mahkeme 2023/532 E. 2024/364 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/532

Karar No

2024/364

Karar Tarihi

21 Mayıs 2024

T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/532 Esas - 2024/364
TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
T.C.
ANKARA
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO : 2023/532 Esas
KARAR NO : 2024/364

...
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 31/07/2023
KARAR TARİHİ : 21/05/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 23/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin unlu mamüller sektöründe hizmet vermekte olan bir firma olduğunu, sektörde belli bir bilinirliğe ve güvenilirliliğe sahip olduğunu, müvekkili şirket ile davalı/borçlu arasındaki ticari ilişkiye dayanan cari hesap alacağının ödenmemesi nedeniyle davalı/borçlu aleyhine ...Esas numaralı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığını, söz konusu takibe, borca ve tüm fer'ilerine süresi içinde davalı şirket tarafından itiraz edildiğini ve takibin icra müdürlüğü tarafından durdurulduğunu, taraflarınca itirazın iptalini sağlamak ve takip işlemlerine devam edebilmek amacıyla öncelikle ticari davalarda dava şartı olan arabuluculuğa başvurulduğunu, gerçekleştirilen arabuluculuk toplantısında karşı taraf ile herhangi bir anlaşma sağlanamadığını, başlatılan takipte istenen asıl alacağın tamamen yasal ve hukuka uygun olduğunu, borçlunun bu nedenle yapmış olduğu itirazın kabul edilebilmesinin mümkün olmadığını, yapılan itirazın hiçbir hukuki dayanağının bulunmadığını, söz konusu faturaya noter aracılığıyla veya iadeli taahhütlü mektup ya da telgrafla itiraz etmeyen davalı/borçlu tarafın TTK'nın 21/2. Maddesi hükmü gereğince fatura ve içeriğini kabul etmiş sayılması gerektiğini, fatura içeriğine usule uygun şekilde itiraz etmeyip faturaya ilişkin başlatılan icra takibine itiraz ederek takibin durdurulmasına sebebiyet veren davalı/borçlunun takibi sürüncemede bırakarak müvekkili şirketin alacağına kavuşmasını geciktirme niyetinde olduğunun açık olduğunu ileri sürerek, davalının icra dosyasına yaptığı itirazın 33.245,72 TL asıl alacak üzerinden iptali ile takibin devamına ve %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi ile yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Dava dışı ... davacı ... şirketi ve dava dışı ... Pazarlama San. ve Tic. Ltd. Şti.nin fiili yöneticisi olduğunu, memuriyeti sebebiyle ticari faaliyetlerini perdelemek için anılan şirketleri kullandığını, müvekkili, dava dışı ... .ve onun yakını olduğunu, söz konusu şirketlerin diğer resmi yetkilisi konumunda bulunan kişilerle gerçekleştirdiği irtibatlar kapsamında ticari faaliyetlerini sürdürdüğünü, anılan ticari ilişki kapsamında, müvekkili kimi zaman Altunyazar şirketi hesabına, kimi zaman hangi şirket adına olduğunu belirtemeden anılan şirket yetkililerine elden, kimi zaman ise anılan şirketlere ait abonelik borçlarını üstlenmek suretiyle ödeme yaptığını, mal teslimleri de kimi zaman Altunyazar şirketi, kimi zaman ... şirketi ve genellikle kim adına yapıldığı belirtilmeksizin gerçekleştirildiğini, faturalar ise genellikle şifahi siparişler ve bu siparişlere istinaden peşin olarak yapılan ödemeler sonrasında; kimi zaman ...şirketi, kimi zaman ... şirketi tarafından, toplu şekilde düzenlendiğini, dolayısıyla anılan şirketlerin birden yapılan satış için diğerinden fatura düzenlenmesi gibi durumların ortaya çıkabildiğini, açıklanan ilişki kapsamında müvekkili, her iki şirkete karşı ayrı ayrı da alacaklı konumda olduğunu, toplamda 200.000,00 TL'yi aşkın alacağı bulunduğunu, davacı yan tarafından başlatılan ilamsız icra takibi kapsamında, ödeme emrine 28.07.2020 tarihinde itiraz edildiğini, itirazın ilgili icra takip dosyasına sunulmasından bu yana üç yıldan fazla süre geçtiğini, bir yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olduğunu, esasa ilişkin olarak ise; takip ve huzurdaki dava konusu alacak iddiasına dayanak oluşturan faturaların bir kısmı kapalı fatura olup karşılığının ödendiğini, diğer bir kısmının ise müvekkile tebliğ edilmediğini, dolayısıyla müvekkilinin davacı nezdinde herhangi bir borcunun bulunmayıp alacak iddiasının ispat edilemediğini, 4 ve 5 numaralı fatura içeriğinde gösterilen malların müvekkilce sipariş edilmediği ve müvekkile teslim edilmediğini, bu suretle anılan faturaların gerçeği yansıtmadığı gibi anılan faturaların herhangi bir suretle müvekkile tebliğ de edilmediği yönündeki savunmaları saklı kalmakla birlikte, faturaların tarihine yakın dönemlerde, daha sonra mahsuplaşmak üzere davacının talebi ile davacıya ait bir kısım abonelik (elektrik ve doğal gaz abonelikleri) borcunun ödendiğini, 4 ve 5 numaralı fatura bedelleri toplamının 12.454,25 TL iken davacı lehine gerçekleştirilen borç ödemeleri toplamının 13.535,40 TL olduğunu, davacının alacak talebinde haklılık bulunmadığını savunarak, davanın tamamen reddine ve dava değerinin %20'sinden az olmamak üzere müvekkili lehine kötü niyet tazminatı ödenmesine, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, ödenmeyen faturalara dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali ile takibin devamı ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
İncelenen tüm dosya ve evrak kapsamı itibari ile; İtirazın iptali davalarının icra takibine borçlu tarafından yapılan itirazın alacaklıya tebliğ tarihinden itibaren 1 yıllık hak düşürücü süreye tabi olup, hak düşürücü sürenin tebliğden itibaren başlayacağı, tebliğ yapılmadığı takdirde bu sürenin işlemeyeceği hususunun Yargıtay'ın bu konudaki yerleşik kararları ile kökleşmiş bulunması karşısında davalının bu yöndeki usuli itirazı yerinde görülmeyerek, uyuşmazlığın esasına girilerek yapılan yargılamada tarafların dayandığı deliller toplanarak, yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu bilirkişiler ... tarafından 04.03.2024 tarihli gerekli değerlendirmeleri içeren gerekçeli, denetime elverişli ve hükme esas almaya uygun bulunan raporun düzenlendiği, taraf vekillerinin beyan ve itirazlarını sundukları, davalı tarafça takip konusu faturalardan, 04.05.2020 tarihli, 5.683,56 TL bedelli, ...numaralı fatura ile 04.05.2020 tarihli, 15.107,91 TL bedelli, ... numaralı fatura asıllarının bilirkişi incelemesinden önce dosyaya sunulmuş olduğu görülmekle, 21.05.2024 tarihli celsede taraf vekillerinin beyanları da alınmak suretiyle araştırılacak başkaca bir husus kalmadığından tahkikata son verilmiştir.
Bu durumda; yapılan yargılamaya, toplanan delillere, takip dosyasına, alınan bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafça 4 adet faturaya dayalı olarak 33.245,72 TL asıl alacak ile 213,14 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 33.458,86 TL alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalı tarafça herhangi bir borçlarının olmadığı gerekçesiyle itiraz edilmesi sonucu icra takibinin durduğu, yapılan arabuluculuk görüşmeleri sonucunda da bir anlaşma sağlanamaması üzerine açılan işbu itirazın iptali istemli davada, takip ve dava konusu olan e arşiv faturalardan 04.05.2020 tarih ... nolu 5.683,56 TL bedelli fatura ile 04.05.2020 tarih ... nolu 15.107,91 TL bedelli faturaların davalı defter kayıtlarında yer aldığı ve açık fatura olarak kaydedildiği, ancak yargılama sırasında davalı vekili tarafından dava dosyasına sunulan söz konusu fatura asılları incelendiğinde, bu faturaların kapalı fatura olarak düzenlenmiş olduğu, faturaların alt kısımlarının davacı şirket tarafından kaşelenerek imzalanmış olduğu, takip ve davaya konu olan faturalardan ... nolu 6.218,78 TL bedelli fatura ile... nolu 6.235,47 TL bedelli faturaların ise davalı defter kayıtlarında yer almadığı ve bu faturalara GİB E Arşiv Portal üzerinden red ya da itiraz yapılmadığı, noter kanalı ya da başka bir yolla itirazına ilişkin dava dosyasına belge sunulmadığı, davacının icra takibini 4 adet faturaya dayalı olarak başlattığı, faturaların ekmek satışına ilişkin olarak düzenlendikleri, 04.05.2020 tarihli 2 ve 3 numaralı 2 adet faturanın 5.683,56 TL ve 15.107,01 TL bedelli, 15.05.2020 tarihli 2 adet faturanın ise 4 ve 5 numaralı olup 6.218,78 TL ve 6.235,47 TL bedelli oldukları, takibin dayanağı olan faturalardan iki adedinin alt tarafının davacı tarafça kaşelenerek imzalandığı, ticari teamüle göre faturanın kapalı (imza ve kaşenin faturanın altında yer alması) düzenlenmiş olmasının fatura bedelinin tahsil edildiği yönünde karine teşkil ettiği, bu halde ispat külfetinin davaca tarafa düştüğü, davalı lehine oluşan bu karinenin aksinin davacı tarafça ispatı yönünde bir delil sunulmadığı, icra takibine konu edilen 4 ve 5 numaralı faturaların ise davalıya tebliğ edilmediği, davalıya ait elektronik sistemde kayıtlı olmadığı, bu faturaların davalı kayıtlarında yer almadığı, davacı tarafça bu faturalara konu malların davalıya teslimine ilişkin tutanak, sevk irsaliyesi gibi mal teslimine ilişkin belgelerin sunulmadığı, davalı defterlerinin Vergi Usul Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu'na uygun olarak açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı ve tutulduğu, bu nedenle sahibi lehine delil olma özelliğini taşıdığı, davacı tarafa ait defter ve belgelerin ise davacı vekili tarafından belirtilen kişide olmadığından incelenemediği, davalı tarafça cevap dilekçesinde belirtilen davacı adına elektrik, doğalgaz faturalarının ödenmesine ilişkin olarak yapılan incelemede 13.535,10 TL ödeme yapıldığı, ancak davalı defter kayıtlarında bu ödemelerin kayıtlı olmadığı hususlarının tespit edildiği, buna göre takibe konu edilen 4 adet faturadan 04.05.2020 tarihli, 2 ve 3 numaralı, 5.683,56 TL ve 15.107,01 TL bedelli 2 adet faturanın, dosyaya sunulan fatura asıllarına göre kapalı fatura olmaları nedeniyle bu konuya ilişkin yerleşik ticari teamüllere göre söz konusu fatura bedellerinin ödenmiş olduklarının kabulü gerektiği, davalı lehine oluşan bu karinenin aksini kanıtlayacak bir delilin davacı tarafça sunulamadığı, takibe konu edilen 4 ve 5 numaralı, 6.218,78 TL ve 6.235,47 TL bedelli faturaların ise davalıya tebliğ edilmediği ve davalı kayıtlarında yer almadığı gibi bu faturalara konu malların davalıya teslimine ilişkin bir belgenin de sunulmadığı, bu durumda davacının söz konusu faturalardan dolayı davalıdan alacaklı olduğu iddiasının geçerli delillerle kanıtlanamadığı gibi davalı tarafından davacı adına elektrik, doğalgaz faturalarının ödenmesine ilişkin olarak 13.535,10 TL ödeme yapıldığının belirlendiği, tespit edilen tüm bu hususlar değerlendirildiğinde; davacının takip konusu faturalardan dolayı davalıdan alacaklı olduğunun kanıtlanamadığı anlaşılmakla, davacının yerinde görülmeyen davasının reddine, ancak davacı ile davalı arasında sürekli devamlı eden bir ticari ilişki olması nedeniyle mahkememizde davacının, davalı hakkında kötü niyetli olarak takibe geçtiği yönünde bir kanaat oluşmadığından, davalının yasal koşulları bulunmayan kötü niyet tazminatına ilişkin isteminin reddine karar vermek gerekmekle, açıklanan esaslara ve varılan hukuki sonuca uygun olarak, aşağıdaki şekilde hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının yerinde görülmeyen davasının REDDİNE,
2-Davacının takibe geçmekte kötü niyetli olduğu yönünde bir kanaate varılamadığından, davalının yasal koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatına ilişkin isteminin REDDİNE,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcının davacı tarafça peşin harç olarak yatırılan 567,76-TL harçtan mahsup edilmesi sonucu kalan, 140,16-TL fazla harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı taraf davada kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
6-Davalı tarafça yapılan toplam 38,40-TL vekalet harç giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
7-Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
8-Taraflarca yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/05/2024

...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim