Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/582
2024/698
29 Kasım 2024
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Dosya No: 2024/737 Esas - 2024/616 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
T.C.
ANKARA
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/737
KARAR NO : 2024/616
HÂKİM : ......
KATİP : ......
DAVACI : ......
......
VEKİLİ : Av. ......
DAVALI : ......
......
DAVA : İtirazın İptali (Banka Kredi Sözleşmesi ve Banka Kartı Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/10/2024
KARAR TARİHİ : 31/10/2024
G.K. YAZIM TARİHİ : 12/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Banka Kredi Sözleşmesi ve Banka Kartı Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması neticesinde, aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.
I) İDDİA :
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın ......Şubesi ile davalı arasında imzalanan Kredi Çerçeve Sözleşmesi gereğince davalıya kredi kullandırılmış olduğu; kredi borcunun ödenmemesi neticesinde alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhinde ......Esas sayılı icra dosyası ile 129.791,93 TL üzerinden icra takibi başlatıldığı; başlatılan icra takibine davalı tarafından 13/06/2024 tarihinde haksız olarak itiraz edildiği; davalı tarafından yapılan itirazın kötüniyetli olduğu beyan edilmiş olup; fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulması kaydıyla müvekkili banka alacağının tahsilini teminen ...... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline; davalı tarafından inkar olunan alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
II) SAVUNMA :
Dava dilekçesini ve tensip zaptını içerir davetiyenin, davalı ...'e 23/10/2024 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup; davalı cevap süresinin hitamı öncesinde Mahkememizce görevsizlik kararı verilmiştir.
III) DELİLLER :
...... Esas Sayılı İcra Dosyası.
......Büro, ...... Arabuluculuk Sayılı Arabuluculuk Dosyası.
...... 22/10/2024 Tarih ve ......Sayılı Cevabi Yazısı.
...... 21/10/2024 Tarih ve ......Sayılı Cevabi Yazısı.
...... 21/10/2024 Tarih ve ...... Sayılı Cevabi Yazısı.
... 21/10/2024 Tarih ve ......Sayılı Cevabi Yazısı.
...... 21/10/2024 Tarih ve ...... Sayılı Cevabi Yazısı.
IV) DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE :
a) Dava Konusu Uyuşmazlığın Tespiti :
Mahkememizde açılan davanın; davacı ... A.Ş. ("davacı banka" olarak anılacaktır) ile davalı ... ("davalı" olarak anılacaktır) arasındaki "Banka Kartı Sözleşmesinden Kaynaklı İtirazın İptali Davası" olduğu anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlığın konusunun; ...... Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibi ile ilgili olarak; taraflar arasındaki banka kartı sözleşmesine istinaden davacı bankanın (takip tarihi itibariyle) 129.971,93 TL. (asıl alacak, işlemiş faiz ve faiz gider vergisi) alacağının mevcut bulunup bulunmadığı; icra takip tarihi öncesinde uygulanmış faizin doğru hesaplanıp hesaplanmadığı, türü ve oranı ile takip sonrası uygulanacak faizin türü ve icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarından ibaret olduğu anlaşılmaktadır.
b) Genel Hukuki Tasnif :
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Görevin Belirlenmesi ve Niteliği" başlıklı 1. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"(1) Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir."
Yukarıda belirtilen madde hükmü kapsamında açıkça belirtilmekte olduğu üzere; Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir ve göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir. Bu doğrultuda; gerek yasal mevzuat, gerek Yüksek Yargı içtihatları ve gerekse Doktrin incelemeleri dikkate alındığında; "kamu düzenine ilişkin" olan görev kurallarının uygulanmasının, Mahkeme tarafından yargılamanın her aşamasında tetkik edilmesi zorunlu unsurlardan olduğu ve bu doğrultuda gerek tarafların talebi üzerine ve gerekse Mahkeme tarafından re'sen, yargılamanın her aşamasında görevsizlik kararı verilebileceği hususu izahtan varestedir.
Bu kuralın tek istisnası, 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı TTK'nın 5/4. maddesinde düzenlenmiş olup; söz konusu düzenleme uyarınca, yargı çevresinde ayrı bir Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmayan yerlerde, Asliye Hukuk Mahkemelerine açılan davalarda görev kuralına dayanılmamış olması görevsizlik kararı verilmesini gerektirmemektedir.
Asliye Ticaret Mahkemelerinin Görev Alanı :
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"(1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;
a) Bu Kanunda,
b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde,
c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde,
d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta,
e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde,
f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde,
öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır."
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun "Ticari Davalar ve Çekişmesiz Yargı İşlerinin Görüleceği Mahkemeler" başlıklı 5. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"(1) Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir.
(2) ...
(3) Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır.
(4) ..."
Yukarıda belirtilen TTK.'nın 4. ve 5. maddelerinde hüküm altına alındığı üzere; öğretide "Mutlak Ticari Davalar" olarak adlandırılan ve taraflarının "tacir" sıfatları dikkate alınmaksızın 6102 Sayılı Kanun'un 4/1. maddesinde belirtilen bentler kapsamında sayılan işlere ilişkin bulunan davalar ile öğretide "Nispi Ticari Davalar" olarak adlandırılan ve tarafların her birinin "ticari işletmesi ile ilgili olan" davalar Asliye Ticaret Mahkemesi görevine girmektedir.
6102 Sayılı Kanun'un 4/1. maddesi uyarınca mutlak ticari davalar; 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda, ... Sayılı Türk Medenî Kanunu'nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. maddelerinde; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203. maddelerinde; rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447. maddelerinde, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501. maddelerinde; kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519. maddelerinde; komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545. maddelerinde; ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554. maddelerinde; havale hakkındaki 555 ilâ 560. maddelerinde ve saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580. maddelerinde; fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta; borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde ve bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları olarak belirlenmiştir.
Yukarıda belirtilen genel kuralın istisnası mahiyetindeki düzenleme, yine 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4 maddesi kapsamında belirlenmiştir. Buna göre; herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen "havale", "vedia" ve "fikir ve sanat eserlerine ilişkin" haklardan doğan davalar da, "ticari dava" niteliğindedir.
Tüketici Mahkemelerinin Görev Alanı :
6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un, Tüketici Mahkemelerinin görev alanını düzenleyen, "Tüketici Mahkemeleri" başlıklı 73/1. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir."
Anılan Kanun hükmünde de açıkça belirtilmekte olduğu üzere Tüketici Mahkemelerinin görev alanı; "tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklar" olarak belirlenmiştir. Bu doğrultuda Tüketici Mahkemelerinin görev alanının incelenmesinde, öncelikle "tüketici" ve "tüketici işlemi" kavramlarının detaylı olarak tetkik edilmesi önem arz etmektedir.
6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinin, "Tüketici" tanımını düzenleyen (k) bendi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"Tüketici: Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi ... ifade eder."
6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinin, "Tüketici İşlemi" tanımını düzenleyen (l) bendi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ... ifade eder."
Yukarıda belirtilen 6502 Sayılı TKHK.'nın 3. maddesi kapsamında da açıkça belirtilmiş olduğu üzere tüketici; "ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi"; tüketici işlemi ise "mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" olarak tanımlanmıştır.
Bu doğrultuda Tüketici Mahkemelerinin görev alanının; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi olarak tanımlanan "tüketici gerçek veya tüzel kişilere yönelik uygulamalardan doğan uyuşmazlıklar" ile "mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemden doğan uyuşmazlıklar" olarak belirlendiği anlaşılmaktadır.
Asliye Ticaret Mahkemeleri ve Tüketici Mahkemelerinin Görev Sınırları :
Yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri ve sair açıklamalar kapsamında da belirtilmekte olduğu üzere; Asliye Ticaret Mahkemeleri ile Tüketici Mahkemeleri arasındaki görev sınırının belirlenmesinde, öncelikle dava konusu uyuşmazlığın niteliğinin ("ticari iş" veya "tüketici işlemi" olarak) tespiti gerekmekte olup; bununla birlikte dava konusu uyuşmazlık taraflarının "tacir" veya "tüketici" sıfatlarının da belirlenmesi ayrıca önem arz etmektedir.
Bu doğrultuda; uyuşmazlık konusunun "ticari iş" olması ve/veya uyuşmazlık taraflarının "tacir sıfatını haiz" bulunduklarının anlaşılması halinde, söz konusu uyuşmazlığın yargılaması Asliye Ticaret Mahkemelerinin görev alanına girmekte; bununla birlikte uyuşmazlık konusunun "tüketici işlemi" olduğunun anlaşılması halinde ise, söz konusu uyuşmazlığın yargılaması Tüketici Mahkemelerinin görev alanına girmektedir.
Bu noktada uyuşmazlık konusunun "sigorta sözleşmesi" veya "bankacılık sözleşmesi" olması ihtimallerine münhasıran belirtilmesi önem arz eden diğer bir husus ise; TKHK.'nın 3. maddesinin (tüketici işlemini tanımlayan) (l) bendinde belirtilen "sigorta sözleşmelerinden" ve "bankacılık sözleşmelerinden" doğan uyuşmazlıklarda görevli Mahkemenin tespitinde (anılan sözleşmelerin münferit nitelikleri doğrultusunda uyuşmazlıkların çözümünün, Asliye Hukuk Mahkemelerinin veya Asliye Ticaret Mahkemelerinin yahut Tüketici Mahkemelerinin görev alanlarına girebilecekleri hususu dikkate alındığında) söz konusu sigorta sözleşmesinin veya bankacılık sözleşmesinin "tüketici işlemi" olarak tanımlanıp tanımlanamadıklarının tespiti gerektiği hususudur.
Belirtilen açıklamalardan hareketle, uyuşmazlık konusunun "sigorta sözleşmesi" veya "bankacılık sözleşmesi" olması halinde; söz konusu sigorta veya bankacılık sözleşmesinin, "tüketici işlemi" olduğunun anlaşılması halinde, söz konusu uyuşmazlığın yargılaması Tüketici Mahkemelerinin görev alanına girmekte; bununla birlikte anılan sözleşmelerin "tüketici işlemi" olarak tanımlanmasının mümkün bulunmadığı hallerde ise, söz konusu uyuşmazlığın yargılaması ("ticari iş" olarak tanımlanması veya tanımlanamaması ihtimallerine münhasıran) Asliye Ticaret Mahkemelerinin veya Asliye Hukuk Mahkemelerinin görev alanlarına girmektedir.
c) Dava Konusu Uyuşmazlık İle İlgili Değerlendirme :
Yukarıda belirtilen hususlar doğrultusunda; davacı banka ile davalı gerçek kişi arasında akdedilen kredi sözleşmesi kapsamında, kredinin niteliği hususunda bir belirleme bulunmadığı; banka kartı sözleşmesinin ise "Ticari Kart Üyelik Sözleşmesi" olarak tanımlandığı anlaşılmakta ise de; bir banka kredi sözleşmesinin veya banka kartı sözleşmesinin, sırf ilgili banka tarafından "ticari olarak tanımlanmış" olmasının, anılan sözleşme/sözleşmeler uyarınca ikame edilecek davaların "mutlak ticari dava" olarak nitelendirilmesine yeterli bulunmadığı ve ilgili görev tasnifinin, yukarıda belirtilen mevzuat uyarınca, ilgili yargı makamları tarafından takdir olunacağı aşikar olup; Mahkememiz nezdinde ikame olunan dava kapsamında da, davacı banka ve davalı gerçek kişi olan ... arasında akdedilmiş kredi ve banka kartı sözleşmelerinin, salt davacı banka tarafından "ticari olarak tanımlanmış" olmasına dayanılarak, işbu davanın "mutlak ticari dava" olarak nitelendirilemeyeceği; bunun yanı sıra anılan sözleşmelerin, davalı gerçek kişi tarafından, "ticari şirket namına veya gerçek kişi tacir sıfatıyla" akdedilmiş olduğuna dair bir tespit bulunmadığı ve dava konusu kredi ve banka kartı sözleşmelerinin (ve talep edilen alacağın) miktarları dikkate alındığında, anılan davanın "ticari dava" olarak kabulü lüzumu bulunmadığı hususları dikkate alınarak; huzurdaki işbu davanın "mutlak ticari dava" olarak nitelendirilemeyeceği kanaatine varılmıştır.
Bununla birlikte; "mutlak ticari dava" niteliği taşımadığı anlaşılan dava ile ilgili olarak görev müessesesinin tetkikinde, yukarıda detaylı olarak incelenen 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1. maddesi uyarınca davanın, "nispi ticari dava" olup olmadığının tespiti lüzumu bulunduğundan; Mahkememizce davalı gerçek kişinin "tacir sıfatının" bulunup bulunmadığı hususunun araştırma yapılması amacıyla ilgili ...... müzekkere yazılmış olup; ...... tarafından Mahkememize sunulan 21/10/2024 tarih ve ...sayılı cevabi yazı kapsamında, davalı gerçek kişinin "işletme esasına göre" defter tutmuş olduğunun ve 2. sınıf tacir (esnaf) sıfatını haiz bulunduğunun tespit edildiğinin bildirilmesinin yanı sıra; ...... tarafından Mahkememize sunulan 21/10/2024 tarih ve ... sayılı cevabi yazı kapsamında da davalı gerçek kişinin, "esnaf sicil kaydı bulunduğunun" tespit edildiğinin bildirilmesi hususları birlikte değerlendirilerek; Mahkememiz nezdinde ikame olunan davanın, "nispi ticari dava" olarak da nitelendirilme imkanının da bulunmadığı anlaşılmıştır.
Neticeten, yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında; davacı banka ile davalı gerçek kişi arasındaki ilişkinin bir "ticari ilişki" olmadığı; aksine "banka-tüketici ilişkisi" olduğu; davalı gerçek kişinin kredi ve banka kartı işlemlerinin, "tüketici işlemi" olduğu ve bu doğrultuda huzurdaki davanın, "ticari dava" olarak nitelendirilmesi imkanının bulunmadığı anlaşılmış olup; 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3. maddesi uyarınca, Mahkememizin görevsizliğine ve Tüketici Mahkemesinin görevli bulunduğuna dair, aşağıda belirtildiği şekilde hüküm kurulmuştur.
V) HÜKÜM : (Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle)
- Mahkememizin görevli olmadığı ve bu doğrultuda dava şartı noksanlığı bulunduğu anlaşıldığından, davanın USULDEN REDDİNE;
- Görevli Mahkemenin, Tüketici Mahkemesi olduğunun TESPİTİNE;
- Mahkememiz kararına yönelik, "süresi içinde kanun yoluna başvurulmaması" nedeniyle, kararın kesinleşmesi halinde, kararın kesinleştiği tarihten; "süresi içinde kanun yoluna başvurulmakla birlikte, kanun yoluna başvurunun reddi kararı verilmesi" halinde, işbu kararın tebliğ tarihinden itibaren (2) hafta içerisinde "Dosyanın Görevli Mahkemeye Gönderilmesi" talebinde bulunulması halinde dosyanın, görevli olan ...... Tüketici Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE;
- İşbu hükmün (3) no'lu bendi kapsamında belirtilen süreler içinde "Dosyanın Görevli Mahkemeye Gönderilmesi" talebinde bulunulmaması halinde; Mahkememizce re'sen "davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği" hususunun, taraflara (Mahkememizce verilen gerekçeli kararın tebliği suretiyle) İHTARINA;
- Harç ve yargılama giderlerinin; 6100 Sayılı HMK.'nın 331/2. maddesi uyarınca, görevli Mahkeme dosyası kapsamında DEĞERLENDİRİLMESİNE;
Dair; tarafların yokluğunda; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren (2) hafta içerisinde; (Mahkememiz'e veya istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine dilekçe sunmak ya da tutanağa geçirilmek koşuluyla Zabıt Katibine sözlü beyanda bulunmak suretiyle) HMK'nın 345. maddesi uyarınca ...... Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere, yapılan açık yargılamada karar verildi. 31/10/2024
Katip ...... Hâkim ......
¸ ¸
Gerekçeli Karar
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.