Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/549
2024/1357
10 Aralık 2024
T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/549 Esas - 2024/1357
T.C.
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2024/549 Esas
KARAR NO : 2024/1357
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/05/2024
KARAR TARİHİ: 10/12/2024
K. YAZIM TARİHİ: 20/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkilinin, yurtiçi ve yurtdışında maden ve metal döküm imalat ve ticareti işi ile uğraştığını, Davalı borçlunun kendi ticari faaliyeti kapsamında kullanmak üzere, müvekkilinden 23.01.2024 tarih ... numaralı faturaya konu ve yine 06.02.2024 tarih ... numaralı faturaya konu "... Gövde Döküm ve ... Pabuç Döküm" siparişi oluşturduğunu, Müvekkilinin sözleşme ile üstlendiği yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirdiğini, sözleşme kapsamında imal edilmesi gereken ürünlerin imalatını gerçekleştirdiğini, hazır hale getirdiğini ve davalı firmaya teslim ettiğini, müvekkilinin, üstlendiği ve yerine getirdiği iş/işler karşılığında faturalarını düzenleyip davalı şirkete gönderdiğini, davalı tarafından da söz konusu faturaların kabul edildiğini ve herhangi bir itiraz ileri sürülmediğini, davalı borçlunun, sipariş ettiği işler karşılığında müvekkiline bir kısım ödemeler yaptığını ancak bakiye 322.400,00-TL' yi ödemekten imtina ettiğini, borcunu ödemeyen davalı aleyhine Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasından ilamsız icra takibine girişildiğini, davalıya ödeme emri gönderildiğini, davalının vekili kanalıyla icra dosyasına mal kaçırma gayesiyle kötü niyetli olarak itirazda bulunduğunu ve takibin durdurulmasına sebebiyet verdiğini, alacağın muaccel olup herhangi bir rehinle de teminat altına alınmadığını, bu sebeple müvekkilinin, yargılama süresi sonunda alacağını tahsil edememe tehlikesine karşı, müvekkilinin alacağı nispetinde davalının menkul, gayrimenkul ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına, davalının Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, ödeme emrine kötüniyetle, haksız ve mesnetsiz yere itiraz eden davalı şirket aleyhine, alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın, dava dilekçesinde faturalardan bahsettiğini ve alacağına ona dayandırmış olduğunu, aleyhe kabul anlamına gelmemekle birlikte, iki taraf arasında bir ticari ilişkinin varlığı kabul edilse dahi burada müvekkili davalı şirket ile takip alacaklısı davacı arasında cari işleme dayalı bir ticari ilişki sözkonusu olacağını, bu doğrultuda, davacı ile müvekkili davalı şirket arasında ticari ilişkinin tekil olaylar/ilişkiler üzerinden değil, belli dönemlerde kesilen toplam rakamlar üzerinden yürüyeceğini, bir diğer deyişle, belli dönem içerisinde kısım kısım mal/hizmet alımı ve aynı şekilde kısım kısım ödemeler yapılacağını, dönem sonunda alacak/borç kalemlerinin hesaplanacağını, bu doğrultuda bakiye kısım üzerinden ticari ilişkinin yürütülmesinin gerekeceğini, yani davacının yaptığı gibi belirli faturaların alacak kalemleri içerisinden çekilerek takibe konu edilmesinin mevcut ticari ilişkinin olağan akışına aykırı olduğunu, çünkü burada yapılması gerekenin dönem sonunda tüm alacak/borç kalemlerinin hesaplanıp mahsup edildikten sonra kalan bakiye miktar üzerinden hareket etmek olduğunu, Müvekkili davalı şirket tarafından davacıya çeşitli ödemeler yapıldığını, ticari defter ve kayıtların bilirkişi vasıtasıyla incelenmesi neticesinde bu hususların ortaya konulacağını beyan ederek, davanın reddi ile davacı aleyhine takip konusu alacağın %20’den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası, ticaret sicil kayıtları, tarafların ticari defter ve belgeleri, BA-BS formları, 25/09/2024 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE :
Dava, faturadan kaynaklı olarak başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali talebine ilişkindir.
Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takip dosyasının bir sureti dosya arasına alınmış, incelenmesinde; Davacı (alacaklı) şirket vekili tarafından davalı (borçlu) şirket aleyhine 25/03/2024 tarihli ödeme emri ile 322.400,00 TL asıl alacak, 17.588,47 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 339.988,47 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 02/04/2024 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin 01/04/2024 tarihli dilekçeyle itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğu, eldeki davanın 10/05/2024 tarihinde yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı şirket, icra takibine de konu ettiği faturadan kaynaklanan toplam 339.988,47 TL bakiye alacağının davalı tarafından ödenmediğini iddia etmekte, davalı şirket ise takip dosyasına sunduğu dilekçeyle davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını savunmaktadır.
Tarafların bağlı bulundukları vergi dairelerinden 2024 yılına ait BA-BS formları HMK m.221 uyarınca resen celp edilmiştir.
Taraf iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi amacıyla alınan 25/09/2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; "...Dosya kapsamı ile davacı ve davalı şirket kayıtları üzerinde yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; Davacı ve Davalı şirketin her ikisinin de 2024 defterlerinin elektronik defter olarak tutuldukları, usulüne uygun tasdiklerinin yapıldığı, aylık beratlarının süresi içinde gelir idaresi başkanlığına gönderildiği, ticari defterlerdeki kayıtların muhasebe ilkelerine ve muhasebe genel tebliğine uygun olarak yapıldığı, kayıtlara esas belgelerin mevcut olduğu, takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere kendi lehlerine delil vasfında oldukları, dava konusu faturaların Davacı ve Davalı Şirketlerin BA_BS Formlarında mevcut olduğu, Davacı ve Davalı şirketin 2024 yılı ticari defterlerine göre davalı şirketin davacı şirkete 25.03.2024 takip tarihi itibariyle 322.400,00 TL borçlu göründüğü, Davacı tarafın 322.400,00-TL asıl alacak için 17.588,47-TL işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Taraflara ait ticari defterlerin karşılaştırılması neticesinde de; davalıya ait ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davalının davacıya bakiye 322.400,00 TL tutarında borçlu bulunduğu, davacıya ait ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davacının davalıdan bakiye 322.400,00 TL alacaklı bulunduğu anlaşılmıştır.
Dava konusu alacak, faturaya dayalı bakiye cari hesap alacağına dayanmaktadır. Fatura düzenlenmesi tek başına muaccel bir alacağın varlığını ispata yeterli değildir. Davacının aynı zamanda malın teslim edildiğini/hizmetin ifa edildiğini ispat yükü altındadır.
Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi yani alım-satım ilişkisini ispat etmesi gerekmektedir. Bu nedenle, bir satım ilişkisinde davacı taraf sattığı malın miktarını ve alıcıya teslimini, davalı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır. Tarafların 2024 yılı BA/BS formlarının karşılaştırılması neticesinde ise; tarafların bu kayıtlarının da uyumlu olduğu, Yargıtay 19.HD 2016/7490 esas, 2017/2932 karar sayılı kararında da belirtildiği üzere bu hususun fatura konusu malların teslimine karine teşkil ettiği, ve aksinin ispatlanamadığı anlaşılmıştır. Kaldı ki, basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunan davalının, hayatın olağan akışına göre teslim almadığı faturaya konu mallara ilişkin bildirimde bulunmaması gerekmekte olup davalı tam tersine uyuşmazlık dönemine ilişkin davacı adına davacı kayıtları ile örtüşecek şekilde Ba formuyla vergi dairesine bildirimde bulunmuştur. Bu itibarla da taraflar arasındaki akdi ilişkinin varlığı ve mal teslimi yönündeki davacı iddiaları kanıtlanmıştır.
Tüm bu açıklamalar, HMK'nın 222 . Maddesi ve belirtilen Yargıtay kararları ışığında tüm ödemeler düşüldükten sonra davanın kısmen kabulüne ve takibin 322.400,00 TL asıl alacak üzerine davalı temerrüte düşürülmediğinden birikmiş faiz olmaksızın devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren takip talebindeki miktarı aşmamak üzere avans faizi işletilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE, Davalının Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında yaptığı itirazın iptali ile takibin işlemiş faiz olmaksızın 322.400,00 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-322.400,00 TL asıl alacak üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 22.023,15 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 4.106,22 TL harcın mahsubu ile bakiye 17.916,93 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 3.000,00 TL'nin, 2.844,80 TL sinin davalıdan, 155,20 TL sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yatırılan 4.106,22 TL peşin harç, 427,60 TL başvuru harcı, 60,80 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 4.594,62 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından sarf edilen 8.000,00 TL bilirkişi ücreti, 62,00 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 8.062,00 TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranına göre takdir edilen 7.644,93 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davanın kabul oranına göre takdir ve hesap edilen 51.584,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davanın red oranına göre takdir ve hesap edilen 17.588,47 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 10/12/2024
Katip Hakim
e-imza e-imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.