mahkeme 2024/819 E. 2025/486 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/819
2025/486
17 Haziran 2025
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Dosya No: 2024/819 Esas - 2025/486 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
T.C.
ANKARA
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/819
KARAR NO : 2025/486
HÂKİM :......
KATİP : ......
DAVACI : ......
......
VEKİLİ : Av. ......
DAVALILAR : 1)......
......
Vekili: Av. ......
2) ......
......
Vasi : ......
......
DAVA : Maddi ve Manevi Tazminat Davası (Bankacılık Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/11/2024
KARAR TARİHİ : 17/06/2025
G.K. YAZIM TARİHİ : 17/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Maddi ve Manevi Tazminat Davasının (Bankacılık Sözleşmesinden Kaynaklanan) yapılan açık yargılaması neticesinde, aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.
I) İDDİA :
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'in davalı ... nezdinde "......" IBAN numaralı hesabının bulunmakta olduğu; 28.01.2024 günü saat 02:50 gibi müvekkilin bilgisi olmadan 185.500,00 TL kredi çekildiği; akabinde yine müvekkilin bilgisi olmadan davalı ... isimli şahsın ...'a ait "...... IBAN numaralı hesabına 49.000,00 TL, 50.000,00 TL ve 50.000,00 TL EFT yapıldığı; bununla ilgili olarak müvekkil ...... evrak numarası ile şikayette bulunduğu; bu tutarlar oranında müvekkilinin maddi zararının oluştuğu; internet bankacılığı hizmetini sunan bankaların, bu hizmeti müşterilerine kolaylık olması için yapmalarının yanında kendi işlem hacimlerini artırmak ve daha fazla gelir elde etmek için yapmakta oldukları; bunun için de bankalar sadece bu hizmeti uygulamaya koymakla kalmayıp, ayrıca gerektiği gibi işlemesi ve hedefledikleri amaca ulaşmaları için gerekli diğer tüm görevleri de yerine getirmeleri gerekmekte olduğu; dolayısıyla bir güven kurumu olarak faaliyet gösteren bankaların, her şeyden önce internet bankacılığı işlemlerinin güvenilir bir şekilde yapılabilmesi için tüm altyapının güvenliğini sağlamaları gerektiği; bu güvenliğin gerek dijital gerekse de fiziki maktu evrak olarak sağlanması gerektiği; söz konusu vaki olaya da bakıldığında görüleceği üzere bankanın söz konusu şüpheli işlemi fark etmeyip, dikkatsiz ve özensiz davranması sonucunda müvekkilinin mağdur olduğu beyan edilmiş olup; fazlaya ilişkin her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000,00 TL (kısmi alacak davası) maddi tazminatın ve 30.000,00 TL manevi tazminatın, haksız fiil tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
II) SAVUNMA :
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; müvekkili banka hakkında açılan davanın, genel yetki kuralı çerçevesinde, müvekkil bankanın ... bulunduğu, ... Mahkemelerine gönderilmesi gerektiği; davaya konu edilen alacağın ve davacının zarardan haberdar olduğu tarihin dikkate alınması neticesinde davanın zamanaşımına uğramış olduğu; kimlik doğrulama ile ilgili tüm bankaların uymakla yükümlü olduğu ... tebliğindeki şartların müvekkili banka tarafından yerine getirildiği ve müvekkil bankanın kusuru bulunmadığı; tüm yasal zorunlulukların davalı banka tarafından yerine getirilmiş olması nedeniyle ve kusurunun bulunmaması nedeniyle, davanın müvekkili banka ile ilgili olarak husumet yönünden reddi gerektiği; ayrıca müvekkili bankanın üzerine düşen tüm sorumlulukları özverili bir şekilde yerine getirdiği ve bu nedenle mevcut/bilinen bankacılık uygulamaları ile hayatın olağan akışı göz önünde tutulduğunda olayda müvekkil banka tarafından yerine getirilmesi gereken tüm sorumluluğunun yerine getirilmiş olduğu beyan edilmiş olup; davanın zamanaşımı nedeniyle reddine; husumet yönünden reddine; yetki itirazlarının kabulüne; esasa ilişkin beyanları doğrultusunda davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
III) DELİLLER :
Arabuluculuk Son Tutanağı.
......Sor. Sayılı Soruşturma Dosyası.
Davacıya Ait Kredi Dökümleri
...... 04/03/2025 Tarih ve ... Sayılı Cevabi Yazısı.
...... 06/03/2025 Tarih ve ... Sayılı Cevabi Yazısı.
IV) DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE :
a) Dava Konusu Uyuşmazlığın Tespiti :
Mahkememizde açılan davanın; davacı ... ("davacı" olarak anılacaktır) ile davalı ... ... A.Ş. ("davalı banka" olarak anılacaktır) arasındaki "Bankacılık Sözleşmesinden Kaynaklanan Maddi ve Manevi Tazminat Davası" olduğu anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlığın konusunun; davacı adına, davalı ... ... A.Ş.'den 28.01.2024 günü 185.500,00 TL kredi kullanılmasında ve davacının hesabından davalı ... isimli şahsın ...'a ait "......" IBAN numaralı hesabına yapıldığı belirtilen 149.000,00 TL EFT işleminde, davalının bankanın özen yükümlülüğüne aykırı işlemi / kusuru bulunup bulunmadığı; bu doğrultuda davacının, davalı bankadan anılan miktarlarda alacağının mevcut bulunup bulunmadığı; uygulanacak faizin türü ile manevi tazminat şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarından ibaret olduğu anlaşılmaktadır.
b) Genel Hukuki Tasnif :
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Görevin Belirlenmesi ve Niteliği" başlıklı 1. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"(1) Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir."
Yukarıda belirtilen madde hükmü kapsamında açıkça belirtilmekte olduğu üzere; Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir ve göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir. Bu doğrultuda; gerek yasal mevzuat, gerek Yüksek Yargı içtihatları ve gerekse Doktrin incelemeleri dikkate alındığında; "kamu düzenine ilişkin" olan görev kurallarının uygulanmasının, Mahkeme tarafından yargılamanın her aşamasında tetkik edilmesi zorunlu unsurlardan olduğu ve bu doğrultuda gerek tarafların talebi üzerine ve gerekse Mahkeme tarafından re'sen, yargılamanın her aşamasında görevsizlik kararı verilebileceği hususu izahtan varestedir.
Bu kuralın tek istisnası, 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı TTK'nın 5/4. maddesinde düzenlenmiş olup; söz konusu düzenleme uyarınca, yargı çevresinde ayrı bir Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmayan yerlerde, Asliye Hukuk Mahkemelerine açılan davalarda görev kuralına dayanılmamış olması görevsizlik kararı verilmesini gerektirmemektedir.
Asliye Ticaret Mahkemelerinin Görev Alanı :
6102 Sayılı ... Ticaret Kanunu'nun 4/1. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"(1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;
a) Bu Kanunda,
b) ... Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde,
c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı ... Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde,
d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta,
e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde,
f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde,
öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır."
6102 Sayılı ... Ticaret Kanunu'nun "Ticari Davalar ve Çekişmesiz Yargı İşlerinin Görüleceği Mahkemeler" başlıklı 5. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"(1) Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir.
(2) ...
(3) Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır.
(4) ..."
Yukarıda belirtilen TTK.'nın 4. ve 5. maddelerinde hüküm altına alındığı üzere; öğretide "Mutlak Ticari Davalar" olarak adlandırılan ve taraflarının "tacir" sıfatları dikkate alınmaksızın 6102 Sayılı Kanun'un 4/1. maddesinde belirtilen bentler kapsamında sayılan işlere ilişkin bulunan davalar ile öğretide "Nispi Ticari Davalar" olarak adlandırılan ve tarafların her birinin "ticari işletmesi ile ilgili olan" davalar Asliye Ticaret Mahkemesi görevine girmektedir.
6102 Sayılı Kanun'un 4/1. maddesi uyarınca mutlak ticari davalar; 6102 Sayılı ... Ticaret Kanunu'nda, 4721 Sayılı ... Medenî Kanunu'nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. maddelerinde; 6098 sayılı ... Borçlar Kanunu'nun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203. maddelerinde; rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447. maddelerinde, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501. maddelerinde; kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519. maddelerinde; komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545. maddelerinde; ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554. maddelerinde; havale hakkındaki 555 ilâ 560. maddelerinde ve saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580. maddelerinde; fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta; borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde ve bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları olarak belirlenmiştir.
Yukarıda belirtilen genel kuralın istisnası mahiyetindeki düzenleme, yine 6102 Sayılı ... Ticaret Kanunu'nun 4 maddesi kapsamında belirlenmiştir. Buna göre; herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen "havale", "vedia" ve "fikir ve sanat eserlerine ilişkin" haklardan doğan davalar da, "ticari dava" niteliğindedir.
Tüketici Mahkemelerinin Görev Alanı :
6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un, Tüketici Mahkemelerinin görev alanını düzenleyen, "Tüketici Mahkemeleri" başlıklı 73/1. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir."
Anılan Kanun hükmünde de açıkça belirtilmekte olduğu üzere Tüketici Mahkemelerinin görev alanı; "tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklar" olarak belirlenmiştir. Bu doğrultuda Tüketici Mahkemelerinin görev alanının incelenmesinde, öncelikle "tüketici" ve "tüketici işlemi" kavramlarının detaylı olarak tetkik edilmesi önem arz etmektedir.
6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinin, "Tüketici" tanımını düzenleyen (k) bendi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"Tüketici: Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi ... ifade eder."
6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinin, "Tüketici İşlemi" tanımını düzenleyen (l) bendi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ... ifade eder."
Yukarıda belirtilen 6502 Sayılı TKHK.'nın 3. maddesi kapsamında da açıkça belirtilmiş olduğu üzere tüketici; "ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi"; tüketici işlemi ise "mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" olarak tanımlanmıştır.
Bu doğrultuda Tüketici Mahkemelerinin görev alanının; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi olarak tanımlanan "tüketici gerçek veya tüzel kişilere yönelik uygulamalardan doğan uyuşmazlıklar" ile "mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemden doğan uyuşmazlıklar" olarak belirlendiği anlaşılmaktadır.
Asliye Ticaret Mahkemeleri ve Tüketici Mahkemelerinin Görev Sınırları :
Yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri ve sair açıklamalar kapsamında da belirtilmekte olduğu üzere; Asliye Ticaret Mahkemeleri ile Tüketici Mahkemeleri arasındaki görev sınırının belirlenmesinde, öncelikle dava konusu uyuşmazlığın niteliğinin ("ticari iş" veya "tüketici işlemi" olarak) tespiti gerekmekte olup; bununla birlikte dava konusu uyuşmazlık taraflarının "tacir" veya "tüketici" sıfatlarının da belirlenmesi ayrıca önem arz etmektedir.
Bu doğrultuda; uyuşmazlık konusunun "ticari iş" olması ve/veya uyuşmazlık taraflarının "tacir sıfatını haiz" bulunduklarının anlaşılması halinde, söz konusu uyuşmazlığın yargılaması Asliye Ticaret Mahkemelerinin görev alanına girmekte; bununla birlikte uyuşmazlık konusunun "tüketici işlemi" olduğunun anlaşılması halinde ise, söz konusu uyuşmazlığın yargılaması Tüketici Mahkemelerinin görev alanına girmektedir.
Bu noktada uyuşmazlık konusunun "sigorta sözleşmesi" veya "bankacılık sözleşmesi" olması ihtimallerine münhasıran belirtilmesi önem arz eden diğer bir husus ise; TKHK.'nın 3. maddesinin (tüketici işlemini tanımlayan) (l) bendinde belirtilen "sigorta sözleşmelerinden" ve "bankacılık sözleşmelerinden" doğan uyuşmazlıklarda görevli Mahkemenin tespitinde (anılan sözleşmelerin münferit nitelikleri doğrultusunda uyuşmazlıkların çözümünün, Asliye Hukuk Mahkemelerinin veya Asliye Ticaret Mahkemelerinin yahut Tüketici Mahkemelerinin görev alanlarına girebilecekleri hususu dikkate alındığında) söz konusu sigorta sözleşmesinin veya bankacılık sözleşmesinin "tüketici işlemi" olarak tanımlanıp tanımlanamadıklarının tespiti gerektiği hususudur.
Belirtilen açıklamalardan hareketle, uyuşmazlık konusunun "sigorta sözleşmesi" veya "bankacılık sözleşmesi" olması halinde; söz konusu sigorta veya bankacılık sözleşmesinin, "tüketici işlemi" olduğunun anlaşılması halinde, söz konusu uyuşmazlığın yargılaması Tüketici Mahkemelerinin görev alanına girmekte; bununla birlikte anılan sözleşmelerin "tüketici işlemi" olarak tanımlanmasının mümkün bulunmadığı hallerde ise, söz konusu uyuşmazlığın yargılaması ("ticari iş" olarak tanımlanması veya tanımlanamaması ihtimallerine münhasıran) Asliye Ticaret Mahkemelerinin veya Asliye Hukuk Mahkemelerinin görev alanlarına girmektedir.
c) Dava Konusu Uyuşmazlık İle İlgili Değerlendirme :
Yukarıda belirtilen hususlar doğrultusunda Mahkememizce dosya üzerinde yapılan incelemede; taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu bankacılık sözleşmesinin, ticari niteliğinin bulunmadığı hususu dikkate alındığında, Mahkememizde ikame olunan işbu davanın, "mutlak ticari dava" niteliği bulunmadığı anlaşılmış olup; işbu davanın "nispi ticari dava" niteliği bulunup bulunmadığının tetkiki kapsamında ise davacı gerçek kişinin "tacir sıfatının bulunup bulunmadığı" hususu araştırılmış ve ...... tarafından Mahkememize sunulan 06/03/2025 tarih ve ... sayılı cevabi yazı kapsamında, davacının gelir getirici kazancı olmayan mükellef statüsünde olduğunun (tacir sıfatını haiz bulunmadığının) bildirilmesi neticesinde, işbu davanın "nispi ticari dava" niteliğinin de bulunmadığı anlaşılmıştır.
Anılan hususlar doğrultusunda; dava konusu bankacılık işleminin 6502 Sayılı TKHK.'nın 3. maddesinde ifadesini bulan "tüketici işlemi" niteliğinde olduğu ve davacı ...'in de aynı Kanun hükmü kapsamında ifadesini bulan "tüketici" sıfatını haiz bulunduğu hususları birlikte değerlendirilerek; Mahkememizin görevsizliğine ve 6502 Sayılı Kanunun 73/1. maddesinde belirtilen "Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir." hükmü uyarınca Tüketici Mahkemesinin görevli olduğuna dair aşağıda belirtildiği şekilde hüküm kurulmuştur.
V) HÜKÜM : (Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle)
- Mahkememizin görevli olmadığı ve bu doğrultuda dava şartı noksanlığı bulunduğu anlaşıldığından, davanın USULDEN REDDİNE;
- Görevli Mahkemenin, Tüketici Mahkemesi olduğunun TESPİTİNE;
- Mahkememiz kararına yönelik, "süresi içinde kanun yoluna başvurulmaması" nedeniyle, kararın kesinleşmesi halinde, kararın kesinleştiği tarihten; "süresi içinde kanun yoluna başvurulmakla birlikte, kanun yoluna başvurunun reddi kararı verilmesi" halinde, işbu kararın tebliğ tarihinden itibaren (2) hafta içerisinde "Dosyanın Görevli Mahkemeye Gönderilmesi" talebinde bulunulması halinde dosyanın, görevli olan ...... Tüketici Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE;
- İşbu hükmün (3) no'lu bendi kapsamında belirtilen süreler içinde "Dosyanın Görevli Mahkemeye Gönderilmesi" talebinde bulunulmaması halinde; Mahkememizce re'sen "davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği" hususunun, taraflara (Mahkememizce verilen gerekçeli kararın tebliği suretiyle) İHTARINA;
- Harç ve yargılama giderlerinin; 6100 Sayılı HMK.'nın 331/2. maddesi uyarınca, görevli Mahkeme dosyası kapsamında DEĞERLENDİRİLMESİNE;
Dair; davacı vekili ve davalı ... A.Ş. vekilinin yüzüne karşı, davalı ... (Vasi ...)'ın yokluğunda; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren (2) hafta içerisinde; (Mahkememiz'e veya istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine dilekçe sunmak ya da tutanağa geçirilmek koşuluyla Zabıt Katibine sözlü beyanda bulunmak suretiyle) HMK'nın 345. maddesi uyarınca ...... Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere, yapılan açık yargılamada karar verildi.17/06/2025
Katip ...... Hâkim......
¸ ¸
Gerekçeli Karar
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.