mahkeme 2022/220 E. 2024/379 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/220

Karar No

2024/379

Karar Tarihi

16 Nisan 2024

T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/220 Esas - 2024/379
T.C.
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA

ESAS NO : 2022/220 Esas
KARAR NO : 2024/379

HAKİM :
KATİP :

DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :

DAVA : İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/02/2022
KARAR TARİHİ: 16/04/2024
K. YAZIM TARİHİ: 30/04/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı sigortalı ... A.Ş.'nin iş yeri olarak kullandığı ... Mah. ... Cad. No:... .../... adresindeki iş yerinde 19.04.2021 tarihinde çıkan yangın sonucu meydana gelen hasar masraflarının davacı müvekkili sigorta şirketi tarafından ödendiğini, meydana gelen olayda, davacı müvekkili sigorta şirketine sigortalı iş yerinin kusursuz olması nedeni ile davacı sigorta şirketinin TTK. 1472 md. uyarınca ödemiş olduğu tazminatı rücu hakkı doğduğunu, bu sebeple Ankara Batı İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, ancak davalı yanın itirazı üzerine takibin durdurulduğunu beyan ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasındaki haksız ve yasal dayanaktan yoksun itirazının iptali ile takibin devamına, davacı müvekkili şirket lehine %20'den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; olayın meydana gelmesinde müvekkiline yüklenecek herhangi bir kusur ya da sorumluluk bulunmadığını, Davacı tarafça yangının neden çıktığı ile ilgili hiçbir bildirimde bulunulmadığını, yangın dolayısıyla kusurun neden Müvekkile yöneltildiğine ilişkin gerek dava dilekçesinde ve gerekse önceki yazışmalarda hiçbir açıklama yapılmadığını, Müvekkiline olay tarihine ilişkin arıza bildiriminde bulunulmadığını, sonrasında da Firma tarafından hiçbir başvuru olmadığını, olay tarihinde elektrikte herhangi bir voltaj dalgalanması olmadığını, ancak olası bir voltaj dalgalanmasından da Müvekkilinin sorumlu olmadığını, zira Müvekkilinin, Bölge elektriğini dava dışı ... A.Ş.'den satın alarak sanayicilere dağıtımını yaptığını, Dolayısıyla herhangi bir voltaj dalgalanması, yahut kalitesiz elektrik verilmesi söz konusu ise sorumluluğun Müvekkili Bölgeye değil, elektriği tedarik edilen ... A.Ş. Firmasına ait olduğunu beyan ederek haksız davanın reddi ile davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası, sigorta poliçesi, hasar dosyası, yangın raporu, 01/06/2023, 03/10/2023 ve 05/02/2024 tarihli bilirkişi raporları ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE :
Dava, yangın sigortası nedeniyle ödenen bedelin, davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Davacı sigorta şirketi sigortalısına sigorta poliçesi kapsamında ödediği bedelin, zararın ortaya çıkmasında davalının kusuru bulunduğundan bahisle TKK 1472.maddesi hükümleri gereğince rücuen tahsilini talep etmektedir.
Taraf iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi amacıyla yangın uzmanı ve sigorta eksperinden oluşan bilirkişi heyetinden alınan 01/06/2023 tarihli raporda özetle; "...Dosyada bulunan mevcut belgeler ve bilgiler doğrultusunda; ... Mah. ... Cad. No:... .../... adresindeki ... A.Ş.'nin adresteki binanın 7 katlı iş yeri olduğu, işyerinin 1. katında bulunan enerji odasındaki panonun içerisinde bulunan elektrik kablolarının kısa devre yaparak kablo izolelerini tutuşturarak yaktığ,ı yangının da bu şekilde çıktığının rapor edildiği, yangının çıkış yeri olarak pano tespiti yapıldığı ancak meydana gelen yangının çıkış nedeninin tespiti yapılmadığından kusurun tespitinin mümkün olmadığı, TTK.'nun 1472. Maddesinde halefiyet ilkesi gereğince davacı sigorta şirketinin ödediği tazminat bedeli nispetinde sigortalısının haklarına halef olduğu, Davacı sigorta şirketinin kanundan doğan rücu hakkını kullanabilmesi için öncelikle gerçekleşen zarardan kimin/kimlerin sorumlu bulunduğu hususunun belirlenmesi gerektiği..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
İş bu rapora taraf vekillerince itiraz edilmesi üzerine dosya yeni bir yangın uzmanı bilirkişiye tevdii edilmiş, düzenlenen 03/10/2023 tarihli raporda özetle; "...Dosya içinde bulunan belgelerin incelenmesi neticesinde yangının 2021 yılında meydana geldiği, yerinde keşif yapılmadan dosya üzerinden inceleme yapıldığı ve dolayısıyla dosya üzerinden kanaate varılmaya çalışıldığı sabittir. Ancak yangın olaylarında yerinde inceleme yapılması; hatta yangın devam ederken bu incelemenin yapılması doğru ve geçerli bir tespit yapılması açısından hayati derecede önemlidir. Bu nedenle sadece dosya içinde bulunan yangın raporu ve diğer bilirkişilerin görüşlerine iştirak etme durumunda kalınmıştır. Yerinde inceleme yapılmadan kanaat belirtmek zor olsa da ... A.Ş. firmasının yangının başlaması konusunda kusuru olduğu düşünülmemektedir. Çünkü ... A.Ş. işyerini yangına karşı; Yangın Raporunda belirtildiği üzere FM 200 gazı ile koruma altına almaya çalışmış ve yangın meydana geldiğinde bu sistem devreye girerek yangının yayılmasını önlemiştir. Ancak Organize Sanayi bölgesinde akımın yüksek ya da alçak gelmesi ... A.Ş.'nin kontrolünde olan bir durum değildir. Yukarıda Ekspertiz raporunda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere bu konunun tespiti yapılmamıştır. Sonuç olarak yangın konusunda yerinde keşif yapılmadığından adaletli bir kusur dağılımı yapmak mümkün değildir. Sigorta hukuku açısından da konu uzmanlık alanım dışında olduğundan görüş bildirmek doğru olmayacaktır..." şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Taraflarca bu rapora da itiraz edilmesi üzerine dosya yerinde inceleme yapılarak nihai raporunu sunması için yeniden yangın uzmanı bilirkişiye tevdii edilmiş, bilirkişi tarafından düzen 05/02/2024 tarihli ek raporda özetle; yangın olayının üzerinden 2 yıl gibi bir zaman geçtiği, tarafın ticari hayatına devam edebilmek adına gerekli tamir ve tadilat işlerini yaptırmış olacağı hususu göz önüne alındığında, olay tarihinden 2 yıl sonra yerinde inceleme yapılmasının davaya hiçbir katkısı olmayacağı belirtilerek, kök raporda herhangi bir değişiklik yapılmadığı bildirilmiştir.
Mahkememizce Organize Sanayi Bölgesine müzekkere yazılarak, olay tarihinde elektrik hatlarında bir dalgalanma olup olmadığı hususu sorulmuş, 12/03/2024 tarihli cevabi yazıda, 19/04/2021 tarihli sistem kayıtlarında elektrik hatlarında dalgalanma olduğuna dair bir kayıt bulunmadığı bildirilmiştir.
Toplanan deliller, kayıt ve belgeler, usul ve yasaya uygun olarak alınan denetlenebilir bilirkişi raporları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek; dosya kapsamına sunulan ve mahkememizce celp edilen delillerle ve farklı bilirkişilerce alınan teknik değerlendirme içeren raporlarla davalının kusurunun bulunduğu ispat yükü üstünde olan davacı tarafından ispatlanamamış olduğundan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Davalının kötüniyet tazminatı talebi değerlendirildiğinde, kötüniyet tazminatı takibe girişmekte kötüniyetli bulunduğu borçlu tarafından açıkça kanıtlanmış olan, ya da öyle olduğu ayrıca kanıtlanmasına gerek bulunmaksızın dosya kapsamından açıkça anlaşılabilen alacaklıya yönelik bir yaptırım niteliğindedir. Alacaklının anılan tazminata mahkum edilebilmesi açıkça takibin kötüniyetle yapılmış olması koşuluna bağlanmıştır. Alacaklının icra takibini kötüniyetli olarak yaptığı hususu, borçlu tarafından kanıtlanmalıdır. Öğreti ve Yargıtay uygulamasına göre alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu halde icra takibine girişen alacaklı kötüniyetli kabul edilir. Bu nedenle davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilme şartları oluşmamıştır.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına,
3-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 1.079,19 TL harçtan mahsubu ile bakiye 651,59 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 1.295,59 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
5-Davalının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 16/04/2024

Katip Hakim
e-imza e-imza

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim