mahkeme 2021/2014 E. 2024/335 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2021/2014

Karar No

2024/335

Karar Tarihi

23 Şubat 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2021/2014
KARAR NO : 2024/335
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R

BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
MAHKEMESİ
TARİHİ : 16/07/2021
NUMARASI : 2020/78 E. - 2021/315 K.

DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :

DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü

Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 16/07/2021 tarih ve 2020/78 Esas - 2021/315 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili ile davalı Şirket vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, davalı Şirketin 2018/65119 sayılı "..." ibareli marka başvurusunun, müvekkili adına tescilli ve tanınmış "..." ibareli markalarıyla görsel ve işitsel açılardan ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, taraf markalarında ortak olan "..." ibaresinin, markalarda esas unsur olarak yer aldığını, 07, 09, 35, 40, 42, 44 ve 45. sınıf mal ve hizmetleri kapsayan dava konusu başvurudan, itiraz sonucu çıkartılan emtiadan sonra geriye 35, 44 ve 45. sınıflara giren emtianın kaldığını, halbuki bu emtia açısından da markalar arasında karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğunu, müvekkilinin "..." markaları ile seri marka yaratmaya çalıştığını, davalının marka başvurusunun ise bu seri markaların içine sızarak iltibas yaratabileceğini, huzurdaki davada davalının markasının hükümsüzlüğü de talep edildiğinden, YİDK nezdinde itiraza dayanak markalar açısından kullanıma dair deliller sunulmamış olsa dahi, huzurdaki davada müvekkilinin tüm markalarının kapsamı ele alınarak değerlendirme yapılması gerektiğini, müvekkilinin ticaret unvanının çekirdeği konumundaki "..." ibaresinden doğan bir hakkının da olduğunu, müvekkilinin "..." markalarının tanınmış bulunduğunu ve dava konusu markanın bu markaların itibarını zedeleyebileceğini, davalının dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli yapıldığını ileri sürerek, YİDK’in 2020-M-396 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, karşılaştırılan markalar arasında kısmen bir benzerlik bulunduğunu ancak dava konusu başvuru kapsamında kalan mal ve hizmetlerle, davacının itirazına mesnet markaların kapsamlarında yer alan mal ve hizmetler arasında benzerlik olmadığını, SMK'nın 6/5 maddesi koşullarının da somut olayda bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Şirket vekili, davacının YİDK kararının iptali istemiyle açtığı davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddinin gerektiğini, işbu davada davacının itirazlarına dayanak olarak sadece 2012/111602 sayılı markasının kaldığını, bu marka ile müvekkili başvurusunun birbirlerine benzemediğini, markalarda kullanılan renklerin ve davalının markasındaki diğer kelime unsurlarının yeterli ölçüde farklılık yarattığını, markaların kapsadığı emtiaların da benzer olmadığını, davacının markalarını, müvekkili başvurusu kapsamındaki mal ve hizmetlerde kullandığını ispat edemediğini, her ne kadar davacı markasının tanınmış olduğu ileri sürülmüşse de, 35, 44. ve 45. sınıflar bakımından tanınmış olmadığını, müvekkili Şirketin ortaklarının "..." soyadına sahip olduğunu ve bu kişilerin kendi soyadlarını ticaret hayatında kullanmaktan men edilmelerinin haksız olacağını, davacının kötü niyet iddialarını tevsik eden delil sunamadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, YİDK kararının iptali istemine konu davalı şirkete ait marka kapsamındaki hizmetlerin "İş güvenliği konularında danışmanlık hizmetleri. Sosyal ağ oluşturma hizmetleri" olduğu, dava konusu marka kapsamında yer alan "İş güvenliği konularında danışmanlık hizmetleri. Sosyal ağ oluşturma hizmetleri" ile itiraza mesnet gösterilen davacıya ait 97999, 187729, 2006/57257, 2007/29062 ve 2012/111602 sayılı markaların kapsamlarında yer alan mal ve hizmetler arasında benzerlik bulunmadığı, karşılaştırılan bu markalar arasında ilgili tüketici kesimi nezdinde SMK'nın 6/1 maddesi hükmü uyarınca ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi olmadığı, davacının ticaret unvanını fiilen kullandığını ispatladığı "helva, tahin, reçel, bal" malları ile aynı veya benzer hizmetler olmadığından, somut olayda SMK'nın 6/6 maddesi koşullarının da oluşmadığı, davalı Şirketin kötü niyetle hareket ettiğini gösterir somut olgular, marka işlem dosyasında bulunmadığından kötü niyet iddiasına dayalı istemlerin yerinde görülmediği, davacı vekilinin aynı zamanda davalı Şirkete ait 2018/65119 sayılı markanın tüm hizmetler bakımından hükümsüz kılınmasını da talep ettiği, dava konusu markanın 35. sınıf "Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme (başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri. Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için (07. Sınıfa giren ‘Galvanizle kaplama ve elektroliz (akımla kaplama) makineleri.Elektrikli açma kapama mekanizmaları.Makine ve motorlar için silindir contaları.’, ile 09, 29, 30, 31, 32. Sınıfa giren tüm emtialar) mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)", 44. sınıf "Tıbbi hizmetler. Güzellik bakımı hizmetleri. Veterinerlik ve hayvan üretme, besicilik, nalbantlık ile ilgili hizmetler. Tarım, bahçecilik ve ormancılıkla ile ilgili hizmetler; peyzaj tasarımı hizmetleri. İşyeri ve personel sağlığı ile ilgili danışmanlık hizmetleri." ve 45.sınıf "İş güvenliği konularında danışmanlık hizmetleri. Sosyal ağ oluşturma hizmetleri." bakımından 03.04.2020 tarihinde tescil edildiği, davacıya ait 97999, 187729, 2007/29062 sayılı markaların kapsamında kalan ve kullanım külfeti yerine getirilen “helva, tahin, reçel, bal” malları ile dava konusu marka kapsamında yer alan "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, tatlılar, tahin, bal, arı sütü, propolis, pekmez mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" hizmetleri arasında benzerlik bulunduğu, davalının markasının kapsamına alınmak istenen, 35. sınıftaki diğer hizmetler ile 44 ve 45. sınıflara giren hizmetlerin, davacının markalarının kullanım külfetinin yerine getirildiği gıda emtiaları arasında ise bir benzerlik/türdeşlik olmadığı, davacıya ait 2006/57257 ve 2012/111602 sayılı markaların ileri sürülen kullanmama def'ine karşılık olarak, tescilli olduğu emtia bakımından ciddi surette kullanıldığının ispatlanamadığı, dolayısıyla bu markaların SMK m.6/1 hükmü uyarınca yapılacak iltibas değerlendirmesinde SMK m.25/7 hükmü kapsamında hükümsüzlük iddiasına mesnet olamayacağı, davacıya ait 97999, 187729 ve 2007/29062 sayılı markaların esas unsuru ile dava konusu markanın esas unsurunun müşterek olarak "..." kelimesinden oluştuğu, bu nedenle markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzerlik bulunduğu, davacıya ait "..." markalarının tanınmışlık mertebesine ulaştığı söylenemeyeceğinden SMK m.6/5 hükmü koşulunun somut olayda oluşmadığı, SMK m.6/6 hükmü uyarınca, davacının ticaret unvanı ile davalı markası arasında "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, tatlılar, tahin, bal, arı sütü, propolis, pekmez mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" hizmetleri bakımından iltibas tehlikesi bulunduğu, salt ... ibareli marka tescil başvurusunun ticari dürüstlük kurallarına aykırı olduğunun söylenemeyeceği, yine davalı şirketin salt davacının ticari faaliyetlerini baltalama, şantaj veya haksız kazanç elde amaçlı, genel olarak dürüst ticari uygulamalara aykırı olarak dava konusu marka tescil başvurusunda bulunduğu hususuna ilişkin olarak somut olgu bulunmadığından kötü niyet iddiasının yerinde bulunmadığı gerekçesiyle, YİDK kararının iptali isteminin reddine, dava konusu 2018/65119 sayılı markanın "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, tatlılar, tahin, bal, arı sütü, propolis, pekmez mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" bakımından hükümsüzlüğüne, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili katılma yoluyla, YİDK kararının iptaline yönelik davanın reddi kararının kaldırılması gerektiğini, davalı Şirketin, davaya konu marka başvurusunu kötü niyetli olarak yaptığını, müvekkiline ait tescilli markaların "..." esas unsurlu olduğunu, dava konusu marka başvurusunun ise "... otomasyon&bili;şim teknolojileri" ibaresinden oluştuğunu, dava konusu başvurunun, müvekkiline ait markanın birebir aynısını ihtiva ettiğini, milyonlarca seçenek var iken davalı Şirketin, aralarındaki hisse devir sözleşmesine rağmen bu marka başvurusunu yapmasının kötü niyetin göstergesi olduğunu, davalının bilinçli şekilde hareket ettiğini ve müvekkili markalarını taklit etmek şeklinde hareket ettiğini, SMK'nın 6/5 maddesi ile tanınmış markalara getirilen korumanın, sadece aynı markaları değil, aynı zamanda benzer markaları da kapsadığını, hükümsüzlük talebinin kısmen kabul edilip, tüm mal ve hizmetler yönünden kabul edilmemesinin de hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Davalı Şirket vekili, marka işaretleri ve markaların kapsamlarındaki emtia arasında benzerlik bulunmadığını, dolayısıyla karıştırılma tehlikesinden söz edilemeyeceği, her ne kadar davacının ticaret unvanında "..." ibaresi yer almakta ise de bu ibarenin müvekkilin ticaret unvanının da çekirdek kısmını oluşturduğunu, dolayısıyla müvekkilinin de "..." ibaresi üzerinde tescilden kaynaklanan hakkının bulunduğunu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 2016/4942E., 2017/6938K. sayılı kararında da belirtildiği üzere ticaret unvanı sahibinin, bu haktan doğan bütün imkanları kullanabileceğini, bu nedenle davacının ticaret unvanına ilişkin olarak ortaya konulan gerekçenin, müvekkilinin ticaret unvanının "..." ibaresini içermesi sebebiyle mesnetsiz kaldığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının hükümsüzlük davası yönünden kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE :Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, eldeki davanın YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğüne ilişkin olduğu, bu haliyle HMK'nın 110. maddesinde düzenlenen davaların yığılması halinin bulunduğu ve her bir davanın ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği, ilk derece mahkemesince YİDK kararının iptaline yönelik davanın reddine, marka hükümsüzlüğü istemli davanın ise kısmen kabulüne karar verildiği, bu karara karşı süresi içinde davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmadığı, davalı Şirketin ise yalnızca hükümsüzlük davası yönünden istinaf kanun yoluna başvurulduğu, davacı vekilinin, hükümsüzlük davasının davalı Şirketçe istinaf edilmesi üzerine katılma yoluyla istinaf kanun yoluna başvurduğu gözetildiğinde, bu istinafın YİDK kararının iptali istemli davada verilen karara teşmil edilemeyeceği, dolayısıyla istinaf incelemesinin yalnızca hükümsüzlük davasında verilen kararla sınırlı olarak yapılabileceği, davacının itirazına mesnet markaların "helva, tahin, reçel, bal" malları üzerinde kullanıldığının ispat edildiği gözetildiğinde, bu mallarla dava konusu marka kapsamında yer alan "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, tatlılar, tahin, bal, arı sütü, propolis, pekmez mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" arasında benzerlik olduğu, taraf markalarında "..." ibaresinin ortak olarak yer alması nedeniyle marka işaretleri arasında da benzerlik bulunduğu, bu itibarla anılan hizmetler yönünden SMK'nın 6/1 maddesi koşullarının oluştuğu, aynı hizmetler yönünden SMK'nın 6/6 maddesi koşullarının da somut olayda bulunduğu, bunun dışında dava konusu marka kapsamında kalan hizmetler yönünden anılan madde koşullarının gerçekleşmediği, dava konusu markanın kötü niyetli olarak tescil ettirildiğinin de ispat olunamadığı anlaşılmakla, davacı vekili ile davalı şirket vekilinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekili ile davalı şirket vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı ile davalı şirket tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 59,30 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 368,30 TL bakiye harcın davacı ile davalı şirketten ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davacı ile davalı şirket tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdelerinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 23/02/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/02/2024

Başkan
...

Üye
...

Üye
...

Katip
...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim