mahkeme 2025/246 E. 2025/266 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/246
2025/266
8 Nisan 2025
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA GEREKÇELİ KARAR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/246
KARAR NO : 2025/266
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ... -....
DAVALI : ... - ...
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/03/2025
KARAR TARİHİ : 08/04/2025
KARAR Y.TARİHİ : 08/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA :
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalı arasında tüketici anlaşması yapıldığını, anlaşmaya göre davacı şirketin davalının hac gidiş dönüş sürecini yürüteceğini, davalının da karşılığında anlaşılan meblağın ödemesini yapacağını, bu çerçevede aralarında fatura düzenlendiğini, davalı tarafından faturanın ödenmemesi üzerine .... sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalı tarafından borca itiraz edildiğini ve takibin durduğunu beyan ederek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA :
Davalı tarafa tebligat çıkarılmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, davacı tarafından verilen hac gidiş dönüş hizmetinden kaynaklı düzenlendiği iddia edilen faturanın davalı tarafından ödenmemesi üzerine, davacı şirket tarafından başlatılan takibe davalının yaptığı itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemelerin görevi kanunla belirlenir. Görev konusu dava şartı olup, mahkeme tarafından yargılamanın her aşamasında, talep halinde veya resen incelenebilir. Mahkememizde açılan bu davada öncelikle taraflar arasındaki uyuşmazlığın tüketici işlemi niteliğinde olup olmadığı ve ticaret mahkemesinin bu davada görevli olup olmadığının açıklığa kavuşturulması zorunludur.
Tüketici işlemi ile ticari iş kesişmesinin meydana geldiği hallerde, emredici şekilde tüketicinin korunması amaçlanmaktadır. Böylece tüketicinin bulunduğu işlemlerin, ticari iş sayılmasının yanında ayrıca tüketici işlemi olarak kabul edilmesi gerektiği, kanunların çatışma içerisinde bulunduğu hâllerde; 6502 sayılı TKHK'nın gerek özel, gerekse sonraki kanun olması nedeniyle tüketici mevzuatının önceliğinin kabulü, isabetli bir çözüm yöntemidir (....).
28.11.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un (TKHK) 2. maddesinde bu kanunun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsayacağı; 3/1-(k) maddesinde, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiler, "tüketici"; 3/1-(l) maddesinde ise, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemler, "tüketici işlemi" olarak kabul edilmiş ve Tüketici Kanunu'nun kapsamı esaslı şekilde genişletilmiştir.
Aynı Kanun'un 73/1. maddesinde; “tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda” tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilirken; 83/2. maddesinde de “taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez” hükmüne yer verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, davalının gerçek kişi olduğu ve tacir olmadığı, davacı tacir olmakla birlikte davanın her iki tarafı yönünden nisbi ticari dava koşullarının bulunmadığı, dava konusu işlelmin tarafların ticari iş ve işlemlerinden kaynaklanmadığı, bir diğer anlatımla taraflar arasındaki uyuşmazlığın 4077 sayılı Kanun kapsamında bulunduğu, davalının bahsedilen kanunda belirtilen tüketici tanımına girdiği, davacının ise yasanın yaptığı satıcı tanımına uyduğu bu itibarla uyuşmazlığın çözümünde tüketici mahkemeleri görevli olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle, davanın, mahkememizin görevsizliği nedeniyle HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca usulden reddine, süresinde ve istek halinde dosyanın HMK 1 ve 20 maddeleri uyarınca, görevli .... Tüketici Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
Anlatılan nedenlerle,
HÜKÜM :
1-DAVANIN MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİ NEDENİYLE USULDEN REDDİNE,
2-Kararın kesinleşmesi ve iki haftalık yasal sürede talep edilmesi halinde dosyanın görevli .... Tüketici Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3- İhtiyati haciz talebi, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin HMK.323 ve 331 maddeleri uyarınca görevli ve yetkili mahkeme tarafından değerlendirilmesine,
Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 08/04/2025
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.