mahkeme 2021/1901 E. 2024/230 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2021/1901

Karar No

2024/230

Karar Tarihi

9 Şubat 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2021/1901
KARAR NO : 2024/230
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R

BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
MAHKEMESİ
TARİHİ : 25/02/2021
NUMARASI : 2018/383 E. - 2021/44 K.

DAVACI :
VEKİLİ

DAVANIN KONUSU : Marka Hakkına Tecavüzün Men ve Ref'i, Manevi Tazminat

Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 25/02/2021 tarih ve 2018/383 Esas - 2021/44 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili ile davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkilinin "..." ibareli tanınmış seri markalarının bulunduğunu, davalının ise tabelalarında, afişlerinde, seminer kitapçığı ve kartvizitlerinde "..." ibaresini markasal biçimde kullandığını, davalının söz konusu kullanımlarının mahkeme eliyle tespit ettirildiğini, söz konusu davalı eylemlerinin, müvekkilinin marka tescilinden doğan haklarına tecavüz mahiyetinde olduğunu ileri sürerek, davalının "..." ibaresini kullanmasının yasaklanmasına, bu ibarenin, yer aldığı ürünler üzerinden silinmesine, bunun mümkün olmaması halinde ürünlerin imhasına, 150.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, 06.04.2017 tarihinde "... ..." ismiyle, yiyecek ağırlıklı hizmet veren kafe ve kafeterya faaliyetleri konu başlığıyla ticaret hayatına başladığını, hizmet sunduğu bölgede Yıldırım Beyazıt Üniversitesinin pek çok kampüsünün yer aldığını, sadece "..." şeklinde bir kullanımının olmadığı, kullanımlarının herhangi bir yasal olmayan yanının bulunmadığını, taraf kullanımlarının farklı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacı markası ile davalı kullanımlarında "..." sözcüğünün ortak olarak bulunduğu, "..." kelimesinin, anlamı itibariyle dava konusu mal/hizmetler bakımından ayırt ediciliği haiz bir sözcük olduğu, davalı kullanımında ilaveten yer alan "..." sözcüğünün ise özellikle eğitim ve öğretim hizmetlerinde tanımlayıcı ve tasvir edici olup ayırt ediciliği bulunmadığı, bu durumda davalı kullanımında yer alan "..." kelimesinin taraf marka ve kullanımlarını farklılaştırmaya yetmediği, davalı kullanımlarını gören ortalama tüketicilerin, bu kullanımın davacıya ait olduğunu veya marka sahibi davacı ile arasında irtibat bulunduğunu düşünebileceği, tüketicilerin işletmeler arasında idari-ekonomik bir bağ bulunduğu kanısına varabileceği, davalı işaretinin kullanıldığı hizmetlere ilişkin kişisel gelişim kursu hizmetlerinin, davacı markalarının tescilli olduğu hizmetler bakımından aynı/aynı tür olduğu, kafe hizmeti veya yiyecek ve içecek sunulması hizmetleri bakımından ise farklı bulunduğu, bu değerlendirmeler doğrultusunda davalının kişisel gelişim kursu hizmetlerinin davacıya ait 2008/28206 ve 2000/12630 sayılı markalarından doğan hakları ihlal ettiği, söz konusu tescilli markaların kapsamında bulunmayan kafe hizmeti veya yiyecek ve içecek sunulması hizmetleri bakımından herhangi bir ihlalin bulunmadığı, bir tür haksız eylem niteliği taşıyan davalının eylemi nedeniyle davacının manevi tazminat talep edebileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının ... ibaresini kişisel gelişim kursu hizmetleri yönünden kullanmasının marka hakkına tecavüz niteliğinde olduğunun tespitine, bu kapsamdaki tecavüz fiillerinin önlenmesine ve durdurulmasına, davalının ... ibaresini kullandığı kişisel gelişim kursuna ilişkin her türlü yayınlanan ve dağıtılan tabela, afiş, zarf, seminer kitapçığı ve kartvizitlere el konularak masrafı davalı tarafa ait olmak üzere "..." ibaresinin silinmesine, silinmesi mümkün değil ise adı geçen ürünlerin imhasına, 20.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline , fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, davalı tarafından müvekkilin tanınmış markası olan ''...'' ibaresi kullanılmak suretiyle müvekkil şirketin marka hakkına tecavüz eylemi gerçekleştirildiğini, mahkemece de davalının, müvekkilinin marka hakkına tecavüz eylemini gerçekleştirdiği usul ve yasaya uygun olarak tespit edildiğini, tanınmış markaların, aynı, benzer veya farklı mal ve hizmetler olmasına bakılmaksızın kullanılmasının marka hakkına tecavüz oluşturacağını, buna rağmen davalının kişisel gelişim kursu hakkında ''...'' ibaresinin kullanmasının yasaklanmasına karar verilirken, kafe hizmetleri hakkında yasaklama kararı verilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkeme tarafından hükmedilen manevi tazminatın müvekkilin zararını karşılamaktan uzak olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının "..." markasını, 2014-2019 yılları arasında eğitim ve öğretim alanında kullanmadığını, davacının faaliyetleri ile kendisinin faaliyet gösterdiği alanın farklı olduğunu, kişisel gelişim kursu açılması yönündeki faaliyetlerinin başlamadan sona erdiğini, dolayısıyla marka hakkına tecavüzden söz edilemeyeceğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

GEREKÇE :1-Dava, marka hakkına tecavüzün men ve refi ile manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalının, davaya konu "... ..." şeklindeki kullanımlarının, davacının "..." asıl unsurlu markaları ile karıştırılmaya yol açacağı, davalı kullanımı kapsamındaki kişisel gelişim kursu hizmetlerinin, davacının markalarının kapsamlarındaki hizmetlerle benzer olduğu, bunun dışında davalının söz konusu ibareyi kullandığı yiyecek içecek sağlanması hizmetlerinin ise davacı markalarının kapsamlarındaki hizmetlerle benzer olmadığı, mahkemece takdir edilen manevi tazminatın somut olayın özelliklerine ve hakkaniyete uygun bulunduğu anlaşılmakla, davalının tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair istinaf itirazlarının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
2-Davacı tarafça, davaya dayanak markalarının tanınmış olduğu ve bu nedenle farklı hizmetlerde bu markanın benzerinin kullanılmasının da markaya tecavüz oluşturduğu ileri sürülmüş, ilk derece mahkemesince bu yönden bir değerlendirme yapılmamıştır. Bu durumda, davacının tanınmışlığa ilişkin iddiasının değerlendirilmesi gerekmektedir. SMK'nın 29/1-a maddesi atfı ile uyuşmazlığa uygulanması gereken aynı Kanunun 7/2-c maddesinde, aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması da marka hakkına tecavüz oluşturacaktır.
Markanın tanınmışlık özelliği sabit bir olgu olmayıp, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin yerleşik kabullerine göre herhangi bir davada dayanılan markanın tanınmış olduğunun ileri sürülmesi halinde, her bir somut olayda o markanın tanınmış olup olmadığının ve tanınmışlığını sürdürüp sürdürmediğinin münferiden ispatlanması gerekmektedir. Somut olayda, dosya kapsamında alınan ek raporda açıklandığı üzere, dosya kapsamındaki delillerle davacı markasının tanınmış marka olduğu ispat edilememiştir. Öte yandan, bir an için davacı markalarının eğitim sektöründe tanınmış olduğu kabul edilse bile bu durum, davalı eylemlerinin yiyecek içecek sağlanması hizmetleri yönünden de davacı markasına tecavüz edildiği sonucunu doğurmayacaktır. Zira, davacı markasının kabul edilen tanınmışlık düzeyi, davacı markalarının tanınmış olduğu kabul edilen "eğitim hizmetleri" sektörü ile davalının "..." ibaresini kullandığı yiyecek içecek sağlanması hizmetleri arasında hiçbir yakınlık bulunmaması ve özellikle "..." ibaresinin, yiyecek içecek hizmetleri yönünden çok düşük ayırt ediciliğe sahip olması birlikte değerlendirildiğinde, farklı bir sonuca ulaşılması mümkün görülmemiştir.
HMK.'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmelidir. Diğer bir ifade ile kanun koyucu, temyiz kanun yolunda Yargıtay tarafından verilen yerel mahkeme hükmünün düzeltilerek onanması kararını, istinaf mahkemeleri için öngörmemiş, bu halde istinaf mahkemesince yeniden esas hakkında karar verilmesini istemiştir. Mahkemece yapılan bu yanlışlığın giderilmesinin ise yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşıldığından, Dairemizce davacı vekilinin istinaf başvurusunun gerekçe yönünden kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm, davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının, HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 25/02/2021 gün ve 2018/383 Esas - 2021/44 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Davanın KISMEN KABULÜ ile davalının ... ibaresini kişisel gelişim kursu hizmetleri yönünden kullanmasının marka hakkına tecavüz niteliğinde olduğunun TESPİTİNE, bu kapsamdaki tecavüz fiillerinin ÖNLENMESİ VE DURDURULMASINA,
4-Davalının ... ibaresini kullandığı kişisel gelişim kursuna ilişkin her türlü yayınlanan ve dağıtılan tabela, afiş, zarf, seminer kitapçığı ve kartvizitlere el konularak masrafı davalı tarafa ait olmak üzere ... ibaresinin SİLİNMESİNE, silinmesi mümkün değil ise adı geçen ürünlerin İMHASINA,
5-20.000,00-TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE,
7-Davacının maddi talepleri yönünden alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcının, davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
8-Davacının manevi tazminat yönünden alınması gerekli 1.366,20 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 2.561,63 TL harcın mahsubu ile kalan 1.195,43‬ TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
9-Maddi talepler yönünden; davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre belirlenen 25.500,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
10-Manevi tazminat talebinin kabul edilen miktarı yönünden; davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre belirlenen 20.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
11-Davacı tarafından ilk derece yargılaması sırasında yapılan 1.800,00 TL bilirkişi ücreti, 169,20 TL tebligat ve posta masrafı, 49,00 TL istinaf aşamasında yapılan tebligat masrafı, 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 2.180,3‬0 TL yargılama giderinin, davanın kabul ve ret oranına göre takdiren 3/4'ü olan 1.635,23 TL'ye, 1.366,20 TL peşin harç, 35,90 TL başvurma harcı eklenerek oluşan toplam 3.037,33 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
12-Davalı tarafından ilk derece yargılaması sırasında herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
13-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan 42,0‬0 TL posta gideri, 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 204,10 TL olarak kullanılan yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre takdiren 1/4'ü olan 51,03 TL'nin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına,
14-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),
15-Davacıdan peşin olarak alınan 59,30 TL istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
16-Davalıdan alınması gereken 1.366,20 TL nispi karar ve ilam harcından, peşin alınan 341,55 TL'nin mahsubu ile bakiye 1.024,65 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
17-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 09/02/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 09/02/2024

Başkan
...

Üye
...

Üye
...

Katip
...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim