Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/200
2024/706
3 Aralık 2024
T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
... TÜRK MİLLETİ ADINA
6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/200 Esas
KARAR NO : 2024/706
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 21/03/2024
KARAR TARİHİ : 03/12/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 03/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının paketleme ve ambalaj malzemelerinin ve bilumum plastik ürünlerin toptan ticareti işi ile uğraştığını ve 08.11.2023 tarihinden itibaren muhtelif tarihlerde ve muhtelif bedelli e-faturalar karşılığı davalı şirkete ürün satışı gerçekleştirdiğini, davalının faturaları itiraz etmeksizin ticari kayıtlarına işlemek suretiyle e-fatura konusu ürünleri teslim aldığını da bu şekilde ikrar ettiğini, tarafların toplam ticaret hacmi 159.518,54-TL olup davalının bu ticaret için müvekkile sadece 74.000,00-TL ödeme yaptığını, davalı şirketin cari hesap borcunun toplamda 96.670,54-TL olup, davacının uzunca bir süre davalı şirketten tahsilat yapamadığını, şifahen yaptığı görüşmelerden de bir sonuç alamayınca davalı şirket aleyhine ... 3. Genel İcra Müdürlüğü'nün E:2024/8310 sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlattığını, davalı şirketin, ödeme emrini 08.02.2024 tarihinde tebliğ almış olup 15.02.2024 tarihinde vekili aracılığı ile takibe itiraz ettiğini, davalı şirketin icra dosyasına vaki haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazının iptali ile takibin devamına, takibe kötüniyetle itiraz eden davalı şirketin takip talebindeki alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama harç ve giderlerinin davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu uyuşmazlığın taraflar arasında düzenlenen faturalardan kaynaklı alacağa ilişkin olup işbu davanın yetkisiz mahkemede açılmış olduğunu, davacı tarafından başlatılan icra takibinin haksız olduğunu, davacı taraf iddia ettiği malların kime, ne zaman teslim ettiğine ilişkin irsaliyeli fatura ve benzeri belge ibraz etmediğini, davacı tarafın faturasının bulunması ifanın tanzim tarihinde gerçekleştiği anlamına gelmeyeceği gibi faturanın ticari deftere kaydedilmiş olmasının fatura içeriği satışın kayıt tarihinde yapıldığı anlamına da gelmeyeceğini, Mahkemeye sunulan deliller ve davaya konu faturalar içeriğindeki malın müvekkili şirkete teslim edildiğine dair davacının delil sunamadığı, faturaların düzenlenmesinde irsaliyeli fatura düzenlenme şartlarının gereklerinin yerine getirilmediği, satışların gerçek satış olup olmadığı konusunda yeterli kanıt ve delil oluşmadığı ve yine alacağın muaccel olmadığı gerekçeleriyle ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmesinini, davanın usul bakımından yetki yönünden reddine, nihai karar olarak esas bakımından reddine, haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinden bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
-Ticari defter ve kayıtlar
-Tarafların ba/bs formları,
-Faturalar,
-Takip Dosyası
-Bilirkişi Raporları
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; faturaya dayalı başlatılan (ilamsız) icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Davaya konu .... ... .... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; takip alacaklısının davacı şirket, takip borçlusunun davalı şirket olduğu, takibin 96.670,54 TL asıl alacak, 6.319,85 TL işlemiş faiz olmakla 102.990,39-TL toplam alacak üzerinden genel haciz yolu ile ilamsız takip olarak başlatıldığı, borcun sebebi olarak 08/11/2023-11/01/2024 arası 25 adet fatura açıklamasının belirtildiği, davalı tarafından ödeme emrine süresinde itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği, eldeki davanın süresinde açıldığı görülmüştür.
Dosyamız kapsamında mali müşavir bilirkişi tarafından tanzim edilen 16/10/2024 tarihli raporda özetle; "...Davacının 2023 yılında yapılan faturalı satışlar karşılığı 159.518,54 TL.ye karşılık 01.10.2023 tarihinde 18.000,-TL., 01.10.2023 tarihinde 16.000,-TL. ve 06.11.2023 tarihinde 40.000,-TL. olmak üzere 74.000,-TL.lık tahsilat yapıldığı ve yıl sonunda davalıdan 85.518,54 TL.lık alacağının olduğu, 11.01.2024 tarihine kadar yapılan faturalı satışlar karşılığı 11.152,-TL.ye karşılık bir tahsilat olmadığı ve inceleme tarihi itibariyle davalıdan 96.670,54 TL.lık alacağın bulunduğu, Davalı ... 2023 yılında yapılan faturalı alışlar karşılığı 160.297,10 TL. ve 11.01.2024 tarihine kadar yapılan faturalı alışlar karşılığı 11.152,-TL.lik alacak kaydı yapıldığı, alınan faturalarda 778,56 TL.lik fazla kaydın düşülmesi sonucu 159.518,54 TL.lık alışın olduğu 18.000,-TL., 16.000,-TL. ve 40.000,-TL. olmak üzere 74.000,-TL.lık ödeme yapıldığı, inceleme tarihi itibariyle davacıya 96.670,54 TL.lık borcun bulunduğu, Davalı tarafça satış faturalarına ve mal alışları ile ilgili olarak TTK m.21/.2 hükmü gereği sekiz gün içerisinde fatura içerikleri hakkında bir itirazda bulunduğu ile ilgili bir tespit tutanağı ve belgenin dosya kapsamında bulunmadığı, davacı tarafından 96.670,54 TL asıl alacak üzerinden icra takibi başlatıldığı, davacının davalıdan talep edebileceği tutarın da kayıtlardan 96.670,54 TL. olduğunun tespit edildiği, Davacı tarafından faizlerin fatura tarihi dikkate alınarak hesaplandığı, davalı tarafa alacağın tahsili için düzenlenen bir ihtarnamenin dosyada bulunmadığı ve tarafımıza bir belgenin ibraz edilmediği, faizin takip tarihinden itibaren veya davacının hesabı gibi fatura tarihlerinden itbaren mi hesaplanacağının değerlendirmesinin Sayın Mahkemenin takdirinde bulunduğu, Sayın Mahkemenin faizi davacının hesabı gibi fatura tarihlerinden itibaren hesaplanmasını değerlendirmesi halinde davacının faiz hesabının Merkez Bankası Avans Faiz oranlarına uygun olarak yapıldığı
" hususları belirtilmiştir.
Eldeki dava faturaya dayalı başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, itirazın iptali davaları, icra takibine sıkı sıkıya bağlı davalardan olduğundan ve davaya konu icra takibi faturaya dayalı başlatıldığından incelemenin takip konusu fatura kapsamında yapılması gerekir.(Yargıtay 19. HD. 2015/18199E., 2016/7679K.) Fatura içeriği malların veya hizmetin teslim edildiğinin ispat külfeti satıcıya aittir. Fatura düzenlenmesi, tek başına akdi ilişkiyi ve alacağı kanıtlamadığı gibi faturanın tebliğ edilmiş olması da fatura içeriği malların teslimi sonucunu doğurmaz.( Y. 19 HD. 2016/7819E., 2017/2738K., Y. 19HD. 2014/12574E., 2014/16692K.)
Diğer yandan taraflar tacir olup, uyuşmazlık her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olduğundan eldeki dava ticari dava niteliğindedir.
Bilindiği üzere 6100 sayılı HMK'nın 222. Maddesi ve 6102 Sayılı TTK'nın 83. maddesi gereğince Mahkeme'ce ticari defterlerin resen (kendiliğinden) ibrazına karar verilebileceği açıkça düzenlenmiştir.
Yine 6100 sayılı HMK'nın 222. Maddesi 2. ve 3. Fıkraları çerçevesinde; diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi halinde, usulüne uygun tutulmuş defterlerin sahibi lehine delil olarak kabul edileceği düzenlenmiştir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27.06.2003 tarih ve 2001/1 E., 2003/1 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere;
Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. (Dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın m. 21/2.) Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. Faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi TTK'nın 21. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karineden kaynaklanmaktadır.
İşin/malın bedeli sözleşme kurulurken kararlaştırılmış olup, fatura ise bu aşama ile ilgili değil, ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Fatura öncesinde taraflar arasında borç doğurucu hukuki ilişkinin bulunması, faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Faturayı alan (faturayı defterlerine kaydetmemesi koşulu ile) akdi ilişkiyi inkâr ettiğinde, faturayı gönderenin önce akdi ilişkiyi kanıtlaması gerekir. Taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa, düzenlenen belge fatura değildir. Bu belge belki icap olarak kabul edilebilir ki, buna itiraz edilmemesi, anılan 21/2. madde hükmü anlamında sonuç doğurmaz.
Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır. Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir. (Geniş bilgi için Bkz: Prof. Dr. Sami Karahan, Ticari İşletme Hukuku, 23. Baskı, Eylül 2012, Konya; Sh 111 vd.)
Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nın 222. maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir. (Aynı yönde açıklamalar için bkz. Y. 23 HD. 2015/4576 E., 2016/621 K., 10.02.2016 T.)
Anlatılanlar ışığında somut olay ele alındığında; hükme esas alınan bilirkişi raporu ile dosyadaki tüm deliller doğrultusunda taraflar arasında açık hesap ilişkisi niteliğinde süregelen ticari ilişki bulunduğu, takibe konu faturaların her iki tarafın defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı tarafından tanzim edilen faturalara davalı tarafından itiraz edildiğine veya iade faturası düzenlendiğine dair bir kayda rastlanılmadığı, HMK'nın 222. maddesi uyarınca taraf defterlerinin birbirini doğruladığı/örtüştüğü kalemlerin tarafları bağlayacağı hususları hep birlikte gözetildiğinde teslim olgusu bakımından davalı tarafından davacı lehine olan karinenin çürütülemediği ve aralarındaki süregelen ticari ilişki kapsamında davalının fatura içeriğini kabul etmiş sayılacağı bu doğrultuda davacının alacağının varlığını ispatladığı hususunun kabulü gerektiği kanaat edilmiştir. (bkz. Y. 19. HD. 2018/1358E., 2020/878 K., 08/06/2020 T; Y. 23 HD. 2015/1418 E., 2015/8313 K., 21/12/2015 T.)
Yapılan açıklamalar kapsamında davacının takibe dayanak fatura içeriğinin teslim olgusunu ve bu suretle faturaya dayalı alacağının varlığını ispatladığı, davalının ise ödeme savunmasını ispatlayamadığı bu itibarla davacının takibe konu asıl alacak tutarında alacağının bulunduğu kanaatine varılmıştır. İşlemiş faiz talebi bakımından ise; taraflar arasında yazılı veya sözlü olarak ödeme günü kararlaştırılıp kararlaştırılmadığı bilinmediği gibi takibe konu faturaların ve fatura içeriği malların teslim tarihi belirsiz olduğundan 6102 Sayılı TTK'nın 1530/4. Maddesinin uygulanma imkanı bulunmadığı anlaşılmıştır, TBK'nın 117. ve TTK'nın 18/3. Maddeleri uyarınca yapılan değerlendirmede ise davalının takipten önce usulünce temerrüde düşürüldüğü ispat edilmediğinden işlemiş faiz talebi yerinde görülmemiştir. Bu itibarla asıl alacak üzerinden davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.Yine alacağın likit olduğu gözetilerek icra inkar tazminatına da hükmedilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; ..... ... .... Esas sayılı takibine davalı tarafından yapılan itirazın kısmen İPTALİ ile, takibin 96.670,54-TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren ödeme emrinde belirtilen şekilde faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Kabul edilen alacağın (96.670,54-TL'nin), %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Davalı yanın kötüniyet tazminatı talebinin reddine,
4-Alınması gereken 6.603,56-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.243,87-TL harcın mahsubu ile bakiye 5.359,69-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen kısım yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca ve 13/. Maddesi nazara alınarak 6.319,85-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan; 427,60-TL Başvuru Harcı, 1.243,87-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 1.671,47TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacı tarafından yapılan; 3.500,00-TL Bilirkişi ücreti, 185,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 3.685,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 3.458,88-TL lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına,
9- Arabuluculuk ücreti olarak suç üstü ödeneğinden karşılanan 3.600-TL'nin davanın kabul oranına göre 3.379,09-TL'sinin davalıdan tahsili ile, bakiye 220,91-TL'sinin davacıdan tahsili ile, hazineye irat kaydına,
10-Gider avansından sarf edilmeyen miktarın 6100 Sayılı HMK'nın 333. Maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair, davacı vekilinin (e-duruşma) yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
03/12/2024
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.