Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/922

Karar No

2024/998

Karar Tarihi

1 Ekim 2024

T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/894 Esas - 2024/976
T.C.
ANKARA BATI
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA

ESAS NO : 2023/894 Esas
KARAR NO : 2024/976

HAKİM :
KATİP :

DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
1-
2-
3-
VEKİLİ :

DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İcra Yoluyla Takipten Kaynaklanan Sıra Cetveline İtiraz)
DAVA TARİHİ : 28/08/2023
KARAR TARİHİ: 26/09/2024
K.YAZIM TARİHİ : 09/10/2024

Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili; dava dışı müflis şirket ile davacı idare arasında, Kamu İhale Kurumuna tabi ihaleler kapsamında sözleşmeler yapıldığını, bu sözleşmeler kapsamında çalışan ve hizmet akitleri feshedilen ..., ... ve ... tarafından İstanbul ... İş Mahkemesinde davalar açıldığını, yapılan yargılama sonunda davaların kısmen kabulüne karar verildiğini, mahkeme kararlarının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ..., ... ve ... sayılı dosyaları ile takibe konulması üzerine banka hesaplarından 296.153,78TL'nin tahsil edildiğini, tahsil edilen bu paranın 145.718,23TL'sinin borçlu firmanın teminat mektuplarından tahsil edildiğini, tahsil edilemeyen 150.435,55TL yönünden Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... iflas masasına alacak kaydı yapılması talebinde bulunulduğunu, talebin usul ve yasaya aykırı şekilde iflas idaresince reddedildiğini, davacı idaresin sözleşmeden ve genel hükümlerden kaynaklanan haklarından dolayı, halefiyet ilkesi gereğince müllis şirketten alacaklarının tahsil erme hakkına sahip olduğunu, Ankara Batı İcra Dairesinin ... iflas sayılı dosyasında iflas idare memurlarınca alacak kayıt talebinin redd karar verilmesi ile birlikte listenin 4. Sırasında değerlendirilmesine karar verildiğini, alacağın 4. Sırada değerlendirilmesine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, rücuen alacak talebinin genel alacak niteliğinde olmadığını, dava dışı işçilere ödenen işçilik alacak ve tazminatlarından kaynaklandığını, İİK 206. Maddesi gereği işçilik alçaklarından kaynaklanan rücu alacağının da birinci sıraya kaydedilmesi gerektiğini, Yargılay 6. Hukuk Dairesinin 2021/1973 Esas, 2022/810 karar sayılı ve 16.02.2022 tarihi kararı gerekçelerinin de bu yönde olduğunu beyan ederek, davanın kabulüne, iflas masasının bu alacağı ödemeye mahkum edilmesine, hatalı olarak düzenlenen sıra cetvelinin iptaline, davacı idare alacağının sıra cetvelince birinci sıra olarak düzenlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili; öncelikle hak düşürücü süre ve zaman aşımı itirazında bulunduklarını belirterek, davacı kurumun alacak kaydı başvurusu hakkında iflas idaresince verilen kararın yasaya uygun olduğunu, davacı tarafın alacağının gerçek bir hukuki ilişkiye dayandığını; taraflar arasındaki temel borç ilişkisini iflas tarihinden önce düzenlenmiş ve birbirini teyit eden usulüne uygun deliller ile ispatlaması gerektiğini, kayıt kabul davalarında, ispat yükünün kural olarak, hakkının tanınmasını isteyen davacı alacaklıda olduğunu, davacının, alacağının mevcudiyetini gerçek bir hukuki ilişkiye dayandığını sonradan düzenlenmesi mümkün olmayan ve birbirini doğrulayan delillerle ispatlaması gerektiğini, davacı kurumun; müvekkili müflise ödediği hak ediş ücretlerinin tamamını hangi alacak kalemine istinaden ödediğini açıklayan yazılı belge sunma yükümlülüğü altında olmasına rağmen, tek taraflı olarak hazırlanan ve içeriğine müdahale etme imkanının bulunmadığı ihale sözleşmeleri dışında, söz konusu ödemelere ait hiçbir yazılı delil ibraz etmeden dava dışı işçiye yapılan ödemenin sıra cetveline kayıt ve kabulünün talep edilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... iflas sayılı dosyası, İstanbul ... İş Mahkemesinin ...-...-... esas sayılı dava dosyaları, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ...-... ve ... esas sayılı dava dosyaları, 12/02/2024 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı.
Bilirkişi raporunda, iflas masasına kaydı gereken alacak miktarının 150.435,55TL olarak hesaplandığı, alacağın İcra ve İflas Kanunun 206. Maddesinin 1. sırasında kaydı konusundaki nihai takdirin mahkemeye ait olduğu, ödeme tarihleri iflas tarihinden sonra olduğundan, iflas tarihine kadar ayrıca faiz hesabı yapılmadığı belirtilmiştir.
GEREKÇE :
Dava, davacı tarafından dava dışı işçilere yapılan işçilik alacaklarının rücuen davalıdan tazmini talebine dayanan kurum alacağının davalı müflis şirketin iflas masasına kayıt ve kabulü ile 1. sıraya yazılması istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık, asıl işveren olan davacı tarafından dava dışı işçiler ..., ... ve ...'a ödenen işçilik alacaklarının taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmeleri kapsamında davalı müflis şirketten rücuen tahsilinin talep edilip edilemeyeceği hususundadır.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6. maddesinde, “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.” hükmü bulunmaktadır.
Dava konusu olayda da davacı ile davalı müflis şirket arasında alt işveren-asıl işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunu’ndan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, alt işverenle birlikte müteselsilen sorumludur. Burada kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işveren, dış ilişki itibariyle (dava dışı işçilere karşı) müseselsilen sorumludurlar. Bu düzenleme, işçi alacağının güvence altına alınması amacıyla yapılmış olup, sadece işçilere karşı bir sorumluluktur. Asıl ve alt işveren arasındaki ilişkide ise İş hukuku değil, Borçlar Kanunu ve sözleşme hukuku esas alınacağından, uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gereklidir.
Alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular, kendi aralarındaki iç ilişkide, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda bir anlaşma yapabilirler. Nitekim 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 167. maddesinde düzenlenen, “Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır.” şeklindeki hükümde de, müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları, ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceği de açıkça belirtilmiştir. İşte müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki iç ilişkide, bu konudaki sorumluluğun tamamen borçlulardan birine ait olacağı yönünde bir sözleşme yapılmış ise, tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme hükümleri kendilerini bağlayacağından, dış ilişkide kanundan doğan teselsül gereğince borcu ödemiş olan müteselsil borçlunun, ödediği miktarın iç ilişkide borcun nihai yükümlüsü olan borçludan rücuen tahsilini talep edebileceği kabul edilmelidir.
Taraf iddia ve savunmaları ile tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafça dava dışı işçilere yapılan ödemelerin kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti alacağı, yemek ücreti alacağı, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağına yönelik olduğu, kıdem tazminatından davalının dava dışı işçileri çalıştırdığı dönemle orantılı olarak davacıya karşı sorumlu olacağı, yıllık izinlerin kullanılmaması halinde ancak fesihle ücrete dönüşeceği, bu nedenle dava dışı işçilerin fesihle ücrete dönüşen yıllık izin ücretinden davalı yüklenici(alt işverenin) sorumlu olduğu, taraflar arasında tanzim edilen sözleşme ve eki şartnamelerdeki düzenlemeler gözetilerek davalı müflis şirketin, davacı tarafça dava dışı işçilere yapılan ödemelerin tamamından sorumlu olduğu kabul edilmiş, kesinleşen mahkeme kararları ile gerekçeli ve denetime elverişli 07/02/2024 tanzim tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda tespit edilen tutarlar üzerinden davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Davacı yan hüküm altına alınacak miktara ödeme tarihinden itibaren avans faizi işletilmesini talep etmişse de yapılan ödemelerin müflis şirketin iflas tarihinden sonra yapılmış olduğu görüldüğünden işlemiş faiz talebi yerinde görülmemiştir.
Davacı yan alacağın 1. Sıradan kasaya kabulünü talep etmişse de, hüküm altına alınan alacağın işçilik alacağı olmayıp taraflar arasındaki akdi ilişkiden kaynaklanan alacak olduğu, yasal düzenlemenin işçiyi koruma amaçlı getirildiği, davacının işçi olmadığı ve alacağının işçilik alacağı olarak nitelenemeyeceği kabul edilerek 4. Sıradan masaya kayıt ve kabulüne karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN KABULÜ İLE, 150.435,55TL rücuen işçilik alacağının Ankara Batı İcra Dairesinin ... iflas sayılı dosyasında iflas masasına 4. Sıradan kayıt ve kabulüne,
2-Alınması gereken 427,60TL karar ve ilam harcından peşin alınan 269,85TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yatırılan 269,85TL peşin harç, 269,85TL başvuru harcı, 38,40TL vekalet harcı olmak üzere toplam 578,10TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Davacı tarafından sarf edilen 259,00TL tebligat ve posta gideri ile 2.500,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.759,00TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
4-Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince takdir ve hesap edilen 17.900,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 26/09/2024

Katip Hakim
e-imzalı e-imzalı

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim