Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/959

Karar No

2024/1358

Karar Tarihi

10 Aralık 2024

T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/959 Esas - 2024/1358
T.C.
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA

ESAS NO : 2024/959 Esas
KARAR NO : 2024/1358

HAKİM :
KATİP :

DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALILAR : 1-
2-
3-
4-
5-
6-
7-
8-
9-
VEKİLİ :

DAVA : Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 21/08/2024
KARAR TARİHİ: 10/12/2024
K. YAZIM TARİHİ: 20/12/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili kooperatifin davalıların sahip olduğu arsa üzerinde inşaat yapabilmek için davalılarla anlaştığını ve aralarında Ankara ... Noterliğinden yapılan 07.05.2005 tarih ... yevmiye nolu kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığını, yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesinden sonra müvekkili kooperatifin ruhsat alarak inşaata başladığını, arsa üzerinde inşa edilecek dubleks binaların kaba inşaatlarının yapıldığını, arsanın duvarlarının çekildiğini, yapılması gerekli altyapı işlerinin de yaptırıldığını, müvekkili kooperatifin inşaatı süresinde tamamlayamadığı için davalı arsa sahiplerinin sözleşmenin feshi için mahkemeye (Sincan Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. Sayılı dosya ile) müracaat ettiklerini ve inşaatı durdurduklarını, yapılan yargılama sonunda 2012 yılında taraflar arasında yapılan sözleşmenin feshine karar verildiğini, sözleşmenin feshi kararına karşı yasal itirazların yapıldığını, ancak kararın Yargıtay tarafından onanarak kesinleştiğini, müvekkili kooperatif sözleşmenin feshine kadar arsa üzerinde yapılacak inşaatların kabasını bitirdiğini, binaların çatılarına kadar yapıldığını, inşaat seviyesinin %61'i geçtiğini, sözleşmenin feshedilmesiyle birlikte yapılan binaların arsa sahiplerine kaldığını, arsa sahiplerinin de başka bir müteahhitle anlaşma yaparak yarım kalan binaları tamamlama yoluna gittiklerini, arsa üzerinde müvekkili kooperatif tarafından yapılan inşaatlar nedeniyle davalılar lehine zenginleşme olduğunu, bu nedenle müvekkili kooperatif tarafından arsa sahipleri aleyhine Ankara Batı ... Asliye Hukuk Mahkemesinde ... E. (Ankara Batı Asliye Ticaret mahkemesi ... E.)(Eski Esas ... E.) sebepsiz zenginleşme davası açıldığını, söz konusu davanın çok uzun yıllar devam ettiğini, Asliye Hukuk mahkemesinde açılan davanın iki kez Yargıtay'a gittiğini, bozularak tekrar görüldüğünü, sonrasında da görevsizlik kararı verilerek Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesine geldiğini ve ... E. numarası alarak bu dosya üzerinden karar verildiğini, mahkemenin karar vermesi ile birlikte Ankara ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile icra işlemlerinin başlatıldığını ve mahkemenin verdiği karar doğrultusunda alacağın birkaç ay önce tahsil edilebildiğini, bu yargılamaların toplamda 13-14 yıl gibi çok uzun bir süre devam ettiğini, müvekkili lehine hükmedilen alacak miktarının davalılardan yasal faizleri ile birlikte tahsil edildiğini, yasal faiz yıllık %9 iken inşaat maliyetlerinin yılda 3-4 kat arttığını, bilirkişinin kooperatif alacağını hesapladığı tarih olan 2014 ... birim fiyatları 3. Sınıf A grubu yapılar için 550.00 TL iken, 2024 yılı 3. Sınıf A grubu yapılar için 12.250.00 TL olduğunu, yani bu arada inşaat birim fiyatlarının 22 kat artış gösterdiğini, Müvekkili kooperatifin ise alacağını yıllık %9 faiz ile tahsil edebildiğini, hesaplanan 9 yıllık yasal faizin alacak miktarının dahi altında kaldığını, bu şekilde müvekkili kooperatifin munzam zararı oluştuğunu, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını beyan ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla (HMK 107'ye göre belirsiz alacak) şimdilik 1.000.00 TL munzam zarar alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı müvekkillerin ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde ... ada, ... parsel, no ile tapuya kayıtlı taşınmazı kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile söz konusu yere inşaat yaptırmak istediklerini, ... Kooperatifi tarafından inşaatın bitirilememesi nedeniyle müvekkilleri tarafından sözleşmenin geriye etkili olarak feshedildiğini, bu nedenle taraflar arasında ki inşaatın belirli bir aşamaya gelmesinden kaynaklı olarak Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dosyada müvekkillerinin tazminat ödemesine karar verildiğini, daha sonrasında dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları doğrultusunda ödeme yapıldığını, söz konusu tazminatın hali hazırda inşaata devam eden yüklenici firma ... Şirketi tarafından üstlenildiğini,... Kooperatifi ile müvekkilleri arasında Ankara Batı ... Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen davanın görevsizlik kararı sonrasında Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesine gelmesi ile devam eden yargılamada yeniden bilirkişi raporu alındığını, Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının 2023 yılında karara çıktığını, asla davacının taleplerini ve davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının hak kazandığını iddia ettiği tüm alacakların zamanaşımına uğradığını, TMK 2. Maddesinde belirtilen hakkın kötüye kullanılmasına, dürüstlük kuralının ihlaline izin verilmemesi gerektiğinin Yargıtay içtihatlarında belirtildiğini, davacı, haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, inşaata ... kooperatifi tarafından başlandığını ancak 3. Şirket olan ... Tarafından devam edildiğini, inşaat hususunda eser sözleşmesinden kaynaklı olarak bir tazminat davası açılmış olup inşaatın geldiği aşama tüm kalemleri ile hesaplanarak dava neticesinde davacıya ödendiğini, bu sebeple aynı hususla ilgili kesinleşmiş bir mahkeme kararı olduğundan davanın reddi gerektiğini, müvekkilleri tarafından bir temerrüt söz konusu olmadığını, Mahkeme kararına istinaden icra takibi kesinleşince hemen ödeme yapıldığını, diğer yandan bu süreçte müvekkillerinin herhangi bir kusuru olmadığını, davacı yanın alacağını almasını geciktiren hususun yargılama süreci olduğunu ve taraflarınca yargılamaya müdahale itme imkanları bulunmadığını, ayrıca inşaat maliyet artışlarının da müvekkilleri tarafından müdahalesi mümkün olmayan konular olduğunu, müvekkillerinin herhangi bir kusur ve ihmali söz konusu olmadığını beyan ederek, haksız ve mesnetsiz davanın öncelikle usulden aksi halde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Mahkememizin ... ve ... esas sayılı dosyaları, Ankara ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası, Ankara ... Genel İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE :
Dava, kat karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı alacağın geç tahsil edilmesi nedeniyle uğranılan munzam zarara ilişkindir.
Davacı alacak talebine ilişkin mahkememizin ... esas sayılı dosyasında lehine verilen ilama dayalı alacağının tahsili amacıyla Ankara ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile takip başlattığını işbu icra dosyasında alacağını geç tahsil ettiğini beyan ederek munzam zarar talep etmektedir.
Aşkın (munzam) zararın ispatına ilişkin yükümlülük, bu zararın varlığını iddia eden alacaklının üzerindedir. Bu bağlamda aşkın (munzam) zarar alacaklısı, 6098 sayılı Kanun’un 122 nci maddesine dayalı olarak tazminat talebinde bulunabilmesi için öncelikle kaynağı ne olursa olsun evvela bir alacağı olduğunu, borçlunun temerrütte bulunduğunu, illiyet bağını ve bu alacağını tahsil edememesinden veya geç ödeme yapılmasından doğan ve duruma göre malvarlığında azalma veya engellenen kazançlardan oluşan zararını kanıtlamak durumundadır. Aşkın (munzam) zararın talebinde varlığı iddia olunan zararın, yine alacaklı tarafından yasal ispat vasıtalarıyla somut, inanılır ve açık bir biçimde ispatlaması gerekir. Başka bir anlatımla, alacaklı tarafça aşkın (munzam) zarar olgusu, 6100 sayılı Kanun'un 194 üncü maddesi gereğince ispata elverişli şekilde somutlaştırılarak ileri sürülen iddianın ispatı için gerekli tüm deliller somut olarak ortaya konulmalıdır. Bu itibarla salt ülkenin ve piyasanın içinde bulunduğu ekonomik olumsuzluklardan olan enflasyon, yüksek faiz, para değerindeki düşüş gibi olgulara dayalı olarak ileri sürülen aşkın (munzam) zarar talebi, alacaklının bu sebeple zarara uğradığını açık ve somut bir biçimde iddia ve ispat etmediği müddetçe, 6098 sayılı Kanun'un 122 nci maddesi kapsamında aşkın (munzam) zararın kanıtı olarak ileri sürülemez ve anılan şartlar sebebiyle ortaya çıkan olumsuzluklar alacaklı zararı olarak kabul edilemez. Dolayısıyla 6098 sayılı Kanun'un 122 nci maddesinde karşılanması öngörülen faizi aşan aşkın zararın, genel ekonomik olumsuzlukların (ülkede cari enflasyon oranı, yüksek ve değişken döviz kurları, mevduat faizleri, paranın satın alma gücünde meydana gelen azalma) dışında davacının durumuna özgü somut vakıalarla ispatlanması gerekir. Başka bir anlatımla yüksek enflasyon, dolar kurundaki artış, serbest piyasadaki faiz oranlarının yüksek oluşu, paranın satın alma gücünde meydana gelen azalma, davacıyı ispat yükünden kurtarmayacağı gibi herhangi bir ispat kolaylığı da sağlamaz. Bu kapsamda ülkenin içinde bulunduğu ekonomik olumsuzluklardan hareketle ileri sürülen soyut ve varsayıma dayalı zarar iddiaları hükme esas alınamaz. Örneğin; alacağını zamanında tahsil edememekten ötürü, başkasına olan borcunu ödemek için daha yüksek oranda faizle borç aldığını veya alacaklı olduğu parayı zamanında alsa idi, yabancı para ile ödemek durumunda olduğu borcunu, geçen süre içinde geçekleşen kur farkı sebebiyle daha yüksek miktardan ödemek zorunda kalmayacağı gibi olguları kanıtlamak durumundadır. Ülkede yaşanan ekonomik kriz nedeniyle paranın döviz karşısında hızlı değer kaybı, yüksek enflasyon gibi genel, afaki ve doğrudan davacının zararını ifade etmeyen umumi ekonomik konjonktürel olgular TBK’nın 105. maddesinde sözü edilen munzam zararın varlığını göstermez. İstikrar bulmuş Yargıtay uygulamasına göre, davacı faizi aşan (munzam) zararını yukarıda açıklanan şekilde ispat etmeden bu yöndeki talebin kabul edilmesi mümkün değildir. Burada kanıtlanacak olgular; ekonomik şartlar sonucu ortaya çıkan olumsuzluklar gibi genel ve soyut hususlardan ziyade geç ödeme nedeniyle davacının kendisinin, şahsen ve somut olarak uğradığı zarardır. Davacı, dava dilekçesi ile alacağının geç tahsil edilmesi nedeniyle alım gücünün azalmasından kaynaklı zarara uğradığını iddia etmiştir. Davacının kendisine ödenen faizin enflasyon oranının altında kalması veya inşaat maliyetlerinin artması tek başına eldeki davaya konu alacağın geç ödenmesi nedeniyle somut bir maddi zarara uğradığını ispat edemeyeceğinden ve parasını geç tahsil ettiği için temerrüt faizini aşan somut bir maddi zarara uğradığı Yargıtay içtihatlarında belirtildiği şekilde mahkememizce kabul görmeyeceğinden açıklanan gerekçelerle ispatlanamayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (güncel tarihli Yargıtay HGK 2021/11-938 esas, 2022/401 karar sayılı ilamı, Yargıtay 11.HD 2022/874 esas, 2023/3446 karar, 2021/6204 esas, 2023/1610 karar sayılı ilamları, Yargıtay 3.HD 2022/691 esas, 2022/2136 karar sayılı ilamı ve Ankara BAM 4.HD 2021/2976 esas, 2023/915 karar sayılı ilamı da aynı doğrultudadır.)
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harç peşin alındığından, başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 4.000,00 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
4-Davalıların kendilerini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.10/12/2024

Katip Hakim
e-imza e-imza

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim