuruda yer alan "..." ibaresinin içerik belirtmek amacıyla kullanılan tali bir ibare olduğunu, taraf markları arasında iltibas ihtimali bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davalının "..." ibareli marka başvurusu ile davacıya itirazına mesnet markaları ve tasarımı arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ,sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, tarafların marka işaretleri benzemediğinden SMK 6/1 maddesindeki iltibas ve aynı Kanun'un 6/4-5 maddesindeki koşulların oluşmadığı, kötü niyet iddiasının da ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili, taraf markalarının iltibasa neden olacak düzeyde benzer olduklarını, dava konusu başvurunun asli unsurunun "..." ibaresinden oluştuğunu, başvuruda yer alan diğer ibarelerin tescili istenen gıda malları yönünde ayırt ediciliklerinin bulunmadığını, dava konusu başvurunun müvekkilinin seri markası olarak algılanacağını, mahkemece alınan bilirkişi raporunda başvuruda yer alan “... ...” ibaresinin “... ...” hatta “... ...” kullanımı ile benzer bir biçimde üretildiği ve bu biçimde algılanacağı yönündeki tespitin, maddi olaya hiçbir şekilde uygunluğunun bulunmadığını, mahkemece markaların tescil sınıflarının benzerliğinin iltibası arttırmaya yönelik etkisinin değerlendirilmediğini, iltibas değerlendirmesinde ortalama tüketici değerlendirmesinin de yapılmadığını, tescili istenen 30. sınıf malların ortalama tüketicisinin dikkat düzeyinin düşük bulunduğunu, bu nedenle markalar arasındaki farklıklıkların çok daha belirgin olması gerektiğini, müvekkilinin markalarının yüksek tanımışlığa sahip olduğunu, bu durumun mahkemece dikkate alınmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre "..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." ve"..." ibareli markaları arasında, 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin olmadığı, zira dava konusu başvurunun asli unsurunun "..." ibaresi olduğu, aralarında gıda mühendisinin de yer aldığı bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda da ifade edildiği üzere, uyuşmazlığa neden olan "..." ibaresinin cümle içinde tali unsur konumunda olduğu, "... ..." ibaresinin "..." anlamına gelip ürün içeriğine işaret ettiği, tarafların marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığından, davacının markalarının tanınmış olup olmamasının sonuca etkili bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

ÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 59,30-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 368,3‬0-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 23/02/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/03/2024

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim