Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2025/171

Karar No

2025/226

Karar Tarihi

18 Şubat 2025

T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/171 Esas - 2025/226
T.C.
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA

ESAS NO : 2025/171 Esas
KARAR NO : 2025/226

HAKİM :
KATİP :

DAVACI :
VEKİLLERİ :
DAVALI :
VEKİLİ :

DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili
Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ : 03/05/2024
KARAR TARİHİ: 18/02/2025
K. YAZIM TARİHİ: 26/02/2025

Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :
Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle ; Davalı ... ile müvekkili banka arasında ... numaralı kredi kartı, ... numaralı kredi kartı, ... numaralı tek hesap, ... numaralı destek kredisi (Ankara Batı İcra Müdürlüğü ... E.), ... numaralı destek kredisi (Ankara Batı İcra Müdürlüğü ... E.) ve ... numaralı destek kredisi (Ankara Batı İcra Müdürlüğü ... E.) borçları nedeniyle borçların muaccel hale geldiği ve ödeme ihtarında bulunulduğunu, ilgili ihtarnamenin borçlunun adresine gönderildiğini ancak borçlar bu süre zarfında ödenmediğini, daha sonra davalı borçlu hakkında icra takibine geçildiğini, Ankara Batı İcra Müdürlüğü ..., Ankara Batı İcra Müdürlüğü ... ve Ankara Batı İcra Müdürlüğü ... esas nolu dosyaları üzerinden gönderilen ödeme emrine borçlu tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz edildiğini, borçlu tarafından ödenmesi gereken tutarların zamanında ödenmediğini ve bütün borcu muaccel hale geldiğini, borçlunun itirazının haksız ve hukuka aykırı olup, müvekkili banka lehine İİK 67/II uyarınca %20‘dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle borçlunun borçlara ilişkin itirazlarının iptaline ve takibin devamına; %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, avukatlık ücreti ve yargılama giderinin borçlu üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; müvekkilinin vergi dairesi kayıtlarında da, kazancının belirtilen sınırlarında kat be kat altında olduğunu, müvekkilinin kazancının bu sınırların altında kaldığı için müvekkili işyerinin faaliyeti itibariyle esnaf olduğunu, işyeri faaliyeti itibariyle tacir olmadığını, gelirinin esnaflık sınırını aşmadığını, bu nedenle görevsizlik kararı verilmesini talep ettiklerini, davada 73/A kapsamında alınmış bir arabuluculuk tutanağı olmadığından, zorunlu dava şartının da gerçekleşmediğini, işbu davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, müvekkilinin temerrüde düşürülmediğini, ihtarname tebliğ edilmediğini, davacı tarafından yapılan hesaplamaların hatalı olduğunu, müvekkilinun talep edilen doğrultuda bir borcu bulunmadığını, davacı tarafından oluşturulan ana paranın, faize faiz işletilmek sureti ile hesaplandığını, talep edilen faizin de fahiş olduğunu, icra takiplerinde hangi alacak kaleminin ne için istendiği ve faiz miktarlarının neye göre belirlendiğinin de belli olmadığını, takiplerin mükerrerlik içerme ihtimali olduğunu, müvekkiline tebliğ edilmiş bir ihtarname olmadığını, faiz taleplerinin de tümden reddi gerektiğini, belirtilen faiz oranlarının da fahiş olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte bir talep söz konusu olabilecekse, TBK 88 ve 120 . Madde kapsamında faiz oranlarının da belirlenmesi gerektiğini faize faiz yürütülmesinin de mümkün olmadığını, müvekkili tarafından borca istinaden yapılan ödemelerin de borçtan düşülmesi gerektiğini, müvekkili ödemelerini yokmuş gibi işlem başlatan, faize faiz yürüten davacı, haksız ve kötü niyetli olduğunu, alacağın %20sinden az olmamak üzere, İİK md.67 uyarınca tazminata mahkum edilmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle; öncelikle görev itirazının kabulüne ve görevsizlik kararı verilmesine, mahkeme davanın esasına ilişkin yargılama yapacak ise, neticeten davacının haksız davasının reddi ile haksız ve kötüniyetle açılan takibe dayanak yapılan alacak bedelinin yüzde yirmisinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline, karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE :
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizin 06/02/2025 tarihli celsesinde Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takipten kaynaklı ... nolu bireysel kredi kartına ilişkin ve ... bireysel kredili mevduata ilişkin takipten kaynaklı itirazın iptali davasına yönelik talep yönünden davacının davasının HMK 167 gereği ayrılmasına ve ayrı esasa kaydına karar verilerek dosya yukarıdaki esasa kaydedilmiştir.
Dosyaya sureti sunulan Temel Bankacılık Hizmet Sözleşmesinde davalının tacir olduğuna ve kullandırılan kredinin ticari kredi olduğuna ilişkin herhangi bir bilgiye rastlanmamıştır.
30/06/2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6335 sayılı Kanunla, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda değişiklik yapılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5. maddesinde yapılan değişiklikle, Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer mahkemeler arasındaki ilişki görev ilişkisine dönüştürülmüştür.
Göreve ilişkin kurallar, dava şartıdır. (HMK m.114/1-c) Mahkeme, dava şartlarının yerinde olup olmadığını yargılamanın her aşamasında gözetir. Bu nedenle somut uyuşmazlıkta mahkememizin görevli olup olmadığı hususu re’sen değerlendirilmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemeleri’nin görev kapsamına giren ticari davaların neler olduğu 6102 sayılı TTK'nun 4. maddesinde belirlenmiştir.Buna göre:
a-TTK 4/1 maddesinde altı bent halinde sayılan hususlardan doğan davalar,
b-Özel kanun hükümleri gereği ticari sayılan davalar, (Kooperatifler Kanunu madde 99 gibi)
c-Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan davalar ticari dava sayılır ve Asliye Ticaret Mahkemesinin görev sahasına girer.
28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3. Maddesinin (k) ve (l) bentlerinde tüketici ve tüketici işleminin tarifi yapılmıştır. Buna göre; tüketici, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi; tüketici işleminin ise, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade etmektedir.
Aynı Kanunun 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiştir.
Yine aynı Kanunun 83/2 maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez düzenlemesine yer verilmiştir.
Dava dilekçesi ekindeki belgelerden ve davacı bankadan gelen cevabi yazıda kredi kartı ve kredi sözleşmesinin ticari olduğuna ilişkin bir ibare yer almamaktadır. Yine davacı da sözleşme tarihi ve dava tarihi itibariyle tacir de değildir.
Eldeki dava, Bireysel kredi kartından kaynaklı ve ... No.lu krediden kaynaklı alacak talebi davacı banka ile davalı arasında akdedilen Temel Bankacılık Hizmet Sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Bu kapsamda davalı taraf “tüketici” sıfatını ve kredi sözleşmesi de bireysel kredi kartından kaynaklı borcu da “tüketici işlemi” niteliğini taşımaktadır. Bu nedenle somut davayı yargılama görevi 6502 sayılı yasanın 73. maddesi uyarınca tüketici mahkemelerine aittir. Görev dava şartıdır ve davanın her safhasında re'sen dikkate alınır. Bu nedenle 6100 sayılı HMK’nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğu dikkate alınarak, davanın usulden reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan HMK'nun 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca DAVANIN USULDEN REDDİNE,
2-Yasal sürede başvurulması halinde dosyanın görevli Ankara Batı Nöbetçi Tüketici Mahkemesine gönderilmesine,
3-HMK'nun 331/2 madde gereğince süresi içerisinde müracaat yapıldığı takdirde yargılama giderlerine gönderilen mahkemece dikkate alınmasına,
4-Kararın kesinleşmesinden itibaren HMK'nun 20/1-son cümle gereği dosyanın iki haftalık süre içerisinde görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin istenilmemesi halinde DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verilmesi için dosyanın yeniden ele alınmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere (kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle istinaf kanun yoluna başvurulabileceği, istinaf incelemesinin Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi tarafından yapılacağı) karar verildi. 18/02/2025

Katip Hakim
e-imzalı e-imzalı

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim