mahkeme 2023/265 E. 2025/527 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/265
2025/527
9 Eylül 2025
T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/265 Esas - 2025/527
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/265 Esas
KARAR NO : 2025/527
BAŞKAN : .....
ÜYE : .....
ÜYE : .....
KATİP : .....
DAVACI : .....
VEKİLİ : Av. .....
DAVALI :.....
DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 14/04/2023
KARAR TARİHİ : 09/09/2025
YAZIM TARİHİ : 30/09/2025
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin maliki bulunduğu ... plakalı aracın müvekki ket tarafından 09/12/2017-09/12/2018 tarihleri arasında geçerli olmak üzere zorunlu mali mesuliyet sigorta (trafik) poliçesi ile sigortalandığını, aynı aracın aynı tarihler arasında müvekkili şirket tarafından Birleşik Kasko Sigorta Poliçesi Genişletilmiş Kasko ile de güvence altında alındığını, 25.03.2018 tarihinde sigortalı aracın dava dışı sürücüsü ...'ın, direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu, karşı yönden gelmekte olan ... plakalı yolcu otobüsüne çarpması sonucu yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, kazada yaralananlar ile ilgili ekkili şirket yetkilileri tarafından gerekli incelemeler sonucu oluşan zarara ilişkin ayrı ayrı ödemelerin yapıldığını, yine karşı araçta oluşan maddi hasarın ödendiğini, kaza ile ilgili ..... E. sayılı dosyası ile açılan ceza davasında sigortalı araç sürücüsünün 96100 oranında kusurlu olduğunun, sürücünün kasıtlı olarak araçta bulunan ve hız tespitine yarayan takografya cihazını çıkardığının, araç sürücüsünün olay anında havanın yağışlı olmasına rağmen kasıtlı biçimde aşırı hız yaparak araç hakimiyetini kaybederek davaya konu kazaya neden olduğunun tespit edildiğini, müvekkili şirket tarafından sigortalanmış ... plakalı aracın 25.03.2018 tarihinde karışmış olduğu kaza nedeni ile müvekkili şirket tarafından toplam 1.464.562,38 TL ödeme yapıldığını, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartlarının B.4. Zarar görenlerin haklarının saklı tutulması ve sigortacının sigortalıya rücu hakkı başlıklı bölümü, Karayolları Trafik Kanununun 95. maddesi ve Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 4. maddesi leri uyarınca müvekkili şirketin, kaza nedeni ile 3. şahıslara ödemiş olduğu tazminat ve araç hasar tazminatı bedellerini sigorta ettiren davalıya rücu edebilmesi hakkı bulunmakta olduğunu, davalı şirketin arabuluculuk görüşmelerine de katılmadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile müvekkili şirket tarafından sigortalanmış ... plakalı aracın karışmış olduğu kaza nedeni ile müvekkili şirket tarafından 3. şahıslara ödenen toplam 1.464.562,38 TL'nin, ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi İle birlikte tahsilini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı şirkete usulünce tebligat yapılmasına karşın yargılamaya katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
GEREKÇE:
Dava, davacı sigorta şirketi tarafından hem zorunlu mali sorumluluk sigortası hem de birleşik kasko sigortası ile sigortalanmış olduğu ... plakalı araç sürücüsü ...'nın kasıtlı olarak araçta bulunan takograf cihazını çıkartmış olması ve yağışlı havaya rağmen kasıtlı olarak hız yaptığı iddiasına dayalı olarak dava dilekçesinde ayrıntılı olarak yer alan mevzuat hükümleri çerçevesinde rücu koşullarının oluştuğu gerekçesiyle kazada yaralanan üçüncü şahıslara yapılan ödemeler ile kazaya karışan diğer araçta meydana gelen hasar nedeniyle yapılan ödemelerin rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Davacı tarafça delil olarak dayanılan sigorta poliçeleri ve eki, ödemelere ilişkin banka EFT dekontları, kaza tutanağı, savcılık ve mahkeme evrakı ile ilgili ifade tutanakları, kazada hasar gören ... plakalı araca ilişkin fotoğraflar, ekspertiz raporu ve çekme kaşeli ruhsat, hasar dosyası, kazada yaralanan ve ödeme yapılan kişilere ilişkin tıbbi kayıtlar, maluliyet raporları, tazminat raporları, müvekkili şirkete yapılan başvuru evrakı, ibranameler, ödeme belgeleri dosyaya sunulmuş, dayanılan diğer deliller ve ..... esas sayılı dosyası yazılan müzekkereler ile temin edilmiştir.
Tüm deliller toplandıktan sonra kusura ilişkin olarak .....'nden aldırılan 20/08/2024 tarihli raporda, dosya içeriği bütün olarak değerlendirilip aşağıdaki şekilde tespitler yapılıp kanaat ifade edilmiştir.
-... kazanın meydana gelmesi sürecindeki nedensellik bağlarını ve bu nedenselliklerin kusura ilişkin değerlendirmesini yapmaktadır. Nitekim yargılama makamının görev alanı çerçevesinde değerlendirme yapılması ihtisas alanımız dahilinde bulunmamaktadır. Meydana gelen kazada ceza hakimi tarafından kazanın bilinçli taksir hükümleri çerçevesinde meydana geldiği, kasıt unsurlarının oluşmadığı belirtilmiştir.
-Sürücünün kasti bir şekilde takograf cihazını sökmüş olsa da takograf cihazının olmaması ile birlikte kazanın meydana gelmesi arasında nedensellik bağı kurulamamıştır. Sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sürecinde hızlı olup olmadığı belirlenememekle birlikte neden direksiyon hakimiyetini kaybettiği de tam olarak tespit edilememiştir. Nitekim takograf cihazının sökülmemesi halinde kazanın da olmayacağı mevcut verilerle söylenememektedir.
-Davalı taraf sürücünün yüzde yüz kusurlu olduğu tüm raporlarda belirtilmiştir. Yüzde yüz kusur olarak tanımlanan kural ihlallerinin ''ağır kusur'' olarak nitelendirilip nitelendirilmeyeceği hukuki bir konu olup görev alanımızda kalmamakla birlikte değerlendirmesi yargı makamına bırakılmıştır.
-Yasal mevzuat ve poliçe şartnamelerinin içeriğinin nitelendirilmesi yine hukuki bir yorum gerektirmekte olup rücu imkanının olup olmadığı, varsa kısmen veya tamamen rücu imkanının olup olmadığının dairemizce belirlenmesinin uygun olmayacağı, hukuki metinlerin yargı makamı tarafından değerlendirmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
Adli tıp kurumundan rapor aldırıldıktan sonra kusur konusunda uzman iki ve aktüerya konusunda uzman bir bilirkişiden oluşturulan bilirkişi kurulundan 20/01/2025 tarihli rapor ve itirazları karşılar şekilde 11/08/2025 tarihli ek rapor aldırılmıştır.
Söz konusu bilirkişi raporunda da kusura ilişkin yapılan değerlendirmede, tüm dosya içeriğine göre davacı sigorta şirketi tarafından sigortalanmış ... plaka sayılı araç sürücüsünün dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu sabit ise de; ceza mahkemesi kararı ile sürücünün eyleminin bilinçli taksir olarak değerlendirilmiş olması ve takometre cihazının devre dışı bırakılmasıyla kaza arasındaki kasta dayalı illiyet bağının olmadığının tespit edilmiş olması karşısında, sigortalı araç sürücüsünün ağır kusurlu olup olmadığının ve buna göre rücu koşullarının bulunup bulunmadığının takdiri mahkemeye aittir, şeklinde sonuca gidilmiştir.
Raporda, davalı şirketin tazminat ile sorumluluğunun bulunduğunun kabulü ihtimaline karşı davacı şirketin gerek kazaya karışan diğer araçla ilgili yaptığı ödeme gerekse yaralanan şahıslara yaptığı ödeme ve dolayısıyla rücuen talep edebileceği tazminat miktarının hesabı yaptırılmıştır.
Yargıtay'ın yerleşik kararları ile Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın B.4-a maddesinde, tam kusurdan değil, kasıt veya ağır kusurdan söz edildiği, ağır kusur kavramının da kasta yakıt bir kusurun varlığını ifade ettiği kabul edilmektedir.
Gerek adli tıp kurumu raporu, gerekse mahkememizce aldırılan kusura ilişkin rapor ve dosya kapsamı bütün olarak değerlendirildiğinde,
Sürücü kasti bir şekilde takograf cihazını sökmüş olsa da takograf cihazının olmaması ile birlikte kazanın meydana gelmesi arasında nedensellik bağı bulunmadığı, sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sürecinde hızlı olup olmadığı belirlenemediği gibi direksiyon hakimiyetini de ne için kaybettiğini tam olarak belirlenemediği dikkate alındığında, sürücünün kazanın oluşumunda %100 kusurlu olmasına karşın, söz konusu kusurun "ağır kusur" olarak nitelendirilmesini gerektirir şekilde ispat koşullarının mevcut davada bulunmadığı gibi mahkememizce de bu yönde kanaat oluşmamakla, davanın reddi cihetine gidilerek aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur.
HÜKÜM: Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın reddine,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince,
Alınması gereken 615,40 TL harcın, peşin alınan 25.011,07 TL harçtan mahsubu ile artan 24.395,67 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istemi halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan 31.491,25 TL yargılama giderinin 6325 sayılı yasanın 18/A (11) (13) maddesi uyarınca 1/2'sine karşılık gelen 15.745,63 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvurma, 615,40 TL peşin harç toplamı 1.230,80 TL'nin 6325 sayılı yasanın 18/A (11) (13) maddesi uyarınca; 615,40 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Arabuluculuk için ödenen 3.120,00 TL'nin 6325 sayılı yasanın 18/A (11) (13) maddesi uyarınca;
1.560,00 TL'sinin davacıdan,
1.560,00 TL'sinin davalıdan,
Alınarak hazineye gelir kaydına,
6-HMK m.333/1 uyarınca harcanmayan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, Davacı Vekili Av. .....I(e-duruşma) yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ..... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.09/09/2025
Başkan .....
¸e-imzalıdır.
Üye .....
¸e-imzalıdır.
Üye .....
¸e-imzalıdır.
Katip .....
¸e-imzalıdır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.