Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/418
2024/1348
10 Aralık 2024
T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/418 Esas - 2024/1348
T.C.
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2024/418 Esas
KARAR NO : 2024/1348 Karar
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 01/04/2024
KARAR TARİHİ: 10/12/2024
K. YAZIM TARİHİ: 07/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :
Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle ; Müvekkil ile davalı şirket arasında 20.04.2022 tarihinde 1 adet 20 kN kapasiteli ... Test Cihazı satın alınması için sözleşme imzalandığını, sözleşmeye göre fiyatlar Euro cinsinden verildiğini, cihazın ücretinin %10'unun siparişte avans olarak ödeneceği, kalan ödemenin ise cihazın sevkiyatı ile yapılacağı şeklinde anlaşıldığını, Sözleşmenin 6.000 € olduğunu, %10'u olan 600 €'nun 26.04.2022 tarihinde MB döviz alış kuru 15,8262 üzerinden 9.495,72 TL olarak davalı şirkete ödendiğini, Sözleşmeye göre cihazın siparişe istinaden 6-8 hafta arasında yapılacağının belirtildği ancak cihazın halen yapılıp müvekkil şirkete teslim edilmediğini, davalının cihazı teslim edecekleri yönünde beyanlarla müvekkili oyaladığını, daha sonra müvekkil şirketin ödediği 600 € avansı iade edeceğini belirtildiğini, Davalının 23.08.2023 tarihinde 9.465,72 TL iade ettiğini, ancak 23.08.2023 tarihinde o günün MB döviz alış kuru 29,6274 TL olduğunu, 600X29,6274-17.776,44 TL davalının iade etmesi gerektiğini, 8.280,72 TL eksik ödeme yapıldığını, 8.280,72 TL'nin 23.08.2023 tarihindeki Euro olarak değeri 279,50 Euro olduğunu, 279,50 Euro'nun fiili ödeme tarihindeki MB döviz alış kuru üzerinden TL karşılığının 23.08.2023 tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte müvekkile ödenmesi gerektiğini, Sözleşmenin davalı şirket tarafından taahhüt edilen tarihte yerine getirilmemesi nedeniyle ikame etmek için başka bir şirkete ilgili cihazı ürettirmek için 28.03.2024 tarihinde teklif aldığını, cihazın üretimi için ödemesi gereken bedel 10.500 € olduğunu, 4.500 €'nun davalı şirket tarafından müvekkile ödenmesi gerektiğini, Sayın Mahkemenizce, üretime ve teklife konu | adet 20 kN kapasiteli ... Test Cihazı'nın güncel rayiç bedeli için emsal araştırması yapılmasını ve bu konuda bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, Teklif tarihi 28.03.2024 MB döviz alış kuru 34,8285 üzerinden fiyat farkının 4.500X34,8285-156.728,25 TL olduğunu, teklifin 28.04.2024 tarihine dek geçerli olduğunu beyanla davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 19 Nisan 2022 tarihli ve 31814 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ ile mezkur Tebliğin 8 inci maddesinin dokuzuncu fıkrasının sonuna “Ancak sözleşme konusu ödeme yükümlülüklerinin Türk parası cinsinden yerine getirilmesi ve kabul edilmesi zorunludur.” cümlesi eklendiğini, sözleşme konusu ödeme yükümlülüklerinin Türk parası cinsinden yerine getirilmesi ve kabul edilmesi zorunlu hale geldiğini, bu nedenle, her ne kadar döviz üzerinden sözleşme kurulabilecek ise de ödemelerin Türk lirası cinsinden yapılması yasal zorunluluk olduğunu, iade edilen bedelin doğru ve tam olarak iade edildiğini, Müvekkil şirketin teklif formunda bahsi geçen ürün ile davacının fiyat teklifini sunduğu ürün birebir aynı ürün olmadığını, ürünlerin hem teknik özellikleri hem de satım şartlarının farklı olduğunu, dava dışı firma tarafından verilen teklifte 2 adet aksesuar da dahil edilerek fiyat verildiğini, ürünlerin fiyatının farklı olmasının doğal olduğunu, ayrıca, davacının başka bir firma üzerinden benzer ürünü aldığını iddia etmiş ise de sadece fiyat teklifi sunduğunu, ürünün satın alındığına dair herhangi bir fatura veya irsaliye sunulmadığını, Müvekkili firma tarafından fiyat teklifi sunulan ürün ile davacının dava dışı firmadan aldığı fiyat teklifi arasında esaslı farklılıklar vardı ki bu farklar fiyat farkının oluşmasına sebep olması muhtemeldir. Şöyle ki, müvekkili şirketin teklifinde sadece ana cihaz fiyat için teklif verilmiş olup, Davacının müvekkil şirketin fiyat teklifinden yaklaşık 2 yıl sonra, dava dışı firmadan teklif almasının makineye ihtiyacının acil, samimi ve zorunlu olmadığını gösterdiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Tarafların ticaret sicil kayıtları, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı.
Bilirkişi raporunda özetle; Taraflar arasındaki sözleşmenin Euro üzerinden olduğu ve ön ödemedeki Euro tutarının o günkü kurdan Türk Lirasına çevrilerek yapıldığı, Davacı ... A.Ş.'nin davalı ... Şti.'ye 599,86 Euro ön ödeme yaptığı, davalı tarafından 321,85 Euro'sunun iade edildiği, eksik iade edilen ön ödeme tutarından kaynaklı 278,00 Euro alacaklı olduğu, Takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere sözleşmeye göre en geç 21.06.2022 tarihinde teslim edilmesi gereken ürünün 04.08.2023 tarihinde (409 gün sonra) hala teslim edilmemesi sebebiyle sözleşmenin feshinin haklı olduğu, Davacı ... A.Ş.'nin davalı ... Şti.'den davaya konu ürünün dava dışı firmadan satın alındığına dair kanıtlayıcı belge sunmadığından fiyat farkı yönünden alacaklı olmadığı, Sayın Mahkemenin fiyat farkı yönünden incelemenin tekliflerin karşılaştırılması ile yapılması hususunda karar kurması durumunda dosyaya bir Makine Mühendisi bilirkişi eklenmesinin uygun olabileceği hususunu bildirmiştir.
GEREKÇE :
Dava, özel üretim cihaz yapımından kaynaklı düzenlenen sözleşme gereği teslim yapılmadığı iddiasıyla sözleşmeden dönme ve davalı tarafından ödenen ön ödeme bedelinin kur farkı alacağı ve menfi zararın tazmini talebine ilişkindir.
Menfi (olumsuz) zarar ise; uygulanacağına ve yerine getirileceğine inanılan bir sözleşmenin yerine getirilmemesi sonucu güvenin boşa çıkması nedeniyle uğranılan, sözleşme yapılmasaydı uğranılmayacak olan zarardır. Hangi zarar kalemlerinin menfi zarar kabul edilebileceğinin YHGK'nun emsal nitelikteki 12.05.2010 tarihli 2010/14-244 E. 2010/260 K numaralı ilamında ifade edildiğini, gerçekleştiği iddia edilen menfi zarar miktarının belirlenmesinin uyandırılan güven olgusuyla uygun nedensellik bağı içinde bulunan malvarlığı kayıplarının tespitine bağlı olduğunu, bu kapsamda amaçlanan sözleşmenin hüküm ifade edeceği yönünde uyandırılan güvenle bağlantısı bulunmadığı anlaşılan zararların menfi zarar kapsamına dahil olmadığını; Bu tarzdaki kayıpların karşılanması, menfi zararı tazmin yükümlülüğünün var oluş sebebine aykırı olduğunu, bu nedenle menfi zararın miktarını hesaplarken, tazminat yükümlüsünü, yol açmadığı zararlardan da sorumlu tutacak bir eğilimden kaçınmak gerektiğini, aksi hâlde menfi zararın, sorumluluk hukukuna hâkim olan zararı giderme gayesinin çok ötesine giden ucu bucağı açık bir sorumluluk rejimine dönüşmüş olacaktır. (ERGÜNE, Mehmet Serkan, Olumsuz Zarar, Beta Yayınları, İstanbul, 2008, s.292 vd.). Menfi zarar yönünden elverişli, kaçırılan herhangi bir fırsat bulunmadığını, menfi zararlar kapsamında değerlendirilmesi gereken en önemli hususun kaçırılan fırsatın bulunup bulunmadığı olduğunu, konuya müteallik YHGK'nun emsal niteliğindeki 17/01/1990 Tarih 1989/13-392 E. - 1990/1 K. sayılı kararına göre kaçırılan fırsatın belirlenmesinde, sözleşmenin akdedildiği tarihlerde başka bir kişinin verdiği en yakın teklif yahut teklif yoksa sözleşme tarihinde en yakın alınabilecek teklif/rayiç değer üzerinden belirlenen fiyat kriterlerinin dikkate alındığını, sözleşme tarihine en yakın alınabilecek teklif belirlenirken makul sürenin sözleşmeye konu malın piyasasının olup olmadığı ve akabinde varsa piyasa değerinin dikkate alınması gerektiğini, konuya ilişkin Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 05.07.2006 tarihli ve 2006/13-499 E. - 2006/507 K. Sayılı kararının örnek olarak verilebileceğini, somut olayda davacı şirket 599,86 Euro ön ödeme yaptığı, davalı tarafından 321,85 Euro'sunun iade edildiği, eksik iade edilen ön ödeme tutarından kaynaklı davacının 278,00 Euro alacaklı olduğu bu kapsamda 278,00Euronun fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, hüküm altına alınan alacağın ödeme tarihindeki TL karşılığı üzerinden 23/08/2023 tarihinden itibaren ticari faiz işletilmesine, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir. Dava tarihindeki (1 euro: 34,6457TL olduğu, 278,00EURO 9.631,50TL olduğu fakat davacının ön ödeme kur farkı alacak talebinin 8.280,72TLolduğundan kabul edilen dava değeri 8.280,72 TL üzerinden hesaplama yapılmıştır.) Malın teslim edilmemesi sebebiyle uğranılan menfi zararı bulunduğuna yönelik kaçırılan fırsatın belirlenmesinde, sözleşmenin akdedildiği tarihlerde başka bir kişinin verdiği en yakın teklif yahut teklif yoksa sözleşme tarihinde en yakın alınabilecek teklif/rayiç değer üzerinden cihaz alımı gerçekleştirip gerçekleştirmediğine yönelik kaçırdığı fırsat olduğuna yönelik bilgi ve belge dosyaya sunmadığı ispatlanamadığından menfi zarar kapsamında talep ettiği aşkın zarar talebinin ispatlanamaması nedeniyle reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
DAVANIN KISMEN KABUL, KISMEN REDDİNE,
1-278,00Euronun fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, hüküm altına alınan alacağın ödeme tarihindeki TL karşılığı üzerinden 23/08/2023 tarihinden itibaren ticari faiz işletilmesine, fazlaya dair istemin reddine,
2-Alınması gereken 565,66 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 2.817,95 TL harcın mahsubu ile fazla yatırıldığı anlaşılan 2.252,29 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 3.600,00TL'nin kabul oranına göre hesaplanan 180,66 TL'sinin davalıdan, 3.419,34 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yatırılan 565,66 TL peşin harç, 427,60TL başvuru harcı, 60,80TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.054,06 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Davacı tarafından sarf edilen 172,00 TL tebligat ve posta gideri ile 3.000,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.172,00 0TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre hesap edilen 159,18 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, artan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
4-Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT madde 13/2 gereğince davanın kabul oranına göre takdir ve hesap edilen 8.280,72 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
5-Davalının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT madde 13/3 gereğince davanın red oranına göre takdir ve hesap edilen 8.280,72 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
6-Kararın talep halinde taraflara tebliğine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.10/12/2024
Katip Hakim
e-imza e-imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.