Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/862
2024/709
4 Aralık 2024
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA GEREKÇELİ KARAR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/862 Esas
KARAR NO : 2024/709
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ...,
...
VEKİLİ : Av. ...,
...
DAVALI : ..., T.C. Kimlik No: ...
...
...
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/12/2024
KARAR TARİHİ : 04/12/2024
KARAR Y.TARİHİ : 04/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin uzun yıllardır yurt içindeki ve dışındaki kamu hastanelerine, ihaleler kapsamında ... hizmeti vermekte olan yazılım firması olduğunu, kurum kadrosuna alınmayan taşeron işçiler niteliğinde olduğu ve müvekkili şirketin bu noktada yüklenici firma olduğunu, davalı gibi hizmet alım sözleşmesi kapsamındaki taşeron personelin işe alımlarının yine müvekkili şirket tarafından yapılmadığını, davalının da bu şekilde ... bağlı bir kurum bünyesinde çalışma yaptığı bir taşeron personel olup, aynı iş yerinde müvekkili şirket dışında başka taşeronlar nezdinde de çalışma yaptığını, bu noktada asıl işvereni veyahut iş yeri değişmediğini, ancak ihale üstüne bırakılan yüklenici firmaların değiştiğini, kendisinin devlet hastanelerinde çalışmaya devam ettiğini, davalıya işçilik alacaklarına ilişkin bu dava ve... Esas numaralı icra dosyası kapsamında toplam 200.853,47 TL ödediğini, bu süreçte ne diğer alt işverenlerden , ne de asıl işveren ... herhangi bir ödeme alınmadığını, çalışmanın tamamının müvekkili bünyesinde geçirmemişken tüm alacağın müvekkilinden tahsili yolunun seçildiğini, hizmet alım sözleşmesinin içeriğinde kıdem tazminatı gibi feshe bağlı alacakların müvekkili şirket tarafından ödeneceğine dair hiçbir madde olmadığını, davalının işçilik alacaklarının kurum tarafından ödenmesi gerekmekteyken tüm alacaklarının müvekkili şirkete yüklenilmesinin kötü niyetli ve hukuka aykırı olduğunu beyan ederek, davanın kabulüne, 200.000,00 TL manevi tazminatın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davalıdan alınarak taraflarına verilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Mahkememizce bu aşamada davalı tarafa tebligat çıkarılmamıştır.
DELLİLLER:
1-) Hukuk uyuşmazlıklarında dava şartı arabuluculuk son tutanağı,
YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava, manevi tazminat istemine ilişkindir.
6102 s. TTK m. 5/1'de yapılan düzenlemede, kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın Asliye Ticaret Mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. Bu hükme göre ticaret mahkemelerinin görev alanı ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleridir. Ancak, Ticari faaliyetleri ilgilendiren bütün davalar ticari dava değildir. Ticaret mahkemeleri ayrı bir yargı kolu oluşturmayıp, asliye hukuk mahkemelerine göre ihtisas mahkemeleridir. Bu nedenle kanun koyucu yapılan düzenleme ile ticari işlerle ilgili bütün davaları değil sadece uzmanlık gerektiren ve kanunda açıkça gösterilen hususlardan kaynaklanan uyuşmazlıklarda ticaret mahkemesinin görevli olacağını kabul etmiştir.
Ticari davalar; mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletme ile ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grupta toplanmaktadır. Doktrindeki yerleşik uygulama bu yöndedir.
A-Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında ... (m.99), ... (m.154),... (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartları aranmaz. Uyuşmazlık konusunun 6102 s. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Eldeki dava sigorta hukukundan kaynaklı değil, halefiyet kaynaklıdır.
B- Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayılı TTK 4/1. maddesinde yapılan düzenlemeye göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Kanunda yapılan bu düzenleme uyarınca bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 s. TTK 19/2'de, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Bu nedenle taraflar arasındaki uyuşmazlık konusundaki işin ticari iş niteliğinde olması bunun aynı zamanda ticari dava sayılmasını gerektirmez.
C-Taraflardan sadece birinin ticari işletmesi ile ilgili olması durumunda ticari dava kabul edilen davalar kanunda açıkça düzenlenmiştir. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 s. HMK m. 1 uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce ve temyiz incelemesi aşamasında Yargıtay’ca re'sen incelenir. Bu kuralın tek istisnası, 6102 s. TTK m. 5/4'de düzenlenmiş olup, buna göre, yargı çevresinde ayrı bir Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmayan yerlerde Asliye Hukuk Mahkemeleri'ne açılan ticari davalarda görev kuralına dayanılmamış olması, Asliye Ticaret Mahkemesi'ne görevsizlik kararı verilmesini gerektirmeyecektir. Bu nedenle yargı çevresinde Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmayan yerlerde bir ticari uyuşmazlığın çözümü için Asliye Hukuk Mahkemesi'ne genel mahkeme sıfatıyla dava açılması halinde, mahkemece görevsizlik kararı verilmeksizin işin esasının görülmesi gerekir. Buna karşılık, kanun aksi durumu düzenlememiş olduğundan, Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ticari olmayan bir davayı Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla görmüş olması açıkça bozmayı gerektiren bir usule aykırılık hali oluşturur.
Somut olayda, dosya içeresinde toplanan tüm deliller, dava dilekçesi ve ekindeki delillerin incelenmesinde, dava konusu ihtilafın, hizmet alım sözleşmesi kapsamında çalışan davalı işçinin, işçilik alacaklarının istemine ilişkin davanın sadece kendisine açılması nedeniyle zor duruma düşürüldüğü iddiasına dayanan manevi tazminat davası olduğu, davalının TTK 12, 16 maddeleri kapsamında sayılan tacir kişilerden olmadığı, bu nedenle TTK m. 4/1 maddesindeki nisbi ticari dava koşulları oluşmadığı gibi işbu davanın aynı maddede düzenlenen mutlak ticari dava niteliği de bulunmadığından uyuşmazlığın çözümünde Mahkememizin görevli olmadığı, iş kanunu kapsamında kalan uyuşmazlık niteliğinde olduğu, işçi ve iş veren arasında iş kanunu kapsamında kalan iş akdinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda iş mahkemesinin görevli ve yetkili olduğu anlaşıldığından, davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Anlatılan nedenlerle,
1-DAVANIN MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİ NEDENİYLE USULDEN REDDİNE,
2-HMK 20/1 md. uyarınca kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık hak düşürücü süre içerisinde taraflarca mahkememize başvurularak talep edilmesi halinde dava dosyasının görevli... İş Mahkemesi'ne gönderilmesine, aksi takdirde talep halinde mahkememizce ek karar ile davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine,
3-HMK 331/2 md. uyarınca yargılama gideri, harç ve vekalet ücreti hususlarında görevli mahkemece karar verilmesine, mahkememizce ek karar ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi halinde yargılama gideri, harç ve vekalet ücreti hususunda da karar verilmesine,
Dair; tarafların yokluğunda, hükmün tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.03/12/2024
Katip ...
¸¸
Hakim ...
¸¸
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.