mahkeme 2021/2027 E. 2023/1133 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2021/2027
2023/1133
28 Eylül 2023
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2021/2027 - 2023/1133
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2021/2027
KARAR NO : 2023/1133
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 28/10/2021
NUMARASI : 2021/20 E. - 2021/349 K.
DAVACI :
VEKİLİ
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Marka YİDK Kararının İptali ile Hükümsüzlük
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 28/10/2021 Tarih ve 2021/20 Esas - 2021/349 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar ... ve ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davalı şahsın “...” ibaresinin 29 ve 35. sınıf mal ve hizmetlerde tescili için yaptığı başvuruya müvekkilinin “...”, “... ... ... ...!” ve “... ...” ibareli markalarını mesnet göstererek itiraz ettiklerini, itirazın davalı ... Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa markaların karıştırılma ihtimalinin yüksek olduğunu, müvekkilinin markalarında yer alan “...” ibaresinin dava konusu markanın asli unsurunu oluşturduğunu, markalar arasındaki benzerliğin markaların aynı firmaya ait seri markalar olduğu izlenimi yaratacağını, müvekkilinin markalarını akla getireceğini, davalının “...” ibaresine “...” ibaresi ekleyerek markaya herhangi bir ayırt edicilik katılmadığını, 29. sınıfın 01. alt sınıfı bakımından emtia benzerliğinin gerçekleştiğini, müvekkilinin “...” markasının, uzun yıllardır yoğun kullanımı neticesinde tüketiciler nezdinde yüksek ayırt ediciliği bulunduğunu, tanınmış bir marka haline geldiğini, SMK'nın 6/5. maddesi uyarınca da tescil engeli bulunduğunu, başvurunun tescili halinde haksız rekabet de oluşturacağını ileri sürerek, YİDK’nın 2020-M-9637 sayılı kararının kısmen iptali ile 2019/104184 sayı ile işlem gören “...” ibareli marka başvurusunun, 29. sınıftaki “Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri” için işlemden kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı şahıs vekili, taraf markaları arasında görsel, işitsel, kavramsal ve bütün olarak ortaya çıkan izlenim bakımlarından benzerlik ve karıştırılma veya ilişkilendirilme ihtimali bulunmadığını, müvekkilinin soyadını marka olarak kullandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu 2019/104184 sayılı “...” ibaresinin davaya mesnet gösterilen 2011/119925, 2013/01227, 2017/94706 ve 2018/82633 tescil numaralı esas unsuru "..." ibaresi olan markalar ile görsel ve işitsel anlamda benzer olduğu, taraf markaların kapsamlarındaki 29. sınıftaki “Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri” mallarının da birebir aynı olması nedeniyle 6769 SMK’nın 6/1. maddesi anlamında iltibas tehlikesinin söz konusu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, YİDK'nın 20.11.2020 tarih ve 2020-M-9637 sayılı kararının 29. sınıf "Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri" bakımından iptaline, davaya konu marka tescil edilmediğinden hükümsüzlük konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, tarafların markaları arasında iltibasa sebebiyet verecek derecede benzerlik bulunmadığını, "..." ibaresinin Türkiye'de yaygın kullanılan bir isim olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı şahıs vekili, "..." ibaresinin müvekkilinin soyadı olduğunu, taraf markalarının görsel ve işitsel olarak benzemediklerini, rapora itirazlarının dikkate alınmadığını ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, YİDK marka kararının iptali ile hükümsüzlük istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İşlem dosyasının incelenmesinden davalı şahsın "..." ibaresinin, 29. sınıf mallar ve 35. sınıf hizmetlerde tescili için davalı Kuruma başvurduğu, davacının "..." esas unsurlu markalarını mesnet göstererek başvuruya itiraz ettiği, Markalar Dairesi Başkanlığınca itirazın reddine karar verildiği, bu karara karşı davacı tarafça yapılan itirazın ise YİDK'nın 20.11.2020 tarih ve 2020-M-9637 sayılı kararı ile reddedildiği, bu kararın 23.11.2020 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği işbu davanın iki aylık hak düşürücü süre içerisinde 21.01.2021 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesince dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." ve "..." asıl unsurlu markalar arasında iltibas oluştuğu gerekçesiyle, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olup davalılar vekillerinin istinaf itirazları da gözetildiğinde taraflar arasındaki uyuşmazlık markalar arasında iltibas bulunup bulunmadığı ve davalı şahsın soyadı olan çekişmeli ibareyi marka olarak kullanıp kullanamayacağı noktasındadır.
Somut uyuşmazlığa uygulanması gereken 6769 sayılı SMK'nın 6/1. maddesinde, tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvurunun reddedileceği belirtilmiştir. Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. İltibas, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir (Savaş Bozbel, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2015, s. 408- 409).
Yapılan açıklamalar çerçevesinde somut olaya dönüldüğünde; itiraza mesnet markaların kapsamındaki 29. sınıf mallar davaya konu başvurunun kapsamında aynen yer aldığından emtia benzerliği şartının gerçekleştiği anlaşılmıştır.
Taraf markaları arasındaki işaret benzerliğe gelince; dava konusu başvuru "..." ibareli olup başvuruda başkaca bir kelime ve şekil unsuru bulunmamaktadır. İtiraza mesnet markalar ise "...", "... ... ... ...", "... ..." ibarelerinden oluşmakta olup, itiraza mesnet markaların esas unsuru da "..." ibaresidir. Davaya konu başvuru çekişmeli "..." ibaresini aynen ve markanın başında içermektedir. Ancak, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 21.11.2017 tarih ve 2016/4133 E.-2017/6395 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere “...” ibaresinin gıda maddeleri yönünden ayırt edicilik düzeyinin düşük olduğu ve gıdaların güvenilir kalite ve standartlarda olduğuna işaret edebileceği, buna karşın davaya konu çekişmeli “...” ibaresinin ... isimli kişinin soyundan gelen anlamına gelebileceği, bu durumda her ne kadar markalar arasında kısmi bir görsel benzerlik bulunmakta ise de, anlamsal farklılık oluştuğu, öte yandan sırf başkasının tanınmış markasının tanınmışlığından yararlanmak için SMK'nın 7/5 maddesi hükmü bahane edilmediği müddetçe, kişinin kendi ismini ve ... ismini ticari teamüllere uygun ve dürüstçe kullanmasının hukuka aykırı olmadığı (Uğur Çolak, Türk Marka Hukuku, 4. Baskı S:648), somut uyuşmazlıkta "..." ibaresi davalının soyadı olup başvurunun da dürüst ticari kullanım kapsamında kabul edilmesinin gerektiği, ayrıca davaya konu markanın davacının itiraza mesnet markalarına da benzer olmadığı, bu hale göre taraf markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 tarih ve 2014/11-696 E.- 2016/778K. sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğundan Dairemizce dosyada mevcut bilirkişi raporundaki değerlendirmelere itibar edilmemiş, ayrı bir bilirkişi incelemesine de gerek görülmemiştir.
Her ne kadar davacı vekili müvekkilinin itiraza mesnet markalarının tanınmış olduğunu ve başvurunun haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürmüş ise de, bu iddialar somut delillerle kanıtlanamamış, taraf markaları benzer bulunmadığından, iddialar sonuca etkili de görülmemiştir.
Sonuç olarak, SMK'nın 6/1. maddesindeki iltibas koşulunun oluşmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, HMK'nın 353/1-b-2 maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ... vekili ile diğer davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davalılar ... ve ... vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 28/10/2021 gün ve 2021/20 Esas - 2021/349 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
2-Dava konusu 2020-M-9637 sayılı YİDK kararının iptaline yönelik davanın REDDİNE,
3-Davaya konu 2019/104184 sayılı marka tescil edilmediğinden hükümsüzlük talebi yönünden KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 269,85-TL maktu karar ve ilam harcından, peşin olarak alınan 59,30-TL harçtan mahsubu ile bakiye 210,55-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
5-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 25.500,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,
7-Davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan 162,10-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcının davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine,
8-Davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan 88,00-TL tebligat ve posta masrafı, 162,10-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan toplam 250,10-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine,
9-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip resen taraflara iadesine (HMK m.333),
10-Davalılardan ayrı ayrı peşin olarak alınan 59,30-TL istinaf karar ve ilam harcının, kararın kesinleşmesinden sonra ve talebi halinde davalılara iadesine,
11-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına dair,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 28/09/2023 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 21/10/2023
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.