Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/680
2024/992
1 Ekim 2024
T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/680 Esas - 2024/992
T.C.
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2024/680 Esas
KARAR NO : 2024/992
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLLERİ :
DAVALI :
VEKİLLERİ :
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 21/02/2022
KARAR TARİHİ: 01/10/2024
K. YAZIM TARİHİ: 21/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :
Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle ;16.10.2021 tarihinde ... sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı aracı ile seyir halinde iken ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araca arkadan çarpması sonucu çift taraflı, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen trafik kazasında eşinin aracında yolcu konumunda bulunan müvekkili ...'in yaralandığını, tedavi gördüğünü, kaza tarihinden bu zamana kadar da işlev kaybı ve sair yaralanmalarının devam ettiğini, müvekkilinin hayatını idame ettirirken büyük zorluklar yaşadığını, bu sebeple müvekkilinin geçici ve sürekli olarak iş göremez hale geldiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte söz konusu kazanın oluşumunda trafik kazası tespit tutanağına göre; ... plakalı araç sürücüsü ...'in 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre kusurlu bulunduğunu, ... plakalı araç sürücüsü ...'ın ise kural ihlali olmadığının bildirildiği, kaza sırasında ... plakalı araçta yolcu konumunda olan müvekkilinin ise bu kazanın oluşumunda herhangi bir kusuru bulunmadığını, müvekkili ...’in içerisinde yolcu olarak bulunduğu ... plakalı aracın sürücüsünün eşi ...olduğunu, bir kişinin eşini taşımasında maddi, manevi menfaati bulunmamakta olup yakın akrabalar arasında hatır taşıması söz konusu olmayacağından işbu kaza bakımından hatır taşımacılığından söz edilemeyeceğini, dava konusu olayda taşıyanın maddi-manevi menfaatinin bulunduğunun açık olduğunu, ... plakalı aracın davalı ... Sigorta A.Ş.’ye ait ... Numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi ile sigortalı olup, söz konusu poliçe kaza tarihi itibariyle (16.10.2021) kişi başına sakatlık halinde 430.000,00-TL, kişi başına sağlık giderleri (tedavi) teminatı olarak da 430.000,00-TL olmak üzere toplamda 860.000,00-TL teminat sağladığını, sigorta şirketlerinin geçici iş göremezlik zarar kaleminin tazmini hususunda sorumlulukları devam etmekte olup, davalı sigorta şirketinin müvekkilinin uğramış olduğu geçici iş göremezlik zararından poliçe gereği sorumlu olduğunu, arz edilen nedenlerle fazlaya ilişkin hakları ve her türlü hakları saklı kalmak kaydı ile müvekkilinin uğramış olduğu geçici iş göremezlik zararına istinaden şimdilik 50,00-TL’nin davalı taraftan müştereken ve müteselsilen tahsili gerektiğini, kaza sonrası müvekkilinin bakıma muhtaç kaldığını, bakıcı gideri zararı hesap edilirken brüt ücret esas alınması gerektiğini, sigorta şirketine başvuruda bulunduklarını, 19.11.2021 tarihinde ihtarı tebliğ alan davalı sigorta şirketi Karayolları Trafik Kanunun 99. maddesi gereği 8 iş günü içerisinde taraflarına ödeme yapmayarak 02.12.2021 tarihinde temerrüde düştüğünü, 26.04.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6704 sayılı kanunun 5. maddesi ile 2918 sayılı Kanunun 97’nci maddesindeki değişikliğe göre, sigorta şirketine başvuru yapılmış olup işbu başvuru 19.11.2021 tarihinde tebliğ edildiğini, sigorta şirketi 15 gün içerisinde başvuru talebi karşılar bir şekilde nihai bir cevap vermediğinden ve ödeme yapmadığından ve dolayısıyla uzlaşma sağlanamadığından, 15 günün dolmasını müteakip işbu davayı açma zarureti doğduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin de olumsuz sonuçlandığını, tüm bu nedenlerle, fazlaya ilişkin talep ve ek dava açma hakları aklı kalmak kaydı ile, müvekkilinin geçirdiği trafik kazası sonucu yaralanması sebebiyle maddi zararlarının tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere (HMK 107. Maddesi gereği belirsiz alacak davasındaki geçici talebimizdir) şimdilik asgari 150,00-TL (müvekkilinin uğramış olduğu sürekli iş göremezlik zararı için 50,00-TL, geçici iş göremezlik zararı için 50,00-TL ve bakıcı gideri zararı için 50,00-TL olmak üzere) maddi tazminat bedelinin diğer kusurlu kişilerin kusurlarına düşen sorumluluk dahil olmak üzere limit sınırları içerisinde 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 61, 2918 sayılı KTK’nın 88. Ve Türk Borçlar Kanunu’nun 163. maddeleri gereği teselsül hükümleri uyarınca temerrüt tarihi olan 02.12.2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt (avans) faizi ile birlikte davalıdan müşterek ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili ıslah dilekçesi ile özetle; fazlaya dair her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla, Müvekkili ... için dava dilekçemiz ile; Sürekli iş göremezlik zararı için talep edilen 50,00-TL'nin 248.803,47-TL artırılarak 248.853,47-TL, Geçici iş göremezlik zararı için talep edilen 50,00-TL'nin 11.744,08-TL artırılarak 11.794,08-TL, Bakıcı gideri zararı için talep edilen 50,00-TL'nin 3.527,50-TL artırılarak 3.577,50-TL maddi tazminat bedelinin temerrüt tarihi olan 02.12.2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt (avans) faizi ile birlikte diğer kusurlu kişilerin kusurlarına düşen sorumluluk dahil olmak üzere 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 61. ve 163., 2918 sayılı KTK’nın 88/1. maddeleri gereği teselsül hükümleri uyarınca davalıdan müşterek ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili BAM kaldırma kararı sonrasında alınan ek rapor sonrasında sunduğu 09/08/2024 tarihli dilekçesi ile özetle; Müvekkil ... için dava dilekçemiz ve 21.10.2022 tarihli ilk değer artırım dilekçemizde; Sürekli iş göremezlik zararı için talep edilen 248.853,47-TL'nin, 181.146,53-TL artırılarak 430.000,00-TL, Geçici iş göremezlik zararı için talep edilen 11.794,08-TL'nin, 1.036,52-TL artırılarak 12.830,60-TL, Bakıcı gideri zararı için talep edilen 3.577,50-TL, (Bu alacak kalemi yönünden tekrardan değer artırım talebi bulunmamaktadır.) olmak üzere toplam 446.408,10-TL maddi tazminat bedelinin temerrüt tarihi olan 02.12.2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt (avans) faizi ile birlikte diğer kusurlu kişilerin kusurlarına düşen sorumluluk da dahil olmak üzere limit sınırları içerisinde 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 61, 2918 sayılı KTK’nın 85/1. Ve Türk Borçlar Kanunu’nun 163. maddeleri gereği teselsül hükümleri uyarınca davalıdan müşterek ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve her bir davacı için ayrı ayrı hesaplanacak vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle ; Karayolları Trafik Kanunu gereğince başvuru şartını tam olarak yerine getirmeksizin bu dava açıldığından öncelikle usulden reddi gerektiğini, davacı tarafından dava konusu kazaya ilişkin müvekkili şirkete başvurulmuş olmakla birlikte eksik belge ile başvuru yapıldığını, hal böyleyken, müvekkili şirkete yapılan başvurunun geçerli kabul edilemeyeceğini, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceği de gözetilerek hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek üzere karar tarihinden önce düzenlenen poliçeler ve meydana gelen kazalar bakımından etkisi bulunmadığının gözetilmesi gerektiğini, Trafik sigortası sözleşmesinin yasa ile zorunlu kılınmış olması ve bu sözleşmenin içeriğinin de yine yukarıda belirtilen Türk Ticaret Kanunu ve Sigortacılık Kanunu’nun ilgili maddeleriyle düzenlenerek halen yürürlükte olan genel şartlar ile poliçenin bir bütün olduğunun vurgulanmış olması karşısında, dosyada tazminat hesaplanması bakımından Genel Şartlarda belirlenen usul ve esasların dikkate alınması gerektiğini, 04.12.2021 tarihinde yürülüğe giren güncel Trafik Sigortası Genel Şartları hükümlerinin esas alınması gerektiğini, uyuşmazlık konusu bedeni zararlara ilişkin tazminat hesaplamaları bakımında poliçe tanzim tarihi itibariyle geçerli güncel mevzuata göre değerlendirme yapılmak suretiyle tazminat hesaplanmasına karar verilmesini, kaza esnasında sigortalı araçta yolcu olan başvuranın emniyet kemerinin takılı olup olmadığının belirsiz olduğunu, öncelikle bu hususun netleştirilmesi ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, kesinlikle kabul anlamına gelmemek üzere yapılacak tazminat hesaplamasında bu hususların göz önünde bulundurulması gerektiğini, davacının tedavi süresince ortaya çıkan tüm giderleri tedavi teminatı kapsamında olduğundan, ilgili mevzuat kapsamında SGK tarafından karşılanması gerekli işbu giderlerden davalı müvekkilinin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, kabul manasında olmamak üzere müvekkilinin işbu başvuru öncesi temerrüde düşmediğinden -nitekim müvekkili şirkete yapılan usulüne uygun bir başvurudan söz etmek mümkün olmadığından- faiz başlangıç tarihi ancak dava tarihi olabileceğini, belirtilen nedenlerden ötürü aracın hususi araç olması nedeniyle faizin yasal faiz olması gerekmekle birlikte dava öncesi temerrüt söz konusu olmadığından faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olması gerektiğini, tüm bu nedenlerle haksız ve mesnetsiz davanın esastan ve usulden reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Sigorta poliçesi, trafik kazası tespit tutanağı, tedavi evrakları, SGK kayıtları, araç trafik kayıtları, Gölbaşı(Ankara) C.Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyası, ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının raporu, bilirkişi raporu, aktüer bilirkişi rapor ve ek raporu ile tüm dosya kapsamı.
Bilirkişi 16/06/2022 tarihli raporu ile özetle; Davalı Sigorta Şirketine sigortalı olup davacı ...'in de içinde yolcu olarak bulunduğu ... plakalı araç sürücüsü ...'in meydana gelen kazanın oluşumunda, 2918 sayılı KTK.nun “52/b-c, 56/c. ve 84/d. maddeleri kural ihlallerini işlemiş olmakla %100 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...'ın meydana gelen kazanın oluşumunda izafe edilecek herhangi bir kural ihlali görülmemekle kusursuz olduğu, davacı yolcu ... davalı sigorta şirketine sigortalı sürücü ... idaresindeki ... plakalı otomobilin ön koltuğunda yolcu konumunda olup, seyrettiği otomobilin kullanımına herhangi bir müdahalesi olmadığı için kazanın meydana gelmesi yönünden kusurunun olmadığı ancak otomobilde bulunduğu esnada emniyet kemeri takmaması ile yaralanması arasında illiyet bağı olabileceği, genel uygulamada %15 oranında müterafik kusur indirimi yapıldığının bilindiği ancak TBK 51-52 maddeleri gereğince müterafik kusur indiriminin sadece mahkemenin yetkisinde olduğu ve müterafik kusur indiriminin kazanın meydana gelmesi yönünden yukarıda belirlenen kusur oranına etkisinin de olmadığı, dosya muhtevasına göre ise davacı yolcu ...'in sürücü ... idaresindeki ... plakalı araçta seyir halinde olduğu esnada emniyet kemerinin takılı olmadığının somut olarak da söylenemeyeceği, dolayısıyaa bu hususun sayın mahkemenin değerlendirme ve takdirinde olacağı bildirilmiştir.
... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 02/06/2022 tarihli raporu ile özetle; ...'in dosyasının incelenmesi, yapılan muayene ve değerlendirmesi sonucunda; 16/10/2021 tarihinde gerçekleşen trafik kazasına bağlı hastada meydana gelen sağ ulna ve sağ patella kırıkları dikkate alınarak;1) 20 Şubat 2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” ve ekindeki cetveller esas alınmak kaydıyla bedensel özür oranı hesaplandığında,
a) Kas-İskelet Sistemi 3. Alt Ekstremiteye Ait Sorunlarda Engellilik Oranları 3.8 Tanıya Dayalı Değerlendirmeler — Tablo 3.33.b - Diz ve tibia kırıkları ile diz artroplastisine bağlı engellilik “Parellar kırık, Nöndeplase, iyileşmiş” maddesine göre kişi engel oranının %4 olduğu,
b) Kas İskelet Sistemi, Üst Ekstremiteye Ait Sorunlarda Engellilik Oranları, Hareket Kısıtlılığının Değerlendirilmesi, sağ dirsekte fleksiyon/ekstansiyon 90/10, pronasyon/supinasyon 60/60 derece olduğu, sağ üst eksiremite engellilik yüzdeleri;
Şekil 2.8'e göre 8+1,
Şekil 2.9'a göre 1+1, (Aritmetik olarak toplandığında %11 olduğu)
Sağ üst ekstremite engelliliği Tablo 2.3'e göre kişi özürlülük oranına dönüştürüldüğünde %7 olduğu,
c) Balthazard Formülü uygulandığında %11 olduğu,
d) 16/10/2021 tarihli trafik kazasına bağlı kişinin bedensel engel oranının %ll (yüzde on bir) olduğu, sürekli olduğu ve sekel halini aldığı,
2) Kaza nedeniyle kişinin tedavisine başlanmasından itibaren tedavisi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin 1 (bir) ay olduğu,
3) Tıbbi iyileşme süresinin 4 (dört) aya kadar uzayabileceği bildirilmiştir.
Aktüerya bilirkişisi 23/09/2022 tarihli raporu ile özetle; Sigorta poliçesinin kaza tarihini kapsadığı ve sakatlanma halinde şahıs başına azami teminat limitinin 430.000,00-TL. sı olduğu, davalı sigorta şirketinin 02.12.2021 tarihi itibarıyla temerrüdünün oluştuğu, davacı ...’in trafik kazası sonucu uğradığı, Geçici İş Göremezlik nedeni ile oluşan maddi zararının, 11.794,08-TL., Sürekli iş Göremezlik nedeni ile oluşan maddi zararının 248.853,47-TL., Bakıcı Gideri; nedeni ile oluşan maddi zararının ise 3.577,50-TL olduğu bildirilmiştir.
BAM kaldırma kararı sonrasında aktüer bilirkişiden alınan 01/08/2024 tarihli ek raporu ile özetle; Geçici İş Göremezlik Tazminatı:
16.10.2021-16.02.2022 Devre Geliri.....: 12.830,60-TL, Sürekli İş Göremezlik Tazminatı: İşlemiş Gelir....: 375.480,78-TL, İskontolu Dönem Geliri....: 7.745.686,51-TL olmak üzere toplam 8.121.167,29-TL, Maluliyete Tekabül Eden...:8.121.167,29 x % 11= 893.328,40-TL olduğu bildirilmiştir.
GEREKÇE :
Dava, trafik kazası nedeniyle maddi tazminat (geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı) ile bakıcı giderinin tazmini istemine ilişkindir.
Mahkememizin 15/12/2022 tarih, 2022/201 esas 2022/1192 karar sayılı kararı ile davanın kabulüne dair karar verilmiş, kararın istinaf edilmesi üzerine Ankara BAM 35.Hukuk Dairesinin 29/05/2024 tarih 2023/259 esas 2024/763 karar sayılı ilamı ile özetle; "25.12.2021 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan; “7349 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ile Gelir Vergisi Kanunu’nun “Ücretlerde istisna” başlıklı 23. maddesine 18. bent eklenmek suretiyle, hizmet erbabının, ödemenin yapıldığı ayda geçerli olan asgari ücretin aylık brüt tutarından işçi sosyal güvenlik kurumu primi ve işsizlik sigorta primi düşüldükten sonra kalan tutarına isabet eden ücretleri gelir vergisinden istisna edilmiştir. Aynı Kanun'la tüm ücret ve maaşların asgari ücret tutarı kısmından gelir ve damga vergisi de istisna edilmiştir. Söz konusu düzenleme, 01/01/2022 tarihinden itibaren yapılan ücret ödemelerine uygulanmak üzere yayımı tarihinde, yürürlüğe girmiştir. Dolayısıyla artık ücretlilere asgari ücret miktarından gelir vergisi ve damga vergisi kesintisi yapılmadan ödeme yapılması gerekmekte olup, asgari ücret idare tarafından açıklanan bu miktar kadardır. Dolayısı ile açıklanan miktardan gelir vergisi ve damga vergisinin alınıp alınmayacağı idari bir tasarruf olduğundan varsayımsal olarak açıklanan asgari ücretten gelir vergisi ve damga vergisi düşülemez. Buna göre 01/01/2022 tarihinden itibaren artık asgari ücretten herhangi bir indirim yapılmadan iş göremezlik tazminatı hesaplanması gerekirken, mahkemece alınan raporda davacının kaza tarihinde emekli olması gözetilerek ve pasif döneme isabet eden zararı belirlenirken asgari ücretten gelir vergisi ve damga vergisi alınmaması çalışma karşılığı bir hak olduğu, pasif dönem için ise, çalışma olmaması nedeniyle asgari ücretten bu miktarların mahsubu gerektiği kabul edilerek, asgari ücretten gelir ve damga vergisi indirilerek belirlenen miktar üzerinden yapılan hesaba göre tazminata karar verilmesi doğru değildir. Davacının da bilirkişi raporuna itirazları nazara alındığında mahkemece itirazların değerlendirildiği rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiş, davacının bu hususa yönelik istinafının kabulü gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, kararın uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirilmeden verilmiş olması nedeniyle HMK'nın 353/1-a-6. maddesi kapsamında kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek, davacının tazminat alacaklarının, 7349 sayılı Kanun'la asgari ücretten gelir ve damga vergisi kesilemeyeceği yönündeki düzenleme nazara alınmak suretiyle belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre, davacı vekilinin sair ve davalı vekilinin tüm istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir." denilmekle mahkememiz kararı kaldırılmış, dosya yukarıdaki esasa kayıt edilerek yeniden yargılamaya devam edilmiştir.
Kazanın; davacının yolcu olarak bulunduğu dava dışı sürücü ...'in idaresindeki ... plakalı araçla ... yolu üzerinden ... istikametine doğru seyri esnasında, ... yolu kavşağına geldiği esnada aracının hızını meskun mahal içi olan 50 km/hız limitinde ve de ıslak zeminli yol durumuna göre ayarlamadığı gibi önündeki araçla da arasındaki güvenli takip mesafesini korumamakla önündeki ... idaresindeki ... plakalı araca arkadan çarpması şeklinde meydana geldiği anlaşılmıştır. Davalı Sigorta Şirketine sigortalı olup davacı ...'in de içinde yolcu olarak bulunduğu ... plakalı araç sürücüsü ...'in idaresindeki aracını meskun mahal hız limiti olan 50 km/H'in üzerinde kullandığı gibi aracının hızını ıslak zemine göre de ayarlamayarak aracını dikkatsiz ve tedbirsiz şekilde kullanarak önündeki ... plakalı araçla da arasındaki gerekli güvenli takip mesafesini korumadığı ve dolayısıyla önündeki ... plakalı araca tek yönlü yolda arkadan çarptığı olayda, 2918 sayılı KTK.nun “Madde 52/b-Sürücüler: “Hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yot, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak,”, “Madde 52/c-Sürücüler “Diğer bir aracı izlerken yukarıdaki fıkrada belirlenen durumları göz önünde tutarak güvenli bir mesafe bırakmak, zorundadırlar.”,“Madde 56/c: Araçlar arasındaki mesafe: Sürücüler önlerinde giden araçları yönetmelikte belirlilen güvenli ve yeterli bir mesafeden izlemek zorundadırlar.” ve“Madde 84/d - Araç sürücüleri trafik kazalarında; “Arkadan çarpma,”" Hallerinde asli kusurlu sayılırlar.” maddeleri kural ihlallerini işlemiş olmakla %100 oranında kusurlu olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. Maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”; Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu, böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (Fikret Eren, Borçlar Hukuku, 9. Bası, s. 631 vd.; Ahmet Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku, Genişletilmiş 10. Baskı, s. 264 vd). Bu kapsamda davacı, aracın ZMMS poliçesini düzenleyen davalı sigorta şirketinden talepte bulunmuştur.
Kaza tarihinde yürürlükte olan ve hükme esas alınan ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 02/06/2022 tarihli raporu ile 16/10/2021 tarihli trafik kazasına bağlı kişinin bedensel engel oranının %ll (yüzde on bir) olduğu, sürekli olduğu ve sekel halini aldığı, Kaza nedeniyle kişinin tedavisine başlanmasından itibaren tedavisi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin 1 (bir) ay olduğu, Tıbbi iyileşme süresinin 4 (dört) aya kadar uzayabileceği tespit edilmiştir. Davacının emniyet kemeri takıp takmadığına yönelik net belirleme bulunmadığından müterafik kusur indirimi yapılmamıştır. Maluliyet raporu doğrultusunda alınan ve hükme esas alınan Bam ilamı doğrultusunda tanzim edilen aktüerya bilirkişi raporu ile davacı ...’in trafik kazası sonucu uğradığı Geçici İş Göremezlik nedeni ile oluşan maddi zararının 12.830,60 TL Sürekli iş Göremezlik nedeni ile oluşan maddi zararının 893.328,40 TL, Bakıcı Gideri nedeni ile oluşan maddi zararının ise 3.577,50-TL olduğu tespit edilmiştir.
Davacı vekili tarafından itiraz edilen 23/09/2022 tarihli bilirkişi raporuyla alacakların tam ve kesin olarak belirlenebilir hâle geldiğinin kabul edilemeyeceği, zira taraf vekilinin itirazları ve bu raporla değerlendirme yapılarak düzenlenen 01/08/2024 tarihli ek bilirkişi raporunda davacıların maddi tazminat alacaklarının daha fazla olduğunun belirlendiği, bu nedenle tazminat alacağı 01/08/2024 tarihli ek bilirkişi raporu ile tam ve kesin olarak belirli hâle geldiğinden bu ek rapor doğrultusunda sunulan talep artırım dilekçesi gözetilerek bu kapsamda 430.000,00 TL sürekli iş göremezlik, 12.830,60 TL geçici iş göremezlik, 3.577,50 TL bakıcı gideri tazminatının 02/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limitleri dahilinde tutulmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE, 430.000,00 TL sürekli iş göremezlik, 12.830,60 TL geçici iş göremezlik, 3.577,50 TL bakıcı gideri tazminatının 02/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limitleri dahilinde tutulmasına,
2-Alınması gereken 30.492,77 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70TL harç ile ıslah ile alınan 901,95 TL ve 622,25 TL harcın mahsubu ile bakiye 28.887,87 TL'den kaldırma kararı öncesinde mahkememizce yazılan 17.066,56 TL bakiye karar harcı tahsili müzekkeresinin tahsil edildiği anlaşıldığından bu miktarın da mahsubu ile bakiye 11.821,31 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL peşin harç, 80,70TL başvuru harcı, 11,50TL vekalet harcı, 901,95TL ve 622,25 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.697,10 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Zorunlu arabuluculuk nedeniyle Arabuluculuk Yönetmeliği gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 1.096,27TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu hususta mahkememizce daha önce yazılan harç tahsil müzekkeresinin tahsil edildiği anlaşıldığından bu hususta yeniden müzekkere yazılmasına yer olmadığına,
5-Davacı tarafından sarf edilen 393,00 TL tebligat ve posta gideri ile 1.800,00TL bilirkişi ücreti ile 1.260,00TL ve 96,00 TL adli tıp muayene ücreti olmak üzere toplam 3.549,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
6-Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince takdir ve hesap edilen 68.958,21 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
7-Kararın talep halinde taraflara tebliğine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 01/10/2024
Katip Hakim
e-imzalı e-imzalı
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.