mahkeme 2024/417 E. 2025/270 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/417
2025/270
8 Nisan 2025
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Dosya No: 2024/417 Esas - 2025/270 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
T.C.
ANKARA
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/417
KARAR NO : 2025/270
HÂKİM : ....
KATİP : ....
DAVACI : ....
....
VEKİLİ : Av. ....
DAVALI : ....
....
VEKİLLERİ : Av. ....
Av. ....
DAVA : İtirazın İptali (Sebepsiz Zenginleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/10/2023
KARAR TARİHİ : 08/04/2025
G.K. YAZIM TARİHİ : 13/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Sebepsiz Zenginleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması neticesinde, aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.
I) İDDİA :
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket yetkilileri arasında "..." isimli kafeye ilişkin ... sözleşmesinin henüz imzalanmadan davalı şirket yetkilileri tarafından, kullanılacak makine ve aletlere zam gelebileceğinin ve bu yüzden fiyatların birkaç gün içinde artabileceğinin belirtilmesi nedeniyle müvekkilinden önden ödeme yapılmasının talep edildiği; müvekkilinin davalı şirket yetkililerinin sözlerine güvenerek 100.000,00 TL kapora bedelini "Yeni kurulacak limited şirketi makine peşinat" açıklamasıyla .... IBAN numaralı hesaba ödediği; sonrasında davalı şirket yetkilileri tarafından ilk yapılan hesaplamalar üzerine yeni hesaplamalar yapıldığı; belirtilen metrekarelerin yükseltilerek maliyet taleplerinin artırdıkları; sonrasında sözleşmenin müvekkiline sunulduğu; sunulan sözleşmede cezai şart maddelerinin kabul edilemeyecek düzeyde olması nedeniyle revize edilmesinin talep edildiği; ancak davalı şirket yetkililerince değişiklik yapılmayacağının beyan edildiği; bunun üzerine müvekkili tarafından maliyetin neredeyse 2 katına çıkması nedeniyle görüşmelerin sonlandırılmasının ve ödenen kapora bedelinin geri iadesinin talep edildiği; davalı tarafından sözleşmenin imzalandığının iddia edilmesi nedeniyle zarara uğradıklarının ve bu nedenle kaporanın iade edilemeyeceğinin ifade edildiği; müvekkili tarafından davalı şirket hesabına kapora olarak gönderilen 100.000,00 TL'nin bağlanma parası olduğu ve sözleşme kurulmadığı için de sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde iadesinin gerektiği; iade edilmeyen kapora bedelinin tahsili amacıyla müvekkili tarafından davalı şirket aleyhine .... Esas sayılı dosyası kapsamında icra takibi başlatıldığı; başlatılan icra takibine davalının itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğu beyan edilmiş olup; .... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline; davalı aleyhine, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
II) SAVUNMA :
Davalı vekili tarafından 17/10/2023 tarihinde (yasal cevap süresi içerisinde) sunulan cevap dilekçesi kapsamında özetle; davanın davalıya ait ... isimli kafenin marka isminden faydalanmak suretiyle kafe işletilmesi ve bu maksatla yapılan franchising sözleşmesine ilişkin olmasından dolayı görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu; davacının yeni kuracağı limited şirket üzerinde kafenin işletilmesini gerçekleştireceğini basiretli bir tacir olarak idrak ettikten sonra sözleşme yapıldığı ve bu sözleşmenin yapıldığı hususunda delil teşkil etmek üzere kapora yatırdığı; davalının makine imal etmiş olup davacı tarafın sözleşmeden cayması nedeniyle dava konusu ticari ilişki nedeniyle mahrum kaldığı kazanç dolayısıyla menfi ve müspet zarara uğradığı ve yapılan ödemenin cezai şart niteliğinde olduğu beyan edilmiş olup; davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
III) DELİLLER :
.... Esas Sayılı Dosyası Sureti.
.... Büro, .... Arabuluculuk Sayılı Arabuluculuk Dosyası.
.... Tarafından Gönderilen 12/06/2024 Tarih ve 47967 Sayılı Cevabi Yazı.
.... Tarafından Gönderilen 01/07/2024 Tarih ve 1640 Sayılı Cevabi Yazı.
IV) DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE :
a) Dava Konusu Uyuşmazlığın Tespiti :
Mahkememizde açılan davanın; davacı ... ("davacı" olarak anılacaktır) ile davalı ... İth. Tic. Ltd. Şti.'ne ("davalı şirket" olarak anılacaktır) yönelik ikame olunan "Sebepsiz Zenginleşmeden Kaynaklanan İtirazın İptali Davası" olduğu anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlığın konusunun; taraflar arasında akdedilme hazırlığında olan ... sözleşmesi öncesinde ödenmiş kapora bedelinin iadesi talepli başlatılan .... Esas sayılı icra takibi ile ilgili olarak (ilgili İcra Dairesinin kapatılması akabinde dosya, .... Dairesine devredilerek, .... Esas numarasını almıştır) davacının takip tarihi itibariyle 100.000,00 TL. alacağının mevcut bulunup bulunmadığı; icra takip sonrası uygulanacak faizin türü ve icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarından ibaret olduğu anlaşılmaktadır.
b) Genel Hukuki Tasnif :
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Görevin Belirlenmesi ve Niteliği" başlıklı 1. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"(1) Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir."
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Asliye Hukuk Mahkemelerinin Görevi" başlıklı 2. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"(1) Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir.
(2) Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir."
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"(1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;
a) Bu Kanunda,
b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde,
c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde,
d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta,
e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde,
f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde,
öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır."
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun "Ticari Davalar ve Çekişmesiz Yargı İşlerinin Görüleceği Mahkemeler" başlıklı 5. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"(1) Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir.
(2) ...
(3) Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır.
(4) ..."
Yukarıda belirtilen madde hükümleri kapsamında açıkça belirtilmekte olduğu üzere Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir ve göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir. Bu doğrultuda "kamu düzenine ilişkin" olan görev kurallarının uygulanması, Mahkeme tarafından yargılamanın her aşamasında tetkik edilmesi zorunlu bir unsur olup; gerek tarafların talebi doğrultusunda ve gerekse Mahkeme tarafından re'sen, yargılamanın her aşamasında görevsizlik kararı verilebilmektedir. Bu kuralın tek istisnası, 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı TTK'nın 5/4. maddesinde düzenlenmiş olup; söz konusu düzenleme uyarınca, yargı çevresinde ayrı bir Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmayan yerlerde, Asliye Hukuk Mahkemelerine açılan davalarda görev kuralına dayanılmamış olması görevsizlik kararı verilmesini gerektirmemektedir.
Gerek 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve gerekse 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında; Asliye Hukuk Mahkemeleri ve Asliye Ticaret Mahkemeleri arasındaki görev sınırları, detaylı bir şekilde belirtilmiş olup; TTK.'nın 4. ve 5. maddelerinde hüküm altına alındığı üzere; öğretide "Mutlak Ticari Davalar" olarak adlandırılan ve taraflarının "tacir" sıfatları dikkate alınmaksızın 6102 Sayılı Kanun'un 4/1. maddesinde belirtilen bentler kapsamında sayılan işlere ilişkin bulunan davalar ile öğretide "Nispi Ticari Davalar" olarak adlandırılan ve tarafların her birinin "ticari işletmesi ile ilgili olan" davalar Asliye Ticaret Mahkemesi görevine girmektedir.
6102 Sayılı Kanun'un 4/1. maddesi uyarınca mutlak ticari davalar; 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda, 4721 Sayılı Türk Medenî Kanunu'nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. maddelerinde; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203. maddelerinde; rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447. maddelerinde, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501. maddelerinde; kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519. maddelerinde; komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545. maddelerinde; ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554. maddelerinde; havale hakkındaki 555 ilâ 560. maddelerinde ve saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580. maddelerinde; fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta; borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde ve bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları olarak belirlenmiştir.
Yukarıda belirtilen genel kuralın istisnası mahiyetindeki düzenleme, yine 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4 maddesi kapsamında belirlenmiştir. Buna göre; herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen "havale", "vedia" ve "fikir ve sanat eserlerine ilişkin" haklardan doğan davalar da, "ticari dava" niteliğindedir.
c) Dava Konusu Uyuşmazlık İle İlgili Değerlendirme :
Mutlak Ticari Dava Niteliği ile ilgili olarak (... Sözleşmesinin Mevcudiyeti);
6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun "Hukuki İşlemler" başlıklı 148/4. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"Hukuki işlemler, yazılı şekle tabidir. Devir sözleşmelerinin geçerliliği, ancak noter tarafından onaylanmış şekilde yapılmış olmalarına bağlıdır."
... sözleşmesinin, "geçerlilik şartı" niteliğinde bir şekil şartına bağlı bulunduğuna dair mevzuatımızda herhangi bir düzenleme bulunmamakta ve bu doğrultuda ... sözleşmesi genel hükümlere tâbi olup; şekil serbestisi ilkesine tâbidir. Başka bir anlatımla; ... sözleşmesinin, geçerli şekilde akdedilmesi için mevzuatımızda herhangi bir şekil şartı aramamaktadır.
Bununla birlikte; yukarıda belirtilen 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 148/4. maddesi uyarınca ... sözleşmesinin marka ve patent lisansını içermesi halinde, ... sözleşmesinin (geçerli olabilmesi için) yazılı şekilde yapılması zorunluluğu bulunmaktadır. Bu kapsamda ... sözleşmelerinin, marka ve patent lisansını içermesi halinde; geçerli şekilde akdedilmiş olmaları, "yazılı" şekilde yapılmaları şartına bağlıdır.
Mahkememiz nezdinde ikame olunan dava özelinde yapılan değerlendirmede; taraflar arasında akdedilmesi taahhüt edilen ... sözleşmesinin konusunun, "... markasının kullanımı" olduğu (bu hususun taraflar arasında ihtilafsız olduğu) ve bu doğrultuda anılan sözleşmenin geçerli şekilde akdedilmiş olmasının, yukarıda belirtilen 6769 Sayılı Kanun'un 148/4. maddesi uyarınca "yazılı" olarak akdedilmiş olmasına bağlı olduğu ve neticeten taraflar arasında "yazılı" şekilde akdedilmiş bir sözleşme bulunmamakta olması nedeniyle, geçerli bir ... sözleşmesinin de bulunmadığı anlaşılmıştır.
Taraflar arasında, 6769 Sayılı Kanun'un 148/4. maddesi uyarınca geçerli şekilde akdedilmiş bir ... sözleşmesinin bulunmaması nedeniyle; uyuşmazlığın da, ( .... sayılı görevsizlik kararında, "uyuşmazlığın ... sözleşmesinden kaynaklandığı" yönündeki tespitin aksine) "sebepsiz zenginleşme hükümlerine tâbi olduğu" izahtan varestedir ve taraflar arasındaki uyuşmazlığın sebepsiz zenginleşme hükümlerine tâbi olması nedeniyle de, huzurdaki davanın 6102 Sayılı TTK.'nın 4. maddesi uyarınca "mutlak ticari dava" niteliğinin bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Nispi Ticari Dava Niteliği ile ilgili olarak;
Mahkememiz nezdinde açılan dava kapsamında yapılan incelemede; dava konusu ihtilafın, 6102 Sayılı TTK.'nın 4/1. maddesi kapsamında sınırlı sayıda belirtilen mutlak ticari davalardan olmadığı anlaşılmakla; davacı gerçek kişinin "tacir sıfatının" bulunup bulunmadığı hususunda ilgili .... ve .... müzekkere yazılmış olup; ... tarafından sunulan 12/06/2024 tarih ve 47967 sayılı cevabi yazı kapsamında, davacının vergi yükümlülüğü (ve vergi levhası) bulunmadığının belirtilmiş olması ve ... tarafından sunulan 06/06/2024 tarih ve 221642 sayılı cevabi yazı kapsamında da Ticaret Sicilinde kaydının bulunmadığının bildirilmiş olması hususları birlikte değerlendirildiğinde; davacının "tacir" sıfatını haiz bulunmadığı ve bu doğrultuda söz konusu davanın "nispi ticari dava" niteliğinin de bulunmadığı anlaşılmıştır.
Neticeten;
.... sayılı görevsizlik kararı akabinde Mahkememize gönderilen davanın; mutlak ticari dava ve/veya nispi ticari dava niteliklerinin bulunmadığı anlaşıldığından; Mahkememizin görevsizliğine ve Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna dair aşağıda belirtildiği şekilde hüküm kurulmuştur.
V) HÜKÜM : (Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle)
- Mahkememizin görevli olmadığı ve bu doğrultuda dava şartı noksanlığı bulunduğu anlaşıldığından, davanın USULDEN REDDİNE;
- Görevli Mahkemenin, Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun TESPİTİNE;
- Mahkememiz kararına yönelik, "süresi içinde kanun yoluna başvurulmaması" nedeniyle kararın kesinleşmesi halinde, olumsuz görev uyuşmazlığının çözümü amacıyla dosyanın .... Dairesine GÖNDERİLMESİNE;
- Harç ve yargılama giderlerinin; 6100 Sayılı HMK.'nın 331/2. maddesi uyarınca, görevli Mahkeme dosyası kapsamında DEĞERLENDİRİLMESİNE;
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren (2) hafta içerisinde; (Mahkememiz'e veya istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine dilekçe sunmak ya da tutanağa geçirilmek koşuluyla Zabıt Katibine sözlü beyanda bulunmak suretiyle) HMK'nın 345. maddesi uyarınca .... Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere, yapılan açık yargılamada karar verildi. 08/04/2025
Katip .... Hâkim ....
¸ ¸
Gerekçeli Karar
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.