Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2025/344

Karar No

2026/94

Karar Tarihi

3 Şubat 2026

T.C. Ankara Batı 1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/344 Esas - 2026/94
T.C.
ANKARA BATI
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA

ESAS NO : 2025/344
KARAR NO: 2026/94

HAKİM :
KATİP :

DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALILAR:
VEKİLİ :
VEKİLİ :

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/03/2025
KARAR TARİHİ : 03/02/2026
K.YAZIM TARİHİ : 05/03/2026

Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili; 21.01.2025 tarihinde, davalı ... Sigorta A.Ş.'ne trafik sigorta poliçesiyle sigortalı .... plakalı araç sürücüsü ...'nın kusurlu olarak davacı ....'e ait .... plakalı araca çarparak davacıya ait aracın hasardan kaynaklı değer kaybına uğramasına neden olduğunu, davacının tamir süresi boyunca aracından yoksun kalınmasına da neden olunduğunu belirterek, davalılardan şimdilik kaydıyla 50,00TL değer kaybı ile davalı....'dan da yine şimdilik kaydıyla 50,00TL de araç mahrumiyet kaybının tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 11/11/2025 tarihli dilekçe ile bedel artırım talebinde bulunmuş ve değer kaybı tazminatı talebini 11.807,83TL'ye, araç mahrumiyet bedeli talebini 12.810,00TL'ye artırmıştır.

CEVAP :
Davalı sigorta şirketi vekili; dava konusu kazaya karışan .. plakalı aracın davalı sigorta şirketine ZMMS(Trafik) Sigorta Poliçesiyle sigortalı olduğunu ve sorumluluklarının da sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, bu bağlamda kazanın meydana gelmesindeki kusur oranlarının da belirlenmesinin gerektiğini, davalı sigorta şirketi tarafından davacıya ait araç hasar bedeli için davacı tarafa 05.02.2025 tarihinde 51.851,55TL hasar bedeli ile 27.02.2025 tarihinde de davacı vekiline eksper raporu İle belirlenen 13.192,17TL değer kaybı ödemesinin yapılmış olunduğunu, davalı sigorta şirketinin araç yoksunluk kaybı sorumluluğunun da olmadığı belirtilerek, açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı... vekili; davacı iddiasının aksine, kazanın meydana gelmesinde salt davalının kusurlu olmadığını, davalıya ait aracın da ZMMS ile sigortalı olduğunu ve davacıya ait araç zararının davalı sigorta şirketi tarafından karşılanmış olunduğunu, davacıya ait araç değer kaybı belirlenmesinde ise tramer hasar kayıtlarının ve aracın aynı yerden daha evvel işlem görüp görmediğinin ve oluşan hasar ve de aracın tüm özelliklerinin dikkate alınmasının gerektiğini, aracın kazalı fotoğrafları incelendiğinde de tamir süresi araç yoksunluk kaybının olmayacağını beyan ederek, açılan haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Sigorta poliçesi, hasar dosyaları, trafik kazası tespit tutanağı, trafik tescil kayıtları, davacıya ait aracın tramer kaydı, 30/10/2025 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı.
Bilirkişi raporunda, davalı ... Sigorta A.Ş.'ne trafik sigorta poliçesiyle sigortalı olup davalı ....'nın da maliki olduğu .. plakalı araç sürücüsü ...'nın meydana gelen kazanın oluşumunda, 2918 sayılı KTK.nun 47/b-c. ve 84/a. maddeleri kural ihlallerini işlemiş olmakla %100 oranında kusurlu olacağı, .. plakalı araç sürücüsü davacı....'in meydana gelen kazanın oluşumunda izafe edilecek herhangi bir kural ihlali olmamakla kusursuz olacağı, davacıya ait .... plakalı araçta meydana gelen değer kaybının reel piyasa koşullarına göre 25.000,00TL olacağı, davalı sigorta şirketi tarafından davacı tarafa 13.192,17TL değer kaybı ödemesinin yapılmış olunduğu anlaşılmakla, davacının davalılardan bakiye değer kaybı talebinin (25.000,00TL- 13.192,17TL) = 11.807,83TL olacağı, davacının tamir süresi araç yoksunluk kaybının 12.810,00TL olacağı ve bundan da sadece ... plakalı araç maliki davalı ...'nın sorumlu olacağı belirtilmiştir.
GEREKÇE :
Dava, taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan değer kaybı ve araç mahrumiyet bedelinden oluşan maddi tazminat talebine ilişkindir.
21/01/2025 tarihinde, davacının maliki ve sürücüsü olduğu ...plakalı araç ile davalı.....'nın maliki olduğu, davadışı ...'ın sevk ve idaresindeki, davalı ... Sigorta Şirketince sigortalı olan ... plakalı araç arasında maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir.
... plakalı aracın 29/08/2024 - 29/08/2025 tarihleri arasında davalı sigorta şirketince trafik sigorta poliçesi kapsamında sigortalı olduğu, poliçe teminat limitinin maddi hasarlarda araç başına 200.000,00TL olduğu, sigortalı aracın kullanım durumunun hususi olduğu, davacı yanın oluşan zararının tazmini için davadan önce davalı sigorta şirketine 10/02/2025 tarihinde başvurduğu, başvurunun 12/02/2025 tarihinde tebliğ edildiği, tebliğ tarihine 8 iş gününün eklenmesiyle davalı sigorta şirketinin 25/02/2025 tarihinde temerrüte düştüğü, başvuruya istinaden davalı sigorta şirketince 05/02/2025 tarihinde 51.851,55TL hasar bedeli, 27/02/2025 tarihinde 13.192,17TL değer kaybı ödemesi yapıldığı tespit edilmiştir.
Mahkememizce taraflarca bildirilen deliller toplanmış, kusur ve zarar tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Düzenlenen raporun hükme esas almak için gerekçeli ve denetime elverişli olduğu değerlendirilmekle davalı itirazları yerinde görülmeyerek rapor hükme esas alınmıştır.
Bilirkişi raporuyla tespit edilen tazminat kalemlerine göre davacı yan talep sonucunu artırarak harcını yatırmıştır.
Davalı sigorta vekili, 14/11/2025 tarihli dilekçesiyle bilirkişi raporunda tespit edilen bakiye değer kaybı olan 11.807,83TL'nin, KDV tevkifatı ve stopaj kesintisi yapılarak 8.855,87TL vekalet ücreti, 87,50TL vekalet harcı, 2.003,13TL faiz ödemesi olmak üzere toplam 22.754,33TL'nin 13/11/2025 tarihinde ödendiğini ve davanın konusuz kaldığını beyan etmiştir.
Davacı vekili 10/12/2025 tarihli dilekçesiyle, davalı... yönünden işlemiş faiz alacaklarının ve kesinti yapılmadan vekalet ücreti taleplerinin bulunduğunu, hükmün buna göre kurulmasını talep etmiştir.
Bilirkişi raporunda tespit edilen 11.807,83TL bakiye değer kaybı bedeline ilişkin davalı sigorta şirketince davacı yana ödeme yapıldığından bu talep bakımından davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla bu talep yönünden esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, aracın makul tamir süresinin 7 gün olduğu ve bu süreye ilişkin mahrumiyet bedelinin 12.810,00TL olarak hesaplandığı anlaşılmakla bu kalemden yalnızca araç maliki/sürücüsü sorumlu olduğundan mahrumiyet bedeli yönünden davanın kabulü ile, 12.810,00TL mahrumiyet bedelinin olay tarihi olan 21/01/2025 tarihinden itibaren işleyecek sigortalı aracın kullanım durumu gözetilerek yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Davacı yan sigorta şirketince yapılan işlemiş faiz ödemesinin davalı.... yönünden eksik olduğunu belirterek bu davalı yönünden işlemiş faiz talebinin bulunduğunu beyan etmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 131. maddesinde düzenlendiği üzere asıl borç ifa ya da diğer bir sebeple sona erdiği takdirde, rehin, kefalet, faiz ve ceza koşulu gibi buna bağlı hak ve borçların da sona ereceği, ancak işlemiş faizin ve ceza koşulunun ifasını isteme hakkı sözleşmeyle veya ifa anına kadar yapılacak bir bildirimle saklı tutulmuş ise ya da durum ve koşullardan saklı tutulduğu anlaşılmaktaysa, bu faizler ve ceza koşulu istenebilecektir. Faize hükmolunabilmesi için, asıl alacağın, tahsil edilmemiş veya ihtirazî kayıtla tahsil edilmiş olması gerekir. Faiz yan edim olup, hukuki niteliği itibariyle asıl alacağı genişleten bir yan haktır. Bu nedenle, faiz borcunun varlığı ve devamı, herşeyden önce asıl alacak hakkının varlık ve devamına bağlıdır. Asıl alacak hakkı doğmamışsa faiz borcu da doğmaz. Keza faiz borcu asıl alacak devam ettiği sürece devam eder. Faiz, asıl alacağa bağlı yan hak olduğu için, asıl alacak sona ererse, faiz de sona erer (TBK m 131/1). Alacaklı asıl alacak sona erince, işlemiş faiz alacaklarını isteyebilmek için, bu hakkını saklı tutmak zorundadır. TBK'nın 131/1. maddesine göre, daha önce işlemiş olan faizleri isteme hakkının saklı tutulduğu bildirilmiş veya durumun özelliğinden anlaşılmış olmadıkça, bu faizler istenemez.
Müşterek ve müteselsil borçlulardan birisi tarafından yapılan ödemenin sonuçları ise TBK'nın 166. maddesinde düzenlenmiş ilgili maddede; "(1)Borçlulardan biri, ifa veya takasla borcun tamamını veya bir kısmını sona erdirmişse, bu oranda diğer borçluları da borçtan kurtarmış olur. (2)Borçlulardan biri, alacaklıya ifada bulunmaksızın borçtan kurtulmuşsa, diğer borçlular bundan, ancak durumun veya borcun niteliğinin elverdiği ölçüde yararlanabilirler. (3)Alacaklının borçlulardan biriyle yaptığı ibra sözleşmesi, diğer borçluları da ibra edilen borçlunun iç ilişkideki borca katılma payı oranında borçtan kurtarır." düzenlemesine yer verilmiştir.
Bu çerçevede, davacının zararlarından sürücü, işleten ve sigorta şirketi müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğundan yapılan ödeme kadar, diğer borçluların da borcundan kurtulması TBK'nın 166/1. maddesinin gereği olup, bu madde kapsamında diğer müteselsil borçluların ancak tazminat alacağına karşılık yapılan ödeme kadar borcundan kurtulacağı muhakkaktır.
Dosya kapsamından, ihtirazi kayıt konulmadan ifanın kabul edildiği anlaşıldığından davacı yanın işlemiş faizin ifasını isteme hakkını saklı tutmadığı kabul edilmiştir. Bu itibarla davalı ....'dan işlemiş faiz talep edemeyeceği kabul edilerek davacının işlemiş faiz talebi yerinde görülmemiştir.
Dava açılmasına sebebiyet verildiğinden davalıların yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu oldukları kabul edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının değer kaybı yönünden davası konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
2-Davacının mahrumiyet bedeli talebinin kabulü ile, 12.810,00TL mahrumiyet bedelinin olay tarihi olan 21/01/2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken 875,05TL karar ve ilam harcı ile 732,00TL başvurma harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına,
Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 3.916,67TL'nin; davalının davanın açılmasına sebebiyet vermiş olması ve 02/12/2025 tarihli beyan dilekçesinde arabuluculuk ücretinin ödendiğine dair bir beyan bulunmaması gözetilerek davalı sigorta şirketinden tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Suç üstü ödeneğinden karşılanan 459,50TL tebligat ve posta gideri ile 5.000,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.459,50TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince takdir ve hesap edilen 12.810,00TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya ödenmesine,
6-Davalılar her ne kadar kendilerini vekil ile temsil ettirmiş ise de davanın açılmasına sebebiyet verdikleri kanaatiyle vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, davacı vekili ile davalı ... vekilinin yüzüne karşı, miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi. 03/02/2026

Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim