mahkeme 2022/359 E. 2023/663 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/359

Karar No

2023/663

Karar Tarihi

3 Ekim 2023

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Dosya No: 2022/359 Esas - 2023/663 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili

T.C.
ANKARA
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2022/359
KARAR NO : 2023/663

HÂKİM :....
KATİP :...

DAVACI : ...
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ...
DAVALILAR : 1) ...
2) ...
DAVA : İtirazın İptali (Banka Kredi Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 03/06/2022
KARAR TARİHİ : 03/10/2023
G.K. YAZIM TARİHİ : 28/11/2023

Mahkememizde görülmekte olan "Banka Kredi Sözleşmesi Kaynaklı İtirazın İptali" davasının yapılan açık yargılaması neticesinde,
I) İDDİA :
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili bulunan banka ile dava dışı "... İnş. Peyz. Mim. Müh. Tas. San. ve Tic. Ltd. Şti." arasında "18/10/2019 tarihli, 850.000,00 TL bedelli" ve "20/05/2020 tarihli, 1.000.000,00 TL bedelli" ticari nitelikte Genel Kredi Sözleşmelerinin tanzim ve imza edildiği; davalıların işbu genel kredi sözleşmelerini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzaladıkları; dava dışı şirketin genel kredi sözleşmesi kapsamında tahsis edilen bankacılık ürünlerinden kaynaklanan borçlarını ödememesi üzerine asıl borçlu ve davalılara/kefillere gönderilen .... Noterliğinin 11/10/2021 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile kredi hesaplarının kat edildiği; gönderilen ihtarname akabinde borcun ödenmemesi üzerinde davalı kefiller aleyhine ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığı; anılan icra takibi kapsamında davalılar tarafından süresinde ve usulüne uygun şekilde borca ve fer'ilerine itiraz edildiği, İcra Dairesince takibin durdurulmasına karar verildiği belirtilmiş olup; Mahkememiz nezdinde açılan davada, delillerinin toplanması ve yaptırılacak bilirkişi incelemesi neticesinde davanın kabulü ile davalılar tarafından .... Esas sayılı dosyasına sunulan itirazların iptaline, davalıların %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
II) SAVUNMA :
Davalı ... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacı alacaklı tarafından kötüniyetle takip başlatıldığı; taraflarınca yapılan borca itirazın da hukuka uygun olduğu, eşin razısı olmadan yapılan kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğu; genel kredi sözleşmesinin, müvekkiline eşinin rızası olmadan kefil sıfatı ile imzalatıldığı ve bu haliyle Kanunun aradığı şartlar gerçekleşmeden düzenlenen sözleşmenin geçerli olduğundan bahsedilemeyeceği; bunun yanı sıra borcu kabul anlamına gelmemekle birlikte, .... Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibindeki faiz oranlarının müvekkilleri aleyhine uygulanamayacağı; kesin teminat mektuplarının gayri nakdi risklerinin müteselsil kefil olan müvekkillerinden istenemeyeceği; banka tarafından asıl borçluya verilen kesin teminat mektubu gibi bankacılık ürünlerinden müvekkillerinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı; zira teminat mektubu verilmesinin, kredi sözleşmesinden kaynaklanmayıp başka ilişkilerden kaynaklandığı; takip talebinde 3 adet kesin teminat mektubunun depo tutarı olan 245.840,00 TL'nin müvekkillerinden gayri nakdi risk olarak talep edilmesinin hukuka aykırı olduğu belirtilmiş olup; Mahkememiz nezdinde açılan işbu davanın reddine, davacının %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmaktadır.
Davalı ... ... Şirketi tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; .... Esas numarası ile başlatılan icra takibindeki faiz oranlarının şirketleri aleyhine uygulamayacağı; şirketleri aleyhine başlatılan icra takibinde %40 temerrüt faizi talep edildiği, bu oranın fahiş olduğu ve taraflarınca kabul edilmediği; zira gönderilen icra emrinin ekinde de genel kredi sözleşmesinde talep edilen faiz oranına ilişkin teşvik edici belgelerin sunulmadığı; kefalet sözleşmesinde şirketlerinin sorumlu olacağı faiz tutarının, kanunda belirlenen tutar kadar olduğu; davacı tarafından talep edilen kesin teminat mektuplarının başka bir kredi sözleşmesi ile tahakkuk etmiş olduğu; gayri nakdi risklerinin taraflarından talep edilmesinin hukuka aykırı olduğu beyan edilmiş olup; Mahkememiz nezdinde açılan işbu davanın reddi ile şirketleri aleyhine başlatılan icra takibinin iptaline, davacının %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderlerinin davacı taraf yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
III) DELİLLER :
.... Esas Sayılı Dosyası Sureti.
..... Arabuluculuk Sayılı Dosyası.
... Tarafından Gönderilen 10/11/2022 Tarihli Cevabi Yazı.
... Tarafından Gönderilen 30/03/2023 ve 01/06/2023 Tarihli Tebligata İlişkin Cevabi Yazıları.
İtirazın İptaline Konu Alacağın Tespiti Hususunda Düzenlenen Bilirkişi Raporu.

IV) DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE :
a) Dava Konusu Uyuşmazlığın Tespiti :
Mahkememizde açılan davanın; davacı ... ... Şirketi ("davacı şirket" veya "davacı banka" olarak anılacaktır) ile davalılar ... ("davalı" olarak veya münferiden ismi ile anılacaktır) ve ... ... Şirketi ("davalı şirket" olarak anılacaktır) arasındaki "Kredi Sözleşmesinden Kaynaklı İtirazın İptali Davası" olduğu anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlığın konusunun; .... Esas sayılı dosyasında (İlgili İcra Dairesinin kapatılması akabinde dosya, ... devredilerek, .... Esas numarasını almıştır) başlatılan icra takibi ile ilgili olarak; taraflar arasındaki kredi sözleşmesine istinaden davacı bankanın, (takip tarihi itibariyle) 307.166,54 TL. alacağının mevcut bulunup bulunmadığı; takip tarihi öncesinde uygulanmış faizin doğru hesaplanıp hesaplanmadığı, türü ve oranı ile takip sonrası uygulanacak faizin türü ve icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarından ibaret olduğu anlaşılmaktadır.
b) Dava Şartları ve İlk İtirazların Değerlendirilmesi :

Mahkememizce yürütülen yargılama kapsamında; öncelikle 6100 Sayılı HMK.'nın 114. maddesi uyarınca "dava şartlarının" mevcut bulunup bulunmadığı hususunda yapılan incelemede; dava şartlarında eksiklik bulunmadığı tespit edilmiş; bunun yanı sıra, davalılar tarafından sunulan cevap dilekçeleri kapsamında "yetki" veya "tahkim" ilk itirazlarında bulunulmadığı anlaşıldığından, ilk itirazlar hususunda, Mahkememizce herhangi bir inceleme yapılmamıştır.
c) Dava Konusu Uyuşmazlığın Hukuki Tasnifi :
İtirazın İptali Davası; herhangi bir icra takibinde, borçlu tarafından sunulmuş olan "itirazın geçersiz kılınması", borçlu itirazı ile devam edilemeyen ilamsız takibe konu "alacağın varlığının tespiti" ile "icra takibinin devamına karar verilmesi" talebi ile ilgili olup; bu doğrultuda, takibe konu alacağın borçludan tahsilini temin amacı taşımaktadır.
İtirazın İptali Davasını düzenleyen, 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun "İtirazın İptali" başlıklı 67. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
(2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
(3) İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.
(4) ...
(5) Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.
(6) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır."

Yukarıda belirtilen Kanun hükmünden de anlaşılmakta olduğu üzere, "İtirazın İptali Davası" açılabilmesi için:
a) İlamsız takip yapılmış olması,
b) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi,
c) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde Mahkemeye başvurmuş olması
yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekmektedir.
Yukarıda belirtilen madde hükmü kapsamında da açıkça belirtildiği üzere alacaklı; ilgili icra dosyasında, borçlu/borçlular tarafından sunulan "ödeme emrine itiraz beyanının" kendisine tebliğini müteakiben bir (1) sene içerisinde açabileceği "itirazın iptali" davası kapsamında; borçlu/borçlular tarafından ileri sürülmüş olan itirazın, (genel hükümler uyarınca "alacağının varlığını" ispat etmek suretiyle) iptalini talep edebilir.
İtirazın iptali davası ile ilgili olarak belirtilen bir (1) senelik süre, hak düşürücü nitelikte olup; anılan süre içerisinde "itirazın iptali davası" açılmaması halinde dahi alacaklı, genel hükümler çerçevesinde dava açmak suretiyle alacağını talep edebilecektir.
İtirazın iptali davası; yargılama usulü bakımından "genel hükümlere" tâbidir. Davalı/borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da, bu dava içinde kendisine tanınan yasal cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Yasal cevap süresi içinde davalı/borçlu tarafından ileri sürülmeyen itirazlar, Mahkeme tarafından re'sen dikkate alınamaz ve takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapılır.
Dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tâbi bulunduğundan; "ispat yükü" normal bir alacak davasında kabul edilecek "ispat yükü" ile aynıdır. Bu açıklamadan hareketle; 6100 sayılı HMK.'nın 190. maddesi uyarınca ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, "iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa" aittir. Bu genel kuralın dışında bazı istisnai hâllerde, ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer.
Neticeten; davacı ya da davalı, iddiasını ya da savunmasını, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen hükümler uyarınca ispat külfeti altındadır. Buna göre yürütülecek yargılama sonucunda Mahkeme tarafından verilecek karar; "dava konusunun esası" hakkında, söz konusu uyuşmazlığı "kesin hükümle sonuçlandıran" bir nihai karar olup, "icra takibinin devamı" hususunda da takdir içermektedir.
d) Dava Konusu Uyuşmazlık İle İlgili Değerlendirme :
Mahkememiz nezdinde açılan davanın; taraflar arasında akdedildiği belirtilen "Kredi Sözleşmesi Kaynaklı İtirazın İptali Davası" olduğu; uyuşmazlığın konusunun ise, ... Esas sayılı dosyasında (... - ... Esas) başlatılan icra takibi ile ilgili olarak; taraflar arasındaki kredi sözleşmesine istinaden davacı bankanın, (takip tarihi itibariyle) 307.166,54 TL. alacağının mevcut bulunup bulunmadığı; takip tarihi öncesinde uygulanmış faizin doğru hesaplanıp hesaplanmadığı, türü ve oranı ile takip sonrası uygulanacak faizin türü ve icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarından ibaret olduğu anlaşılmaktadır.
Davacı tarafından sunulan dava dilekçesini ve tensip zaptını içeren "ön inceleme duruşma davetiyesi"; (6100 Sayılı HMK.'nın 317, 318, 140/5, 141, 147 ve 320. maddeleri uyarınca ihtarat içerir şekilde) davalı ... vekiline 21/06/2022 tarihinde, davalı şirkete ise 23/06/2022 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup; her iki davalı tarafından yasal süresi içerisinde (27/06/2023 tarihinde) verilen cevap dilekçeleri kapsamında; kefalette eş rızasının bulunmaması, uygulanan faizin hukuka aykırı olması ve teminat mektubu kaynaklı alacağın kefilden istenemeyeceği gerekçeleriyle davanın reddinin talep edildiği anlaşılmaktadır.
Mahkememizce, itirazın iptali istenen icra takibine konu alacağın varlığı ve miktarı hususlarında ayrıntılı ve denetime elverişli rapor düzenlenmesi amacıyla dosya bilirkişiye tevdi edilmiş; anılan hususta düzenlenen ve 30/01/2023 tarihinde dosyamıza sunulan bilirkişi raporu kapsamında; davacı ... T.A.Ş ile dava dışı "... İnş. Peyz. Müh. Tas. San. ve Tic. Ltd. Şti." arasında 18/06/2019 tarihli 850.000,00 TL tutarlı ve 20/05/2020 tarihli 1.000.000,00 TL tutarlı "Genel Kredi Sözleşmelerinin" asıl borçlu olarak imzalandığının; söz konusu sözleşmelerin davalılar ... Tas. İnş. İth. İhr. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti ile ... tarafından "kefalet tarihi", "kefalet tutarı" ve kefaletin "müteselsil" olduğu hususlarının el yazısı ile yazılması sureti ile müteselsil kefil olarak imzalandığının; 16/05/2018 tarih ve 9579 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde ...'ün, dava dışı asıl borçlu "... İnş. Peyz. Müh. Tas. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin" tek ortağı olduğunun; 16/08/2021 tarih ve 10388 sayılı Gazete'de de ortaklığının devam ettiği hususunun; dava dışı asıl borçlu ... İnş. Peyz. Müh. Tas. San. ve Tic. Ltd. Şti.nin, davacı banka nezdinde kullanmış olduğu kredilerden, Ticari Kredili Mevduat Hesabının, 18/05/2021 tarihinde 40.000,00 TL tutarında kullanıldığının ancak 11/10/2021 kat tarihi itibariyle anaparaya, 30/09/2021 tarihinde tahakkuk eden devre faizine tahsilat sağlanamadığının, davacı banka tarafından keşide edilen ".... Noterliği'nin 11.10.2021 tarih ve ... yevmiye numaralı İhtarnamesi" kapsamında kredi hesaplarının kat edildiği bildirilerek ödeme için 3 gün süre verildiğinin; ihtarnamede ödeme için tanınan 3 günlük sürede herhangi bir ödeme tespit edilemediğinin; verilen sürenin 18/10/2021 tarihinde hitamı ile dava dışı asıl borçlu ve müteselsil kefillerin 19/10/2021 tarihinde temerrüde düştüklerinin; davacı bankanın davalılardan, .... Esas (... - .... Esas) sayılı dosyasından 15/10/2021 takip tarihi itibariyle olan alacağının, (rapor kapsamında detayları belirtilmekte olduğu üzere) 60.714,68 olarak hesaplandığının; kredili mevduat hesabı ve ticari kredi kartından kaynaklanan toplam 60.588,01 TL'lik asıl alacak kısmının, 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’nun 26/3. maddesi uyarınca ... tarafından açıklanacak kredi kartı / kredili mevduat işlemlerinde uygulanacak azami gecikme (temerrüt) faiz oranı %27,36 üzerinden (değişen oranların uygulanması kaydıyla) işleyecek gecikme faizi ve faizin %5 gider vergisi birlikte talep edilebileceğinin tespit edildiğinin; bunun yanı sıra davacı bankanın icra takip tarihi olan 15/10/2021 tarihinde ve dava tarihi olan 03/06/2022 tarihinde dava dışı asıl borçlu lehine verilen 15/12/2022 vade tarihli ... numaralı mektup dolayısıyla 114.840,00 TL'lik riskinin devam ettiğinin; söz konusu teminat mektubu kapsamında davalıların da kefaletlerinin bulunduğunun tespit edildiğinin bildirildiği görülmüştür.
Anılan bilirkişi raporu; davacı bankaya 12/02/2023 tarihinde, davalı şirkete 22/02/2023 tarihinde, davalı ...'e ise 20/03/2023 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş; davacı banka vekili tarafından 22/02/2023 tarihinde bilirkişi raporuna yönelik itiraz dilekçesi sunulmuş; bununla birlikte davalılar tarafından herhangi bir beyan/itiraz dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
Müteakiben, davacı vekili tarafından sunulan itiraz beyanlarının cevaplandırılması hususunda ek rapor düzenlenmesi amacıyla dosya, tekrar bilirkişiye tevdi edilmiş; 24/04/2023 tarihinde Mahkememize sunulan ek rapor kapsamında ise davacı vekilinin KMH temerrüt faizi hususunda yaptığı itirazın hesaplama ve tespitleri değiştirir mahiyette olmadığının, bununla birlikte icra takip tarihi olan 15/10/2021 tarihinde henüz vade tarihleri dolmadığından iki teminat mektup tutarından ayrıca vadesi uzatıldığı için halen mer'i olan bir teminat mektubundan kaynaklı toplam 245.840,00 TL depo talebinden de davalıların sorumlu olduğunun değerlendirildiği belirtilmiştir.
Anılan bilirkişi ek raporu; davacı bankaya 02/05/2023 tarihinde, davalı şirkete 06/05/2023 tarihinde, davalı ...'e ise 23/05/2023 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş; davacı banka vekili tarafından 15/05/2023 tarihinde bilirkişi raporuna yönelik itiraz/beyan dilekçesi sunulmuş; bununla birlikte davalılar tarafından herhangi bir beyan/itiraz dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
Neticeten;
Bilirkişi Kök ve Ek Raporlarının, davanın esasına etkili ve denetime elverişli olduğu kanaatine varılarak; davacı şirketin, davalılar ile aralarında imzalanmış olan genel kredi sözleşmesi uyarınca asıl alacak olarak, takip tarihi itibariyle 307.166,54 TL. alacaklı olduğu kanaatine varılmıştır.
Bununla birlikte, her ne kadar dava konusu icra takibinin 15/10/2021 tarihinde başlatıldığı anlaşılmakta ise de; davalıların 19/10/2021 tarihinde temerrüde düştükleri anlaşıldığından; asıl alacağa, anılan temerrüt tarihi itibariyle işletilecek avans faizi ile takibin devamına karar verilmiştir.
Davalılar tarafından sunulan, "eşin rızası olmadan yapılan kefalet sözleşmelerinin geçersiz olacağı" yönündeki savunmalar ile ilgili olarak; 16/05/2018 tarih ve 9579 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde davalı ...'ün, dava dışı asıl borçlu "... İnş. Peyz. Müh. Tas. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin" tek ortağı olduğunun ve 16/08/2021 tarih ve 10388 sayılı Gazete'de de ortaklığının devam ettiğinin tespit edildiği anlaşıldığından; 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun "eşin rızası" ile ilgili 584. maddesi ve Ek fıkra: 28.3.2013-6455 S.K. / m.77 uyarınca, 18/06/2019 ve 20/05/2020 tarihli kefalet sözleşmelerinde, eş muvafakatinin alınmasına gerek bulunmadığı;
Davalılar tarafından sunulan, "teminat mektupları kaynaklı borçtan, müvekkillerinin sorumluluğunun bulunmadığı" yönündeki savunmalar ile ilgili olarak ise; söz konusu teminat mektupları kapsamında davalıların da kefaletlerinin bulunduğunun tespit edilmesi nedeniyle, sorumluluklarının bulunduğu kanaatine varılarak, davanın kabulüne dair aşağıda belirtildiği şekilde hüküm kurulmuştur.
V) HÜKÜM : (Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle)

  1. Davanın KABULÜNE,
    Bu doğrultuda;
    ... Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptaline;
    307.166,54 TL. asıl alacak üzerinden; (asıl alacağa 19/10/2021 tarihinden itibaren) işletilecek avans faizi ile takibin devamına;
  2. Hükmolunan alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE;
  3. Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 20.982,55 TL harçtan, peşin alınan 3.709,81 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 17.272,74‬ TL harcın, davalılardan müteselsilen tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
  4. Peşin alınan 3.709,81 TL harcın, davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
  5. Davacı tarafın, kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3. ve 13. maddeleri uyarınca takdiren 48.074,98 TL vekalet ücretinin, davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
  6. Davacı tarafından yapılan 80,70 TL başvuru harcı, 400,00 TL yurt dışı tebligat bedeli, 11,50 TL vekalet harcı ve 950,00 TL bilirkişi ücreti ile 339,50 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 1.781,7‬0 TL yargılama giderinin, davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
  7. Taraflarca yatırılan gider avansından, bakiye kalan kısmın; kararın kesinleşmesini müteakiben talep edilmesi halinde, 6100 Sayılı HMK.'nın 333. maddesi uyarınca taraflara İADESİNE,
  8. Arabuluculuk faaliyeti neticesinde, taraflar arasında anlaşma sağlanamadığı anlaşıldığından; Arabuluculuk Yönetmeliği'nin 26/2. maddesi uyarınca... bütçesinden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin, davalılardan müteselsilen tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
    Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda verilen karar, gerekçeli kararın TEBLİĞ tarihinden itibaren (2) hafta içerisinde; (Mahkememiz'e veya istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine dilekçe sunmak suretiyle) HMK'nın 345. maddesi uyarınca .... Bölge Adliye Mahkemesi'ne İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere okunup, yapılan açık yargılamada karar verildi. 03/10/2023

Katip.... Hâkim ... ¸

Gerekçeli Karar

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim