mahkeme 2021/1988 E. 2024/223 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2021/1988
2024/223
9 Şubat 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2021/1988
KARAR NO : 2024/223
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 23/09/2021
NUMARASI : 2021/56 E. - 2021/312 K.
DAVACI
VEKİLİ
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : YİDK Marka Kararı İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 23/09/2021 tarih ve 2021/56 E. - 2021/312 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin TÜRKPATENT nezdinde tescilli, yoğun ve yaygın kullanımı ile tanınmış hale getirdiği 2017/121408, 2017/121392, 2017/121367, 2017/121380, 2016/04401, 2016/02197, 2016/02195, 2015/95693, 2014/85460 sayılı ve "..." ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “şekil + ...” ibaresini 09 ve 35. sınıf emtialarda kullanmak üzere davalı kuruma başvuruda bulunduğunu, 2020/48652 kod numarasını alan başvurunun, Resmi Marka Bülteninde ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, itirazın kısmen kabul edilerek başvuru kapsamından 09 ve 35. sınıftaki bir kısım mal ve hizmetlerin çıkartılmasına karar verildiğini, kalan mal ve hizmetler yönünden itirazlarının yerinde görülmeyerek reddedildiğini, davalının bu kararın yeniden incelenmesi talebinin ise nihai olarak YİDK tarafından kabul edilerek, başvuru hakkındaki kısmi ret kararının kaldırılmasına karar verildiğini, oysa dava konusu marka tescil başvurusunun esaslı unsuru olan “...” ibaresinin, her yönden vasat seviyedeki tüketiciler nezdinde müvekkilinin markasıyla görsel, işitsel ve anlamsal benzerlik bulunduğundan karıştırılacağını, müvekkilinin markalarında, "... ..." gibi ek ibareler kullanılarak oluşturulan seri markalarının bulunması nedeniyle, taraf markalarını farklı zamanlarda ve ayrı ayrı gören ortalama dikkat seviyesine sahip tüketicilerin, "..." ibareli markayı, müvekkiline ait markaların ilgili sektörde satışa sunulan farklı ve yeni bir versiyonu olarak algılayabileceklerini ileri sürerek, YİDK'nın 20.01.2021 tarih ve 2021-M-84 sayılı kararın iptaliyle, başvuru markasının tescili halinde hükümsüz sayılmasına ve markalar sicilinden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı şahıs, davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, başvuru kapsamındaki 09 ve 35. sınıftaki mal ve hizmetlerin itiraza mesnet markaların kapsamında yer alan 09 ve 35. sınıftaki mal ve hizmetlerle aynı/benzer olduğu; taraf markaları arasında her ne kadar emtia benzerliği tespit edilmiş olsa da, markaların anlamsal, fonetik ve görsel açıdan farklılaştıkları, 09. sınıftaki emtialar ile bu emtiaların satışı ve pazarlamasına yönelik 35. sınıf hizmetlerin seçiminin kısa süreli tercihlere bağlı olmadığı, alıcı olarak esas alınacak olan ortalama zeka, dikkat ve kültür düzeyindeki tüketicilerin taraf markalarını bir bütün olarak değerlendirdiklerinde markalar arasında bağlantı kurmayacakları, davalı başvurusu ile davacı markaları arasında bir bütün olarak yapılan değerlendirmede 6769 sayılı SMK’nın 6/1 bendi anlamında karıştırılma tehlikesi olmadığı; dosya içeriği itibari ile SMK’nın 6/5. maddesinde yer alan koşullar oluşmadığı gibi taraf markaları arasında SMK’nın 6/1. maddesi anlamında karıştırılma tehlikesi olmadığı ve dolayısıyla tanınmışlığın bu duruma bir etkisinin olmayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, bilirkişi raporuna itirazlarının göz ardı edildiğini, raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, raporda dosyayla ilgisi olmayan SMK'nın 5/1-ç maddesiyle ilgili kanaatlere ve konuyla ilgisi olmayan marka örneklerine yer verdiklerini, raporun kopyala yapıştır yöntemiyle oluşturulduğunu, taraf markalarındaki "..." sözcüklerinin kavramsal olarak benzer olduklarını, ... TV yayını yapılabilmesi için "akımı ileten metal tel" anlamına gelen kablonun kullanılması gerektiğini, "..." ibaresinin dava konusu markayı farklılaştırmadığını, müvekkili markalarının tanınmış olduğunu, SMK'nın 6/5. maddesi koşullarının oluştuğunu, başvurunun müvekkilini markalarını çağrıştıracağını, bu markalardan haksız yarar sağlayacağını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, YİDK marka kararı iptali, hükümsüzlük istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre "..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de dahil karıştırılma tehlikesinin olmadığı, zira davacı markalarının asli unsurunu oluşturan "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük bulunduğu, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 23.02.2021 tarih ve 2020/1635 E.-2021/1566 K. sayılı ilamının da aynı yönde olduğu, buna göre dava konusu başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığının kabulünün gerektiği, dava konusu markayı gören tüketicilerin bunun davacının itiraza mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu derhal ve ilk bakışta algılayabileceği, tarafların marka işaretlerinin benzer olmadığından, davacının markalarının tanınmış olup olmamasının sonuca etkili bulunmadığı, anlaşıldığından, davacının bu yöndeki iddiası bakımından mahkemece bir inceleme ve değerlendirme yapılmamasının sonuca etkili görülmediği, ayrıca kötü niyet iddiasının da ispatlanamadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 59,30-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 368,30-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 09/02/2024 tarihinde HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 24/02/2024
Başkan
...
Üye
...
Üye
...
Katip
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.