Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/72

Karar No

2024/608

Karar Tarihi

1 Ekim 2024

T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/76 Esas
KARAR NO : 2024/603

HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...

DAVA : 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : 31/01/2024
KARAR TARİHİ : 27/09/2024
GEREK.KAR.YAZ. TARİH : 16/10/2024

Mahkememizde görülmekte olan 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ...'in .... .... .... Esas Sayılı takip dosyasında, takip alacaklısı ...'a borçlu gözüktüğünü, anılan takip dosyasındaki borçlular arasında müvekkilin babası olan dava dışı ...'in yer aldığını, Ankara 3. Genel İcra Dairesi'nin 2023/141655 Esas Sayılı takip dosyasında takip dayanağının, müvekkilin ve babası ...'in aval vermiş olduklarını, dolayısıyla senet borçlusu olduklarını, Türkiye Ekonomi Bankası Kızılay Şubesi'ne verilmiş bir. senet olduğunu, senet karşılığı alınmış borç paranın ödenmemesi neticesinde igili banka tarafından davacı ve babasının da aralarında oldukları borçlular aleyhinde icra takibi buşlatılmış, takip devam ederken alacak ilgili banka tarafından, 02.12.2016 tarihli temlik sözleşmesiyle, davalı ...'a temlik edildiğini, temlik sözleşmesinin görüntülerini de bu dilekçede sunduklarını, davalı ...'ın dava dışı ... ve İbrahim Çiçek arasında tarihi olmayan, ... Ait Ödenecek Borçlar, başlıklı bir protokol imzalandığını, söz konusu protokol incelendiğinde, ilk sıradaki borç kaleminin, T.E.B. Ödenen, olarak belirtilmiş olan 310.000 TL'lik borç olduğunu, protokolde yazılı tüm borçların karşılığında ...'a, Sümer Sokak No:16/B adresinde bulunan dükkan ve Goncagül Sokak No: - Keçiören, adresinde bulunan dairenin satış bedeli üzerinden değerlendirilerek devredileceğini, kalan bakiye için 130.000 TL'lik senet verildiğini, senede bağlanan meblağ için aylık 7500 TL'lik ödemeler yapılacağının düzenlendiğini, söz konusu protokolde, T.E.B Ödenen, şeklinde belirtilmiş 310.000 TL'lik meblağ, müvekkilin borçluları arasında yer aldığı icra takibinin ana para meblağı olduğunu, davacı ve babası ...'in de T.E.B.'e karşı başka hiçbir borcu olmadığını, dolayısıyla söz konusu protokolde bahsedilen borç kaleminin Ankara 3.Genel İcra Dairesi'nin 2023/141655 Esas Sayılı takip dosyasına konu meblağın açık olduğunun belirtilen taşınmaz bir mesken olup, tapu bilgileri Ankara İli, Keçiören İlçesi, Bağlarbaşı Mahallesi, Ada No:53242, Parsel No: 6. Bağımsız Bölüm No:5, Sümer Sokak No:16/B olarak bilinen taşınmaz bir dükkan olup, tapu bilgileri Ankara İli, Çankaya İlçesi, Yenişehir Mahallesi, Ada No:1166, Parsel No:27, Bağımsız Bölüm No:24'tür. Söz konusu protokolde adresleri belirtilmek süretiyle anılan taşınmazların protokole uygun olarak davalı ...'a devredildiğini, bahsi geçen taşınmazların, davalıya devredildiklerini gösterir tapu kayıtlarının ilgili tapu müdürlüklerinden getirtilerek dava dosyası içerisine alınmasını talep ettiğini, davalı ... ile Türkiye Ekonomi Bankası Kızılay Şubesi arasında yapılmış olan 02.12.2016 tarihli temlik sözleşmesi içeriği incelendiğinde, sözleşmenin ikinci sayfasında yer ulan, B-Kredi Alacağının Temtikine Bağlı Olarak, başlıklı bölümde tapuda Ankara İli, Çankaya İlçesi, Yenişehir Mahallesi, Ada No:1 166, Parsel No:22, Bağımsız Bölüm No:24 şeklinde kayıtlı dükkan; olduğu belirtilen, taşınmazın müvekkilin borçlusu olduğunu ve Ankara 3. Genel İcra Dairesi'nin 2023/141655 Esas Sayılı takip dosyasında esas alacağın dayanağı olan senedin teminatını oluşturması için üzerine ipotek konulduğunu ve bedelinin 700.000 TL olarak kabul edilmiş olduğunu, davalı ..., takibe konu alacağı, bundava 310.000 TL ödemek suretiyle devraldığını, borcun teminatı olarak üzerine ipotek konulmuş ve yukarıda bahsedilen protokolde de devredileceği anlaşılan ipotek değeri 700.000 TL olarak kabul edilmiş dükkanı da devraldığını, üzerine bir başka taşınmaz daha devraldığını buna rağmen Ankara 3. Genel İcra Dairesi'nin 2023/141655 Esas sayılı takip dosyası üzerinden takip eden dosyayı kapatmayarak takibe haksız yere ve kötü niyetle yıllarca ettiğini, davalı ...'ın takip dosyası üzerinden takibi devam ettirmekle kötü niyetli olduğunu, ...'ın protokol imzalandığında bu kişilerin emekli olduklarını ve bu kişiler üzerine icra takibi yoluyla giderek bir şey elde edemeyeceğini bildiğini bu yüzden davalı dava dışı Mithat Yılmaz ve İbrahim Yılmaz ile imzaladığı protokol uyarınca kendisine verilen senedi ilamsız icra takibine koyması gerekirken, normalde yapması gerekeni yapmayıp, T.E.B 'den temlik aldığı alacağın teminatı olarak gösterildiğin ve takibe konu alacağı fazlasıyla karşılayan taşınmazı da devralmış olmasına rağmen Ankara 3. Genel İcra Dairesi'nin takip dosyasını haksız ve hukuksuz yere kapattığını, anılan icra dosyasında davacı ...'in maaşına haksız ve hukuksuz yere haciz konulduğunu, davacının maaşından yapılan ilk kesintinin 02/01/2024 tarihinde, ikinci kesintinin 31/01/2024 tarihinde yapılarak davalıya ödendiğini bu durumun davalı ...'ın kötü niyetini ortaya koyduğunu, davacıya iş bu davayı açarak icra takibinin durdurulmasını talep ettiğini, zira müvekkilin evli ve okul çağında olan bir çocuk babası olduğunu, söz konusu durumun devamı halinde davacının, çocuğun okul dahil çok sayıdaki masraflarını ve evinin masraflarını karşılayamayacak durumda kalacağını, söz konusu haksız ve hukuksuz icra takibinin durdurulması halinde müvekkilin telafisi imkansız bir maddi zarara uğrayacağını, söz konusu haksız ve hukuksuz icra takibinin ivedilikle tedbiren durdurulması gerektiğini, davalının yan dava şartı olan arabuluculuk kapsamında yapılmış 31/01/2024 tarihli arabuluculuk görüşmesine mazeret göstermeksizin katılmadığını, iş bu dava dilekçesinde sunulan 31/01/2024 tarihli arabuluculuk son tutanağıyla kayıt altına alındığını, bu durumun davalı yanın kötü niyetinin olduğunu ve uzlaşma iradesinin de bulunmadığını bu sebeplerle davanın kabulünü talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zaman aşımı ve hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, üsüle uygun olmadığını, icra dosyası 246.664,99 senet dayanak yapılarak banka tarafından açıldığını, davalı tarafından 02.12.2016 tarihinde 310.000,00 lira bedeli bankadan temlik alındığını, dosyanın borçlularının ...Kuru Tem. Mak, Turz. Gida İnş. Kimya ve Or. Ür. San. Paz. Taah. Tic. Lid. Şii. Ve ... ve ... olduğunu, davalının yaptığı protokolün ... ve İbrahim Çiçek ile yapıldığını, ...'in protokolün tarafı olmadığını, açılmış olan davanın reddini talep ettiğini beyan etmiştir.
DELİLLER
-Temlikname
-Takip dosyası
-Tapu Kayıtları
-Davalı ile dava dışı kişiler arasında yapılan protokol örneği
-Mahkememiz tarafından aldırılan 04/03/2022 tarihli raporunda özetle; Davacı borçlu ...'in .... .... .... E sayılı (.... .... .... E sayılı dosyası) dosyası nedeni ile dava tarihi itibarı ile davalı alacaklı ...'a borçlu olmadığını, kötü niyet tazminatına karar verilmesi talebinin mahkemece değerlendirilebileceğini bildirmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; menfi tespit talebine ilişkindir.
Davacı vekilince açılan dava ile ; davacının aval veren olarak yer aldığı bono nedeni ile dava dışı Türk Ekonomi Bankası tarafından Kambiyo senetlerine özgü olarak başlatılan icra takibindeki alacağın davalı tarafça temlik alındığı, takip dosyasında yer alan diğer borçlular ile davalı taraf arasında yapılan protokol ile tapu devirleri yapıldığı, bakiye borç için bono alındığı bu şekilde borcun sona erdiği halde davalı tarafça takibe devam edildiği ileri sürülerek, menfi tespit talepli olarak dava açılmış olduğu anlaşılmıştır.
Davalı tarafça; davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı ve zamanaşımına uğradığı yine davacının protokolde taraf olmadığı savunularak davanın usulden ve esastan reddi talep edilmiştir.
Menfi tespit davalarında zamanaşımı süresinin bulunmaması, takip dosyasının derdest bulunması nazara alınarak hak düşürücü süre ve zamanaşımı define yönelik itirazların reddine karar verilerek işin esasının incelenmesine geçilmiştir.
Mahkememizce taraf delilleri toplanmış bilirkişiden rapor alınmıştır.
Davaya konu edilen bononun 20.06.2011 tanzim, 30.10.2015 vade tarihli, 250.000,00 TL tutarlı olup, keşidecisinin ...Kuru Temizleme....Ltd.Şti olduğu, davacının ise bononun ön yüzünde isim ve imzasının bulunduğu buna göre ve tarafların da kabulünde olduğu üzere davacının aval sıfatıyla bono üzerinde yer aldığı anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, aval bir kambiyo taahhüdü olduğundan, kambiyo senedinin üzerine yazılması gerekmekte olup, avalistin sorumluluğu da, söz konusu kambiyo senedinden doğmakta ve bunun zorunlu bir sonucu olarak avalistin sorumluluğu, kapsamı itibariyle kambiyo hukukuna göre şekillenmektedir.
Türk Ticaret Kanunu’nun 702. maddesinin 1. fıkrasında aval verenin, kimin için taahhüt altına girmişse aynen onun gibi sorumlu olduğu düzenlenmiştir. Bu düzenlemeyle avalist ve lehine aval verilen kişinin sorumluluğunun şartlarının ve derecesinin aynı olduğu açıklığa kavuşturulmuştur. Avalistin sorumluluğu ikinci dereceden bir sorumluluk olmayıp, Türk Ticaret Kanunu’nun 724. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bir poliçeyi düzenleyen, kabul eden, ciro eden veya o poliçeye aval veren kişiler hamile karşı müteselsil borçlu sıfatıyla sorumludurlar. Bununla birlikte Hamil, senet bedelinin ödenmesi için lehine aval verilecek kişiye başvurma hakkını elde ettikten sonra ödeme için avaliste de başvurabilir ise de avalist de diğer senet borçluları gibi hamile karşı sahip olduğu def’ileri ileri sürebilme hakkına sahiptir. Bu açıdan avalistin, diğer senet borçlularından bir farkı bulunmamaktadır
Her ne kadar TTK 702/2 maddesi uyarınca aval veren kişinin teminat altına aldığı borç, şekle ait noksandan başka bir sebepten dolayı batıl olsa da aval verenin taahhüdünün geçerli olduğu hüküm altına alınmış ise de, avalistin verdiği aval ile teminat altına aldığı borcu sona erdiren veya hamilin borcun ödenmesini talep etme hakkını geçici olarak engelleyen/erteleyen hususların avalist tarafından hamile karşı ileri sürülebileceğinin kabulü gerekmekte olup, nitekim doktrindeki baskın görüş ve yargısal uygulamalar da bu yöndedir. Dolayısıyla borcun ödendiği veya borcun henüz talep edilmesinin mümkün olmadığı hâllerde, avalistin bu savunmaları hamile karşı ileri sürememesi avalin amacına ve teminat işlevine aykırı olacaktır.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ayrıntıları ile ifade edildiği üzere; takip dosyasında borçlu bulunan dava dışı kişilerle davalı ... arasında tarihi olmayan, ... Ait Ödenecek Borçlar, başlıklı bir protokol imzalandığı, buna göre takip dosyasındaki borcun yapılandırıldığı, bu doğrultuda tapuda davalı adına devir işlemlerinin gerçekleştirildiği ve borcun ödeme ile sona erdiğinin kabulü gerektiği anlaşılmakla, davanın kabulüne dair karar vermek gerekmiştir.
Dosya kapsamına göre davalının, protokol kapsamında yapılandırılan borcun ödenmiş olmasına rağmen davacı hakkında takibe devam ettiği, bu nedenle davalının kötüniyetli sayılması gerektiği kanaatine varılmış olmakla dava değeri üzerinden %20 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hükmün tesisi yoluna gidilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE, .... .... .... E. Sayılı icra dosyasında davacının, davalı tarafa BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,
2- İİK 72/5 maddesi gereğince dava değeri olan 246.664,99 TL’nin %20’si oranında hesaplanan 49.332,99 TL kötüniyet tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
3-Kabul edilen 246.664,99 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 16.849,69 TL karar ve ilam harcından 427,60 TL peşin harç, 4.213,00 TL ıslah harcı toplamı 4.640,60 TL harcın düşümü ile eksik kalan 12.209,09 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvuru harcı, 427,60 TL peşin harç, 4.213,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 5.068,20 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacının karşıladığı 455,00 TL tebligat gideri, 29,00 TL yazışma gideri, 3.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.984,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 246.664,99 TL üzerinden takdir edilen 38.999,75 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
8-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,

Dair, davacı vekilinin ve davalı asilin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 27/09/2024

Katip ...
¸e-imzalıdır.

Hakim ...
¸e-imzalıdır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim