mahkeme 2023/478 E. 2024/467 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/478
2024/467
16 Temmuz 2024
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Dosya No: 2023/739 Esas - 2024/469 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
T.C.
ANKARA
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/739
KARAR NO : 2024/469
...
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/10/2023
KARAR TARİHİ : 16/07/2024
G.K. YAZIM TARİHİ : 22/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması neticesinde, aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.
I) İDDİA :
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından davalı şirkete satılan ürünler karşılığı olmak üzere, müvekkili şirket tarafından toplam 151.710,93 TL bedelli üç adet e-fatura düzenlendiği ve davalı şirkete gönderildiği; düzenlenen faturaların davalı şirket tarafından itiraz edilmeksizin kabul edildiği; müvekkili davacı şirket tarafından, bakiye alacağının ödenmesi için davalı şirket hakkında ... Esas sayılı dosyası kapsamında icra takibi başlatıldığı; davalı şirket tarafından herhangi bir borç bulunmadığından bahisle borcun tamamına itiraz edildiği beyan edilmiş olup; davalı tarafından ... Esas sayılı dosyasına yapılmış olan itirazın 65.541,93 TL üzerinden iptaline; davalı şirket aleyhine, alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
II) SAVUNMA :
Tensip zaptını ve davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesini içeren "ön inceleme duruşma davetiyesi"; (6100 Sayılı HMK.'nın 317, 318, 140/5, 141, 147 ve 320. maddeleri uyarınca ihtarat içerir şekilde) davalı şirkete 08/11/2023 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup; davalı şirket tarafından Mahkememize cevap dilekçesi sunulmamış olması nedeniyle, 6100 sayılı HMK.'nın 128. maddesi uyarınca, dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamının, davalı şirket tarafından inkar edilmiş olduğu kabul edilmiştir.
III) DELİLLER :
... Tarafından Gönderilen 07/11/2023 Tarihli Cevabi Yazı.
Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesine Gönderilen Talimat Yoluyla Alınan 08/02/2024 Tarihli Bilirkişi Raporu.
IV) DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE :
a) Dava Konusu Uyuşmazlığın Tespiti :
Mahkememiz nezdinde ikame olunan davanın; davacı ....'ye ("davalı şirket" olarak anılacaktır) yönelik açılan "Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan İtirazın İptali Davası" olduğu anlaşılmıştır.
Davalı şirket tarafından, Mahkememize cevap dilekçesi sunulmamış olması nedeniyle, taraflar arasında "uyuşmazlık bulunmayan hususlar" tespit edilememiş olmakla birlikte; 6100 sayılı HMK.'nın 128. maddesi uyarınca, dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamının, davalı şirket tarafından inkar edilmiş olduğu kabul edilmiştir.
Bu doğrultuda uyuşmazlığın konusunun; ... Esas numarasını almıştır) başlatılan icra takibi ile ilgili olarak; taraflar arasında akdedildiği belirtilen ticari satım sözleşmesine istinaden düzenlendiği belirtilen (3) adet faturaya istinaden davacı şirketin (icra takip tarihi itibariyle) 80.773,44 TL. (asıl alacak) alacağının mevcut bulunup bulunmadığı (davacı vekili tarafından, davalı şirketin 65.541,93 TL tutarına yönelik itirazının iptaline karar verilmesi talep edilmiştir); icra takip tarihi sonrasında uygulanması gereken faizin türü ve icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarından ibaret olduğu anlaşılmıştır.
b) Dava Şartları ve İlk İtirazların Değerlendirilmesi :
Mahkememizce yürütülen yargılama kapsamında; öncelikle "dava şartlarının" mevcut bulunup bulunmadığı hususunda yapılan incelemede; Mahkememiz nezdinde açılan itirazın iptali davasına konu icra takibinin, geçerli bir icra takibi olduğu; 6102 Sayılı TTK.'nın 5/A maddesi uyarınca taraflar arasındaki arabuluculuk görüşmelerinin, usulüne uygun olarak gerçekleştirilmiş bulunduğu ve 6100 Sayılı HMK.'nın 114. maddesi kapsamında belirtilen dava şartlarında eksiklik bulunmadığı tespit edilmiştir.
Bunun yanı sıra "ilk itirazlar" hususunda yapılan incelemede; davalı şirket tarafından Mahkememize cevap dilekçesi sunulmamış olması nedeniyle, 6100 Sayılı HMK.'nın 117. maddesi uyarınca yasal süresi içinde sunulmuş "yetki" veya "tahkim" ilk itirazları bulunmadığı anlaşılmıştır.
c) İtirazın İptali Davasının Hukuki Nitelendirmesi :
İtirazın İptali Davası; herhangi bir icra takibinde, borçlu tarafından sunulmuş olan "itirazın geçersiz kılınması", borçlu itirazı ile devam edilemeyen ilamsız takibe konu "alacağın varlığının tespiti" ile "icra takibinin devamına karar verilmesi" talebi ile ilgili olup; bu doğrultuda, takibe konu alacağın borçludan tahsilini temin amacı taşımaktadır.
İtirazın İptali Davasını düzenleyen, 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun "İtirazın İptali" başlıklı 67. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
(2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
(3) İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.
(4) ...
(5) Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.
(6) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır."
Yukarıda belirtilen Kanun hükmünden de anlaşılmakta olduğu üzere, "İtirazın İptali Davası" açılabilmesi için:
a) İlamsız takip yapılmış olması,
b) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi,
c) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde Mahkemeye başvurmuş olması
yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekmektedir.
Yukarıda belirtilen madde hükmü kapsamında da açıkça belirtildiği üzere alacaklı; ilgili icra dosyasında, borçlu/borçlular tarafından sunulan "ödeme emrine itiraz beyanının" kendisine tebliğini müteakiben bir (1) sene içerisinde açabileceği "itirazın iptali" davası kapsamında; borçlu/borçlular tarafından ileri sürülmüş olan itirazın, (genel hükümler uyarınca "alacağının varlığını" ispat etmek suretiyle) iptalini talep edebilir.
İtirazın iptali davası ile ilgili olarak belirtilen bir (1) senelik süre, hak düşürücü nitelikte olup; anılan süre içerisinde "itirazın iptali davası" açılmaması halinde dahi alacaklı, genel hükümler çerçevesinde dava açmak suretiyle alacağını talep edebilecektir.
İtirazın iptali davası; yargılama usulü bakımından "genel hükümlere" tâbidir. Davalı/borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da, bu dava içinde kendisine tanınan yasal cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Yasal cevap süresi içinde davalı/borçlu tarafından ileri sürülmeyen itirazlar, Mahkeme tarafından re'sen dikkate alınamaz ve takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapılır.
Dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tâbi bulunduğundan; "ispat yükü" normal bir alacak davasında kabul edilecek "ispat yükü" ile aynıdır. Bu açıklamadan hareketle; 6100 sayılı HMK.'nın 190. maddesi uyarınca ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, "iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa" aittir. Bu genel kuralın dışında bazı istisnai hâllerde, ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer.
Neticeten; davacı ya da davalı, iddiasını ya da savunmasını, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen hükümler uyarınca ispat külfeti altındadır. Buna göre yürütülecek yargılama sonucunda Mahkeme tarafından verilecek karar; "dava konusunun esası" hakkında, söz konusu uyuşmazlığı "kesin hükümle sonuçlandıran" bir nihai karar olup, "icra takibinin devamı" hususunda da takdir içermektedir.
d) Dava Konusu Uyuşmazlık İle İlgili Değerlendirme :
Mahkememiz nezdinde açılan itirazın iptali davasında; ... numarasını almıştır) başlatılan icra takibinde sunulan itirazın, haksız olduğundan bahisle iptaline ve davalı tarafın, alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
Tensip zaptını ve davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesini içeren "ön inceleme duruşma davetiyesi"; (6100 Sayılı HMK.'nın 317, 318, 140/5, 141, 147 ve 320. maddeleri uyarınca ihtarat içerir şekilde) davalı şirkete 08/11/2023 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup; davalı şirket tarafından Mahkememize cevap dilekçesi sunulmamış olması nedeniyle, 6100 sayılı HMK.'nın 128. maddesi uyarınca, dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamının, davalı şirket tarafından inkar edilmiş olduğu kabul edilmiştir.
Mahkememizce, itirazın iptali istenen icra takibine konu alacağın varlığı ve miktarı hususlarında ayrıntılı ve denetime elverişli rapor düzenlenmesi amacıyla dosya (talimat yoluyla) bilirkişiye tevdi edilmiş ve anılan hususta düzenlenen bilirkişi raporu dosyamıza 08/02/2024 tarihinde sunulmuş olup, anılan bilirkişi raporu kapsamında; davacı şirketin 2022- 2023 yılları inceleme döneminde e-defter tuttuğu; inceleme dönemlerine ait tutulan yevmiye defteri ve defter-i kebirin e-defter beratlarının oluşturma tarihlerinin yasal süresi içinde yapıldığı; davacı şirketin resmi defterlerinde, icra takip tarihi olan 14/08/2023 tarihi itibariyle davalı şirketin, davacı şirkete 65.541,93 TL tutarında borçlu olduğunun kaydedildiği; ancak (icra takip tarihi olan 14/08/2023 tarihinden sonra, dava tarihi olan 30/10/2023 tarihinden önce), 01/09/2023 tarihinde davalı şirketin banka hesabından, davacı şirketin... hesabına yapılan 52.050,42 TL tutarındaki ödemenin alacak kaydının yapıldığı ve davacı şirket resmi defterlerinde icra takip tarihi olan 14/08/2023 tarihinden sonra dava tarihi olan 01/09/2023 tarihi itibariyle davalı şirketin, davacı şirkete 13.491,51 TL tutarında borçlu olduğunun kaydedildiği; davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen icra takibine ve davaya konu 3 adet faturanın e-fatura olması sebebiyle sistem üzerinden davalı şirkete teslim edildiğinin tespit edildiği; dava tarihine kadar 26/09/2022 ve 21/11/2022 tarihli ürün satış faturalarının davalı şirket tarafından ödenmiş olduğu; ancak 17/05/2023 tarihli fark faturası açıklamalı 13.491,49 TL tutarındaki faturanın davalı şirket tarafından ödenmediği gibi anılan faturayı kabul etmediğine ilişkin de belge tespit edilemediği; 17/05/2023 tarih ve ... no'lu, 13.491,49 TL tutarlı e-faturanın içeriğinin "Vadesinde ödenmeyen faturalar için %8 vade farkı uygulanacaktır." açıklamasıyla düzenlendiği; tarafların bağlı bulunduğu Vergi Daireleri tarafından, cevabi yazı eklerindeki 2022-2023 dönemleri BA-BS bildirimlerinin karşılaştırılması neticesinde, icra takibine ve davaya konu faturaların e-belge olarak, davacı şirket tarafından BS bildirimi kapsamında bağlı bulunduğu Vergi Dairesine satış olarak bildirilirken, davalı şirket tarafından da BA bildirimi kapsamında bağlı bulunduğu Vergi Dairesine alış olarak bildirildiği görüldüğünden bildirimlerin uyumlu olduğu; icra takibine ve davaya konu fatura içeriğindeki ürünlerin davalı şirkete teslim edildiğinin tespit edildiği; davacı şirket resmi defterlerinde, icra takip tarihi olan 14/08/2023 tarihi itibariyle davalı şirketin, davacı şirkete 65.541,93 TL tutarında borçlu olduğu; ancak (icra takip tarihi olan 14/08/2023 tarihinden sonra, dava tarihi olan 30/10/2023 tarihinden önce), 01/09/2023 tarihinde davalı şirketin banka hesabından, davacı şirketin... hesabına yapılan 52.050,42 TL tutarındaki ödemenin alacak kaydının yapıldığı ve davacı şirketin resmi defterlerinde icra takip tarihi olan 14.08.2023 tarihinden sonra 01/09/2023 tarihi itibariyle davalı şirketin, davacı şirkete 13.491,51 TL tutarında borçlu olduğunun bildirildiğinin tespit edildiği hususları rapor edilmiştir.
Söz konusu bilirkişi raporu; Mahkememizce davacı vekiline ve davalı şirkete 21/02/2024 tarihinde münferiden ve usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup; davacı vekili tarafından 16/02/2024 tarihinde bilirkişi raporuna yönelik beyan dilekçesi sunulmuş (anılan beyan dilekçesi kapsamında, bilirkişi raporunda belirtilen hususlar doğrultusunda, davanın kabulüne karar verilmesinin talep edilmiş); bununla birlikte davalı şirket tarafından Mahkememize herhangi bir beyan/itiraz dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
Mahkememizin 26/03/2024 tarihli duruşmasında; Mahkememizce yürütülen yargılamanın önceki aşamalarında (davalının ticari defter ve kayıtlarının da incelenmesi neticesinde bilirkişi raporu düzenlenmesi amacıyla) verilen bilirkişiye tevdi ara kararının, "ticari defter ve kayıtların sunulması ile ilgili olarak" gerekli ve yeterli ihtarâtı içermediğinin anlaşılması nedeniyle; davalı şirkete "ticari defter ve kayıtlarını sunmaması haline münhasıran, usulüne uygun ihtarat içerir" ihtarlı muhtıra gönderilmesine karar verilmiş ve söz konusu ihtarlı muhtıra 01/04/2024 tarihinde davalı şirkete usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup; davalı şirkete tanınan kesin süre içinde, davalı şirket tarafından ticari defter ve kayıtların Mahkememize ibraz edilmediği (ve bulundukları yerin de bildirilmediği) anlaşılmıştır.
Bu doğrultuda; davalı şirkete usulüne uygun olarak yapılan ihtarata rağmen, davalı şirket tarafından, ticari defter ve kayıtların sunulmadığı ve Mahkememizce daha önce aldırılan bilirkişi raporunun detaylı ve denetime elverişli olduğu kanaatine varılmakla birlikte, davacı vekili tarafından da "işbu bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm verilmesinin talep edildiği" anlaşılmakla; Mahkememizce talimat yoluyla aldırılan bilirkişi raporu, hükme esas alınmıştır.
Mahkememizce, dava konusu uyuşmazlık hususunda yapılan nihai değerlendirmede;
Bilirkişi raporunun, davanın esasına etkili ve denetime elverişli olduğu kanaatine varılarak Mahkememizce yapılan nihai değerlendirmede; davacı vekili tarafından beyan edilen ticari satım sözleşmesinin, taraflar arasından akdedilmiş olduğu ve davalı şirket tarafından yapılan kısmi ödemeler akabinde davacı şirketin 13.491,51 TL. (asıl alacak, işlemiş faiz ve KDV) tutarında alacaklı bulunduğu anlaşılmakla; davanın kısmen kabulüne dair aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.
V) HÜKÜM : (Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle)
- Davanın KISMEN KABULÜNE,
Bu doğrultuda;
... Esas numarasını almıştır) icra takibine yapılan itirazın 13.491,51 TL.'lik (asıl alacak + işlemiş faiz + KDV) kısmının iptaline;
13.491,51 TL üzerinden, (asıl alacağa, takip tarihinden itibaren) işletilecek reeskont faizi ile takibin devamına; - Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE;
- Hükmolunan alacağın %20’si olan 2.698,30 TL. icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE;
- Karar ve İlâm Harcı :
a) Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 921,60 TL karar ve ilâm harcından, davacı tarafından yatırılan 715,47 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye kalan 206,13 TL harcın, davalı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
b) Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL başvuru harcı, 38,40 TL vekalet harcı ve 715,47 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.023,72 TL harcın; davalı taraftan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, - Yargılama Gideri ve Gider Avansı :
a) Davacı tarafından yatırılmış bulunan 3.000,00 TL bilirkişi ücreti, 219,50 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 3.219,50 TL yargılama giderinden; kabul/talep oranına göre hesaplanan 662,72 TL'nin, davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ÖDENMESİNE, bakiye kalan 2.556,78 TL. yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
b) Arabuluculuk faaliyeti neticesinde, taraflar arasında anlaşma sağlanamadığı anlaşıldığından; Arabuluculuk Yönetmeliği 26/2. maddesi uyarınca ... bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinden; kabul/talep oranına göre hesaplanan 642,24 TL.'nin davalıdan, 2.477,76 TL.'nin ise davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
c) Taraflarca yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın; kararın kesinleşmesini müteakiben talep edilmesi halinde, HMK.'nın 333. maddesi uyarınca taraflara İADESİNE, - Vekâlet Ücreti :
Davacı tarafın, kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3, 13. maddeleri uyarınca (Mahkememizce kabulüne karar verilen 13.491,51 TL üzerinden) takdir edilen 13.491,51 TL. vekalet ücretinin, davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
Dair; davacı vekilinin ve davalının yokluğunda; HMK'nın 341. maddesi uyarınca, davalı yönünden (kabul edilen miktar itibariyle) KESİN, davacı yönünden (reddedilen kısım itibariyle) gerekçeli kararın davacı vekiline tebliği tarihinden itibaren (2) HAFTA içerisinde; (Mahkememiz'e veya istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine dilekçe sunmak ya da tutanağa geçirilmek koşuluyla Zabıt Katibine sözlü beyanda bulunmak suretiyle) HMK'nın 345. maddesi uyarınca ... İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere; okunup, yapılan açık yargılamada karar verildi.16/07/2024
...
¸ ¸
Gerekçeli Karar
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.