mahkeme 2024/1415 E. 2025/372 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/1415
2025/372
8 Nisan 2025
T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/1415 Esas - 2025/372
T.C.
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2024/1415 Esas
KARAR NO : 2025/372
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/12/2024
KARAR TARİHİ: 08/04/2025
K. YAZIM TARİHİ: 02/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ve karşı taraf arasında yapılan ticari mal alım - satımında, müvekkili tarafından karşı tarafa farklı zamanlarda ve farklı tutarlarda inşaat malzemesi satışı yapıldığını ve yapılan satışların faturalarının düzenlendiğini, malların teslimi yapıldığı halde bir takım faturalara ilişkin kısmi ödeme yapılmış ise de fatura bedellerinin tamamının ödenmediğini, malların bedelinin ödemesi yapılmadığı gibi malların iadesinin de yapılmadığını, davalı borçlu tarafça hukuka aykırı şekilde 31/08/2024 geçmiş tarihli 3 adet iade e-faturanın 08.09.2024 tarihinde oluşturularak müvekkiline tebliğ edildiğini, müvekkilinin kendisine ait tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini, karşı tarafa eksiksiz şekilde malları teslim ettiğini, dolayısıyla karşı tarafça düzenlenen söz konusu iade faturalarının hiçbir hukuki dayanağı bulunmadığını, bu nedenle taraflarınca bu alacaklarının tahsili amacıyla Beypazarı İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını ancak davalının haksız ve kötü niyetli itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin de anlaşamama ile sonuçlandığını beyan ederek, davalının Beypazarı İcra Dairesinin ... Esas sayılı ilamsız icra takibi kapsamında, davacı/alacaklı müvekkili tarafından talep edilen 535.921,98 TL asıl alacak, 88.559,44 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 624.481,42 TL alacak ve tüm fer'ileri için davalı tarafça yapılmış haksız itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı ...ın adresinin, "... Mah. ... Cad. No:... .../...", Davalı ...'in adresinin ise "... Mah. ... Sk. No:... .../..." olduğunu, her iki taraf da tacir olup aralarında herhangi bir yetki sözleşmesi de bulunmadığını, bu durumda yetkili yersı ... İcra Dairesi ve Mahkemeleri olduğunu, davacı tarafça Beypazarı İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine, taraflarınca 20/09/2024 tarihinde söz konusu takibin yetki, asıl ve fer'ilerine itiraz edildiğini, bu itiraz üzerine takibin durdurulduğunu, davacı tarafından dosyanın yetkili icra dairesine gönderilmesi talep edilmesi akabinde tarafımıza yeniden ödeme emri gönderilmesi gerekirken, davacı tarafça arabuluculuğa başvurulduğunu ve anlaşılamadığı için yine yetkisiz yer mahkemesi olan Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açıldığını, bu nedenlerle öncelikle yetkisiz icra dairesinde açılıp itiraz üzerine durdurulan icra takip dosyasına karşı yine yetkisiz yer mahkemesinde açılan davanın esasına girilmeden usulden reddine, aksi halde gerçeğe aykırı düzenlenen faturalar ile davalı hakkında yapılan haksız itirazın iptali davasının esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Beypazarı İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası, ticaret sicil kayıtları, vergi dairesi kayıtları, BA-BS formları ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE :
Dava, ilamsız icra takibine yönelik itirazın İİK'nun 67. maddesi gereğince iptali talebine ilişkindir.
Beypazarı İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takip dosyasının incelenmesinde; Davacı (alacaklı) vekili tarafından davalı (borçlu) aleyhine 11/09/2024 tarihli ödeme emri ile toplam 624.481,42 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 16/09/2024 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin 20/09/2024 tarihli dilekçeyle itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğu, eldeki davanın 03/12/2024 tarihinde yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Dosya arasına alınan Ankara Ticaret Sicili Müdürlüğünün 11/12/2024 tarihli yazısı ile, davacı ...'ın, 07/09/2007 tarihinden itibaren ...-... sicil numarası ile "... Mahallesi ... Cad. No:... .../..." adresinde faaliyet gösteren gerçek kişilere ait ticari işletme olduğu ve halen faal olduğu; davalı ...'in de 10/05/2016 tarihinden itibaren ... sicil numarası ile "... Mah. ... Sk. No:... .../..." adresinde faaliyet gösteren gerçek kişilere ait ticari işletme olduğu ve halen faal olduğu bildirilmiş, dolayısıyla tarafların tacir sıfatına haiz oldukları anlaşılmıştır.
Davalı borçlu tarafından icra takibine yapılan itirazda, icra müdürlüğünün yetkisine, borcun asıl ve fer'ilerine itiraz edildiği anlaşılmıştır.
İtirazın iptali davasının açılabilmesi için geçerli bir ilamsız icra takibinin yapılmış olması gerekir. Geçerli bir icra takibinden söz edebilmek için yetkili icra dairesinde yapılmış bir takibin bulunması gerekir. Şüphesiz kamu düzenine ilişkin bulunmayan hallerde icra dairesinin yetkili olup olmadığı hususu re'sen incelenemez. Somut olayda alacaklı- davacı tarafından girişilen icra takibine davalı - borçlu hem icra dairesinin yetkisine hem de borca süresinde itiraz etmiş, yapılan bu itiraz neticesinde icra takibi durmuştur. Açılan itirazın iptali davasında öncelikle icra dairesinin yetkisine yönelik itirazın incelenmesi gerekir. Çünkü yetkili icra dairesinde takip yapılması itirazın iptali davasının şartlarından biridir. İcra dairesinin yetkisiz olduğu sonucuna varıldığı taktirde dava şartı yokluğundan usulden red kararı verilmesi gerekir. Tüm bu yapılan açıklamalar çerçevesinde öncelikle icra dairesinin yetkisine yapılan itiraz 6100 sayılı HMK'nun yetkiye ilişkin hükümleri çerçevesinde incelenmiş, davalı borçlunun icra dairesinin yetkisine olan itirazı yerinde görülerek davacının itirazın iptali davasının, yetkili icra dairelerinde açılmış bir takip bulunmadığından ve borçlunun icra dosyasında yetkiye de itiraz ettiği gözetilerek, 6100 sayılı HMK'nun 114/2 ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın dava şartı yokluğundan reddine karar vermek gerekmekle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Usulüne uygun başlatılmış bir icra takibi bulunmadığından, davanın USULDEN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 6.029,80 TL harçtan mahsubu ile bakiye 5.414,40 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 6.300,00 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
4-Davalının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 08/04/2025
Katip Hakim
e-imza e-imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.