mahkeme 2023/501 E. 2023/579 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/501

Karar No

2023/579

Karar Tarihi

27 Eylül 2023

T.C. ... 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/501 Esas - 2023/579
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
...
ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ
K A R A R
ESAS NO : 2023/501
KARAR NO : 2023/579

DAVA : Genel kurulu toplantıya çağrıya izin
DAVA TARİHİ : 19/07/2023
KARAR TARİHİ : 27/09/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 28/09/2023
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin kuruluşta müdürü sıfatını haiz...'ın şirket müdürlüğünden azli talebiyle açılan davanın ... 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/12/2021 tarih, 2020/466 esas ve 2021/923 sayılı kararıyla kabul edilerek adı geçen kişinin müdürlükten azledildiğini, ... Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nin 23/02/2023 tarih, 2022/409 esas, 2023/231 sayılı kararıyla da davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiğini, davalı tarafın temyiz talebi üzerine kararın henüz kesinleşmediğini, mahkemece atanan temsil kayyımlarınca temsil edilen şirketin kurulduğu yıldan bu yana genel kurul toplantısı yapılmadığını, kayyım heyetine yapılan toplantı çağrısına karşılık itiraz üzerine değerlendirme yapan ... 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce temsil kayyımlarının genel kurulu toplantıya çağırmaya yetkili olmadıklarına hükmedildiğini, bu nedenle genel kurul toplantısı yapılamadığını, dosya kesinleşmediği için çok önemli konunun sürüncemede kaldığını, TTK'nın 617.maddesi uyarınca şirketin her yıl olağan genel kurul toplantısı yapmasının zorunlu olduğunu, genel kurulu toplantıya çağırma yetkisinin şirket müdüründe olup, şirket ortaklarının doğrudan toplantıya çağırma yetkisi bulunmadığını, azlık pay sahibi olunmadığı için TTK'nın 411. vd. maddeleri uyarınca yapılan talebin ilgili dönemde gerekli şartların sağlanmamış olması nedeniyle sonuçsuz kaldığını, 12. Asliye Ticaret Mahkemesinde dava görülmekte iken talepleri üzerine görevli kayyımlarca genel kurul toplantısı çağrısının yapılmasına önce izin verilmişse de, daha sonra mahkemece bu ara karardan sarfı nazar edilerek, kayyımların temsil kayyımı oldukları, bu nedenle yönetim yetkilerinin bulunmadığı gerekçesiyle toplantı yapılmasına müsaade edilmediğini, bu ara karardan sonra, önce 12. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından mevcut müdürün azledildiğini, ardından istinaf mercince de kararın onandığını, mevcut durumda...'ın müdürlükten azledilmiş olup, ne yönetim ne de temsil yetkisinin bulunmadığını, kayyımların da yönetim yetkisini haiz olmadığı mahkemece değerlendirildiğine göre TTK'nın 410/2.madde hükmünün uygulama alanının ortaya çıkmış bulunduğunu belirterek TTK'nın 410/2.maddesi gereği şirketin %90 pay sahibi olan davacıya ivedilikle genel kurulu toplantıya çağırma izni verilmesi isteğinde bulunmuştur.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde; aynı davanın daha önce açılmış ve halen görülmekte olup HMK'nın 115/2.maddesi uyarınca davanın usulden reddi gerektiğini, davacının taraf sıfatının bulunmadığını, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, davacı yabancı uyruklu olup, Türk Mahkemesinde dava yoluna başvurmasına karşın herhangi bir teminat göstermediğini, teminat yokluğu nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, davacı vekilinin usulüne uygun düzenlenmiş bir vekaletnamesinin bulunmadığını, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, esasa ilişkin olarak da davacının, genel kurulun mahkeme izniyle toplanması için öngörülen yasal koşullar mevcut olmamasına karşın, usulsüz bir şekilde genel kurulu toplayarak hali hazırda dava dışı şirket müdürüne taahhüt ettiği müvekkili şirket hisselerinin devrinden kaçınıp onu ortaklıktan çıkarabilme gayesi ile hareket ettiğini, davalı şirketin yönetim organında bir boşluğun olmadığını, somut uyuşmazlık kapsamında, davalı şirket için mahkemece atanan kayyımların görevinin devam ettiğini, şirketin olağan yönetiminin sürdürülmesinde herhangi bir aksaklık yaşanmadığını, davalı şirket hisselerinin davacı adına kayıtlı olan kısmının esasen eşi dava dışı Vikram Panyam'a ait olup, bu hisselerin fiili yönetiminin de adı geçen dava dışı şahsa ait olduğunu, mahkeme izninin ancak ve ancak gerçek ortak tarafından istenebileceği gözetildiğinde davacının aktif husumete sahip olmadığını, yönetim organının toplanamaması veya karar alamaması gibi bir boşluğun bulunmadığını, ... Asliye 12. Ticaret Mahkemesi'nin 2020/466 esas sayılı dosyasında anılan dava kapsamında müdürün azline karar verilmişse de, kararın temyiz incelemesinin sürdüğünü belirterek davanın reddine karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.
GEREKÇE : Dava; TTK'nın 410/2.maddesi uyarınca davalı şirket yönetim organının bulunmaması iddiası ile genel kurulu toplantıya çağrıya izin verilmesi isteğine ilişkindir.
Davalı şirketin Ticaret Sicil Özeti ... Ticaret Sicil Müdürlüğünden celp edilmiş yapılan incelemede, ... Asliye 12. Ticaret Mahkemesi'nin 2020/466 esas sayılı 25/06/2021 tarihli kararına göre şirket yetkilisi...'ın temsil yetkisi tedbiren kaldırılıp ... ... 'un temsil kayyımı olarak atandığı, şirket ortaklarının... ve ... ... olduklarının belirtildiği anlaşılmıştır.
... Asliye 12. Ticaret Mahkemesi'nin 2020/466 esas, 2021/923 karar sayılı karar örneğinin incelenmesinde davacının ... ..., davalının..., davanın yönetici azli davası olup, yapılan yargılama sonucu 08/12/2021 tarihli kararla davanın kabulü ile, davalının şirket müdürlüğünden azline, şirkete temsil kayyımı olarak Gönül Solmaz'ın atanmasına, temsil kayyımlarının görevinin karar kesinleşinceye kadar devamına karar verildiği, karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulduğu, ... Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, temyiz kanun yoluna başvurulduğu, henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır.
... Asliye 12. Ticaret Mahkemesi'nin 2020/466 esasta 21/10/2021 tarihli ara kararın incelenmesinde davacı ... ... vekili tarafından yönetici azline ilişkin açılan davada, yargılama sırasında ara karar ile şirkete temsil kayyımı atanmasına karar verildiği, temsil kayyımlarının başvurusu üzerine mahkemece 27/09/2021 tarihli ara karar ile genel kurulun temsilciler tarafından yapılması yönünde ara karar kurulduğu, bu ara karara karşı davalı vekili tarafından itiraz edildiği, yapılan inceleme sonucu 21/10/2021 tarihli ara karar ile 27/09/2021 tarihli ara kararından dönülerek temsil kayyımlarının görevinin şirketi dışa karşı temsil etmek olduğu hatırlatılarak genel kurulu toplantıya çağrı kararının yönetimsel yetkiler içinde bulunması ve bu yönde müdürün yetkisi kaldırılmadığından temsil kayyımının bu konuda karar alma yetkilerinin bulunmadığının kendilerine bildirilmesine, genel kurulu toplama ve genel kurul yapmak konusunda yetkilerinin bulunmadığı belirlenerek temsil kayyımlarına tebliğine ilişkin ara karar oluşturulduğu anlaşılmıştır.
TTK'nun Anonim Şirketler bölümünün 410. maddesi "çağrı, yetki, yetkili ve görevli organlar" başlıklı olup;
"Genel kurul süresi dolmuş olsa bile yönetim kurulu tarafından toplantıya çağrılabilir. Tasfiye memurları da görevleri ile ilgili konular için genel kurulu toplantıya çağırabilirler.
Yönetim kurulunun, devamlı olarak toplanamaması, toplantı nisabının oluşmasına imkan bulunmaması veya mevcut olmaması durumlarında mahkemenin izni ile, tek bir pay sahibi genel kurulu toplantıya çağırabilir. Mahkemenin kararı kesindir."
Mahkemece yapılan inceleme ve tüm dosya kapsamına göre işbu davada TTK'nın 410/2. maddesi kapsamında yönetim organının olmadığı, yönetim boşluğu bulunduğundan bahisle davalı şirketin genel kurulunun toplantıya çağrıya izin verilmesi isteğinde bulunulmuş olup, davalı şirketin yetkilisinin... olduğu, ... Asliye 12. Ticaret Mahkemesinin 2020/466 esas, 2021/923 sayılı kararı ile yöneticinin azline karar verilmiş ise de, kararın henüz kesinleşmediği, temsil yetkisi kaldırılıp karar kesinleşinceye kadar tedbiren temsil kayyımı atandığı, yine mahkemenin 21/10/2021 tarihli ara kararı ile temsil kayımlarının görevinin şirketi dışa karşı temsil etmek olduğu hatırlatılarak genel kurulu toplantıya çağrı kararının yönetimsel etkiler içinde bulunması ve bu yönde müdürün yetkisi kaldırılmadığından temsil kayyımının bu konuda karar alma yetkilerinin bulunmadığının kendilerine bildirilmesine ilişkin ara kararı içeriği ve azle ilişkin verilen kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmakla yönetim boşluğunun bulunmadığı, TTK 410/2.maddesi koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla açılan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın reddine,
Alınması gerekli 269,85 TL harç peşin alınan harçla karşılanmakla ayrıca harç alınmasına yer olmadığına,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Davalı tarafından yapılan 76,80 TL vekalet tasdik harcından ibaret yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Davalı davada kendisini vekille temsil ettirmiş olup maktu 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Tarafların işbu karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yoluna başvurabileceklerinin belirtilmesine,
Taraf vekillerinin yüzüne karşı iş ve duruşma yoğunluğu nedeniyle oy birliğiyle verilen kararın hüküm özeti açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/09/2023

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim