mahkeme 2023/879 E. 2025/268 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/879
2025/268
8 Nisan 2025
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Dosya No: 2023/879 Esas - 2025/268 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
T.C.
ANKARA
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/879
KARAR NO : 2025/268
HÂKİM : ... ...
KATİP : ....
DAVACI : ..., T.C. Kimlik No: ...
....
VEKİLİ : Av. ..., ....
DAVALI : ..., T.C. Kimlik No: ...
....
VEKİLİ : Av. ..., ....
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/12/2023
KARAR TARİHİ : 08/04/2025
G.K. YAZIM TARİHİ : 16/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması neticesinde, aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.
I) İDDİA :
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkiline yönelik .... Esas sayılı dosyası kapsamında, kambiyo senetlerine özgü icra takibi yapıldığı ve ödeme emri gönderildiği; müvekkilinin davalıyı ne özel hayatında, ne iş yaşamında hiç tanımadığı gibi adını ilk kez ödeme emri ile duyduğu; alacak borç ilişkisi doğuracak bir ilişki ya da iletişim bulunmadığı; müvekkilinin imzasına birebir benzeyen, icra takibine dayanak yapılan evrak aslı incelendiğinde, başka bir evrakın parçası olarak düzenlenip, devamında o evraktan kesilip/koparılıp/ayrılıp doldurulmuş gibi görüntüsünün olduğunun görüldüğü; müvekkilinin böyle bilgi belgeyi imzalamış ise bunun ancak yıllar öncesine ait olabileceği; müvekkilinin herhangi birine yönelik alacak borç ilişkisi için senet vermediği; belgede gözüken adresten müvekkilinin 2020 yılı Eylül ayında taşındığı beyan edilmiş olup; dava konusu icra takibinde davacının borçlu olmadığının tespitine; davalının, alacağın %40'ından az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkumiyetine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
II) SAVUNMA :
Davalı vekili tarafından (yasal cevap süresi içerisinde) sunulan cevap dilekçesi kapsamında özetle; davacının iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğu; müvekkili tarafından kesinlikle sahte evrak düzenlenmediği; icra takibine dayanak gösterilen senedin, kanunun belirlediği tüm unsurları taşıdığı; davacı tarafından, ileri sürülen iddiaları ispatlayacak yazılı delil sunulmadığı beyan edilmiş olup; davanın reddine; davacının, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
III) DELİLLER :
.... Esas Sayılı Dosyası Sureti.
.... Büro, .... Arabuluculuk Sayılı Arabuluculuk Dosyası.
.... Tarafından Gönderilen 05/01/2024 Tarih ve .... Sayılı Cevabi Yazısı.
.... Tarafından Gönderilen 14/06/2024 Tarih ve .... Sayılı Cevabi Yazısı.
.... Tarafından Gönderilen 27/01/2022 Tarihli Cevabi Yazısı.
İcra Takibine Dayanak 15/01/2022 Tanzim ve 15/03/2022 Vade Tarihli 14.000,00 TL Tutarlı Senet Aslı.
Davacıdan Alınan İmza Örnekleri.
.... 13/02/2025 Tarih ve .... Sayılı İmza İncelemesine Esas Raporu.
IV) DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE :
a) Dava Konusu Uyuşmazlığın Tespiti :
Mahkememiz nezdinde ikame olunan davanın; davacı ... ("davacı" olarak anılacaktır) tarafından davalı ...'a ("davalı" olarak anılacaktır) yönelik açılan "Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Menfi Tespit Davası" olduğu anlaşılmaktadır.
Bu doğrultuda uyuşmazlığın konusunun; .... Esas sayılı dosyasında (ilgili İcra Dairesinin kapatılması akabinde dosya, .... Esas numarasını almıştır) başlatılan icra takibine dayanak olarak gösterilen 15/01/2022 tanzim ve 15/03/2022 vade tarihli, 14.000,00 TL tutarlı senet üzerinde bulunan imzanın, davacıya ait olup olmadığı ve bu doğrultuda dava konusu icra takibinde davacının borçlu bulunup bulunmadığı; dava konusu senet üzerinde bulunan imzanın davacıya ait olmadığının tespiti halinde, davacı lehine kötü niyet tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı ve dava konusu senet üzerinde bulunan imzanın davacıya ait olduğunun tespiti halinde ise, davalı lehine inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarından ibaret olduğu anlaşılmıştır.
b) Dava Şartları ve İlk İtirazların Değerlendirilmesi :
Mahkememizce yürütülen yargılama kapsamında; öncelikle "dava şartlarının" mevcut bulunup bulunmadığı hususunda yapılan incelemede; 6102 Sayılı TTK.'nın 5/A maddesi uyarınca taraflar arasındaki arabuluculuk görüşmelerinin, usulüne uygun olarak gerçekleştirilmiş bulunduğu ve 6100 Sayılı HMK.'nın 114. maddesi kapsamında belirtilen dava şartlarında eksiklik bulunmadığı tespit edilmiştir.
Bunun yanı sıra "ilk itirazlar" hususunda yapılan incelemede; davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi kapsamında "yetki" veya "tahkim" ilk itirazlarında bulunulmadığı anlaşılmakla, bu hususta Mahkememizce herhangi bir inceleme yapılmamıştır.
c) Menfi Tespit Davasının Hukuki Nitelendirmesi :
Menfi Tespit Davası; davalı tarafından varlığı iddia edilen bir "hukuki ilişkinin mevcut olmadığının" veya "mevcut bulunan bir alacağın, ödeme, ibra, takas vb. bir nedenle sona erdiğinin" tespiti için açılan davadır.
Menfi Tespit ve İstirdat Davalarını düzenleyen, 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun "Menfi Tespit ve İstirdat Davaları" başlıklı 72. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"(1) Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını isbat için menfi tesbit davası açabilir.
(2) İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.
(3) İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir.
(4) Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyatî tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez.
(5) Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlâmın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz.
(6) Borçlu, menfi tespit davası zımnında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir.
(7) Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını istiyebilir.
(8) Menfi tespit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının ikametgâhı mahkemesinde de açılabilir. Davacı istirdat davasında yalnız paranın verilmesi lâzım gelmediğini ispata mecburdur."
Yukarıda belirtilen madde hükmü kapsamında da açıkça belirtildiği üzere borçlu, açacağı menfi tespit davası kapsamında; daha önce kendisi hakkında başlatılmış icra takibinde "ödeme emrine itiraz etmemiş" veya itiraz etmekle birlikte "itirazı yerinde görülmemiş" olması sebebiyle icra takibinin kesinleşmesi halinde dahi, "maddi hukuk bakımından borçlu olmadığını" ileri sürebilecektir.
Bu anlatımdan hareketle; kendisine yönelik açılan bir icra takibinde, ödeme emrini tebellüğ eden bir borçlunun, yasal süresi içinde borca itiraz edip etmemesi, sadece takip hukuku bakımından sonuç doğuracak; alacaklı tarafından açılacak itirazın iptali davasında veya borçlu tarafından sunulacak menfi tespit taleplerinde ispat yükünün yer değiştirmesine sebebiyet vermeyecektir.
Söz konusu (menfi) tespit talebinde bulunan borçlunun, icra takibinin devamı esnasında alacaklıya karşı açacağı dava, "menfi tespit davası"; bununla birlikte "ödemesini gerçekleştirdiği meblağın kendisine ödenmesi" için alacaklıya yönelik açacağı dava ise "istirdat davası" olarak tanımlanacaktır. Belirtilen bu açıklamalardan hareketle ve 2004 Sayılı İİK.'nın 72/6. maddesi uyarınca; menfi tespit davası olarak açılan bir davada, herhangi bir sebeple borcun ödenmesi halinde de, davaya "istirdat davası" olarak devam edilecektir.
Menfi tespit davasında; "alacağın varlığını" iddia eden tarafın "davalı" olması nedeniyle, ispat yükü de kural olarak davalıya (alacaklıya) düşmektedir. Bununla birlikte genel kural olarak uygulanan bu durum; borçlunun, taraflar arasında herhangi bir "hukuki ilişkinin mevcut olmadığını" iddia ettiği durumlara münhasır olup; "mevcut bir hukuki ilişkinin, herhangi bir sebeple sona ermesi nedeniyle alacağın son bulduğunun" (alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğu; alacağın ödeme, ibra veya takas gibi bir nedenle sona erdiği vb) iddia edildiği durumlarda ispat yükü; alacağın son bulduğunu iddia eden davacı borçluya geçmektedir.
d) Dava Konusu Uyuşmazlık İle İlgili Değerlendirme :
Mahkememiz nezdinde açılan menfi tespit davasında; .... Esas sayılı dosyasında (ilgili İcra Dairesinin kapatılması akabinde dosya, .... Dairesine devredilerek, .... Esas numarasını almıştır) başlatılan icra takibine dayanak olarak gösterilen 15/01/2022 tanzim ve 15/03/2022 vade tarihli, 14.000,00 TL tutarlı senet üzerinde bulunan imzanın, davacıya ait olmadığından bahisle; anılan icra takibinde davacının borçlu bulunmadığının tespiti ile davalı tarafın, alacağın % 40'ından az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkumiyetine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmaktadır.
Davalı vekili tarafından, yasal cevap süresi içerisinde sunulan cevap dilekçesi kapsamında ise özetle; davacının iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğundan ve davalı tarafından kesinlikle sahte evrak düzenlenmediğinden bahisle davanın reddine ve davacı tarafın, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce dosya üzerinde yapılan incelemede; "imza incelemesi" hususunda ayrıntılı ve denetime elverişli rapor düzenlenmesi amacıyla dosya .... tevdi edilmiş ve anılan hususta düzenlenen ... raporu kapsamında; Mahkememiz tarafından toplanan deliller ile imza örnekleri ile birlikte, icra takibine dayanak olarak gösterilen senet üzerindeki imzaların yapılan incelemesi neticesinde; senet üzerinde ... adına atfen atılı bulunan imzalar ile ...'ın mukayese imzaları arasında kaligrafik ve karakteristik özellikler yönünden benzerlikler görüldüğünün; inceleme konusu senet üzerinde atılı bulunan söz konusu imzaların ... eli ürünü olduğunun tespit edildiğinin rapor edildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce, dava konusu uyuşmazlık hususunda yapılan nihai değerlendirmede;
.... tarafından, imza incelemesi hususunda düzenlenen raporun, davanın esasına etkili ve denetime elverişli olduğu kanaatine varılmış olup; bu doğrultuda menfi tespit talebinin reddine ve davacının, dava konusu alacağın %20’si oranında tazminata mahkumiyetine dair, aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.
V) HÜKÜM : (Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle)
- Davanın REDDİNE,
- Dava konusu alacağın %20’si oranında tespit edilen 3.400,00 TL. tazminatın davacıdan tahsili ile davalıya ÖDENMESİNE,
- Mahkememiz tarafından 27/12/2023 tarihinde verilen ara karar kapsamında; .... Esas sayılı icra takibinin durdurulması hususunda verilen İHTİYATİ TEDBİRİN KALDIRILMASINA;
- Karar ve İlâm Harcı :
a) Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 615,40 TL. harçtan, davacı tarafından yatırılmış bulunan 269,85 TL. peşin harcın mahsubu ile bakiye kalan 345,55 TL. harcın; davacı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, - Yargılama Gideri ve Gider Avansı :
a) Davacı tarafından yatırılmış bulunan yargılama giderlerinin, davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
b) Arabuluculuk faaliyeti neticesinde, taraflar arasında anlaşma sağlanamadığı anlaşıldığından; Arabuluculuk Yönetmeliği'nin 26/2. maddesi uyarınca .... bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin, davacı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
d) Taraflarca yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın; kararın kesinleşmesini müteakiben talep edilmesi halinde; HMK.'nın 333. maddesi uyarınca taraflara İADESİNE, - Vekâlet Ücreti :
Davalı tarafın, kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3, 13. maddeleri uyarınca (Mahkememizce reddine karar verilen 14.000,00 TL üzerinden) takdir edilen 14.000,00 TL. vekalet ücretinin, davacıdan tahsili ile davalıya ÖDENMESİNE,
Dair; davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, dava değeri itibariyle KESİN nitelikte olmak üzere, yapılan açık yargılamada karar verildi. 08/04/2025
Katip ... Hâkim ...
¸ ¸
Gerekçeli Karar
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.