mahkeme 2021/1294 E. 2023/1222 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2021/1294

Karar No

2023/1222

Karar Tarihi

12 Ekim 2023

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ

T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2021/1294
KARAR NO : 2023/1222
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R

BAŞKAN VEKİLİ : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/06/2021
NUMARASI : 2020/237 E. - 2021/225 K.

DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI
DAVANIN KONUSU : Marka Tecavüzünün Tespiti

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 17/06/2021 tarih ve 2020/237 E. - 2021/225 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili tarafından kullanılan ve K/03372 numara ile koruma altına alınan “...” ibaresinin toplum nezdinde tanınmış ve itibar kazanmış bir marka olduğunu, İzmir Sivil Toplumla İlişkiler Müdürlüğü Sicilinde kayıtlı “...”ne 21.06.2019 tarihinde ihtarname çektiklerini, söz konusu uyarıda 3 ay içinde isim kısmından “...” ibaresinin çıkarılmasının ihtar edildiğini, ihtarın gereğinin yerine getirilmediğini, müvekkilinin markasının hem tescil hem kullanma sistemi açısından korunması gereken bir marka olduğunu, haksız rekabet hükümlerine göre de koruma gerektiğini, itiraz konusu markanın birebir müvekkilinin markasını içinde barındırdığını, her iki derneğin de isminde esas unsur konumunda yer alan “...” ibarelerinin birbirleri ile ayırt edilemeyecek düzeyde anlamsal ve fonetik benzerlik içerdiğini ileri sürerek markaya tecavüzün tespitine, önlenmesine, men’ine, davacıya ait tescilli markaların kullanıldığı tabelaların sökülmesine, reklam vasıtası, basılı evrak ve ürünlerin toplatılmasına, sosyal medyada ve web sayfasında kullanılmasının men’ine, tirajı en yüksek olan ülke çapında yayın yapan gazetelerden biri ile ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, isim tahsisi olarak “...” olarak İçişleri Bakanlığı nezdinde müracaatlar yapıldığını, derneğin kuruluşun bu yana davacı tarafından hedef tahtası haline getirilerek devamlı şikâyetler ile dernek faaliyetlerinin engellenmeye çalışıldığını, derneğin kamu görevi yaptığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dayanak yaptığı koruma markasının Türk Patent ve Marka Kurumunun bazı mutlak ret nedenlerine ilişkin olarak tescil edilmeyecek işaretler hakkında tuttuğu kayıtla ilgili olduğu, davacının 6769 sayılı SMK kapsamında tescilli bir marka hakkı sahibi olmaması nedeniyle marka hakkına tecavüzden söz edilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin isim hakkının tek sahibi olduğunu, davalı tarafından farklı mecralarda "..." ibaresinin kullanıldığı konusunda ihtilaf bulunmadığını, "..." ibaresinin bütünsel olarak değerlendirildiğinde ayırt ediciliği yüksek ve korunması gereken bir hakkı ihtiva ettiğini, müvekkilince yapılan başvuru ve dosyaya sunulan evraklar ile müvekkilinin markasının başvurusunda korumaya dair idari karar verilmiş olup, herhangi bir eksiklik söz konusu olmadığını, tescil ilkesinin istisnasını oluşturan tanınmış bir markanın, Türkiye’de tescil edilmemiş olsa dahi üçüncü bir kişi tarafından aynı veya benzer mal ve hizmetler için tescil ettirilemeyeceği gibi farklı mecralarda kullanılmasının da yasal olarak mümkün olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, marka tecavüzünün tespiti istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, 6769 sayılı SMK'nın 5/g ve ğ maddesi kapsamına giren işaretler marka olarak tescil olunamaz ise de, gerek Paris Sözleşmesi'nin 2. mükerrer 6. maddesi ve gerekse de 6769 sayılı SMK'nın anılan hükmünün, bu tür işaretlerin bir kütük veya deftere tescili gibi bir zorunluluğa veya düzenlemeye işaret etmediği, Türk Patent ve Marka Kurumunun anılan mahiyetteki işaretleri koruma markası vererek korumasına yönelik yasal bir zorunluluk veya uygulamanın da söz konusu olmadığını, Kurumun mevzuat gereği olmayan bu tür bir uygulamaya istediği zaman son verebileceğinin tabii bulunduğu, 6769 sayılı SMK'da koruma markası olarak tanımlanmış ve tesciline hukuki sonuçlar bağlanmış bir marka türünün de olmadığı, Türk Patent ve Marka Kurumunun zaten mevzuatta olmayan bir yöntem ile koruma markası olarak tescil etmiş olduğu bir markanın, ticaret veya hizmet markası kapsamında mütalaa edilmesinin de mümkün bulunmadığını, Yargıtayın emsal uygulamasının da bu yönde olduğu (Yargıtay 11. HD'nin 22.05.2007 tarih ve 2006/468 E.- 2007/7853 K., 11.02.2011 tarih ve 2009/2466 E.- 2011/1474 K. sayılı kararları), davacının 6769 sayılı SMK kapsamında tescilli bir marka hakkı sahibi olmaması nedeniyle marka hakkına tecavüzden söz edilemeyeceği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 269,85-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 59,30-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 210,55‬-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 12/10/2023 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/10/2023

Başkan
...

Üye
...

Üye
...

Katip
...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim