mahkeme 2024/759 E. 2025/843 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/759
2025/843
9 Eylül 2025
T.C. Ankara Batı 1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/759 Esas - 2025/843
T.C.
Ankara Batı
1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2024/759 Esas
KARAR NO : 2025/843
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLLERİ:
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/09/2023
KARAR TARİHİ : 09/09/2025
K. YAZIM TARİHİ : 06/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :
Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle ;Davalı/Borçlu ile davacı müvekkili arasında akdedilen sözlü sözleşme uyarınca tüm edimlerin davacı tarafından eksiksiz bir şekilde yerine getirildiğini, davacı müvekkili ile davalının öncelikle acele olarak ve sonrasında da çeşitli zamanlarda farklı işlerin yapılması için sözlü olarak anlaştıklarını, müvekkili şirket tarafından davalı şirketin ... Santrali 1. Ünite kazan borularının kaçaklarının yenilenmesi ve diğer başka işler için personel hizmet alım işlerinin davalı için yapıldığını, müvekkili şirket tarafından üstlenilen işler eksiksiz bir biçimde yerine getirilmesine ve sözlü sözleşme kapsamında yapılan işler gereği ücretlere hak kazanılmasına rağmen davalı tarafından ödeme yapılmadığını, müvekkili şirket tarafından yapılan işler için 19.05.2023, 19.06.2023 ve 18.07.2023 tarihlerinde faturalar düzenlendiğini, yasal süresi içinde ödeme yapılmamış olması nedeni ile müvekkili tarafından ... Noterliği'nin 28.08.2023 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile faturaların davalıya ödeme yapılması maksadıyla elektronik tebligat yoluyla tekrar gönderildiğini, 02.09.2023 tarihinde tebliğ edilmiş sayıldığını, aradan geçen süreye rağmen gerek fatura içeriğine gerekse fatura bedeline davalı tarafından itiraz edilmediği gibi herhangi bir ödeme de yapılmadığını, bunun üzerine Ankara Batı İcra Müdürlüğü ... Esas Sayılı dosyası ile faturaların icra takibine konu edildiğini ve davalı tarafından 31.08.2023 tarihinde haksız ve hukuka aykırı şekilde borca itiraz edildiğini, arabuluculuk görüşmelerinin de olumsuz sonuçlandığını, davacı ve davalının müvekkil cari hesap olarak ticari ilişki kurduklarını, taraflarınca sehven 01.05.2023 tarihinde davalı tarafından yapılan 20.000,00 TL avans ödemesi (işbu ödeme .... A.Ş. Tarafından "... A.Ş." açıklamasıyla iş başlarken gönderilmiş olup davalı tarafından işin başlayacağı, iş ile ilgili işlemlerin yapıldığının da açık bir göstergesi olduğu) fatura bedellerinden mahsup edilmeden icra takibine başlandığını, bu nedenle itirazın iptali davasında taleplerinin 635.836,66 TL üzerinden itirazın iptaline karar verilmesi yönünde olduğunu, tüm bu nedenlerle müvekkilinin diğer ve fazlaya ilişkin bilimum hak, talep, zarar, kayıp ve alacakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulüne, davalı/borçlunun Ankara Batı İcra Müdürlüğü ... E. sayılı takip dosyasına yaptığı itirazının 635.836,66 TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, davalı/borçlunun,635.836,66 TL'nin % 20' sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı/borçluya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; öncelikle açılan dava ve talep edilen alacak kalemleri için zamanaşımı itirazında bulunduklarını, ayrıca açılan itirazın iptali davasının süresinde açılmadığını, davanın reddini talep ettiklerini, taraflarınca icra takibinin yetkisine itirazda bulunulduğunu, mahkemenin yetkisine de itiraz ettiklerini, yetkili mahkemenin... Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davacı tarafın dava konusu edilen faturalara ilişkin yapmış olduğu hizmeti ya da işi ispat etmesi gerektiğini, dava konusu edilen faturalar kapsamında taraflar arasında herhangi bir ticari ilişki olmadığını, davanın bu nedenle de ret edilmesi gerektiğini, ayrıca itirazın iptali davasının takip ile sıkı sıkıya bağlı olduğundan incelemenin sadece dava konusu edilen faturalar kapsamında yapılmasını talep ettiğini, dava konusu faturaların sözleşme kapsamında düzenlenmemiş olup, faturaların sözleşmeye uygun olarak düzenlenip düzenlenmediğinin araştırılmasını talep ettiklerini, davacının icra inkar tazminatı talep etmesinde hukuki yarar bulunmadığını, talep edilen alacağın yargılamayı gerektirdiğini, yargılamayı gerektiren bir alacak talebi için icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddi gerektiğini, davacı tarafın takip öncesi faiz talep ettiğini, taraflar arasında ödemenin ne zaman yapılacağına ilişkin bir anlaşma olmadığı gibi temerrüt de söz konusu olmadığını, takip öncesi faiz talebinin ret edilmesi gerektiğini, bu nedenlerle haksız açılan davanın reddine davacı aleyhine % 20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Ankara Batı İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası, tarafların ticaret sicil kayıtları, BA-BS formları, bilirkişi raporları ile tüm dosya kapsamı.
Bilirkişi 18/03/2025 tarihli raporunda özetle; Dosya kapsamı, davacı tarafa ait ticari defter kayıtları ve belgeler üzerinde yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; Davacı tarafa ait ticari defter kayıtlarına göre davacı tarafın davalı taraftan 630.627,50 TL asıl alacak ve 5.374,36-TL temerrüt faizi olmak üzere toplam 636.001,86-TL alacaklı olduğu bildirilmiştir.
Talimat yolu ile alınan 29/05/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davalının 2023 yılı ticari defterinin usulüne uygun açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığı, ticari defterlerin muhasebe genel tebliğine ve muhasebe ilkelerine uygun tutuldukları, kayıtlara esas belgelerin mevcut olduğu, kendi lehine delil olma vasfında oldukları, davalının 2023 yılı ticari defterlerine göre davalının 31.07.2023 tarihinden itibaren davacıya 630.627,50-TL borçlu göründüğü, mahkemenizce davalının temerrüte düşürüldüğünün kabulü halinde icra takip tarihinde işlemiş faiz olan 5.374,36-TL ile birlikte davalının davacıya 636.001,86-TL borçlu olduğu, davacının ticari defterleri üzerinde yapılan incelemeye dayalı bilirkişi raporunda, davacının davalıdan 636.001,86-TL alacaklı olduğunun belirlendiği, her iki taraf ticari defterlerinin düzenlenen faturalar nedeniyle biri birini teyit ettiği, taraflara ait BA-BS formları üzerinde yapılan incelemede, tarafların alım ve satıma ilişkin faturaları BA-BS formlarında beyan ettikleri tespit edilmiş olduğu bildirilmiştir.
GEREKÇE :
Dava, icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizin 26/12/2023 tarih ... esas ... karar sayılı kararı ile ; Yetkili icra dairesinde takip başlatılmadığından HMK 114/2 ve 115/2 maddeleri gereğince davanın usulden reddine dair karar verilmiş, kararın istinaf edilmiş olması nedeni ile Ankara BAM ... Hukuk Dairesinin 13/06/2024 tarih, ... esas ... karar sayılı ilamı ile özetle; "Dosyada mevcut davalının BA formunda, davacıya ait faturalardan 4 adedini hizmet alımı kapsamında kayıtlarına dahil ederek beyan ettiği görülmüştür.
Bu durumda davalı ile davacı arasında ticari ilişki bulunduğu anlaşılmaktadır. İİK'nın 50/1. maddesinde yapılan atıfla 6100 sayılı HMK'nın 10. maddesi, 6098 sayılı TBK'nın 89. maddesi maddeleri hükümleri uyarınca taraflar arasındaki hizmet akdinde (davalı-borçlunun borcu para borcu olduğundan) davacı-alacaklının ödeme tarihindeki yerleşim yeri daireleri de genel kural olan HMK' nın 6. maddesi hükmü uyarınca davalı-borçlunun yerleşim yeri icra dairelerinin yanında takipte yetkili olacaktır. Bu durumda davalı vekilinin takipte icra dairesinin yetkisine yönelik itirazının reddi ile uyuşmazlığın incelenmesi gerekirken dosya kapsamına uygun düşmeyen yazılı gerekçe ile dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir." denilmekle mahkememiz kararı kaldırılmış, dosya yukarıdaki esasa kayıt edilerek yargılamaya devam edilmiştir.
Yargıtay içtihatları gereğince fatura alıcısının bu fatura nedeniyle BA formu düzenleyerek vergi dairesine bildirmesi faturaya konu mal ve hizmeti aldığına karine teşkil eder ( Yargıtay 19. HD, 31.10.2018, 2627/5349; 18.06.2020, 709/1122). Dosya kapsamındaki 2023 yılı BA-BS formları incelendiğinde, davacının BS ve davalının BA formu ile beyan ettiği davacı faturalarının birbiri ile örtüştüğü BA-BS formları ile mal alış satış yapıldığının ispatlandığı, bu kapsamda davacı şirket tarafından düzenlenen faturaların davalı tarafından vergi dairesine beyan edilmiş olması nedeniyle kayıtlarına işlendiğinin anlaşıldığı ,kayıtlarına işlediği fatura iadesine ilişkin delil de sunulmadığı gözetilerek ispat yükü davalıda olduğu kanaatine varılmıştır.
Davalının 2023 yılı ticari defterlerine göre davalının 31.07.2023 tarihinden itibaren davacıya 630.627,50-TL borçlu göründüğü, Davacı tarafın ticari defter kayıtları üzerinde yapılan inceleme neticesinde 2023 yılında davacının davalı adına dokuz dört toplam 744.,408,00-TL bedelli fatura tanzim ettiği, davalının tanzim edilen faturalar karşılığında toplam 93.780,50-TL ödeme yaptığı, 2023 yılı sonunda davacının davalıdan bakiye (744.408,00 - 93.780,50 -) 650.627,50-TL alacağı olduğu, 2024 yılı içinde herhangi bir tahsilat yapılmadığı ve yeni fatura düzenlenmediği, nihai olarak 22.08.2023 takip tarihi itibariyle davacının davalıdan bakiye 650.627,50-TL alacağı olduğu tespit edilmiştir. Ancak bununla birlikte her ne kadar davacı tarafa ait ticari defter kayıtlarında yer almasa da davacının 18.09.2023 tarihli dava dilekçesi 5. sayfada belirttiği üzere davalının 01.05.2023 tarihinde davacıya yapmış olduğu 20.000,00-TL bedelli bir avans ödemesi söz konusudur. Bu ödemenin de dikkate alınması neticesinde davacının davalıdan alacağı bakiye (650.627,50 - 20.000,00)- 630.627,50-TL'dir.Bu kapsamda tarafların defter ve kayıtları, mevcut deliller ve bilirkişi raporu ile birlikte yapılan değerlendirme hükme esas alınarak, tarafların defter ve kayıtları birbiri ile uyumlu olduğu Yapılan bilirkişi incelemesi ile tarafların ticari defter kayıtlarına göre davalının icra takip tarihi itibariyle davacıya 630.627,50 TL borcu bulunduğu Davalının Ankara Batı İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı takibe itirazının 630.627,50 TL üzerinden iptali ile takibin devamına, fazlaya dair istemin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE, Davalının Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ..... esas sayılı takibe itirazının 630.627,50 TL üzerinden iptali ile takibin devamına, fazlaya dair istemin reddine,
2-630.627,50 TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken 43.078,16 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 7.578,50 TL harcın mahsubu ile bakiye 35.449,66 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yatırılan 7.578,50 TL peşin harç, 269,85 TL başvuru harcı, 38,40TL vekalet harcı olmak üzere toplam 7.886,75 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 2.340,00 TL'nin, davanın kabul-red oranına göre 2.320,83 TL'sinin davalıdan, kalan kısmının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, BAM kaldırma kararı öncesi mahkememizce yazılan 10/01/2024 tarih ... harç nolu harç tahsil müzekkeresinin işlemsiz iadesinin, tahsil edildi ise talebi halinde yatırana iadesi işleminin yapılmasının istenilmesine,
4-Davacı tarafından sarf edilen 1.042,00 TL tebligat ve posta gideri ile 9.000,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 10.042,00 TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre hesap edilen 9.959,73 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, artan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
5-Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince davanın kabul oranına göre takdir ve hesap edilen 98.594,13 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
6-Davalının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 maddesi gereğince davanın red oranına göre takdir ve hesap edilen 5.209,16 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
7-Kararın talep halinde taraflara tebliğine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.09/09/2025
Katip Hakim
e-imzalı e-imzalı
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.