Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/962

Karar No

2025/211

Karar Tarihi

13 Şubat 2025

T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/962 Esas - 2025/211
T.C.
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA

ESAS NO : 2024/962 Esas
KARAR NO : 2025/211

HAKİM :
KATİP :

DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :1-
VEKİLİ :
DAVALI : 2-
VEKİLİ :
DAVALI : 3-

DAVA : Tazminat (Kara Taşımacılığı Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 22/08/2024
KARAR TARİHİ: 13/02/2025
K. YAZIM TARİHİ: 04/03/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Kara Taşımacılığı Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin ürettiği ürünlerin nakliyesi için davalılardan ... A.Ş. İle anlaştığını ve müvekkili şirketçe üretilen ...'ın, 16.12.2021 tarihinde maliki davalı ..., sürücüsü diğer davalı ... olan ...(Çekici ve ...) plakalı araca yüklenerek ...'dan ...'de yer alan ... adresine teslim edilmek üzere nakliye için yola çıktığını, taraflarınca ilgili taşımaya dair ... ile 16.12.2021 tarihli ... poliçe numaralı ... Sefer Poliçesi de tanzim edilerek taşımanın sigortalandığını, sürücü ... sevk ve idaresindeki araç ile taşınan ürünün ... mevkiinde köprüye çarptığını ve taşınan emtiada zarar meydana geldiğini, taraflarınca bu durumun sigortacıya bildirildiğini, sigorta eksperi tarafından yapılan inceleme sonucunda, kazadan sonra alıcı firmaya ulaşan ürünün 4.073,00-Euro(KDV-Hariç) üzerinden onarılmasının hukuka uygun olduğunun belirtildiğini, taraflarınca bu doğrultuda uğranılan zarara dair sigorta şirketine karşı İstanbul Anadolu ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyası ile dava açıldığını, ancak meydana gelen hasarın teminat kapsamında olmaması nedeniyle davanın reddine karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, sürücü ... sevk ve idaresindeki araçta meydana gelen kaza nedeniyle müvekkili şirkete ait ...'ta meydana gelen zarardan tamamen davalıların sorumlu olduğunu, güzergâhta köprünün olduğu, ticarî işin köprüden geçmeye müsaade etmediği de nazara alındığında kusurun tamamiyle davalılara ait olduğunu beyan ederek fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 4.073,00-Euro'nun temerrüt tarihinden itibaren Kamu Bankalarınca Euro Cinsinden Alacağa Uygulanacak En Yüksek Faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, söz konusu taşımada ".../ Nakliye Komisyonculuğu" görevini üstlenmiş olduğundan emtianın hasarlanmasında sorumluluğu bulunmadığını, dava konusu taşımada Müvekkili şirketin, taşıyıcı konumunda olmayıp, davacıya ait olan “...” emtiasının fiili taşımacılığını gerçekleştirmediğini, nakliye komisyonculuğu görevini üstlenmiş olup, taşımacılığın yalnızca organizasyonunu yaptığını, Müvekkilinin 14.12.2021 tarihinde davacı ...’e sunduğu teklif ile ... arasında yapılacak iç taşımanın organizasyonunu üstlendiğini ve fiili taşıma işini dava dışı taşıyıcı .... Şti. firmasına verdiğini, Müvekkili şirketin sonradan edindiği bilgiye göre, taşımayı üstlenen ... firmasının da taşımacılık işini ... - ... plakalı araçların sahibi olan ... isimli şahıs firmasına devrettiğini, bu durumda, davacıya ait "..." isimli emtianın taşıma işinin müvekkili şirketin herhangi bir müdahalesi ve bilgisi olmaksızın, fiili alt-taşıyıcı ... tarafından ve sürücü ... sevk ve idaresi altında gerçekleştirildiğini, dolayısıyla, müvekkil şirketin ... / ... görevini ifa ettiği bu taşımada, emtianın hasarlanmasına ilişkin sorumluluğu bulunmadığını, ayrıca TK Kapsamında süresinde ve usule uygun hasar ihbarının taşıyıcılara yapılmadığını beyan ederek beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili adına çıkarılan dava dilekçesinin tebliğine ilişkin tebligatın müvekkiline ulaşmadığını ve usulsüz olduğunu, TTK Kapsamında süresinde ve usule uygun hasar ihbarının taşıyıcılara yapılmadığını, taşımanın niteliğine göre belirlenen süreler içinde yapılmayan ihbarların, taşıyıcıya karşı ileri sürülecek tazminat taleplerini hukuken geçersiz kılacağını, somut olayda, hasar ihbarı taşıyıcıya süresinde yapılmadığından, TTK 18. maddesinde öngörülen yazılı şekil şartına uyulmadığını, davacı tarafın aracın köprüye çarpması nedeniyle üzerinde kuru yükün kaza nedeniyle hasar gördüğünü belirterek buna ilişkin kaza resimleri, hasar belgeleri ve ekspertiz raporunu sunduğunu, Davalı müvekkilinin gerekli yasal izinleri alarak yükü taşıdığını, davalı müvekkilinin kendisine teslim edilen gönderiyi varış merkezine teslim aldığı haliyle teslim etmiş olup, ürün taşınması sırasında hasara uğramadığını, hasarın fiili taşıyıcı sorumluluğunda yapılan sefer esnasında meydana gelip gelmediği ve emtiadaki zararın, aracın köprüye sürtmesi ve/veya çarpması sonucu oluştuğu hususunun davacı tarafça yeterli derecede ispat edilemediğini, bu nedenle davalı müvekkilinin sorumluluğu bulunmadığını, bu nedenle haksız davanın reddi gerektiğini, Mahkeme aksi kanaatte ise kabul etmemekle beraber davaya konu kaza sonucunda davacıya ait nakliye faaliyeti kapsamında taşınan “muhtelif kuru yükte (...) davacının talep ettiği miktarda maddi zarar meydana gelmediğini, davacı tarafın kazayı fırsat bilerek taşınan yükte hasar oluştuğunu bu nedenle maddi zararının olduğunu belirtip kendi beyanlarına dayalı rapor düzenleterek haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, davacı tarafın iddialarını destekler nitelikte dosya içerisinde bilgi ve belge bulunmadığını, sunulan bazı belgelerin de kaza tarihinden sonra davacı tarafça oluşturulmuş olup gerçeği yansıtmadığını, dosyaya sunulan resimlerde de görüldüğü üzere kaza nedeniyle davacının iddia ettiği şekilde zarar meydana gelmemiş olup davacının talep ettiği miktarda ve belirttiği yerlerde maddi bir zarar gerçekleşmediğini, ekspertiz raporunu da kabul etmediklerini, müvekkilinin kendisine teslim edilen gönderiyi varış merkezine teslim aldığı haliyle teslim etmiş olup, taşınması sırasında hasara uğradığının davacı tarafça ispat edilemediğini, kabul anlamına gelmemekle beraber zaten böyle bir hasar olsa dahi tespit edilen hasar miktarının mevcut piyasa koşullarına ve dosya kapsamına göre gerçek değerinden yüksek olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Sigorta poliçesi, hasar dosyası, eksperiz raporu, sevk irsaliyesi, kazaya ilişkin fotoğraflar, İstanbul Anadolu ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dava dosyası kapsamında alınan 05/10/2023 ve 15/04/2024 tarihli bilirkişi raporları ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE :
Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklı taşıma sırasında meydana gelen zararların davalı fiili ve alt taşıyıcılardan tahsili istemine ilişkindir.
Dava konusu kazanın 16/12/2021 tarihinde meydana geldiği, davanın ise 22/08/2024 tarihinde açıldığı, hasarın en fazla basit bir ölçüm ile tespiti mümkün iken bu ölçümün yapılmayarak, azami yüksekliği aşar şekilde yükleme yapılması nedeniyle meydana geldiği ve bu hususun pervasızca hareket kapsamında kaldığı anlaşılmakla, TTK'nın 855-5/b bendi gereğince 3 yıllık zaman aşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla, davalıların zaman aşımı savunmasına itibar edilmemiştir.
Davacının gönderen olduğu, davalıların sorumluluğunda bulunan eşyanın davalılarca taşındığı, taşıma sırasında eşyanın, taşıma güzergahındaki köprüye çarpması sonucu hasarlandığı anlaşılmakta olup, uyuşmazlığın, meydana gelen zarardan kimlerin sorumlu olduğu, sorumlu ise ne miktarda sorumlu bulunduğu hususlarında toplanmaktadır.
Dava konusu kaza sebebiyle araçta ve taşınan emtiada oluşan hasarın tazmini amacıyla davalı sigorta şirketine karşı İstanbul Anadolu ... ATM'ye açılan davada yapılan yargılama kapsamında makine mühendisi, taşıma uzmanı ve sigortacıdan oluşan bilirkişi heyetinden alınan 05/10/2023 ve 15/04/2024 tarihli raporlar dosya arasına celp edilmiş, usul ekonomisi gereği mahkememizce yeniden rapor alınmayarak, bu raporlar HMK 281. Md gereğince taraflara tebliğ edilmiştir.
Celp edilen 05/10/2023 tarihli raporda özetle; olay yeri kaza fotoğrafları içeriğinden, davacı şirkete ait ve sürücü ... sevk ve idaresinde bulunan ... / ... (çekici+dorse) plakalı araç içerisinde mevcut olan, ...’ın sol üst köşe kısmında hasarlı vaziyette bulunduğu, olay sebebiyle orijinalitesinin deformasyona uğradığının mevcut verilerden anlaşıldığı, davaya konu kısmen hasarla sonuçlanan taşımacılıkta meydana gelen hasarın ... Sefer Poliçesi kapsamında olduğu kanaatine varıldığı, standart dışı taşımacılığın (...) temel belgesi niteliğinde olan Yol İzin Belgesinin müracaat tarihinin kaza tarihinden 1 gün sonrasının görülmesi nedeniyle taktirin Mahkemede olduğu, dava konusu ...’ın, hasar onarım bedelinin KDV hariç 4.073,00- Euro`nun serbest piyasa koşullarına ve dosya kapsamına uygun olması ile... değer taşıdığı yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
İş bu rapora itiraz edilmesi üzerine heyete sigortacılık hukukunda uzman bilirkişi dahil edilerek alınan 15/04/2024 tarihli ek raporda özetle; kök raporda hasara ilişkin tespitlerde değişikliğe gitmemekle beraber sigorta yönünden: Poliçede yer alan ''Taşıma yapan aracın veya taşınan emtianın köprü, üst geçit v.b yapılara çarpması, sıkışması veya devrilmesi sonucuna bağlı hasarlar teminat haricidir.'' ÖZEL ŞARTI gereğince meydana gelen hasarın poliçe teminatı kapsamına girmediği, teminat dışı kaldığı yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
6102 sayılı TTK'nın 875. maddesi uyarınca taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın hasara uğramasından doğan zararlardan sorumlu olup, aynı Kanun'un 888/1. maddesine göre de taşıma, kısmen veya tamamen üçüncü bir kişi olan fiili taşıyıcı tarafından yerine getirilirse, bu kişi de eşyanın hasarı nedeniyle kendisi tarafından yapılan taşıma sırasında ortaya çıkan zarardan, asıl taşıyıcı gibi sorumlu bulunmaktadır. Maddenin devamında ise fiili taşıyıcının, taşıma sözleşmesinden doğan asıl taşıyıcıya ait bütün def'ileri ileri sürebileceği hüküm altına alınmıştır. Dava konusu uyuşmazlık bakımından TTK'nın 863/1. maddesine de değinilmesi gerekmektedir. Anılan madde, "Sözleşmeden, durumun gereğinden veya ticari teamülden aksi anlaşılmadıkça; gönderen, eşyayı, taşıma güvenliğine uygun biçimde araca koyarak, istifleyerek, bağlayarak, sabitleyerek yüklemek ve aynı şekilde boşaltmak zorundadır. Taşıyıcı, ayrıca yüklemenin işletme güvenliğine uygun olmasını sağlamakla yükümlüdür." hükmünü havidir. Söz konusu maddenin gerekçesinde, yükleme ve boşaltmanın gönderene yöneltilen kanunî bir yükümlülük olduğu, yüklemenin, eşyayı araca koymayı, istiflemeyi, bağlamayı, sabitlemeyi içerdiği, taşıyıcının ise denetleme yükümünün bulunduğu belirtilmiştir. TTK’nın 863/1. maddesinin gerekçesinden de anlaşılacağı üzere, yüklemeden kaynaklanan sorumluluk kural olarak gönderene ait ise de, taşıyıcının da yüklemenin, taşınan malın ve aracın vasıflarına uygun bir şekilde yapılıp yapılmadığını nezaret yükümü bulunmaktadır. Gerçekten de TTK'nın 878/1-c maddesinde hasarın, eşyanın gönderen tarafından yüklenmesinden kaynaklanması hali, taşıyıcıyı sorumluluktan kurtaran hallerden biri olarak öngörülmekte ise de istikrar kazanmış Yargıtay kararlarında, yüklemenin gönderene ait olması halinde dahi taşıyıcının da gözetim ve denetim yükümlülüğünün bulunduğu ve bu nedenle yüklemeden kaynaklanan hasarlarda gönderenle birlikte müterafik kusurlu olduğu kabul edilmektedir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 07.03.2016 tarih, 2015/7457 E.,2016/2437 K.-19.11.2013 tarih, 2013/6260 E., 2013/20837 K.-08/01/2018 tarih, 2016/4836 E. 2018/28 K. Sayılı ilamları).
Yapılan açıklamalar çerçevesinde somut olaya dönüldüğünde, davacı gönderici ile taşıyıcı arasında, dava konusu eşyanın taşınması konusunda taşıma sözleşmesi bulunmaktadır. Dava konusu hasarın da dava konusu yükün yüksek olması nedeniyle hasarın oluştuğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, yüklemeyi yapan gönderen TTK'nın 863/1. maddesi uyarınca zarardan sorumludur. Bunun yanında, taşımayı gerçekleştiren davalı taşıyan da gözetim ve denetim yükümlülüğünü yerine getirmediği için müterafik kusurludur. Zira, yukarıda da açıklandığı üzere taşınacak emtianın araca yüklenmesi ve istiflenmesi gönderene ait olsa dahi, yükün sağlıklı taşınabilmesi ve hasara uğramaması için taşıyıcının yükleme ve istiflemeyi, basiretli bir tacir gibi gözetmesi, hatalı bir yükleme varsa buna karşı çıkması ve yükün güvenli taşınabilmesi için gereken her türlü tedbiri alması gerekmektedir. Davalı fiili taşıyıcı ise bu yükümlülüğünü yerine getirdiğini, hatalı yüklemeye karşı çıktığını ve yükün güvenli taşınabilmesi için gerekli her türlü tedbiri aldığını ispat edememiştir.
Davacının 2.036,50 Euro zarar tutarının sigorta ekspertiz raporu ve alınan bilirkişi raporu ile uygun olduğunun belirlendiği, dava konusu hasara, yüklemeyi hatalı yapan gönderen ile davalı fiili taşıyıcının müterafik kusurlarının yol açtığı, tarafların %50 oranında kusurlu olduğu, hasara uğrayan eşyanın ağırlığı (25.000 kg) dikkate alındığında meydana gelen gerçek zararın, davalı taşıyıcının sınırlı sorumlu olduğu miktarı aşmadığı anlaşılmıştır.
Davalılardan ... AŞ taşıma işleri komisyoncusu olduğundan bahisle sorumluluğu bulunmadığı savunmasında bulunmuşsa da; TTK'nın 929/1.maddesi gereğince bu savunmasına itibar edilmemiştir.
"TTK MADDE 929- (1) Taşıma işleri komisyoncusu;
a) Kendi adamlarının,
b) Taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin,
görevlerini yapmaları sırasındaki fiil ve ihmallerinden, kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur."
Tüm bu açıklanan nedenlerle davanın kısmen kabulüne ve hükme esas alınan bilirkişi raporlarındaki zararın %50'si olan 2.036,50 Euro'ya hükmedilmesine karar vermek gerekmiştir.
Yine somut olayda uyuşmazlık, haksız eylemden kaynaklanmaktadır. Haksız eylemin faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren, zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Dolayısıyla zarar gören, gerek kısmi davaya gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısıma ilişkin olarak, haksız eylem tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 05.03.2003 tarih ve ... sayılı ilamı da bu yöndedir. İşletilen alacağa haksız eylem tarihi olan 16/12/2021 tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE ; 2.036,50 Euronun 16/12/2021 tarihinden itibaren kamu bankalarınca euro cinsinden alacağa uygulanacak en yüksek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
4-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 5.251,53 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 2.626,11 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.625,42 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 3.166,67 TL'nin, 1.583,13 TL sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen, 1.583,54 TL sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yatırılan 2.626,11 TL peşin harç, 427,60 TL başvuru harcı, 60,80 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 3.114,51 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından sarf edilen 597,00 TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranına göre takdir edilen 298,46 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davanın kabul oranına göre takdir ve hesap edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
7-Davalılar ... ve ... Şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davanın red oranına göre takdir ve hesap edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak adı geçen davalılara ödenmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 13/02/2025

Katip Hakim
e-imza e-imza

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim