Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/81

Karar No

2024/800

Karar Tarihi

3 Aralık 2024

T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
T.C.
ANKARA
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO : 2022/81 Esas
KARAR NO : 2024/800

HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...

D
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 25/08/2016
KARAR TARİHİ : 03/12/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 03/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 29/09/2008 günü Şakir Ünal sevk ve idaresindeki .... ... .... plakalı aracın müvekkili ...'a çarpması sonucu müvekkilinin malul-sakat kaldığı trafik kazasının meydana geldiğini, müvekkilinin kazanın meydana gelmesinde kusursuz olduğunu, kazaya kusuru ile sebebiyet veren... plakalı aracın zorunlu mali mesuliyet sigortasının davalı tarafından yapıldığını, müvekkilinin elindeki rapor ve belgelerle maluliyet tazminatının alınması amacıyla davalıya başvurduğunu, davalı yanın kusur raporu vb. Gibi yargılamayı gerektirir bir takım belgeler talep ederek başvuruyu sürüncemede bıraktığını, dava dışı uzlaşma yolunu tıkadığını ileri sürerek, dava değerini yükseltme hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik, 1.500,00 TL geçici ve daimi iş göremezlik tazminatının davalıdan temerrüt tarihinden itibaren işletilecek ticari temerrüt faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş; belirsiz alacak davası olarak ikame edilen davada yargılama sırasında verilen 17.09.2018 tarihli talep artırım dilekçesi ile dava değerini 10.000,00-TL olarak artırmıştır.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili sigorta şirketine usulüne uygun bir başvuru yapılmadığını, dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, müvekkili şirketçe 08/08/2016 tarihli yazı ile eksik evrakların talep edildiğini, talep yazısının davacı vekiline 11/08/2016 tarihinde tebliğ edildiğini, ancak eksik evraklar tamamlanmak yerine işbu davanın ikame edildiğini savunarak, davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, 29.09.2008 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu yaralanan davacının bu nedenle uğradığı geçici ve sürekli iş göremezlik zararının tazmini istemine ilişkindir.
İncelenen tüm dosya ve evrak kapsamı itibari ile; Mahkememizce yapılan yargılama sonucu verilen 04.12.2018 tarihli, 2016/724 Esas-2018/886 sayılı Kararda özetle; "Olay, 29/09/2008 günü saat 19:45 sıralarında... .... .... yönetimindeki davalı şirkete ZMMS poliçesi sigortalı... plakalı aracın Murat Caddesi kavşağına geldiğinde kavşak başında taşıt yolunun solundan sağına doğru geçmeye çalışan davacı yaya ...'a çarpması sonucu meydana gelmiştir. Mahkememizce hükme esas alınan bilirkişi raporunda; araç sürücüsü Şakir Ünal yerleşim yeri içinde bir kavşağa doğru yaklaşırken daha dikkatli ve tedbirle davranmamakla, ön ilerisine azami dikkatini vermemekle, buna bağlı olarak kavşak başında soldan sağa doğru geçmekte olan yayayı fark edip tedbir almamakla, çocuğu ses ve ışık cihazı ile uyaramadığı gibi fren tedbirine de başvurmamakla olayda %30 oranında kusurlu olduğu, yaya ...'ın ise her ne kadar kavşak başından taşıt yolunun karşısına geçmekte ise de taşıt yolunun karşısına geçmek için bölünmüş yolun kenarında durup solundan yaklaşmakta olan taşıt trafiğini kontrol edip uygun ise yolun karşısına geçmeye çalışması, orta refüje geldiğinde bu kez sağından yaklaşmakta olan trafiği kontrol ettikten sonra uygun ise geçişini sürdürmesi gerekirken kontrolsüz olarak yolun karşısına geçme teşebbüsünde bulunduğundan olayda %70 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Mahkememizce hükme esas alınan Hacettepe Üniversitesi Ana Bilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 27/02/2017 tarihli raporda; kaza nedeniyle davacının 1 ay süre ile geçici işgöremezlik halinde kaldığı ve sekel mahiyetinde bir arızası tespit edilmediğinden 29/09/2008 tarihindeki trafik kazasına bağlı maluliyet tayinine mahal olmadığı, geçici iş göremezlik süresinin 1 ay olduğuna dair rapor sunulduğu anlaşılmıştır.
Davacı ...'ın gelirine ilişkin somut bir belge bulunmadığı, mali ve sosyal durum araştırması yazı cevabında şantiyede 1.700,00 TL aylıkla çalıştığının bildirildiği, buna göre gelirinin asgari ücret düzeyinde olduğu dikkate alınarak hesaplamaların yapıldığı anlaşılmıştır.
Davacı ... 15.11.1996 doğumlu olup, kaza tarihi 29.09.2008 olup kaza tarihinde 12 yaşında olan davacının geçici iş gücü kaybı süresinin 29.09.2008 - 29.10.2008 tarihleri arasında olduğu belirtilerek hesap bilirkişisi, yaşı, geçici iş göremezlik süresi, geci iş gücü kaybı oranında değerlendirilerek geçici iş gücü tazminatının 150,98 TL olduğunu tespit etmiş, kazanın meydana gelmesinde %30 oranında kusurlu bulunan... plaka sayılı aracın ZMSS poliçesini yaptıran davalı ... şirketinin hesap bilirkişisince hesap edilen zarar yönünden sorumlu olduğu, davalı ... şirketine daha önce başvuruda bulunulduğu nedenle temerrüt tarihi itibariyle, aracın ticari olmadığı da değerlendirilerek davanın kısmen kabulüne" yönündeki gerekçe ile 150,98 TL üzerinden davanın kısmen kabul edildiği, fazlaya ilişkin istemin ise reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekili tarafından İstinaf yoluna başvurulması üzerine mahkemece verilen kararın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi'nin 09.12.2021 Tarihli Kararı ile kaldırılarak, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkememize gönderildiği görülmüştür.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi'nin 09.12.2021 Tarihli Kararında Özetle; "Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 150,98-TL geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmiş, karar davacı vekili tarafından, hükme dayanak alınan maluliyet raporu yönünden istinaf edilmiştir.
Hükme dayanak alınan maluliyet raporu Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp ABD Başkanlığı'ndan alınmıştır.27/03/2018 tarihli raporda; davacının kaza sonrası kol ağrısı şikayeti ile hastaneye başvurduğu, halihazırda kulak ile ilgili şikayeti olsa da; gönderilen belgelerden bu şikayetin kaza ile olan illiyet bağının kurulamadığı, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre davacının kalıcı maluliyetinin bulunmadığı geçici iş göremezlik süresinin ise 1 ay olduğunun belirtildiği, ancak, dava konusu kazanın 29/09/2008 tarihinde meydana geldiği, davacının, kazadan sonra yapılan adli muayenesinde; " ...sağ dirsekte yumuşak doku travması, sol zigomatik kemikte soyuk mevcut..." olduğuna dair kayıt oluşturulduğu ve kazadan sonra, 05/01/2009 tarihinde işitme kaybı şikayeti ile...Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne başvurduğu sabit olup, adli muayenedeki tespit ile...Eğitim ve Araştırma Hastahanesi'ne yapılan başvurunun kapsamı gözetildiğinde, davacıda bulunan işitme kaybının kaza ile illiyet bağı bulunup bulunmadığı konusunda Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınması gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, mahkemece, Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde görülen tedaviye dair tüm kayıtlar, varsa film ve grafiler ile SGK'da bulunan kayıtlar getirildikten sonra, Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınmadan eksik inceleme ile karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı bulunmuş, davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile HMK'nun 353/1-a-6. maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir." şeklindeki gerekçe ile mahkememiz kararının kaldırıldığı görülmüştür.
Kaldırma kararı sonrası dosyanın yeniden esasa kaydının yapılarak, yargılamaya devam olunduğu, BAM Kaldırma Kararı uyarınca davacının tedavisine ilişkin tüm kayıtların, film ve grafiler ile dava konusu kazaya ilişkin ve davacıya ait SGK kayıtlarının celbine karar verildiği, eksik hususlar tamamlandıktan sonra davacı hakkında BAM Kaldırma Kararında geçen davacıda bulunan işitme kaybının kaza ile illiyet bağı bulunup bulunmadığı konusunda rapor düzenlenmesi için ...Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Kuruluna müzekkere yazıldığı, yazılan 30.03.2022 tarihli müzekkereye Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen 27 Nisan 2022 tarihli üst yazı ekinde sunulan 25.04.2022 tarihli Karar ile eksik hususların tamamlanmasının istenildiği, yazıdaki eksik hususlar tamamlanarak dosyanın yeniden Adli Tıp Kurumuna gönderildiği, ...Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu'nun 19.06.2023 Tarihli üst yazı ekinde sunulan mütalaasında özetle; "Dosya kapsamında bulunan tıbbi belgelerde 29/09/2008’de (olay tarihinde) sağ dirsekte yumuşak doku travması, sol zigomatik kemikte sıyrık olduğu, 7-8 kere kustuğu, kranial BT, servikal BT normal olduğu, 05/01/2009 tarihli belgede işitme kaybı tanısı olduğunun kayıtlı olduğu ancak kafa içi yaralanma ya da kulak yaralanmasından bahsedilmediği cihetle, kişide saptanan sağ kulaktaki çok ileri derecede sensörinöral işitme kaybı ile dava konusu kaza arasında illiyet kurmak için yeterli tıbbi delil bulunmadığı, ek belge gönderilmesi halinde tekrar değerlendirilebileceği" hususunun bildirildiği, düzenlenen bu rapor sonrasında davacı vekilince işitme kaybına ilişkin tedavi evraklarının sunulması sonrasında dosyanın yeniden Adli Tıp Kurumuna gönderildiği, ...Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu'nun 17.07.2024 Tarihli üst yazı ekinde sunulan mütalaasında özetle; "Hacettepe Üniversitesi Hastanesinin 27.03.2018 tarih, 78663745/795 sayılı raporunda; "Hacettepe Üniversitesi Hastaneleri Adli Tıp Anabilim Dalındaki 22.02.2017 tarihli muayenesinde; Hasta ile görüşüldü. Hasta 29.09.2008 tarihinde trafik kazası geçirdiğini, kaza sonrasında sağ ön kolunun kırıldığını ancak bu kırık ile ilgili aktif bir şikâyetinin olmadığını, kazadan 3 ay sonra sağ kulağının duymadığını fark ettiğini ifade etti. Fizik muayenesinde, herhangi aktif bir patolojinin olmadığı izlendi.Diğer sistem muayeneleri normal olarak izlendi. Levent oğlu, 15.11.1996 doğumlu ...’ın dosyasının incelenmesi ve 22.02.2017 tarihinde Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından yapılan muayene ve değerlendirmesi sonucunda 29.09.2008 tarihindeki trafik kazası sonrasında işitme azlığı meydana geldiğini ifade ettiği, ancak mahkeme tarafından tarafımıza gönderilen tıbbi evrakların incelenmesinde olay tarihli raporda kafa travmasına veya işitme kaybına dair bir belge veya bulgu tespit edilmemiş olduğundan kaza ile illiyet bağının kurulamadığı dikkate alınarak; 31.05.1985 tarih ve 85/9529 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü” eklerindeki cetveller kapsamında mevcut bulguları değerlendirildiğinde, sekel mahiyetinde bir arızası tespit edilmediğinden 29.09.2008 tarihindeki trafik kazasına bağlı maluliyet oranı tayinine mahal olmadığı, tıbbi iyileşme süresinin 1 (bir) aya kadar uzayabileceği kanaatinde olduğumuzu bildirir Adli Tıp Kurulu Raporudur.” şeklinde kayıtlı olduğu, Kurulumuzun 26.06.2023 tarih, 9842 Karar nolu Mütalaasında; "Dosya kapsamında bulunan tıbbi belgelerde 29.09.2008’de (olay tarihinde) sağ dirsekte yumuşak doku travması, sol zigomatik kemikte sıyrık olduğu, 7-8 kere kustuğu, kranial BT, servikal BT normal olduğu, 05.01.2009 tarihli belgede işitme kaybı tanısı olduğunun kayıtlı olduğu, ancak kafa içi yaralanma ya da kulak yaralanmasından bahsedilmediği cihetle, kişide saptanan sağ kulaktaki çok ileri derecede sensörinöral işitme kaybı ile dava konusu kaza arasında illiyet kurmak için yeterli tıbbi delil bulunmadığı, ek belge gönderilmesi halinde tekrar değerlendirilebileceği oy birliği ile mütalaa olunur" şeklinde kayıtlı olduğuna göre, sonuç olarak; dosya kapsamında bulunan tıbbi belgelerde 29.09.2008’de (olay tarihinde) sağ dirsekte yumuşak doku travması, sol zigomatik kemikte sıyrık olduğu, 7-8 kere kustuğu, kranial BT, servikal BT normal olduğu, 05/01/2009 tarihli belgede işitme kaybı tanısı olduğunun kayıtlı olduğu ancak kafa içi yaralanma ya da kulak yaralanmasından bahsedilmediği cihetle, kişide saptanan sağ kulaktaki çok ileri derecede sensörinöral işitme kaybı ile dava konusu kaza arasında illiyet kurmak için yeterli tıbbi delil bulunmadığı oy birliği ile mütalaa olunur" şeklinde rapor düzenlenmiş olduğu, rapora karşı davacı vekili tarafından beyan ve itirazlarda bulunulduğu, davacının maluliyetinin tespiti için yetkili bir üniversite hastanesi veya Adli Tıp Kurumu Genel Kurulundan yeniden rapor alınmasının talep edildiği görülmüş olup, mahkememizce toplanması gereken başkaca bir delil ve araştırılacak başkaca bir husus kalmadığından tahkikata son verilmiştir.
Bu durumda; yapılan yargılamaya, toplanan delillere, alınan raporlara, mahkememizce verilen ilk karar ile istinaf incelemesi sonucu verilen kaldırma kararına, kaldırma kararı sonrası yapılan yargılama sırasında ...Adli Tıp Kurumundan alınan raporlara ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu 29.09.2008 tarihinde meydana gelen kazada davacı ...'ın yaralandığı, meydana gelen yaralanması sonucu çalışma ve meslekte iş gücü kaybı oranının bulunmadığı ve 1 (bir) ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığı, davacıda saptanan sağ kulaktaki çok ileri derecede sensörinöral işitme kaybı ile dava konusu kaza arasında illiyet kurmak için yeterli tıbbi delil bulunmadığının kaldırma kararı sonrası alınan Adli Tıp Kurumu Raporları ile tespit edilmiş olduğu, buna göre davacının kaza nedeniyle sürekli bir maluliyetinin olmadığı, geçici iş gücü kaybı süresinin ise 29.09.2008-29.10.2008 tarihleri arasında bulunduğu, geçici iş gücü kaybı süresinin işlemiş dönem olması nedeniyle herhangi bir artırım ve iskontoya tabi tutulmadığı, davacı ...'ın gelirine ilişkin somut belge bulunmaması nedeniyle yerleşik Yargıtay Kararları'na göre gelirinin asgari ücret düzeyinde olduğunun dikkate alındığı, davacı yaya ...'ın, olayda %70 (yüzde yetmiş) oranında kusurlu olduğu, davalı ...Ş. tarafından düzenlenmiş ZMMS poliçesi bulunan araç sürücüsü Şakir ÜNAL'ın olayda %30 (yüzde otuz) oranında kusurlu bulunduğu, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91. Maddesi gereğince, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu bulunduğu, bu durumda davaya konu kaza sonucu sürekli bir maluliyeti bulunmayan davacının yaralanması nedeniyle uğradığı zararın davalı ... Sigorta A.Ş.'nin ZMMS poliçesinin "tedavi gideri teminatı"ndan sorumlu olduğu geçici iş göremezlik tazminatının 150,98 TL olduğu, kaldırma kararı sonrası yapılan yargılamada Adli Tıp Kurumundan alınan raporlarda, davacıda saptanan işitme kaybı ile kaza arasında bir illiyet bağı kurmak için yeterli bir tıbbi delil olmadığı hususlarının belirlenmiş olmasına göre, davacının %70 oranında kusuru ile karıştığı kaza sonucu oluşan zararının, 1 ay süre ile geçici iş göremezlik halinde kalması nedeniyle 150,98 TL olup, kaldırma kararı öncesi mahkememizce verilen ilk kararda hüküm altına alınan bu miktarın değiştirilmesini gerektiren yeni bir durum veya delilin bulunmadığının kaldırma kararı sonrasında yapılan yargılama sonucu da anlaşılmasına göre, davanın anılan miktar üzerinden ve davalının en geç dava tarihinde temerrüde düşmüş olması nedeniyle dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte sorumlu olmak üzere 150,98 TL üzerinden kısmen kabulüne karar vermek gerekmekle, açıklanan esaslara ve varılan hukuki sonuca uygun olarak aşağıdaki şekilde hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile; 150,98-TL geçici iş göremezlik tazminatının dava tarihi olan 25.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-Davacının fazlaya ilişkin istemlerinin REDDİNE,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcının davacı tarafça peşin harç olarak yatırılan 29,20-TL harç ile yargılama sırasında yapılan ıslah sonucu yatırılan 35,90-TL harcın mahsup edilmesi sonucu kalan 362,50‬-TL eksik harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 29,20-TL başvuru harcı, 29,20-TL peşin harç, 38,8‬0-TL vekalet harcı, 35,90-TL ıslah harcı, 121,30-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 254,40-TL‬ harç giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
5-Davacı tarafından yargılama sırasında yapılan 882,00‬-TL posta ve tebligat gideri, 800,00‬-TL bilirkişi ücreti, 15,00-TL dosya kapak masrafı ve 6.853‬,00-TL adli tıp ücreti olmak üzere toplam 8.550,00-TL yargılama giderinin davadaki haklılık oranına göre; 860,13-TL'nin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı davasını bir vekil vasıtası ile takip ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca belirlenen 150,98-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
7-Davalı davayı vekili vasıtası ile takip ettiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca davanın reddedilen kısmına göre belirlenen 9.849,02‬-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
8-Davanın açılış tarihi itibariyle ticari uyuşmazlıklarda dava şartı niteliğindeki zorunlu arabuluculuk yolunun henüz yürürlükte olmaması nedeniyle, bu konuda yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına,
9-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde...BAM'da İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/12/2024

Katip ...
¸e-imzalıdır.

Hakim ...
¸e-imzalıdır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim