mahkeme 2023/1178 E. 2024/388 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/1178
2024/388
16 Nisan 2024
T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/1178 Esas - 2024/388
T.C.
ANKARA BATI
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2023/1178 Esas
KARAR NO : 2024/388
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/08/2023
KARAR TARİHİ: 16/04/2024
K.YAZIM TARİHİ: 24/04/2024
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili; müvekkili ve davalı arasında 23.01.2023 tarihinde adi ortaklık sözleşmesi imzalandığını, 23.01.2023 tarihli adi ortaklık sözleşmesine göre "... ... trafiğine kayıtlı ... plakalı ticari taksi ... ve ... tarafından %50 ortak olarak alınmıştır. Bedelin ödenmesi için ... Kooperatifinden kredi kullanılmıştır. Kredi kullanım esaslarına göre aracın %100 ' ü ... adına tescil ettirilmiştir. Aracın kasası ... model ... marka, ... modeldir. Araç kasası ...'a aittir. Plaka ise %50 ..., %50 ...'a aittir. Araç plakası prim yapıp yeni kasa takılacağı zaman yeni aracın kasa bedeli %50 oranında ortak ödenecektir." denmek suretiyle ortaklık şartlarının belirlendiğini, 23.01.2023 tarihli sözleşme hükümleri kapsamınca kullanılan ... Kooperatifi kredisi davalı ... adına kullanıldığını, kredinin kefili olarak ise müvekkilin kredi sözleşmesine imza attığını, aracın alımı öncesi araç satışını yapan, ...'da bulunan ... isimli iş yeri yetkilisi ...'ın alacaklı olarak belirtildiği 475.000,00TL bedelli teminat senedinde dahi müvekkilin kefil olarak belirtildiğini, ... plaka numaralı ticari taksinin ortaklar tarafından yatırım amaçlı olarak kredi kullanmak suretiyle satın alındığını, her ne kadar müvekkil üzerine düşen edimleri eksiksiz olarak ifa etmiş olsa da davalı yanın haksız ve hukuksuz bir şekilde sürekli olarak müvekkili rahatsız etmekte, atılan mesajlar ve yapılan aramalar ile "Nasıl olsa araç bizim adımıza tescilli sana hiçbir şey çıkmaz..." şeklinde söylemler ile müvekkilin sözlü olarak baskı altına alınmaya çalışıldığını, davalı yanın tescilin kendi adına yapılmış olmasının vermiş olduğu güven ile hareket etmekte ve müvekkili yok saydığını, bu durumun tarafların birbirine güvenmesini ve ortaklığın devam ettirilmesini artık imkansız hale getirdiğini belirterek adi ortaklık sözleşmesinin feshine ve tasfiyesine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00TL olmak üzere adi ortaklığın tasfiyesinden doğan alacaklarının mahkemece tespiti ile belirsiz alacak olarak dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili; görev itirazında bulunduklarını belirterek, taraflar arasında geçerli bir adi ortaklık sözleşmesi kurulmadığını, adi ortaklık sözleşmesi kurulduğunun kabul edilmesi halinde dahi davacının talepleri hukuka aykırı olduğunu, davacı taraf adi ortaklık sözleşmesinde yer alan edimlerini yerine getirmediğini, çıkan veya çıkarılan ortak katılım payı olarak bir şeyin mülkiyetini getirmişse, o şey üzerinde diğer ortaklarla birlikte elbirliği halinde malik olduğundan, tekrar tam mülkiyet iddiasında bulunamayacağını, ancak tasfiye payının parasal değerini isteyebileceğini, tasfiye payının değeri, çıkma veya çıkarılmanın hüküm ve sonuç doğurduğu andaki değerine göre belirlenir, hesap döneminin bitimi anına göre belirlenmeyeceğini, tasfiye payının hesaplanması halinde araç kasasının davacı tarafta olduğunu ve sözleşmenin kurulma anından itibaren araçtan yarar sağladığı göz önüne alındığında bu bedelin hesaplanacak bedelden mahsup edilmesi gerektiğini, aksi halde ilgili hesaplanacak bedel davacı tarafın sebepsiz zenginleşmesine sebebiyet vereceğini, zarara uğrayan tarafın davalı müvekkili olmakla birlikte davacı tarafından haksız menfaat sağlanmakta olduğunu beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
... Bankası ve ... Bankası kayıtları, davalının ... Kooperatifinden kullandığı krediye ilişkin belgeler, taraflar arasında düzenlenen protokol, davalının vergi dairesi kayıtları ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE :
Dava, taraflar arasında düzenlenen adi ortaklık sözleşmesinin feshi ve tasfiyesi ile adi ortaklık tasfiyesinden doğan alacakların tespiti istemine ilişkindir.
Kızılcahamam Asliye Hukuk Mahkemesinin ...E-... K sayılı ilamı ile görevsizlik kararı verilerek mahkememize gönderilen dava dosyası mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilmiştir.
30/06/2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6335 sayılı Kanunla, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda değişiklik yapılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 5. maddesinde yapılan değişiklikle, Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer mahkemeler arasındaki ilişki görev ilişkisine dönüştürülmüştür.
Göreve ilişkin kurallar, dava şartıdır. (HMK m.114/1-c) Mahkeme, dava şartlarının yerinde olup olmadığını yargılamanın her aşamasında gözetir. Bu nedenle somut uyuşmazlıkta mahkememizin görevli olup olmadığı hususu re’sen değerlendirilmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemeleri’nin görev kapsamına giren ticari davaların neler olduğu 6102 sayılı TTK'nun 4. maddesinde belirlenmiştir.Buna göre:
a-TTK 4/1 maddesinde altı bent halinde sayılan hususlardan doğan davalar,
b-Özel kanun hükümleri gereği ticari sayılan davalar, (Kooperatifler Kanunu madde 99 gibi)
c-Her iki tarafında ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan davalar ticari dava sayılır ve Asliye Ticaret Mahkemesinin görev sahasına girer.
Eldeki dava; taraflar arasında düzenlenen adi ortaklık sözleşmesinin feshi ve tasfiyesi ile adi ortaklık tasfiyesinden doğan alacakların tespiti istemine ilişkindir. Mahkememizce, ilgili vergi dairesi müdürlüğü ile yapılan yazışma sonucunda davalının ... Mal Müdürlüğü'nde mükellefiyet kaydının bulunduğu, yapılan ikinci yazışma neticesinde davalının esnaf işletmesini aşar düzeyde gelir elde etmediği, bu sebeple faaliyetinin esnaf işletmesi sınırında kaldığı ve tacir olmadığı anlaşılmıştır. Adi ortaklık sözleşmesine ilişkin hükümler TBK'nın 620 vedevamı maddelerinde düzenlendiğinden eldeki dava mutlak ticari dava niteliğinde de değildir. Diğer taraftan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Bu bağlamda, adi ortaklık sözleşmesinin feshi ve tasfiyesi ile adi ortaklık tasfiyesinden doğan alacakların tespiti istemine ilişkin işbu uyuşmazlığa bakma görevi genel mahkemeler olan Asliye Hukuk Mahkemelerine aittir. 6100 sayılı HMK’nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğu dikkate alınarak davanın usulden reddine karar verilmiştir. Davanı ilk olarak Kızılcahamam Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açıldığı ve görevsizlik kararının Kızılcaham Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verildiği, bu itibarla mahkememizce verilen kararın karşı görevsizlik kararı olduğu ve yargı yerinin belirlenmesi için Ankara Bölge Adliye Mahkemesi'nin ilgili Hukuk Dairesi'ne gönderilmesi gerektiği, sehven görevli mahkemenin Ankara Batı Asliye Hukuk Mahkemesi olarak belirtildiği anlaşılmakla maddi hatanın tashih şerhi düşülerek düzeltilmesine ve görevli mahkemenin Kızılcahamam Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna, yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi'nin ilgili Hukuk Dairesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan HMK'nun 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca DAVANIN USULDEN REDDİNE,
2-Yasal sürede başvurulması halinde dosyanın görevli Ankara Batı Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
3-HMK'nun 331/2 madde gereğince süresi içerisinde müracaat yapıldığı takdirde yargılama giderlerine gönderilen mahkemece dikkate alınmasına,
4-Kararın kesinleşmesinden itibaren HMK'nun 20/1-son cümle gereği dosyanın iki haftalık süre içerisinde görevli mahkemeye gönderilmesinin istenilmemesi halinde DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verilmesi için dosyanın yeniden ele alınmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere (kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle istinaf kanun yoluna başvurulabileceği, istinaf incelemesinin Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi tarafından yapılacağı) karar verildi. 16/04/2024
Katip Hakim
e-imzalı e-imzalı
TASHİH ŞERHİ
Mahkememizin 16/04/2024 tarih ve 2023/1178 esas, 2024/388 karar sayılı kararında Asliye Hukuk Mahkemesine görevsizlik kararı verildiği, dosyanın ilk olarak Kızılcahamam Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açıldığı ve görevsizlik kararının Kızılcaham Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verildiği, bu itibarla mahkememizce verilen kararın karşı görevsizlik kararı olduğu ve yargı yerinin belirlenmesi için Ankara Bölge Adliye Mahkemesi'nin ilgili Hukuk Dairesi'ne gönderilmesi gerektiği sehven görevli mahkemenin Ankara Batı Asliye Hukuk Mahkemesi olarak belirtildiği anlaşılmakla;
"1-Göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan HMK'nun 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca DAVANIN USULDEN REDDİNE,
2-Yasal sürede başvurulması halinde dosyanın görevli Ankara Batı Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
3-HMK'nun 331/2 madde gereğince süresi içerisinde müracaat yapıldığı takdirde yargılama giderlerine gönderilen mahkemece dikkate alınmasına,
4-Kararın kesinleşmesinden itibaren HMK'nun 20/1-son cümle gereği dosyanın iki haftalık süre içerisinde görevli mahkemeye gönderilmesinin istenilmemesi halinde DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verilmesi için dosyanın yeniden ele alınmasına," şeklinde olan hükmün,
"1-Göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan 6100 Sayılı HMK'nun 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine, görevli mahkemenin Kızılcahamam Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna,
2-Karar istinaf edilmeksizin kesinleştiği takdirde mahkememiz ile Kızılcahamam Asliye Hukuk Mahkemesi arasında olumsuz görev uyuşmazlığı oluştuğundan görevli mahkemenin belirlenmesi (merci tayini) için dosyanın ilgili Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine gönderilmesine,
3-Yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine," şeklinde tashihi ile maddi hatanın bu şekilde düzeltilmesine karar verildi. 24/04/2024
Katip Hakim
e-imzalı e-imzalı
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.