mahkeme 2021/1127 E. 2023/1262 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2021/1127

Karar No

2023/1262

Karar Tarihi

19 Ekim 2023

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2021/1127 - 2023/1262
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2021/1127
KARAR NO : 2023/1262
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 27/01/2021
NUMARASI : 2020/9 E. - 2021/42 K.

DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :

DAVANIN KONUSU : YİDK Marka Kararı İptali, Marka Hükümsüzlüğü

Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 27/01/2021 tarih ve 2020/9 E. - 2021/42 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı şirket ile davalı... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin "..." ibareli seri markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin 2017/109023 sayılı "... ..." ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazın davalı... Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa başvurunun müvekkilinin markaları ile karıştırılabilecek düzeyde benzer olduğunu, davalının eski tarihli 97/020675, 98/019473, 2000/28662 sayılı markalarının bu anlamda kazanılmış hak sağlamayacağını, kaldı ki önceki markalar üzerinden yapılan değişiklik ile müvekkili markalarına yanaşıldığını, 2010/24924 ve 2015/04539 sayılı markaların ise görsel unsurlar bakımından zaten farklı olduğunu, davalının daha evvel de benzer şekilde gerçekleştirdiği 2010/67905, 2011/84502, 2014/10407, 2014/102411, 2014/110122, 2016/08108, 2016/13724, 2016/52019 ve daha birçok markasının tamamına karşı hükümsüzlük davaları ikame edildiğini, davalının markalarının kapsamını genişlettiğini ve marka görselini değiştirerek müvekkilinin markalarına yakın bir kullanım seçtiğini, taraf markalarının emtia listelerinin de benzediğini, davalının eski tarihli markaları aleyhine kötüniyet gerekçesiyle hükümsüzlük davası açtıklarını, müvekkili markalarının tanınmışlık seviyesine ulaştığını, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin kararlarıyla da davalının renk kombinasyonu ve harflerin tertip tarzlarının müvekkilinin markasıyla yakınlaşma amacıyla yapıldığının ve benzer olduğunun kabul edildiğini, başvurunun kötüniyetli olarak yapıldığını ileri sürerek, YİDK'nın 2019-M-10766 sayılı kararının iptaline ve davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı şirket vekili, taraflar arasında süregelen çok sayıda davanın mevcut olduğunu ve karara bağlanmış davaların bulunduğunu, davacı tarafın lehine sonuçlanan davaların sadece kırmızı logolu olan marka başvurularına ilişkin davalar olduğunu, dava konusu markanın davacı markaları ile iltibasa neden olacak bir benzerlik taşımadığını, davacının 20, 22, 23, 24, 25, 26, 27. sınıflarda yer alan emtiaları kapsayan markaların bulunduğunu, müvekkilinin ise 07, 08, 11 ve 21. sınıflarda tescil almak istediğini, taraflara ait markaların kapsamında yer alan emtiaların hiçbir mahkeme kararında benzer ya da bağlantılı bulunmadığını, tüm kararlarda tarafların uzun zamandır yan yana faaliyet göstermeleri nedeniyle tüketici nezdinde farklı markalar olduğu imajının yerleştiğinin belirtildiğini, davacının markasının ancak sektörel anlamda tanınmış olarak kabul edilebileceğini, bu durumun farklı mal ve hizmetlere sirayet edecek mahiyette olmadığını, Yargıtay tarafından da verilen kararlarda davacı tanınmışlığının yalnızca tekstil sektöründe özgülenmiş kabul edildiğini, kaldı ki müvekkilinin de züccaciye ve mutfak eşyaları sektöründe bilinen ve tanınan bir marka olmasının göz ardı edilmemesi gerektiğini, müvekkilinin "..." ibaresi üzerinde müktesep hakkının bulunduğunu, huzurdaki davaya konu logo kırmızı rengin taraflar arasında hukuki sorun teşkil etmesi nedeniyle seçildiğini, taraflar arasındaki uyuşmazlıklardaki mahkeme kararlarına saygı duyularak müvekkili markasında "gold" rengin tercih edildiğini, müvekkilinin evvelki markalarında logoya hakim olan her unsuru korunmak suretiyle logonun modernize edilerek sadece renklendirmesinin yapıldığını, davacının 08 ve 21. sınıfta tescil almaya çalıştığını, bu başvuruların müvekkili markaları nedeniyle reddedildiğini, başvurunun davacı markasına bir yakınlaşmadan ziyade müvekkilinin kendi eski tescilli markasına benzer olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, taraf markaları arasında 08. sınıftaki “Güzellik amaçlı ve kişisel bakım için kullanılan bu sınıfa dahil aletler: tıraş, epilasyon, manikür, pedikür aletleri, saç düzleştirme ve kıvırma amaçlı el aletleri, makaslar” emtiaları ile davacı yana ait bazı markalar kapsamında yer alan "Diş fırçaları, elektrikli diş fırçaları, diş ipleri, tıraş fırçaları, saç fırçaları, taraklar" emtiaları, dava konusu marka kapsamında yer alan 21. sınıftaki “Camdan, porselenden, seramikten, kilden süs ve dekorasyon eşyaları: heykeller, biblolar, vazolar ve bu malzemelerden mamul müsabakalarda verilen kupalar.” emtiaları ile davacının önceki tarihli markaları kapsamında 35. sınıf altında satışa özgülenmiş aynı gruptaki emtialar, ayrıca yine davacı yanın, işlem dosyasına dayanak göstermediği ve fakat hükümsüzlük talepli dava dosyası kapsamında dayanak yaptığı markalar arasındaki 2009/66400 sayılı markası bakımından da taraf markalarının, başvuru kapsamında yer alan “Değerli madenlerden olanlar dahil çatallar, kaşıklar, bıçaklar ve kesme, doğrama, soyma amaçlı elektrikli olmayan kesici mutfak aletleri.” emtiaları bakımından benzer oldukları, zira anılan marka kapsamındaki “Doğrama, öğütme, ezme, çırpma ve ufalama için mutfakta kullanılan elektrikli aletler” ile aynı amaçlara yönelik ve fakat elektrikli olmayan mutfak aletlerinin de çoğu zaman bir arada, aynı satış noktalarında ve aynı tüketici kitlesine hitaben ticarete konu edildiği, söz konusu emtialar dışında, dava konusu marka kapsamında yer alan emtialar ile davacı yanın işlem ve dava dosyasına itiraz gerekçesi yaptığı ve kullanmama def’i kapsamında kalmayan markalar arasında bir emtia benzerliğinin mevcut olmadığı, "..." ibaresinin davaya konu emtiaları doğrudan tanımlamadığı, bu emtiaları veya bu emtiaların karakteristik özelliklerinden birini doğrudan çağrıştırmadığı, dolayısıyla "..." ibaresinin davaya konu emtialar bakımından somut ayırt edici niteliği haiz olduğu, makul derecede bilgili, dikkatli ve ihtiyatlı ortalama tüketici kesiminin her iki taraf markasının da birebir aynı asli unsuru taşıdığı bir durumda, emtialar arasındaki benzerlik düzeyi ile birlikte tüketici taraf markalarının ayni iktisadi kaynağa ait olduklarını düşünme riski ile karşı karşıya kalabileceği, önceden deneyimlediği davacı markaları ile daha sonra karşılaşacağı dava konusu markayı birbirlerinin serisi olarak algılayabileceği, taraf markaları kapsamındaki 08. sınıftaki “Güzellik amaçlı ve kişisel bakım için kullanılan bu sınıfa dahil aletler: tıraş, epilasyon, manikür, pedikür aletleri, saç düzleştirme ve kıvırma amaçlı el aletleri, makaslar” ve 21. sınıftaki “Camdan, porselenden, seramikten, kilden süs ve dekorasyon eşyaları: heykeller, biblolar, vazolar ve bu malzemelerden mamul müsabakalarda verilen kupalar.” emtiaları bakımından hem YİDK kararı hem de hükümsüzlük talebi, ayrıca salt hükümsüzlük talebi bakımından; “Değerli madenlerden olanlar dahil çatallar, kaşıklar, bıçaklar ve kesme, doğrama, soyma amaçlı elektrikli olmayan kesici mutfak aletleri.” bakımından ise yalnızca hükümsüzlük istemi yönünden aralarında tüketiciye yanıltabilecek bir benzerliğin var olduğu, “...” ibaresinin taraf markalarındaki tek ayırt edici unsur olduğu ve bu ibarenin her iki taraf markasının da asli ayırt edici unsuru olduğu, bu anlamda işaretler arasında yüksek düzeyli işitsel, kavramsal ve görsel benzerliklerin mevcut olduğu, emtia benzerliği ve işaret benzerliği bir bütün olarak ele alındığında markaların aynı iktisadi - idari kaynağa ait markalar olarak algılanabilecekleri, tespit olunan mallar bakımından taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinin var olduğu; hükümsüzlük davasına konu olduğu belirtilen markaların YİDK kararının verildiği tarihte geçerli ve tescilli olduğu anlaşıldığından, YİDK kararının iptali istemine ilişkin davada bu markaların SMK'nın 6/1. maddesi hükmü uyarınca yukarıda belirtilen emtialar bakımından dava konusu marka ile iltibas tehlikesi oluşturduğunun söylenebileceği, davacıya ait hükümsüzlük tehdidi altında bulunan markalar haricinde kalan diğer markalar bakımından da SMK'nın 6/1. maddesi koşulunun bir kısım emtialar bakımından kısmen gerçekleştiği, hükümsüzlük davasına konu davacı markalarının bir an için hükümsüz kılınması olasılığında dahi davacıya ait diğer itiraza mesnet markalar nedeniyle yukarıda belirtildiği şekli ile SMK'nın 6/1. maddesi koşullarının yine aynı emtialar bakımından gerçekleşeceği, bu nedenle davacıya ait markaların hükümsüzlüğü davasının neticesinin beklenmesinin eldeki davadaki markanın hükümsüzlüğü istemi bakımından da sonuca etkili olmadığı; davalının eski tarihli markalarından 2000/28662, 98/019473, 97/020675 ve 2020/24924 sayılı markaları tescil tarihleri itibariyle çekişmeli emtianın bir kısmı bakımından müktesep hak teşkil edebilecek ise de, dava konusu başvurunun davacının markalarına yaklaştığı, davacının ev tekstili sektöründe tanınmışlık mertebesine ulaşan "..." markasını bilen, bu markalı emtialardan yararlanan makul derecede bilgili, dikkatli ve ihtiyatlı ortalama tüketici kesiminin, davaya konu 2017/109023 sayılı "... ..." markasını daha sonra yukarıda iltibas tehlikesi oluşturduğu belirtilen emtialar haricinde kalan diğer davaya konu 8 ve 21. sınıftaki emtialar üzerinde gördüğünde veya işittiğinde, davacının tanınmışlık mertebesine ulaştırdığı "..." ibaresinin oluşturduğu olumlu imajı, bu emtialara da sirayet ettirebileceği, bu nedenle davacının "..." ibareli markasının oluşturduğu tanınmışlıktan davalı şirketin haksız avantaj elde edebileceği, dava aşamasında ileri sürülen kötüniyet iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile; 2019-M-10766 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu 2017/109023 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, tarafların markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında benzerlik bulunmadığını, SMK'nın 6/5. maddesi koşullarının oluşmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirket vekili, davacının 2014 yılına kadar müvekkilinin kırmızı logo dışındaki logolarına sessiz kaldığını, davaya konu başvurunun müvekkilinin eski tarihli tescilli markalarıyla benzer olduğunu, başvuruda figürünün geri plana atılmadığını, renklendirme ve ... figürüyle ön plana çıkarıldığını, Yargıtay kararlarında da tarafların yıllardır farklı sektörlerde yan yana "..." markasını kullandığı ve markaların karıştırılmasının mümkün olmadığının belirtildiğini, yerel mahkemenin bu kararlarla çelişerek davayı kabul ettiğini, yerel mahkeme kararıyla ayrıca müvekkilinin markasını modernize etme hakkının elinden alındığını, müvekkilinin 1998 tarihli tescilli logosundan uzaklaşmadığını, mahkemenin müvekkilinin daha önce de kuşak içerisinde "..." ibareli markası yokmuşçasına davacı markasına yanaşıldığını kabul ettiğini, müvekkilinin kuşak içerisinde beyaz dolgulu "..." markasını kullandığının davacı tarafından da bilindiğini, Bakırköy 5. Noterliğinin 26.10.2005 tarih ve 41173 yevmiye nolu ihtarnamesinin üzerinden 5 yıl geçtikten sonra 2010 yılında ilk davanın açıldığını, davacının tanınmışlığının sektörel olduğunu, müvekkilinin farklı sınıflarda tescilli markalarını etkilemeyeceğini, müvekkilinin zücaciye ve mutfak eşyaları sektöründeki bilinirliğinin göz ardı edildiğini, davacının müvekkilinin markası nedeniyle ticaret yapmak izlediği sınıfları ele geçirme çabasında olduğunu ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : 1-Dava, YİDK marka kararı iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, her iki taraf markasının esas unsurunun "..." ibaresinden oluşması nedeniyle, taraf markaları arasında yüksek seviyede görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunduğu, davacının da başvurudaki aynı ibareleri içeren, 2016/35268 numaralı ve "... ..." ibareli markasının bulunduğu gözetildiğinde başvurunun davacının seri markalarından biri olarak algılanabileceği, markaların aynı/aynı tür veya benzer mal ve hizmetlerde kullanılması halinde taraf markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, emtia benzerliğinin de kısmen gerçekleştiği, öte yandan, davalı şirket eski tarihli markaları nedeniyle müktesep hak iddiasında bulunmuş ise de, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 19.09.2008 tarih ve 2007/7547 E.-2008/10251 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere, kazanılmış hakkın varlığının kabulü için, diğer şartların yanında, yeni markada kazanılmış hakka dayanak teşkil eden tescilli markadaki asli unsurların muhafaza edilmiş olmasının gerektiği, somut uyuşmazlık yönünden ise davaya konu başvurudaki şekil unsurunun davalı şirketin eski tarihli markalarındaki şekil unsurlarından farklı olduğu anlaşılmakla, davalı şirket ile davalı... vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair itirazlarının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
2-Ancak, taraf markalarının emtia lisleteleri, başvuru kapsamında kalan ve ilk derece mahkemesi kararında belirtilen mallar yönünden benzer bulunmuş, 08. sınıftaki "Kesici ve dürtücü silahlar...Makine, cihaz ve taşıt onarımı, inşaat, ziraat, bahçecilik ve ormancılıkla ilgili elle çalışan (elektrikli olmayan ve motorsuz) aletler. Her türlü malzemeden mamul alet sapları" ile 21. sınıftaki "Değerli metalden olanlar da dahil olmak üzere, bu sınıfta yer alan ve elektrikle çalışmayan ev ve mutfak gereçleri (çatal, bıçak, kaşıklar hariç): yemek servis takımları, kap-kacak, şişe açacakları, saksılar, pipetler, elektriksiz pişirme aletleri...Parfüm bekleri (yandığında koku yayan bekler), parfüm spreyleri ve vaporizatörleri (püskürteç), elektrikli-elektriksiz makyaj temizleme aletleri, pudra ponponları, tuvalet eşyaları için kutular." emtiaları yönünden ise bir benzerlik ilişkisi tespit edilmemiştir. Davacının "..." ibareli markasının tanınmışlığı ev tekstil ürünlerindedir. Bilirkişi raporunda tanınmışlığın ek bir koruma sağlamayacağı belirtilmiş olup, davacı tarafça da, emtia benzerliği şartı gerçekleşmeyen mallar yönünden SMK'nın 6/5. maddesindeki koşulların gerçekleşeceğine ilişkin bir delil sunulmamıştır. Bu nedenle, ilk derece mahkemesinin "..." ibaresinin oluşturduğu olumlu imajın benzer bulunmayan emtialara da sirayet edeceği yönündeki kabulü isabetli olmamıştır.
Bu itibarla, taraf markaları arasında, başvuru kapsamındaki emtialardan YİDK kararının iptali talebi yönünden 08. sınıftaki “Güzellik amaçlı ve kişisel bakım için kullanılan bu sınıfa dahil aletler: tıraş, epilasyon, manikür, pedikür aletleri, saç düzleştirme ve kıvırma amaçlı el aletleri, makaslar” ve 21. sınıftaki “Camdan, porselenden, seramikten, kilden süs ve dekorasyon eşyaları: heykeller, biblolar, vazolar ve bu malzemelerden mamul müsabakalarda verilen kupalar.” emtiaları bakımından, hükümsüzlük talebi yönünden bunlara ek olarak 08. Sınıftaki “Değerli madenlerden olanlar dahil çatallar, kaşıklar, bıçaklar ve kesme, doğrama, soyma amaçlı elektrikli olmayan kesici mutfak aletleri.” bakımından SMK'nın 6/1. maddesi uyarınca iltibas oluşması nedeniyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken, yukarıda yazılı şekilde SMK'nın 6/5. maddesinin de uygulanması suretiyle davanın tümden kabulü doğru olmamış, HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davalı... vekili ile davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca davanın kısmen kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı... vekili ile davalı şirket vekilinin sair istinaf itirazlarının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı... vekili ile davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 27/01/2021 gün ve 2020/9 Esas - 2021/42 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA,
3-Davanın KISMEN KABULÜ İLE, YİDK'nın 2019-M-10766 sayılı kararının 08. sınıftaki “Güzellik amaçlı ve kişisel bakım için kullanılan bu sınıfa dahil aletler: tıraş, epilasyon, manikür, pedikür aletleri, saç düzleştirme ve kıvırma amaçlı el aletleri, makaslar” ve 21. sınıftaki “Camdan, porselenden, seramikten, kilden süs ve dekorasyon eşyaları: heykeller, biblolar, vazolar ve bu malzemelerden mamul müsabakalarda verilen kupalar.” malları bakımından KISMEN İPTALİNE, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
4-Davaya konu 2017/109023 sayılı ve "... ..." ibareli markanın 08. sınıftaki “Değerli madenlerden olanlar dahil çatallar, kaşıklar, bıçaklar ve kesme, doğrama, soyma amaçlı elektrikli olmayan kesici mutfak aletleri...Güzellik amaçlı ve kişisel bakım için kullanılan bu sınıfa dahil aletler: tıraş, epilasyon, manikür, pedikür aletleri, saç düzleştirme ve kıvırma amaçlı el aletleri, makaslar” ve 21. sınıftaki “Camdan, porselenden, seramikten, kilden süs ve dekorasyon eşyaları: heykeller, biblolar, vazolar ve bu malzemelerden mamul müsabakalarda verilen kupalar.” malları bakımından KISMEN HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE ve SİCİLDEN TERKİNİNE, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
5-Harçlar Kanunu uyarınca ayrı ayrı alınması gereken 269,85-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı şirket ile davalı... vekili tarafından istinaf başvurusunda ayrı ayrı yatırılan 59,30-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 210,55-TL'nin davalılardan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına,
6-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 25.500,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 25.500,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
8-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 135,00-TL tebligat ve posta masrafı, 1.500,00-TL bilirkişi ücreti ile istinaf aşamasında yapılan 70,80-TL tebligat ve posta masrafından oluşan toplam 1.705,80-TL yargılama giderinin, davanın kabul ve ret oranı takdiren 1/2 kabul edilerek, 852,90-TL.'na 54,40-TL peşin harç ve 54,40-TL başvurma harcı tutarı eklenerek oluşan toplam 961,70-TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Davalı... tarafından istinaf aşamasında yapılan 162,10-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcının davanın kabul ve ret oranı takdiren 1/2 kabul edilerek, 81,05-TL'nin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına,
10-Davalı şirket tarafından istinaf aşamasında yapılan 162,10-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcının davanın kabul ve ret oranı takdiren 1/2 kabul edilerek, 81,05-TL'nin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına,
11-Davalı şirket ile davalı... tarafından ilk derece mahkemesinde ve istinaf aşamasında yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
12-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),
13-Davalı şirket ile... tarafından istinaf başvurusunda ayrı ayrı yatırılan 59,30-TL istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalılara ayrı ayrı iadesine,
14-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 19/10/2023 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 19/11/2023
Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim