mahkeme 2019/585 E. 2024/38 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2019/585
2024/38
18 Ocak 2024
T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2019/585 Esas - 2024/38
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2019/585 Esas
KARAR NO : 2024/38
HAKİM : ...
KATİP :...
DAVACI : ....
VEKİLLERİ : Av. ....
Av. ....
DAVALI : ....
VEKİLİ : Av. ....
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 24/10/2019
KARAR TARİHİ : 18/01/2024
YAZIM TARİHİ : 18/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket ile davacı idare arasında düzenlenmiş 11/04/2015 tarihli hizmet alımı işi sözleşmesi kapsamında çalıştırılan personel ...'nun davalı şirket tarafından işten çıkarılması sonucunda, dava dışı işçi tarafından işçilik alacaklarının tahsili için idare ve davalı şirket aleyhine dava açıldığını, .... sayılı ilamı ile hükme bağlanan alacak kalemlerinin .... E. sayılı dosyasıyla takibe konulması üzerine, icra dosyasına toplam 12.706,22 TL yatırıldığını, taraflar arasında imzalanan sözleşme ve yürürlükte olan sair mevzuat gereği davacı tarafından ödenen miktarın tahsili için arabuluculuğa başvurulduğunu, arabuluculuk sonunda anlaşma sağlanamadığını, bu nedenle işbu davanın açılması zarureti hasıl olduğunu, 12.706,22 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini iddia ve talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile davalı şirket arasında 10/04/2015 tarihinde .... İhale Kayıt numaralı "... " sözleşmesinin imzalandığını, işin süresinin işe başlama tarihinden itibaren 9 ay olduğunu, işin süresinin sona ermesiyle birlikte sözleşme kapsamında çalışan dava dışı işçinin iş akdine son verildiğini, iş akdine son verilen dava dışı işçi tarafından işçilik alacaklarının tahsili talepli olarak ..... Esas sayılı dosyasıyla açılan dava sonunda davanın kabulüne karar verildiğini, açılan bu davanın hukuka aykırı ve dayanıksız olduğunu, davalı şirketin ödenen alacak kalemlerinden sorumluluğunun bulunmadığını, .... Esas sayılı dosyasının derdest olduğunu, verilen kararın istinaf aşamasında bulunduğunu, karar kesinleşmeden davacı idare tarafından dava dışı işçiye ödemeler yapıldığını, kesinleşmeyen bir mahkeme ilamı gerekçe gösterilerek davalıya rücuen tazminat başvurusunda bulunduğunu, taraflar arasında tanzim edilen ihale sözleşmesi gereği, davalı şirketin dava dışı işçiye ödenen kıdem, ihbar, yıllık izin, fazla mesai ücreti alacağı kalemlerinden sorumluluğunun bulunmadığını, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 22.1. Maddesinde, "Yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri ve Genel Şartnamenin Altıncı Bölümünde belirlenmiş olup, yüklenici bunları aynen uygulamakla yükümlüdür" hükmüne yer verildiğini, iç ilişkide ilgili mevzuatın geçerli olduğunun belirtildiğini, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 112. maddesinde kıdem tazminatının kamu kurum ve kuruluşları tarafından ödeneceği yönünde düzenleme yapıldığını, bu nedenle dava dışı işçiye ödenen kıdem tazminatı ve diğer işçilik alacaklarından davacı idarenin sorumlu olduğunu, 7166 sayılı Kanun'un 11. Maddesi ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 112. Maddesine eklenen fıkra ile 11/09/2014 tarihinden sonra imzalanan sözleşmelerde kıdem tazminatı ödemeleri için, sözleşmesinde kıdem tazminatı ödemesinden ötürü alt işverene rücu edileceğine dair açık hükme yer verilmemişse alt işverene rücu edilemeyeceği yönünde düzenleme yapıldığını, dava konusu sözleşmenin 10/04/2015 tarihinde imzalandığını, sözleşmede kıdem tazminatı ve diğer işçilik alacakları yönünden alt işverene rücu edileceğine ilişkin bir düzenleme bulunmadığını iddia ve beyanla davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER:
-Davacı ile davalı şirket arasında imzalanan hizmet alımını konu alan sözleşmeler ve eki sayılan düzenlemeler,
-Dava dışı çalışan için yapılan işçilik alacağı ödemesine ilişkin davacı kayıtları,
-Dava dışı çalışanların ... sicil dosyaları,
-... sayılı dosyası,
-... E. sayılı dosyası
-Bilirkişi raporları;
26/04/2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı ... tarafından icra dosyasına yapılan ödemeye ilişkin belgenin ve tahsilat makbuzunun dosya içeriği belgeler arasında yer almadığı, davacı genel müdürlük tarafından dava dışı işçi ... için 12.706,22 TL ödeme yapıldığının kabul edilmesi halinde; davacı genel müdürlüğün davalı şirketten talep edebileceği miktarın 6.353,11 TL olabileceği, dosyada yapılan ödeme yönünden davalı şirketin temerrüde düşürüldüğüne dair bir ihtarname bulunmadığı belirtilmiştir.
21/11/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı tarafından, dava dışı işçi için yapılmış olan ödemeden davalı şirketin sorumlu olabileceği miktarların 2 seçenekteki gibi (1. Seçenek : 12.706,22 TL, 2. Seçenek : 6.353,11 TL), Davacı tarafından, 19/02/2019 tarihinde icra dairesine 12.706,22 TL'nin yatırıldığı belirtilmiştir.
23/06/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ... Mahkemesinin ... . sayılı ve 02/11/2013 kararının kesinleşmiş olduğu, dava dışı işçi tarafından, davacı kurum ve davalı şirket aleyhine icra takibi başlatıldığı, takip nedeniyle davacı kurum tarafından ... sayılı dosyasına 19.02.2019 tarıhinde 12.706,22 TL'nin yatırılmış olduğu, davacı kurumun asıl işveren olarak, dava dışı işçi tarafından başlatılan takip nedeniyle ödemiş olduğu kıdem tazmınatı ihbar tazmınatı, yıllık izin ücreti, fazla mesat ücreti, işlemiş faiz, vekalet ücreti, yargılama harç ve giderleri olarak takip dosyasına toplam 12.706,22 TL ödemeyi davalı şirkete rücu edip edemeyeceği hususunun mahkemenin takdirinde olduğu, davacı kurum tarafından, davalı şirkete ait iş ve işlemlerin takıp edildiği hesaplara ait muavin defter dökümlerinde, davalı şirket tarafından davacı kurum adına düzenlenen hakkediş alacakları ile bu hakkedişlerden sözleşme ve yasal olarak yapılan kesintiler ile personel alacakları için açılan davalar nedeniyle yapılan kesintilere ait kayıtlarının yer almış olduğu, davacı kurum muavin defter dökümlerinde; ... tarafından başlatılan takip nedeniyle davacı kurum tarafından, davalı şirketin emanet hesaplarından tahsiline ilişkin herhangi bir işlem bulunmadığı, dosya içeriğinde bulunan muavin defter dökümlerinin 31.08.2015 tarıhi ile 23.08.2016 tarihleri arasındaki iş ve işlemlere ilişkin olduğu, dava dışı ... tarafından alacak davası 13.12.2016 tarihinde ikame edilmiş olduğu, bu nedenle dosya içeriğinde bulunan muavin defter dökümlerinde dava dışı ... adına, davalı şirket hakkedişlerinden veya teminatlarından kesinti işleminin görülmesinin mümkün olamayacağı, bu nedenle dosya içeriği belge ve bilgilere göre mükerrer ödeme olamayacağı belirtilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL:
Davadaki talep, davacı ile davalı şirket arasında imzalanan ve güvenlik hizmeti alımını konu alan sözleşme uyarınca bu işte çalışan ...'nun açtığı dava sonucu hüküm altına alınan işçilik alacakları için davacı tarafından yapılan ödemenin taraflar arasındaki sözleşme hükümleri uyarınca davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Davacı kuruma bağlı birimlerin ihtiyacı olan güvenlik hizmetlerin alımı amacı ile davalı şirket ile davacı arasında çeşitli tarihleri içeren sözleşmeler imzalanmıştır. Bu hizmetlerin yerine getirilmesi sırasında çalışan ve daha sonra iş akti fesih edilen dava dışı işçi İş Mahkemesinde davacı olan şirket aleyhine dava açmış, yapılan yargılama sonucu kesinleşen kararlar uyarınca hüküm fıkrasında belirtilen miktarların davacı ... den tahsiline karar verilmiştir. Dava dışı işçi, kararlar kesinleşince davacı aleyhine icra takibi başlatmış, kesinleşen icra takibi nedeni ile davacı dava dışı işçiye 12.706,22 TL'yi 19/02/2019 tarihinden ödemiştir.
Taraflar arasındaki sözleşme ve eki mevzuat gereği işçilik alacaklarından davalı şirketin sorumlu olduğu düşüncesinde olan davacı taraf yaptığı ödemelerin davalıdan tahsili için eldeki davayı açmıştır.
Davacının davalıdan sözleşme uyarınca güvenlik hizmeti satın aldığı, dava dışı işçilerin bu sözleşme kapsamında davalı tarafından davacıya sunulan güvenlik hizmetini yerine getirdiği, aynı kişilerin açtığı davalar ile işçilik alacaklarının davacıdan tahsiline karar verildiği, başlatılan icra takipleri sonrası hüküm altına alınan alacakların davacı tarafından ilgiliye ödendiği tartışmaya konu değildir.
Davacı taraf, sözleşme uyarınca işçilik alacaklarından davalının sorumlu olduğunu ileri sürmekte iken, davalı taraf ise aynı alacaktan davacının sorumlu olduğunu, yapılan ödemelerin kendilerinden talep edilemeyeceğini, bu ödemelerin kendilerinden tahsili yoluna gidilecek ise hak edişlerinden işçilik alacaklarının mahsup edilmiş olması nedeni ile talep edilebilir davacı alacağı olmadığını belirtip, davanın reddine karar verilmesini istemektedir.
Gerekçeleri itibarı ile somutlaya uygun ve denetime açık olduğu için hükme esas alınan bilirkişi kök ve ek raporlarında da belirtildiği gibi; davacı ile davalı arasında hizmet alımını konu alan sözleşme ilişkisi bulunduğu, dava dışı çalışanların davalıda ...'lı olarak çalışmasının gerçekleştiği, hizmet alımı sözleşmesinden kaynaklanan hizmetin davalı şirket tarafından ve kendi personeli ile gerçekleştirildiği, ihale yapılır iken tüm işçilik alacakları dikkate alınarak iş bedelinin belirlenip yüklenici şirkete ödeme yapıldığı, hak ediş ödemeleri yapılır iken çalışanların işçilik alacaklarının ilgililerine ödenmesi amacı ile kesinti yapılmadığının saptandığı, yüklenicilere yapılan ödemeler içerisinde mahkeme kararında hüküm altına alınan alacak dayanaklarının da yer aldığı, bu durumda dava dışı çalışanların davalıdaki çalışma süresi ve son aldığı giydirilmiş ücreti esas alınarak yapılan hesaplamaya göre dava dışı çalışanın hak kazandığı kıdem tazminatı ödemelerinin davalıdaki çalışma süresine karşılık gelenin tamamının davalıdan alınması gerektiği, diğer ödemelerin muhatabının da yine davalı olması gerektiği, davacının ödeme yaptığı tarihten itibaren faiz isteminin yerinde olduğu, taraflar tacir oldukları için talep edilebilir faizin ise avans faizi olması gerektiği kabul edilip, aşağıdaki hüküm oluşturulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın KABULÜNE,
12.706,22 TL alacağın 19/02/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Bu karar nedeniyle alınması gerekli 867,96 TL harçtan peşin alınan 217,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 650,96 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 1.320,00 TL zorunlu arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 12.706,22 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan 3.741,60 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
Dair, Davacı Vekili Av. ... , Davalı Vekili Av. ... karşı kararın miktar yönünden kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/01/2024
Katip ....
¸e-imzalıdır.
Hakim ...
¸e-imzalıdır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.