mahkeme 2020/327 E. 2024/345 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2020/327
2024/345
21 Mayıs 2024
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Dosya No: 2020/327 Esas - 2024/345 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
T.C.
ANKARA
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2020/327
KARAR NO : 2024/345
...
DAVA : Maddi ve Manevi Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar)
DAVA TARİHİ : 27/07/2020
KARAR TARİHİ : 21/05/2024
G.K. YAZIM TARİHİ : 30/10/2024
1. Mahkememizde görülmekte olan Maddi ve Manevi Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar) davasının yapılan açık yargılaması neticesinde, aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.
I) İDDİA :
2. Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; 14/08/2016 tarihinde davalının sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile karşı yönden gelen müvekkilinin sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın çarpışması sonucu müvekkilinin ağır şekilde yaralandığı; iki defa ameliyet olduğu ve uzun süre hastanede yatarak tedavi gördüğü; .. Esas no'lu dosyasında alınan bilirkişi raporunda davalının asli ve tam kusurlu olduğunun belirtildiği; ... plakalı aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının davalı ... A.Ş. tarafından yapılmış olduğu; davalılar ile yapılan arabuluculuk görüşmelerinin sonuçsuz kaldığı; müvekkilinin ailesinin geçimini sağlayan tek kişi iken trafik kazası sonucunda ekonomik olarak zor bir durumda kaldığı; geçimini sağlayacak yeterli gelir ve desteğe sahip olmadığı gibi, mahkeme harç ve gider avansı ücretlerini karşılamasının da imkansız olduğu beyan edilmiş olup; öncelikle müvekkilinin yararına adli yardım talebinin kabulüne; müteakiben fazlaya ilişkin her türlü hakları saklı kalmak üzere 1.000,00 TL maddi tazminatın araç sahibi ve sürücü yönünden olay tarihinden, sigorta şirketi yönünden ise sigorta limiti aşılmamak üzere temerrüt tarihinden itibaren işletilecek faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline; 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek faiziyle davalı gerçek kişiden tahsiline; bunun yanı sıra davalı gerçek kişinin taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ve ... plaka sayılı araç üzerine teminat alınmaksızın ihtiyati tedbir konulmasına; yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
II) SAVUNMA :
3. Tensip zaptını ve davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesini içeren "ön inceleme duruşma davetiyesinin"; (6100 Sayılı HMK.'nın 317, 318, 140/5, 141, 147 ve 320. maddeleri uyarınca ihtarat içerir şekilde) davalı ...'a 30/11/2020 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olmasına rağmen; davalı veya davalı vekili tarafından yasal cevap süresi içinde cevap dilekçesi sunulmamış olup; müteakiben davalı vekili tarafından "cevap dilekçesi" başlığı altında 24/12/2020 tarihinde sunulan beyan dilekçesi kapsamında özetle; dava dilekçesinin kendilerine tebliğ edilmediği; yapılan ön inceleme duruşmasının, davalının hukuki dinlenilme hakkını ortadan kaldırdığı; ön incelemenin yenilenmesi ve müvekkiline delillerini gösterme ve savunma hakkının tanınmasının gerektiği; davacının talep etmiş olduğu alacakların zamanaşımına uğradığı; her iki tarafın kullanmış oldukları araçların karşılıklı çarpıştıkları ve müvekkilinin emniyet kemerinin takılı olduğu için herhangi bir yara almadığı, davacının ise emniyet kemerinin takılı olmadığı; davacının kaza sonrası... Hastanesine gittiği ve belirtilen hastanede muayenesinin gerçekleştiği, düzenlenen raporlara göre herhangi bir yerinde kırık ve hasar olmadığının tespit edildiği; müvekkilinin yaptırmış olduğu zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında, sigorta şirketi tarafından davacıya ödeme yapılmış olduğu; davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesi kapsamında, kazanın meydana geldiği tarihte davacının gelirinin 5.000,00 TL olduğuna dair ifadesinin gerçeği yansıtmadığı beyan edilmiş olup; Mahkememiz nezdinde ikame olunan davada öncelikle ön incelemenin yenilenmesine, davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
III) DELİLLER :
..... Vekili Tarafından Sunulan 14/11/2022 Tarihli Makbuz ve İbraname Başlıklı Belge.
IV) DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE :
a) Dava Konusu Uyuşmazlığın Tespiti :
4. Mahkememiz nezdinde ikame olunan davanın; davacı ... ("davacı" olarak anılacaktır) tarafından, davalılar ... ...("davalı" veya "davalı gerçek kişi" olarak yahut münferiden ismiyle anılacaktır) ve ... A.Ş.'ye ("davalı sigorta şirketi" olarak anılacaktır) yönelik açılan "Maddi ve Manevi Tazminat Davası" olduğu anlaşılmaktadır.
5. Mahkememiz tarafından 23/05/2023 tarihinde gerçekleştirilen duruşmada; davacı vekilinin, davalı ... A.Ş. yönünden açtıkları davadan feragat ettiklerini bildirdiği anlaşıldığından; davalı sigorta şirketi yönünden davanın tefrikine karar verilmiş olup; Mahkememizin işbu ... Karar sayılı dosyasında, sadece davalı ... yönünden ikame olunan dava hususunda hüküm tesis edilmiştir.
6. Uyuşmazlığın; 14/08/2016 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde, kusur durumlarının ve oranlarının tespiti; davacıda geçici ve kalıcı işgöremezlik meydana gelip gelmediği; davacının tedavi giderleri sarfına sebebiyet verilip verilmediği; anılan hususların mevcudiyetinin tespiti halinde oran ve tazmin miktarlarının tespiti; davalının işbu maddi tazminat kalemlerinden sorumluluğu bulunup bulunmadığı ve temerrüdünün gerçekleşip gerçekleşmediği ile temerrüt tarihinin yanı sıra uygulanacak faizin türü ve oranı; ayrıca davacı lehine manevi tazminat şartlarının oluşup oluşmadığının tespiti ile oluştuğunun kabulü halinde, davalının manevi tazminat sorumluluğu bulunup bulunmadığının tespiti; bulunmakta ise manevi tazminat miktarı ile uygulanacak faizin türü ve oranı hususlarından ibaret olduğu anlaşılmaktadır.
b) Dava Şartları ve İlk İtirazların Değerlendirilmesi :
7. Mahkememizce yürütülen yargılama kapsamında; öncelikle 6100 Sayılı HMK.'nın 114. maddesi uyarınca "dava şartlarının" mevcut bulunup bulunmadığı hususunda yapılan incelemede; dava şartlarında eksiklik bulunmadığı tespit edilmiştir.
8. Bunun yanı sıra "ilk itirazlar" hususunda yapılan incelemede; tensip zaptını ve davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesini içeren "ön inceleme duruşma davetiyesinin"; (6100 Sayılı HMK.'nın 317, 318, 140/5, 141, 147 ve 320. maddeleri uyarınca ihtarat içerir şekilde) davalı ..'a 30/11/2020 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olmasına rağmen; davalı veya davalı vekili tarafından yasal cevap süresi içinde cevap dilekçesi sunulmamış (müteakiben 24/12/2020 tarihinde; davalı vekili tarafından, cevap dilekçesi olarak beyan sunulmuş olması) olması nedeniyle; HMK.'nın 117/1. maddesi uyarınca, yasal cevap süresi içinde sunulmuş ilk itirazları bulunmadığı anlaşılmıştır.
c) Dava Konusu Uyuşmazlığın Hukuki Tasnifi :
9. Haksız fiillerden doğan borç ilişkileri, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nda düzenlenmiştir.
10. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"(1) Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
(2) Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür."
11. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "Zararın ve Kusurun İspatı" başlıklı 49. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"(1) Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
(2) Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler."
12. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun, Tazminatın Belirlenmesini Düzenleyen 51. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"(1) Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.
(2) Tazminatın irat biçiminde ödenmesine hükmedilirse, borçlu güvence göstermekle yükümlüdür."
13. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun, Tazminatın İndirilmesini Düzenleyen 52. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"(1) Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir.
(2) Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim, tazminatı indirebilir."
14. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun, Bedensel Zarar Halinde Zararı Düzenleyen 54. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"(1) Bedensel zararlar özellikle şunlardır:
1. Tedavi giderleri.
2. Kazanç kaybı.
3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar.
4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar.
15. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 55. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"(1) Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez. Hesaplanan tazminat, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesi ile artırılamaz veya azaltılamaz.
(2) Bu Kanun hükümleri, her türlü idari eylem ve işlemler ile idarenin sorumlu olduğu diğer sebeplerin yol açtığı vücut bütünlüğünün kısmen veya tamamen yitirilmesine ya da kişinin ölümüne bağlı zararlara ilişkin istem ve davalarda da uygulanır."
16. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "Manevi Tazminat" başlıklı 56. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"(1) Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir.
(2) Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir."
d) Dava Konusu Uyuşmazlık İle İlgili Değerlendirme :
17. Mahkememiz nezdinde ikame olunan davada; 14/08/2016 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacıda meydana geldiği belirtilen geçici ve kalıcı işgöremezlik ile davacının sarf ettiği belirtilen tedavi giderleri ile manevi zararın tazmininin talep edildiği anlaşılmıştır.
18. Tensip zaptını ve davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesini içeren "ön inceleme duruşma davetiyesinin"; (6100 Sayılı HMK.'nın 317, 318, 140/5, 141, 147 ve 320. maddeleri uyarınca ihtarat içerir şekilde) davalı ...'a 30/11/2020 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olmasına rağmen; davalı veya davalı vekili tarafından yasal cevap süresi içinde cevap dilekçesi sunulmamış olup; müteakiben davalı vekili tarafından "cevap dilekçesi" başlığı altında 24/12/2020 tarihinde sunulan beyan dilekçesi kapsamında özetle; dava dilekçesinin kendilerine tebliğ edilmediğinin; yapılan ön inceleme duruşmasının, davalının hukuki dinlenilme hakkını ortadan kaldırdığının; ön incelemenin yenilenmesi ve müvekkiline delillerini gösterme ve savunma hakkının tanınmasının gerektiğinin; davacının talep etmiş olduğu alacakların zamanaşımına uğradığının; her iki tarafın kullanmış oldukları araçların karşılıklı çarpıştıklarının ve müvekkilinin emniyet kemerinin takılı olduğu için herhangi bir yara almadığının, davacının ise emniyet kemerinin takılı olmadığının; davacının kaza sonrası ... gittiği ve belirtilen hastanede muayenesinin gerçekleştiğinin, düzenlenen raporlara göre herhangi bir yerinde kırık ve hasar olmadığının tespit edildiğinin; müvekkilinin yaptırmış olduğu zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında, sigorta şirketi tarafından davacıya ödeme yapılmış olduğunun; davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesi kapsamında, kazanın meydana geldiği tarihte davacının gelirinin 5.000,00 TL olduğuna dair ifadesinin gerçeği yansıtmadığı beyan edilmiş olup; davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
i. Zamanaşımı İtirazı İle İlgili Olarak;
19. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Cevap Dilekçesini Verme Süresi" başlıklı 127. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"Cevap dilekçesini verme süresi, dava dilekçesinin davalıya tebliğinden itibaren iki haftadır. Ancak, durum ve koşullara göre cevap dilekçesinin bu süre içinde hazırlanmasının çok zor yahut imkânsız olduğu durumlarda, yine bu süre zarfında mahkemeye başvuran davalıya, cevap süresinin bitiminden itibaren işlemeye başlamak, bir defaya mahsus olmak ve bir ayı geçmemek üzere ek bir süre verilebilir. Ek cevap süresi talebi hakkında verilen karar taraflara derhâl bildirilir."
20. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "İddia ve Savunmanın Genişletilmesi veya Değiştirilmesi" başlıklı 141. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"(1) Taraflar, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe iddia veya savunmalarını genişletebilir yahut değiştirebilirler. Dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra iddia veya savunma genişletilemez yahut değiştirilemez.
(2) İddia ve savunmanın genişletilip değiştirilmesi konusunda ıslah ve karşı tarafın açık muvafakati hükümleri saklıdır."
21. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun, Basit Yargılama Usulünde İddia ve Savunmanın Genişletilmesi veya Değiştirilmesi sürelerini düzenleyen 319. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"İddianın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağı dava açılmasıyla; savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağı cevap dilekçesinin mahkemeye verilmesiyle başlar."
22. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun, 4/2. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir; miktar veya değeri “bir milyon” Türk lirasını geçmeyen ticari davalarda basit yargılama usulü uygulanır. Bu fıkrada belirtilen parasal sınır, 6100 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesinin birinci fıkrasına göre artırılır."
23. Maddi hukuktan kaynaklanan bir def’i olan zamanaşımının ileri sürülme süresi hususunda mevzuatımızda herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır. Bununla birlikte zamanaşımı itirazının; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu kapsamında, "ilk itirazlar" arasında sayılmamış olması nedeniyle, usul hukuku anlamında bir "ilk itiraz" olarak kabulü imkanı da bulunmamaktadır.
24. Bununla birlikte; "zamanaşımı def'inin ileri sürülme süresi", Yargıtay yerleşik içtihatları kapsamında "savunmanın genişletilmesi yasağı" kapsamında değerlendirilmiş olup; bu hususta HMK.'nın "savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesini" düzenleyen 141. maddesinin uygulanması lüzumu bulunduğu kabul görmüştür (bkz. yukarıda par. 20).
25. Bu noktada önemle belirtilmesi gereken husus; 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu kapsamında "Savunmanın Genişletilmesi veya Değiştirilmesi Sürelerinin", farklı yargılama usullerine münhasıran farklı hükümler ile düzenlenmekte olması nedeniyle, zamanaşımı def'inin ileri sürülebilme süresinde esas alınan "savunmanın genişletilmesi süresinin" tetkikinde de, yazılı yargılama usulü ve basit yargılama usulüne göre münferiden değerlendirme yapılması lüzumudur (bkz. yukarıda par. 20 ve 21).
26. Yazılı yargılama usulünde savunmanın genişletilmesi yasağını düzenleyen HMK.'nın 141. maddesi kapsamında da açıkça belirtilmekte olduğu üzere; yazılı yargılama usulünde savunmanın genişletilmesi yasağı, ikinci cevap dilekçesinin Mahkemeye sunulması ile başlamakta olup; davalı tarafından cevap dilekçesi ve ikinci cevap dilekçesi kapsamında serbestçe ileri sürülebilen savunma beyanları ve zamanaşımı def'i, ikinci cevap dilekçesinin Mahkemeye sunulmasını müteakiben ancak karşı tarafın açık muvafakati ile ileri sürülebilmektedir (bkz. yukarıda par. 20 ve 24).
27. Bununla birlikte, basit yargılama usulünde savunmanın genişletilmesi yasağını düzenleyen HMK.'nın 319. maddesi kapsamında ise; basit yargılama usulünde savunmanın genişletilmesi yasağının, cevap dilekçesinin Mahkemeye sunulması ile başlamakta olduğu açıkça düzenlenmiş olup; davalı tarafından ileri sürülecek savunma beyanlarının ve zamanaşımı def'inin hep birlikte cevap dilekçesi kapsamında Mahkemeye sunulması gerektiği anlaşılmaktadır (bkz. yukarıda par. 21 ve 24).
28. Bu doğrultuda; 6102 Sayılı TTK.'nın 4/2. maddesinde belirtilen "Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir; miktar veya değeri “bir milyon” Türk lirasını geçmeyen ticari davalarda basit yargılama usulü uygulanır. Bu fıkrada belirtilen parasal sınır, 6100 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesinin birinci fıkrasına göre artırılır." hükmü uyarınca, Mahkememizde görülmekte olan işbu davada uygulanan basit yargılama usulünde iddia ve savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağı; 6100 Sayılı HMK'nın 319. maddesi uyarınca cevap dilekçesinin Mahkemeye sunulması ile başlamaktadır.
29. Yukarıda detaylı olarak belirtilmekte olan mevzuat ve açıklamalar uyarınca; zamanaşımı def'inin ileri sürülmesi süresinin tespitinde; yukarıda belirtilen (zamanaşımı def'inin ileri sürülme süresinin, savunmanın genişletilmesi süresi ile birlikte değerlendirilmesi lüzumuna dair) Yargıtay yerleşik içtihatları ile farklı yargılama usullerine münhasıran savunmanın genişletilmesi sürelerini düzenleyen HMK 141 ve 319. maddelerinin birlikte değerlendirilmesi neticesinde; (TTK'nın 4/2. maddesi uyarınca, Mahkememizde görülmekte olan yargılamada uygulanan) basit yargılama usulünde davalının zamanaşımı def'ini ileri sürme süresinin, cevap dilekçesinin Mahkemeye sunulması süresinde olmadığı hususu dikkate alınarak; davalı tarafından yasal süresi içinde Mahkememize sunulmayan zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.
ii. Bilirkişi Raporlarının Değerlendirilmesi;
Kusur Tespiti Yönünden;
30. Mahkememizce, dava konusu trafik kazasında ile ilgili kusur tespiti hususunda ayrıntılı ve denetime elverişli rapor düzenlenmesi amacıyla dosya bilirkişiye tevdi edilmiş ve anılan hususta düzenlenen bilirkişi raporu dosyamıza 24/08/2021 tarihinde sunulmuş olup, anılan bilirkişi raporu kapsamında; ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'un meydana gelen kazada %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğunun rapor edildiği anlaşılmıştır.
31. Söz konusu bilirkişi kök raporu; Mahkememizce davacı vekiline ve davalı ... vekiline 29/08/2021 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup; davalı ... vekili tarafından 06/09/2021 tarihinde bilirkişi raporuna yönelik beyan dilekçesi sunulmuş olduğu anlaşılmakla; davalı ... vekilinin sunmuş olduğu itiraz beyanları doğrultusunda kök rapora ilişkin ek inceleme yapılmak üzere dosyanın tekrar bilirkişiye tevdi edilerek bu hususta ek rapor düzenlenmesi cihetine gidilmiştir.
32. Bilirkişi ek raporu Mahkememiz dosyasına 02/03/2022 tarihinde sunulmuş olup; davalı ... vekilinin itirazlarının münferiden değerlendirilmiş olduğu ve bilirkişi tarafından gerçekleştirilen nihai hesaplamada kök raporda belirtilen hususlarda herhangi bir değişikliğe gidilmediğinin rapor edildiği anlaşılmıştır.
Maluliyetin Tespiti Yönünden;
33. Mahkememizce aldırılan maluliyet tespit raporu kapsamında;... tarafından düzenlenen 30/11/2022 tarihli rapor kapsamında, Özürlülük Ölçütü Yönetmeliği hükümlerine uyarınca yapılan değerlendirmede; davacıdaki tüm vücut engel oranının % 26 olduğu; iyileşme sürecinin 12 aya kadar sürebileceği, 12 aylık iyileşme süreci içerisinde 3 ay başka birisinin yardımına gereksinim duyabileceğinin belirtildiği anlaşılmıştır.
34. Mahkememizce davacı vekiline ve davalı ... vekiline 19/12/2022 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup; davalı ... vekili tarafından 29/12/2022 tarihinde, davacı vekili tarafından 03/01/2023 tarihinde adli tıp raporuna yönelik itiraz dilekçesi sunulduğu anlaşılmakla dosya; davacı vekili ve davalı ... vekilinin sunmuş olduğu itiraz beyanları doğrultusunda ek inceleme yapılmak üzere tekrar ... Başkanlığına tevdi edilerek, bu hususta ek rapor düzenlenmesi cihetine gidilmiştir.
35. Mahkememizce aldırılan maluliyet tespitine ilişkin ek rapor kapsamında; ... Başkanlığı tarafından düzenlenen 07/06/2023 tarihli rapor kapsamında, Özürlülük Ölçütü Yönetmeliği hükümlerine uyarınca yapılan değerlendirmede; davacıdaki tüm vücut engel oranının % 47 olduğu; iyileşme sürecinin 12 aya kadar sürebileceği, 12 aylık iyileşme süreci içerisinde 3 ay başka birisinin yardımına gereksinim duyabileceğinin belirtildiği anlaşılmıştır.
Aktüer Hesaplama Yönünden;
36. Mahkememizce aldırılan hesap bilirkişi kök ve ek raporları kapsamında; davacının, dava konusu olay nedeniyle 12 ay süre ile geçici iş göremezlik halinde kaldığı, 14/08/2016-13/08/2017 tarihleri arasında %100 oranında malul olduğu kabul edilerek, ... dahil net asgari ücret üzerinden yapılan hesaplama ile 32.291,67 TL geçici iş göremezlik tazminatı hesaplandığı; sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden yapılan hesaplamada, teknik faiz kullanılmadan TRH 2010 yaşam tablosu kullanılarak yapılan hesaplama yöntemine göre; sürekli iş göremezlik hesabının 14/08/2017 tarihinden bilinen dönem sonu olan 07/09/2023 tarihine kadar olan dönemde, davacının %47 maluliyet oranına göre yapılan hesaplamada 122.377,59 TL sürekli iş göremezlik maluliyeti zararı, 21/01/2024 tarihinden bakiye ömür sonu 12/07/2038 tarihine kadar olan dönemde, davacının %47 maluliyet oranına göre 1.167.637,83 TL sürekli iş göremezlik maluliyet zararı olmak üzere toplam 1.290.015,42 TL sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplanmış olduğu; davalı tarafça davadan önce yapılan 101.497,48 TL ödemenin, rapor tarihine kadar yasal faiz oranı ile güncellenmesi sonucu bulunan 146.620,76 TL’nin ve 14.11.2022 tarihinde yapılan 208.502,54 TL ödeme olmak üzere toplam 355.123,30 TL'nin mahsubu ile davacı lehine 934.892,12 TL bakiye sürekli iş göremezlik tazminatı ve 32.291,67 TL geçici iş göremezlik tazminatı hesaplandığının rapor edildiği anlaşılmıştır.
iii. Mahkememizce Yapılan Nihai Değerlendirme;
Maddi Tazminat Talebi Yönünden;
37. Yukarıda detayları belirtilen bilirkişi raporlarının Mahkememizce değerlendirilmesi neticesinde; öncelikle ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'un meydana gelen kazada %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu kanaatine varılmış; müteakiben Mahkememizce yaptırılan maluliyet tespiti kapsamında ... tarafından gerçekleştirilen nihai/ek değerlendirmede, davacıdaki tüm vücut engel oranının % 47 olduğu; iyileşme sürecinin 12 aya kadar sürebileceği, 12 aylık iyileşme süreci içerisinde 3 ay başka birisinin yardımına gereksinim duyabileceğinin tespit edildiği anlaşılmış ve neticeten aktüeryal inceleme kapsamında yapılan hesaplamaların dikkate alınması suretiyle, davacının maddi tazminat talebinin kabulüne dair aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Manevi Tazminat Talebi Yönünden;
38. Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesi kapsamında, 100.000,00 TL manevi tazminatın, davalıdan tahsilinin talep edildiği anlaşılmakla yapılan incelemede; davacıda meydana gelen %47 maluliyet oranı, geçici iş görmeden mahrum kaldığı 12 aylık süre ve davacının kaza tarihindeki yaşı ile bakmakla yükümlü olduğu oğlu dikkate alınarak takdiren 70.000,00 TL manevi tazminatın, dava tarihinde itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline dair aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.
V) HÜKÜM : (Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle)
-
Maddi Tazminat Talebinin KABULÜNE,
Bu doğrultuda 14/08/2016 tarihinde meydana gelen trafik kazası ile ilgili olarak;
a) Sürekli İş Göremezlik ile ilgili olarak;
934.892,12 TL.'nin, kaza tarihi olan 14/08/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
b) Geçici İş Göremezlik ile ilgili olarak;
32.291,67 TL.'nin, kaza tarihi olan 14/08/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, -
Manevi Tazminat Talebinin KISMEN KABULÜNE,
Bu doğrultuda 14/08/2016 tarihinde meydana gelen trafik kazası ile ilgili olarak; 70.000,00 TL.'nin, kaza tarihi olan 14/08/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, -
Maddi Tazminat Davası İle İlgili Olarak;
a) Karar ve İlâm Harcı :
a.1) Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 66.068,32 TL harçtan peşin alınan 3.645,31 TL (344,96 TL peşin + 3.300,35 TL ıslah) harcın mahsubu ile bakiye kalan 62.423,01 TL harcın, davalı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
a.2) Davacı tarafından yatırılan 3.645,31 TL (344,96 TL peşin + 3.300,35 TL ıslah) harç, 54,40 TL başvuru harcı ve 7,80 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 3.707,51 TL.'nin, davalı taraftan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
b) Yargılama Gideri ve Gider Avansı :
b.1) Davacı tarafından yatırılan 3.450,00 TL bilirkişi ücreti ile 263,80 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 3.713,80 TL. yargılama giderinin; davalı taraftan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
b.2) Arabuluculuk faaliyeti neticesinde, taraflar arasında anlaşma sağlanamadığı anlaşıldığından; Arabuluculuk Yönetmeliği'nin 26/2. maddesi uyarınca ... bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin, davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
b.3) Taraflarca yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın; kararın kesinleşmesini müteakiben talep edilmesi halinde, 6100 Sayılı HMK.'nın 333. maddesi uyarınca taraflara İADESİNE,
c) Vekâlet Ücreti :
Davacı tarafın, kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3. ve 13. maddeleri uyarınca takdiren 136.390,22 TL vekalet ücretinin, davalı taraftan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, -
Manevi Tazminat Davası İle İlgili Olarak;
a) Karar ve İlâm Harcı :
Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 4.781,70 TL harcın, davalı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
b) Yargılama Gideri ve Gider Avansı :
Taraflarca yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın; kararın kesinleşmesini müteakiben talep edilmesi halinde, HMK.'nın 333. maddesi uyarınca taraflara İADESİNE,
c) Vekâlet Ücreti :
c.1) Davacı tarafın, kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3, 13. maddeleri uyarınca (Mahkememizce kabulüne karar verilen 70.000,00 TL üzerinden) takdir edilen 17.900,00 TL. vekalet ücretinin, davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
c.2) Davalı tarafın, kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3, 13. maddeleri uyarınca (Mahkememizce reddine karar verilen 30.000,00 TL üzerinden) takdir edilen 17.900,00 TL. vekalet ücretinin, davacıdan tahsili ile davalıya ÖDENMESİNE,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda; gerekçeli kararın TEBLİĞ tarihinden itibaren (2) hafta içerisinde; (Mahkememiz'e veya istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine dilekçe sunmak ya da tutanağa geçirilmek koşuluyla Zabıt Katibine sözlü beyanda bulunmak suretiyle) HMK'nın 345. maddesi uyarınca ... kanun yolu açık olmak üzere okunup, yapılan açık yargılamada karar verildi. 21/05/2024
...
¸ ¸
Gerekçeli Karar
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.