mahkeme 2021/1950 E. 2024/236 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2021/1950

Karar No

2024/236

Karar Tarihi

9 Şubat 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2021/1950
KARAR NO : 2024/236
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R

BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
MAHKEMESİ
TARİHİ : 23/06/2021
NUMARASI : 2020/355 E. - 2021/249 K.

DAVACI :
VEKİLİ
DAVALI :

DAVANIN KONUSU :YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü

Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 23/06/2021 tarih ve 2020/355 Esas - 2021/249 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili, davalı şirket vekili ile davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkilinin mevcut ticaret unvanı altında 17.06.2008 tarihinde kurulduğunu, kurulduğu tarihten bu yana "..." tanıtma vasıtası altında otomotiv, traktör, ... makinesi, ... aletleri ve parçalarının satışı ve servisi alanlarında faaliyet gösterdiğini, özellikle çiftçiler nezdinde tanınmış bir firma olduğunu, müvekkilinin "..." markasını 2008 yılından beri söz konusu makinelerin ve otomotiv satışı hizmetleri kapsamında yoğun ve ciddi bir biçimde kullandığını ve bu markanın gerçek hak sahibi bulunduğunu, müvekkilinin "www...com" alan adının da maliki olduğunu, müvekkillerinin bütün bu kullanımlarının 35. sınıfa giren satış hizmetlerinde markasal hüviyette bulunduğunu, davalının ise "plastik boru" imalatı ile uğraştığını, 35. sınıf altında otomotiv, traktör, ... makinesi, ... aletleri ve parçaları satışının bulunmadığını, buna rağmen davalının 2019/75218 sayılı "... ..." ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, oysa dava konusu başvuruda yer verilen "..." ibaresinin, müvekkilinin tescilsiz markası ile iltibas yaratacağını, davalının bu ibareyi ... ürünleri veya otomotiv satış sektöründe kullanacak olmasının karıştırılma ihtimalini doğuracağını, başvurunun kötü niyetli olarak yapıldığını ileri sürerek, YİDK’in 2020-M-8927 sayılı kararının iptaline ve dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvurunun yapıldığı tarihten önce davacının "..." ibaresini ciddi ve yoğun bir biçimde kullandığına dair yeterli belge ve delili işlem dosyasına sunamadığını, somut olayda SMK'nın 6/5 ve 6/6 hükmü koşullarının da bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Şirket vekili, müvekkilinin ticari faaliyetlerine 1975 yılında "... Makine Sanayi" tanıtma vasıtası altında başladığını, 1991 yılında bu ibareyi marka olarak tescil ettirdiğini, aynı yıllarda otomotiv dişlileri, makine dişlileri, dişli kutuları, plastik extruder ve plastik işleme makineleri üretimine başladığını, ticari faaliyetlerini "..." ve "..." ibarelerini de ihtiva eden toplam 15 adedi aşkın tescilli markaları tahtında sürdürdüğünü, dava konusu edilen "..." ibaresinin gerçek hak sahibinin davacı değil müvekkili olduğunu, davacının web sitesinden anlaşıldığı üzere sadece Aksaray ve Konya’da oto galericiliği yaptığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu marka başvurusu tescil edilmediğinden, davalı şirkete ait 2019/75218 sayılı markanın hükümsüzlüğü istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, davacının, dava konusu marka başvuru tarihinden önceki tarihli herhangi bir marka ya da marka başvurusunun bulunmadığı, bu nedenle somut olayda, SMK m.6/1 hükmü koşulunun gerçekleşmediği, davacının özellikle ibraz ettiği faturalarda "..." ibaresini markasal olarak ticaret unvanı içinde, ancak ticaret unvanında yer alan diğer unsurların önüne çıkacak ve markasal etki oluşturacak şekilde 2008 yılından 2019 yılına kadar tescilsiz bir şekilde “...” ile ilişkili traktör, ... makinesi, ... aletleri ve parçalarının-satışı/servisi hizmetleri üzerinde yoğun ve sıkı bir şekilde kullandığı, davalının ise 2000’li yılların başından beri “...” ibaresini muhtelif malzemelerden üretilmiş muhtelif fonksiyonu olan borularda markasal hüviyette kullandığı, davacının tescilsiz kullanımlarının bulunduğu hizmetler ile davalının 2000'li yıllardan beri markasal kullanımlarının bulunduğu boru emtiaları arasında ayniyet veya benzerlik bulunmadığı, dolayısıyla davalı şirketin 2000'li yıllara uzanan boru emtiaları üzerindeki markasal kullanımlarının, davacının tescilsiz kullanımını ispatladığı “...” ile ilişkili traktör, ... makinesi, ... aletleri ve parçalarının-satışı/servisi hizmetleri bakımından davalı lehine üstün hak sağlamayacağı, davalı tarafından ibraz edilen ve önceki ticaret unvanı altında satışı yapıldığı tespit edilen ve "..." ibaresinin ticaret unvanı içinde ancak markasal fonksiyon icra edecek şekilde kullanıldığı tespit edilen; 2003 tarihli 1 adet dişli, 7 adet vals dişlisi, 30 adet ayna mahruti, 5 adet prenses ve maraton isimli uzun yol aracı, 1 adet dişli, 2005 tarihli 3 adet dişlinin satışı yapıldığı tespit edilmişse de, bu emtialar bakımından da davalı şirketin gerçek hak sahipliğinin bulunduğundan söz edilemeyeceği, zira bu emtiaların satışı hizmetleri bakımından davalı şirketin "..." ibareli markasal kullanımlarının 2003 ve 2005 yılı ile sınırlı kaldığı, yoğun ve sıkı bir markasal kullanımın bulunmadığı, sınırlı sayıda emtianın satışı yapıldığı, dolayısıyla bu emtiaların satışı hizmetleri bakımından "..." markasal kullanımının ayırt edicilik kazandığının söylenemeyeceği, bu nedenle davacının yukarıda belirtildiği şekilde, daha uzun zaman aralığına uzanan, nitelik ve nicelik olarak çok daha fazla sayıda faturaya konu olan ... ile ilişkili traktör, ... makinesi, ... aletleri ve parçalarının-satışı/servisi hizmetleri bakımından davacının "..." kelimesini bu hizmetler bakımından ayırt edici hale getirdiğinden, bu hizmetler üzerinde davacının gerçek hak sahipliğinin bulunduğu, buna göre; "..." ibaresi ile “...” ile ilişkili traktör, ... makinesi, ... aletleri ve parçalarının-satışı/servisi ile iştigal etmekte olan davacının, SMK m.6/3 hükmü kapsamında, davalının "... ..." markasının aynı/benzer/ilişkili emtialar için tescil edilmesini engelleme hakkını haiz olduğu, zira her iki işaretin de esas unsurunun "..." ibaresi olduğu, davalı markasında yer alan "..." kelimesinin tamamlayıcı bir işaret olup, ayırt edicilik incelemesinde arka planda kaldığı, davacının fiili iştigal alanına giren hizmetler ile davalının markasının kapsamına alınmak istenilen 12. sınıftaki; “Motorlu kara taşıtları (motosikletler, mobilet dahil) ve bu taşıtlar için motorlar, kavramalar ve transmisyon bağlantıları, transmisyon kayışları ve zincirleri, dişliler, frenler, fren disk ve balataları, şasiler, kaportalar, süspansiyonlar, darbe emiciler, şanzımanlar, direksiyonlar, jantlar. Taşıt kasaları, damperli kasalar, traktör römorkları, frigorifik kasalar, römork bağlantıları. Taşıt koltukları, koltuklar için baş dayanakları, emniyetli çocuk koltukları, koltuk kılıfları, araç örtüleri (aracın şeklini almış), güneşlikler. Sinyaller ve yön sinyalleri için kollar, taşıt camları için silecekler, silecek kolları. Taşıtlar için iç ve dış lastikler, tubles lastikler, lastik tamir takımları, taşıt lastikleri için yamalar, kaynak yamalar, taşıt lastikleri için supaplar. Taşıt camları, emniyetli taşıt camları, taşıtlar için dikiz aynaları ve yan aynalar. Patinaj zincirleri. Taşıtlar için portbagajlar, bisiklet ve kayak taşıyıcıları, seleler. Lastik şişirme pompaları. Taşıtlar için hırsız alarmları, kornalar. Yolcular için emniyet kemerleri, havalı yastıklar.” mallarının benzer/ilişkili mallar olduğu, davacının gerçek hak sahipliğinden kaynaklı olarak, davalı markası kapsamındaki bu malların tescil edilmesini engelleyebileceği, bu mallar bakımından SMK m.6/3 hükmü koşulunun somut olayda oluştuğu, SMK m.6/3 bahsinde belirtilen davacı kullanımlarında, aynı zamanda davacıya ait ticaret unvanının da faturalarda yer aldığı, davacı kullanımlarının gerek markasal gerekse ticaret unvanını ifade edecek ikili bir fonksiyon icra ettiği, davacının ticaret unvanını üzerinde taşıyan faturalardan kaynaklı eylemli faaliyet alanının bir malın üretilmesine değil, bir malın satışına ilişkin hizmet niteliğinde olduğu, dava konusu markaya göre davacının ticaret unvanının önceki tarihli olduğu, davacının ticaret unvanını fiilen kullandığı hizmetler ile davalının markasının kapsamına alınmak istenilen ve yukarıda belirtilen 12. sınıf malların benzer/ilişkili mallar olduğu, davacının ticaret unvanının eki niteliğindeki "..." kelimesi ile dava konusu markanın esas unsurunu oluşturan "..." kelimesinin aynı bulunduğu, bu nedenle söz konusu 12.sınıftaki bu mallar bakımından, SMK m.6/6 hükmü uyarınca davacıya ait ticaret unvanı ile davalı markası arasında iltibas tehlikesi olduğu, davacı vekili her ne kadar müvekkilinin alan adından kaynaklı üstün hakkı bulunduğunu iddia etmişse de, marka işlem dosyasında alan adından kaynaklı nispi tescil engeli iddiasını ileri sürmediği, davacının tescilli bir markası olmadığından SMK'nın 6/5 maddesine dayalı iddialarının yerinde olmadığı, kötü niyet iddiasına ilişkin istemlerin yerinde bulunmadığı, dava konusu marka kapsamında bulunan 12.sınıf malların hiçbirinin, davalı şirkete ait önceki tarihli tescilli markaların kapsamında bulunmaması nedeniyle davalı şirketin eldeki davaya konu marka başvurusu bakımından ileri sürdüğü müktesep hak iddiasının yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile "Motorlu kara taşıtları (motosikletler, mobilet dahil) ve bu taşıtlar için motorlar, kavramalar ve transmisyon bağlantıları, transmisyon kayışları ve zincirleri, dişliler, frenler, fren disk ve balataları, şasiler, kaportalar, süspansiyonlar, darbe emiciler, şanzımanlar, direksiyonlar, jantlar. Taşıt kasaları, damperli kasalar, traktör römorkları, frigorifik kasalar, römork bağlantıları. Taşıt koltukları, koltuklar için baş dayanakları, emniyetli çocuk koltukları, koltuk kılıfları, araç örtüleri (aracın şeklini almış), güneşlikler. Sinyaller ve yön sinyalleri için kollar, taşıt camları için silecekler, silecek kolları. Taşıtlar için iç ve dış lastikler, tubles lastikler, lastik tamir takımları, taşıt lastikleri için yamalar, kaynak yamalar, taşıt lastikleri için supaplar. Taşıt camları, emniyetli taşıt camları, taşıtlar için dikiz aynaları ve yan aynalar. Patinaj zincirleri. Taşıtlar için portbagajlar, bisiklet ve kayak taşıyıcıları, seleler. Lastik şişirme pompaları. Taşıtlar için hırsız alarmları, kornalar. Yolcular için emniyet kemerleri, havalı yastıklar." emtiaları bakımından 2020-M-8927 sayılı YİDK kararının iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine, dava konusu marka başvurusu tescilli olmadığından hükümsüzlük istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına
karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, davalıya ait markanın yalnızca 12. sınıftaki mallarda değil, başvuru kapsamında yer alan 31,35 ve 44. sınıf mal ve hizmetler yönünden de tescilinin mümkün olmadığını, müvekkilinin, ... ile ilişkili traktör, ... makinesi, ... aletleri ve parçalarının satışı/servisi ile iştigal ettiğinin kabul edilmesinden sonra yine ... ile ilişkili olan mal ve hizmetler yönünden davanın tamamen kabulüne karar verilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, marka başvurusuna itiraz aşamasında sunulan belgelerin, söz konusu ibare üzerinde davacı şirketin başvuru tarihinden önce bir hak elde ettiği yönünde sonuca ulaşmak için yeterli kanaat oluşturmadığını, bu nedenle, davacının eskiye dayalı kullanım iddiasına itibar edilemeyeceğini, SMK'nın 6/6 maddesi koşullarının da somut olayda gerçekleşmediğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı Şirket vekili, müvekkilinin 1993 yılından beri "..." ibaresini markasal biçimde kullandığını, buna dayalı olarak söz konusu ibare üzerinde öncelik hakkının müvekkiline ait bulunduğunu, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda, davacının "... ..." ibaresini markasal hüviyette kullandığına dair herhangi bir bilgi ya da belge olmadığının belirtildiğini, sırf ticaret unvanı tescilinin de marka tesciline engel olmayacağını, davacının sunduğu faturalarda yer alan "... ... Ltd. Şti." şeklindeki kullanımın ticaret unvanının kullanımı niteliğinde bulunduğunu, bunun dışında markasal kullanımını ispatlar delil sunulmadığını, davacının ticaret unvanının ayırt edici kısımlarının, müvekkilinin başvuruya konu markasından farklı olduğunu, davacı ile müvekkilinin farklı sektörlerde faaliyet gösterdiklerini, davacının sadece Aksaray ve Konya'da oto galericiliği yapan, tanınmışlık seviyesi düşük bir firma olduğunu, farklı tüketici kitlelerine hitap ettiklerini, SMK'nın 6/3 ve 6/6 maddesi koşullarının somut olayda gerçekleşmediğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE :Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının "..." ibaresini, dava konusu başvuru tarihinden önce SMK'nın 6/3 maddesi kapsamında hak bahşedecek biçimde markasal olarak kullandığı, davacı tarafından sunulan faturalar üzerindeki kullanımın markasal nitelikte kullanım olduğu yönündeki ilk derece mahkemesi kabulünün yerinde bulunduğu, davacının ticaret unvanını kullandığı mal ve hizmetler yönünden de itirazının haklı olduğu, buna göre başvuru kapsamında yer alan 12. sınıftaki "Motorlu kara taşıtları (motosikletler, mobilet dahil) ve bu taşıtlar için motorlar, kavramalar ve transmisyon bağlantıları, transmisyon kayışları ve zincirleri, dişliler, frenler, fren disk ve balataları, şasiler, kaportalar, süspansiyonlar, darbe emiciler, şanzımanlar, direksiyonlar, jantlar. Taşıt kasaları, damperli kasalar, traktör römorkları, frigorifik kasalar, römork bağlantıları. Taşıt koltukları, koltuklar için baş dayanakları, emniyetli çocuk koltukları, koltuk kılıfları, araç örtüleri (aracın şeklini almış), güneşlikler. Sinyaller ve yön sinyalleri için kollar, taşıt camları için silecekler, silecek kolları. Taşıtlar için iç ve dış lastikler, tubles lastikler, lastik tamir takımları, taşıt lastikleri için yamalar, kaynak yamalar, taşıt lastikleri için supaplar. Taşıt camları, emniyetli taşıt camları, taşıtlar için dikiz aynaları ve yan aynalar. Patinaj zincirleri. Taşıtlar için portbagajlar, bisiklet ve kayak taşıyıcıları, seleler. Lastik şişirme pompaları. Taşıtlar için hırsız alarmları, kornalar. Yolcular için emniyet kemerleri, havalı yastıklar." malları yönünden SMK'nın 6/3 ve 6/6 maddesi koşullarının oluştuğu, bunun dışında başvuru kapsamında kalan mal ve hizmetler yönünden ise anılan madde koşullarının gerçekleşmediği anlaşılmakla, davacı vekili, davalı Şirket vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekili, davalı Şirket vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı, davalı şirket ile davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 59,30 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 368,30 TL bakiye harcın ayrı ayrı anılan taraflardan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davacı, davalı Şirket ile davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdelerinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 09/02/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 09/02/2024

Başkan
...

Üye
...

Üye
...

Katip
...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim