Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/777
2025/203
11 Şubat 2025
T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/777 Esas - 2025/203
T.C.
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2024/777 Esas
KARAR NO : 2025/203
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08/07/2024
KARAR TARİHİ: 11/02/2025
K. YAZIM TARİHİ: 27/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...'nın, ... Mahallesi ... caddesi No: ... ... ... adresinde bulunan vefat eden kayınvalidesi ... adına kayıtlı, kendi ikamet ettiği daireyi satışa çıkardığını, satış için de davalı ...'la (...) aracılık yapılması konusunda anlaştığını, buna göre, davalının taşınmazı en az 1.925.000,00 TL ye satacağını, müvekkiline bu bedelin net olarak ödeneceğini, fazla rakama satılması halinde fazlasının davalıya ait olacağını, akabinde davalının eve müşteri bulduğunu, tarafları bir araya getirdiğini, anlaşmaya varıldığını, cayma ihtimalini ortadan kaldırmak üzere, hem alıcıdan müvekkili lehine, hem de müvekkilinden alıcı lehine teminat senedi aldığını, senedin lehdar ve tarih kısımları boş olarak düzenlendiğini ve bu senetlerin aracı olduğu için davalıya teslim edildiğini, dava konusu senedin, müvekkilinin cayma ihtimaline karşılık alıcı ... lehine verilen senet olduğunu, davalının bononun lehdarı olmadığını, akabinde satışın anlaşmaya uygun olarak gerçekleştiğini, davalı alıcıdan komisyonunu ve satış bedelinden de 1.925.000,00 TL nin fazlasını aldığını, dava konusu bononun ise, müvekkilinin davalıya güvenmesi, ev alma, taşınma işleri derken unutulduğunu ve geri alınmadığını, akabinde müvekkilinin başka bir daire satın aldığını, ancak davalının, o alım satımdan dolayı kendisine komisyon ödenmesini istediğini, oysa davalının satın almaya aracılık etmediğini, Müvekkilinin bu talebi reddetmesi üzerine, dava konusu bononun tarih kısmını doldurup, lehdar kısmına da kendi adını yazarak bankaya tahsile koyduğunu, müvekkilinin davalıya hiç bir şekil ve surette, hiç bir ad altında borcu olmadığını, teminat olarak verildiğini, ancak davalı tarafça senedin lehdar ve tarih kısmı doldurularak, müvekkil aleyhine Ankara Batı İcra Dairesi' nin ... Esas sayılı dosyası ile Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin hiç bir borcu olmadığı halde, haciz baskısı ile karşı karşıya kaldığını, arabuluculuk görüşmelerinin de anlaşamama ile sonuçlandığını beyan ederek, fazlaya ilişkin her türlü hak, talep ve alacakları saklı kalmak kaydıyla, davanın kabulü ile, Müvekkilinin Ankara Batı İcra dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile takibe konulan 26.04.2024 vade tarihli 150.000 TL miktarlı bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davacının yaklaşık 15 senedir ... olduklarını, aralarında daha öncesinde birçok alışveriş de olmuş olup bu alışverişlerden dolayı da müvekkilinin davacıya karşı bir güveni bulunduğunu, yine bu güven sebebiyle davacının evinin satılması konusunda müvekkilinin aracılık ettiğini, bu aracılık sebebiyle müvekkilinin davacıdan komisyon dahi almadığını, davacı ile olan sözleşme sebebiyle müvekkilinin davacının evini en az 1.925.000 TL'ye satacak olup bedelin üstünde satılması halinde üstünü alıcıdan olmak kaydıyla müvekkilinin komisyon olarak alacağını, nitekim müvekkilinin aracı olduğu evin 1.950.000 TL'ye satıldığını ve müvekkilinin de 25.000 TL komisyonu alıcıdan aldığını, satım öncesinde davacı; müvekiline yeni ev bulduğunu ancak arada açığının kaldığını ve kendisine borç verip veremeyeceğini sorduğunu, ayrıca davacının müvekkilin kendisine borç verirse evinin satışına tam olarak karar vereceğini, müvekkilinin bulduğu alıcının da evi alıp üzerine borç aldığı miktarı eklemesiyle yeni evini alacağını söylediğini, müvekkilinin ise halihazırda bulduğu alıcıya da kaçırmak istemediğini, satışa aracılık edip alıcıdan olmak üzere az da olsa komisyonunu alarak başladığı işi bitirmek istediğini, müvekkilinin davacıya yardım olsun diye komisyon dahi istemeyip üzerine de bir de uzun zamandır tanışmalarından kaynaklı güven sebebiyle 150.000 TL elden borç verdiğini, başka bir satış işleminden dolayı nakit olarak elinde bulunan 150.000 TL'yi davacıya teslim ettiğini ancak; "Dünyanın bin bir türlü hali var, ölüm var, aramızda evrak olsun." diyerek davacıdan senet istediğini, davacının da kabul ettiğini ve dava konusu senedin para alışverişi sırasında düzenlendiğini, bu işleme müvekkilinin ... ve orada bulunan arkadaşının da şahit olduğunu beyan ederek, haksız davanın reddi ile %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası, Ankara Batı CBS'nin ... sayılı soruşturma dosyası, yemin ve tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE :
Dava, davacının Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına konu bono nedeniyle borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkindir.
Eldeki dava kapsamında menfi tespiti istenen icra takibinin takip çıkış miktarının 155.734,56 TL, bildirilen ve harç yatırılan toplam dava değerinin 150.000,00 TL olduğu ve menfi tespit davasının kısmi olarak açılmasının usulen mümkün olmadığı anlaşıldığından, davacı vekiline eksik kalan dava değeri üzerinden hesaplanacak peşin karar ve ilam harcını yatırması için HK 30 ve 32.md gereğince 2 haftalık kesin süre verilmiş, davacı vekilince harç tamamlanarak makbuzu dosyaya ibraz edilmiştir.
Davacı taraf davalıya taşınmaz alım satımı nedeniyle teminat senedi verdiğinden bahisle bedelsizlik definde bulunarak bu senetten dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı taraf ise senedin teminat olarak verilmediğini, illetten mücerret olduğunu beyan ederek iddiaları reddetmiştir.
Kıymetli evrak, içerdiği hakkın senetten ayrı olarak ileri sürülemediği ve başkalarına da devredilemediği vasıflı ve soyut bir borç ikrarıdır (6102 s. TTK m.645 ve Öztan, F.: Kıymetli Evrak Hukuku, 2.b., Ankara 1997, s.975; Kınacıoğlu, N.: Kıymetli Evrak Hukuku, 5.b., Ankara 1999, s.247). Bononun keşidecisi bonoda gösterdiği belirli bir bedeli kayıtsız ve şartsız olarak bizzat ödemek konusunda soyut bir taahhütte bulunmaktadır. Soyutluk (mücerretlik) ise senedin içerdiği hakkın doğumuna sebep olan temel hukuki ilişkinin senet metninden anlaşılamaması anlamına gelir. Soyutluğun senede yüklediği ilk özellik, hamilin artık senette gösterilen alacağın alacaklısı olduğu konusunda, senetten başka bir delil sunmasına gerek bulunmaması; alacağını sadece bu senetle ispatlayabilmesidir (Öztan, s.173; Poroy, R./Tekinalp, Ü.: Kıymetli Evrak Hukuku Esasları, 15.b., İstanbul 2001, s.25). Türk hukuk öğretisinde kambiyo senetlerinin içerdiği hakkın doğumu konusundaki baskın görüş sözleşme teorisi ile açıklanmakta bu da güven ilkesi ile desteklenmektedir. Bu teoriye göre kambiyo senedinin düzenlenmesi ile içerdiği hak derhal vücut bulmaz, borcun doğumu için ayrıca senedin borç altına girmek kastıyla lehdara da verilmesi yani teslime ilişkin bir de ayni sözleşmenin mevcudiyeti gerekir (Bozer, A./Göle, C.: Kıymetli Evrak Hukuku, 7.b., Ankara 2017, s.21; Yılmaz, A.L.: Kambiyo Senetlerinde Def’iler, İstanbul 2007, s.51; Öztan, s.106; Kınacıoğlu, s.30 vd.). Bu sözleşmenin kurulması Türk Borçlar Kanunu'nun genel hükümleri gereği karşılıklı ve aynı yöndeki iradelerin açıklanması ile mümkündür. İradelerin açıklanması ve sakatlanması konusunda da aynı Kanunun hükümleri dikkate alınır.
Bonoyu düzenleyen borçlunun ödeme vaadini içeren bir tür kambiyo senedi olan bonoda taraflar 688. maddede belirtilen şekli koşulların yanında bononun ihdas nedeni (malen/nakden ya da teminat kaydı ile alındığını), uyuşmazlık durumunda aralarındaki anlaşmaya göre yetkili olacak mahkeme, faiz gibi bononun geçerliliğine etki etmeyecek ihtiyari unsurları belirleyerek senede ekleyebilirler.
Somut olayda davacı tarafından davalıya verilen bononun nakden verildiğinin senet üzerinden anlaşıldığı, 04/03/2024 tarihli 26/04/2024 vadeli 150.000,00 TL bedelli senedin soyut borç ikrarını içerdiği anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklandığı üzere bu senedin teminat senedi olduğu, eş söyleyişle soyut borç ikrarı içermediğini ispat yükü davacıya aittir.
Davacı bu kapsamda taraflar arasında taşınmaz satışına aracılık edildiğine ilişkin herhangi bir yazılı delil sunmamış, dosyaya celp edilen Ankara Batı CBS'nin ... soruşturma sayılı dosyası kapsamında alınan ifadelerin incelenmesinde de bu hususa ilişkin bir bilginin olmadığı görülmüştür. Bilindiği üzere yazılı delil olarak sunulan senetin de aynı iekilde yazılı bir delille ispatlanması gerekmektedir. Senedin teminat senedi olduğuna ilişkin dosya kapsamına sunulmuş bir protokol olmadığı gibi senedin üzerinde de böyle bir ibare bulunmamaktadır. (Ankara BAM 22.HD 2018/1762 esas, 2021/673 karar sayılı ilamı da aynı doğrultudadır.)
Yine davacı taraf dava konusu senedin vade kısmının sonradan doldurulduğunu iddia etmiştir.
TTK'nun 778.maddesi atfıyla bonolarda da uygulanması gerekli TTK'nun 680.maddesi gereğince; "(1)Tedavüle çıkarılırken tamamen doldurulmamış bulunan bir poliçe, aradaki anlaşmalara aykırı bir şekilde doldurulursa, bu anlaşmalara uyulmadığı iddiası, hamile karşı ileri sürülemez; meğerki, hamil poliçeyi kötüniyetle iktisap etmiş veya iktisap sırasında kendisine ağır bir kusur isnadı mümkün bulunmuş olsun." açık poliçe düzenlemesi mümkündür. Ancak tedavüle çıkarılırken eksik kısımların doldurulmasına yasal bir engel olmayıp ihtilaf konusu bono tedavüle çıkarılırken tamamen doldurulmuş olduğundan kambiyo senedi vasfını taşımaktadır. Bu nedenle vade kısmının sonradan doldurulmuş olması senedin geçerliliğini etkilemeyeceğinden davacı tarafın senedin geçersizliğine ilişkin bu iddiası da kanıtlanamamıştır. İstanbul BAM ... HD'nin ... esas ... karar sayılı ilamı ve Ankara BAM ... HD'nin ve ... esas, ... karar sayılı ilamları da aynı doğrultudadır.
Davacı yanın yemin deliline dayanmış olduğu anlaşıldığından, davacı vekiline yemin delili hatırlatılmış, davacı vekilince verilen kesin süre içinde yemin metni sunulmuş olup, davalı ...a yemini yaptırılmıştır.
Davalı ... yeminli beyanında, "Ben davacının ...le uzun yıllardır arkadaşım. Davacıyı son bir senedir tanıyorum. Kendisiyle, kendi dairesinin satımı hususunda anlaşma yaptık. Müşteri bulduk. Anlaşma tamamdı ancak kendisi bu daireyi satıp alacağı başka daire için parasının çıkışmadığını, yeni daire alamayacağı için benim aracılık ettiğim eski daireyi satmaktan vazgeçmeyi düşündüğünü söylediğinden, 150.000,00 TL borç istemesi üzerine ticaretimin bozulmaması için kendisine dava konusu bono karşılığında borç verdim ve dairesini sattım. O da anlaştığı diğer daireyi aldı. Yine davacının almış olduğu ve benim aracılık etmediğim daire için kendisinden komisyon istemedim" şeklinde beyanda bulunulmuştur.
Tüm dosya kapsamı ile kayıt ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; yukarıda ayrıntılarıyla açıklandığı üzere davacının dava konusu senedin bedelsiz ve teminat senedi olduğuna yönelik iddiasını veya senede konu borcun ödendiğini ispat edemediği anlaşıldığından davanın reddine, veznedeki paranın alacaklıya ödenmemesine yönelik verilen ihtiyati tedbir kararının infaz edildiğinin 18/10/2024 tarihli gelen cevabi yazıdan anlaşılması karşısında İİK 72/4. Maddesi kapsamında takip çıkış miktarının %20'si oranında tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-İİK 72/4 maddesi gereğince 150.000,00 TL üzerinden hesaplanacak %20 tazminatın davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının peşin ve tamamlama harcı olarak alınan 2.666,63 TL harçtan mahsubu ile bakiye 2.051,23 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 3.600 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
5-Davalının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 11/02/2025
Katip Hakim
e-imza e-imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.