Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/152

Karar No

2025/91

Karar Tarihi

11 Şubat 2025

T.C. ...6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
ANKARA TÜRK MİLLETİ ADINA
6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/152 Esas
KARAR NO : 2025/91

HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...

DAVACI : ... - ...
VEKİLİ : Av. .....
DAVALI : ... - ...- ...
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/02/2024
KARAR TARİHİ : 11/02/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 18/03/2025

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Düzenleyeni ..., lehtarı ... .... .... esas sayılı dosyası ile 03/06/2022 tarihinde icra takibi başlatıldığını, takibe konu edilen bu senetteki düzenleyenin imzasının yetkisiz temsilden dolayı geçersiz olması nedeniyle müvekkili şirketin, senetten dolayı borçlu olmadığını, şirket adına imza atan şahsın ... olduğunu, senette lehdar olarak kendisini gösterdiğini ve daha sonra senedi ciro ederek davalıya verdiğini, imzanın şirketin tek temsilcisi ve müdürü olan ...'e ait olmadığını, şirket tarafından ...'e kambiyo senedi düzenleme konusunda verilmiş bir yetki bulunmadığını yetkisiz temsil nedeniyle müvekkilinin senetten dolayı borcu bulunmadığını beyanla davanın kabulü ile müvekkili şirketin takibe konu senetten dolayı borçlu olmadığının tespitine ve bu nedenle icranın eski hale iadesine karar verilmesini, takibinde haksız ve kötü niyetli olan davalının, alacağın %40'ından aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLER
-Davaya konu takip dosyası,
-Takibe dayanak senet,
-Ticaret Sicili Kayıtları,
-Davacı şirket tarafından müteveffa ... adına düzenlenen vekaletname,
-Ticari defter ve kayıtlar,
-Davalı yanın kredi kartı hesap hareketleri,
-Bilirkişi raporu,

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; kambiyo senedinin yetkisiz temsil nedeniyle hükümsüzlüğü ve ödenmiş olması nedeniyle bedelsizliğine dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.
Davaya konu ...3. Genel İcra Dairesi 2023/67242 Esas sayılı( Eski Ank. 22. İcra D. 2022/9688 E.) takip dosyasının incelenmesinde; takip dosya alacaklısının davalı şahıs, dosya borçlusunun davacı şirket olduğu, takibin 10.000,00 TL asıl alacak, 30,00 TL komisyon ve 3.791,78 TL işlemiş faiz olmakla 13.821,78 TL toplam alacak üzerinden, kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip usulünce başlatıldığı, takip dayanağı olarak 10.000 TL miktarlı 04/09/2019 tanzim ve13/09/2019 vade tarihli senedin gösterildiği görülmüştür.
Takibe dayanak senet incelendiğinde keşideci kısmında davacı şirket kaşesinin yer aldığı, lehdarının ... olarak gösterildiği, 04/09/2019 tanzim, 13/09/2019 vade tarihli ve 10.000,00 TL bedelli olduğu, arka yüzünde ilk cironun beyaz ciro niteliğinde lehdar tarafından yapıldığı yine altında davalının adı, soyadı ve tc kimlik numarası ile imza yer aldığı görülmüştür.
Dosyamız kapsamında davacı şirket ticari defter ve kayıtları incelenmek suretiyle mali müşavir bilirkişi tarafından tanzim edilen 08/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle: "...Davacının 2019 takvim yılı ticari defterlerinin HMK. 222. Maddesi hükümleri gereğincesahibi lehine delil olma niteliği taşıdığı hususunda takdirin münhasıran Sayın Mahkemeye ait olduğu, Dava/Takip konusu senedin ve 12/09/2019 tarihli eft ile ...'e yapılan 10.000,00TL havalenin, davacının ticari defterlerine kaydedilmediği, Davacının ticari defterlerin tetkikinde, takip konusu senet haricinde 2018 yılından 2019 yılına devir eden 2019/1 ve 2019/2 vadeli iki adet senet kaydı ve ödemesi bulunmakla birlikte, ticari defter kayıtlarına dayanak belgelerin bulunduğu klasörün kayıp olması (bulunamaması) ve bilirkişi incelemesine sunulmaması sebebiyle bu senetlerin kim tarafından imzalandığına dair tespit yapılamadığı, Davalının kredi kartı ile SPOWER Akaryakıt firmasına 06/05/2019 tarihinde 11.300,00TL ve 30/07/2019 tarihinde 2.500,00TL ödeme yapıldığı, Davacı tarafça SPOWER Akaryakıt firmasından yapılan mazot alımlarının işlendiği muavin hesap dökümlerinin tetkikinde; ilgili frmadan Perakende Satış Vesikaları ve 2 adet fatura ile alınan toplam da KDV hariç 113.111,17TL mazot bedellerinin kasa hesabından (nakit) ödendiğinin tespit edildiği Ticari defter kayıtlarına dayanak belgelerin bilirkişi incelemesine sunulmaması nedeni ile, vekaleten gerçekleştirilen iş/işlem kaydı olup olmadığı hususunda bir tespitte bulunulamadığı, Davacı şirketin, 01/07/2016 kuruluş tarihinden itibaren 10 yıl süre ile .... .... .... münferiden yetkili olduğu, Davacının ticari defter kayıtlarında, davacı şirket ile davalı arasında herhangi bir ticari ilişki bulunduğuna dair bir kayıta rastlanılmadığı, Davacı şirket yetkilisi ...'in ...'e verdiği 09/08/2016 tarihli Düzenleme Şeklinde Vekaletnamede; açık bir ifade ile Kambiyo Senedi düzenleme yetkisi verilmediği görülmekle birlikte, Bilirkişilik Kanununun 3/2 maddesi; “Bilirkişi, raporunda çözümü, uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hususlar dışında açıklama yapamaz; hukuki nitelendirme ve değerlendirmelerde bulunamaz.” hükmü gereğince, vekaletnamenin oldukça kapsamlı olması sebebiyle Kambiyo Senedi düzenleme yetkisi verilip verilmediği hususunda takdirin Sayın Mahkemede olduğu, davacının borçlu olup olmadığı ve kötü niyet tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı hususunda..." hususları belirtilmiştir.
Eldeki davada; dava konusu senedin davacı şirket adına, dava dışı müteveffa ... tarafından imzalandığı hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlık adıgeçen temsilcinin kambiyo taahhüdünde bulunma yetkisine sahip olup olmadığı buna bağlı olarak şirketin senetten sorumlu tutulup tutulamayacağı ve ayrıca senedin ödenmiş olması nedeniyle bedelsiz kalıp kalmadığı hususlarındadır.
Uyuşmazlığın çözümü bakımından öncelikle dava konusu senedi tanzim eden dava dışı ve müteveffa Çağlar Dönmezin ticari vekil mi ticari mümessil(temsilci) mi olduğu irdelenmelidir.
Davacı şirket tarafından müteveffa ... adına düzenlenen vekâletnamenin ve senedin düzenlendiği tarihte yürürlükte bulunan 6098 Sayılı TBK'nın 547. Maddesinde; Ticari temsilci, "işletme sahibinin, ticari işletmeyi yönetmek ve işletmeye ilişkin işlemlerde ticaret unvanı altında, ticari temsil yetkisi ile kendisini temsil etmek üzere, açıkça ya da örtülü olarak yetki verdiği kişi" olarak tanımlanmıştır.
Aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca; "İşletme sahibi, ticari temsilcilik yetkisi verildiğini ticaret siciline tescil ettirmek zorundadır; ancak ticari işletme sahibinin ticari temsilcinin fiillerinden sorumluluğu, tescilin yapılmış olmasına bağlı değildir." denilmiş ve temsil yetkisinin kapsamı bakımından yasanın devam eden 548. Maddesinde " Ticari temsilci, iyiniyetli üçüncü kişilere karşı, işletme sahibi adına kambiyo taahhüdünde bulunmaya ve onun adına işletmenin amacına giren her türlü işlemleri yapmaya yetkili sayılır. Ticari temsilci, açıkça yetkili kılınmadıkça, taşınmazları devredemez veya bir hak ile sınırlandıramaz. " denilmiştir.
Diğer yandan ticari vekil ise yasanın 551. Maddesi uyarınca bir ticari işletme sahibinin, kendisine ticari temsilcilik yetkisi vermeksizin, işletmesini yönetmek veya işletmesinin bazı işlerini yürütmek için yetkilendirdiği kişidir. Bu yetki, işletmenin alışılmış bütün işlemlerini kapsar. Ancak, ticari vekil açıkça yetkili kılınmadıkça, ödünç olarak para veya benzerlerini alamaz, kambiyo taahhüdünde bulunamaz, dava açamaz ve açılmış davayı takip edemez.
Bir kişinin ticarî vekil mi, yoksa ticarî mümessil mi olduğunun çekişmeli bulunduğu hâllerde, o kişiye işletme sahibi (veya işletmeyi temsile yetkili kişi) tarafından verilen yetkilerin içerik ve kapsamları dikkate alınarak bir değerlendirme yapılmalıdır.
Eğer verilen yetkiler, işletmenin hem olağan ve hem de olağanüstü nitelikteki bütün işlerinin idare edilmesine olanak tanıyan bir içerik ve genişlikte ise, ortada ticarî mümessilin bulunduğu; buna karşılık, sadece olağan işlerle sınırlı bir yetki verilmiş ise, ticarî vekilden söz edilmesi gerektiği kabul edilmelidir.
Bu aşamada şu husus da belirtilmelidir ki; olağan işlerin neler olduğunun belirlenmesinde, hem işletmenin niteliği, iş hacmi gibi unsurlar, hem de yapılacak işlemlerin türü ve değeri göz önüne alınmalıdır. Örneğin, işletmenin satış politikasında değişikliğe gitmek, işletmede kullanılan makineleri daha yeni teknolojiyle üretilmiş olanlarla değiştirmek konusunda sözleşmeler yapmak, olağanüstü nitelikteki işlemlerden sayılmaktadır. Nitekim Hukuk Genel Kurulunun 19.04.2006 tarihli ve 2006/19-165 E., 2006/213 K.; 29.11.2006 tarihli ve 2006/12-758 E., 2006/754 K.; 05.11.2008 tarihli ve 2008/15-651 E., 2008/654 K. ve 16.05.2018 tarihli ve 2017/19-836 E., 2018/1097 K. sayılı sayılı kararlarında da aynı ilkeler benimsenmiştir.
Ticarî mümessillik; bir sözleşme olmayıp, tek taraflı bir hukukî işlemle verilen temsil yetkisini içerir. Buna bağlı olarak, ticarî mümessillik işletme sahibinin iradesine dayanır. Dolayısıyla burada söz konusu olan temsil yetkisi kanuni değil, iradi temsil yetkisidir.
Ticarî mümessilin temsil yetkisinin kapsamı Kanun’da tam olarak belirlenmiştir. Bu hâliyle ticarî mümessillik, sınırı kanunla çizilmiş iradî bir temsil yetkisidir. Ticarî mümessil, iyi niyetli üçüncü kişilere karşı, işletme sahibi adına kambiyo taahhüdünde bulunmaya ve onun adına işletmenin amacına giren her türlü işlemleri yapmaya yetkili olup açıkça yetkili kılınmadıkça, taşınmazları devredemez veya bir hak ile sınırlandıramaz (TBK m. 548).
Ticarî mümessilin, bir işletmenin tüm işlerini idareyle görevlendirilmesine ve böylece, işletmenin belirli yetkilere sahip “idarecisi” niteliğinde olmasına ve adeta işletmenin sahibiymiş gibi işletme konusuna giren tüm işlemleri (BK’nın 451. maddesindeki sınırlamalar dışında) yapabilme yetkisine sahip bulunmasına karşın, ticarî vekilin temsil yetkisi, işletmenin olağan işleriyle sınırlıdır; ticarî vekil, işletmenin yönetimine ve yürütülmesine ilişkin yetkilere sahip değildir. Dolayısıyla, ticarî mümessil işletmenin olağan ve olağanüstü nitelikteki bütün işlerini yapma yetkisine sahip olduğu hâlde, ticarî vekil, kural olarak sadece olağan işleri yapabilir; ticarî vekilin, olağan işler dışında kalan alanlarda işletmeyi temsilen işlem yapabilmesi, ancak işletme sahibince o konuda özel olarak yetkilendirilmesiyle mümkündür. (Ticari temsilci/mümessil ve ticari vekil hususunda anlatılanlar bakımından detaylı bilgi için Y. HGK. 2019/(19)11-258 E., 2022/138 K. 15.02.2022 T. Sayılı Hukuk Genel Kurulu kararı incelenebilir.)
Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; dava dışı müteveffa temsilci için düzenlenen vekaletnamede, gayrimenkul satın almaya ve tesciline, araç alımına ve satımına, banka işlemlerine ve hatta çek karnesi müracaatında bulunup karneyi teslim almaya, şirketin alacaklı olduğu çekleri ciro etmeye, tüm bankalar nezdinde borç ve kredi taleplerinde bulunmaya, borç ve kredi beyan taahhütlerinde bulunmaya, resmi makamlar nezdinde vergi ve muhasebe işlemlerini yürütmeye ve temsile, leh ve aleyhe açılacak davalarda şirketi temsil etmeye dair oldukça çeşitli ve geniş yetkiler verildiği görülmüştür.
Belirtilen vekaletname içeriği gözetildiğinde, davacı şirketin yetkilisi tarafından dava dışı müteveffa ...'e oldukça geniş yetkiler verildiği görülmüş böylece şirketin idaresi hususunda tümüyle yetkilendirilme iradesi gösterildiği kanaat edilmiş olup, söz konusu vekaletname içeriği dikkate alındığında aynı zamanda davacı şirketin yetkilisi olan ...'in eşi konumundaki dava dışı müteveffa ...'in davacı şirketin ticari temsilcisi olduğunun kabulü gerekmiştir.
Ticarî mümessil, iyi niyetli üçüncü kişilere karşı, işletme sahibi adına kambiyo taahhüdünde bulunmaya ve onun adına işletmenin amacına giren her türlü işlemleri yapmaya yetkili olduğundan, davacı şirket dava dışı ticari mümessili tarafından düzenlenen bonodan "yetkisiz temsil" sebebine dayalı olarak borçlu olmadığını ileri süremez. Zira, ticarî mümessil iyi niyetli üçüncü kişilere karşı işletme sahibi adına kambiyo taahhüdünde bulunma yetkisine sahiptir.
Hal böyle olunca davacı yanın yetkisiz temsil nedeniyle şirketin bonodan borçlu olmadığı iddiası yerinde görülmemiştir.
Burada ayrıca bono lehtarının yine ticari mümessilin kendisi olarak gösterilmesi bakımından "şirketle işlem yapma yasağı" na da değinmek gerekirse bilindiği üzere, dava konusu bononun keşide (düzenleme) tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'da sadece anonim şirketlere ilişkin hükümlerin içerisinde m. 395 hükmünde düzenlenmiştir. TTK m. 395/1 hükmünde "Yönetim kurulu üyesi, genel kuruldan izin almadan, şirketle kendisi veya başkası adına herhangi bir işlem yapamaz; aksi halde, şirket yapılan işlemin batıl olduğunu ileri sürebilir. Diğer taraf böyle bir iddiada bulunamaz." düzenlemesi yer almaktadır. 6102 sayılı TTK'nın "Uygulanacak hükümler" başlıklı m. 644(1) hükmünde madde numaraları bildirilen anonim şirketlere ilişkin hükümlerin limited şirketlere de uygulanacağı ifade edildikten sonra, m. 644/1-b hükmünde "müdürlerin yakınlarının şirkete borçlanmasına ilişkin 395 inci maddenin ikinci fıkrasının birinci ve ikinci cümlesi hükümleri" ibaresine yer verilmiştir. Görüldüğü üzere, burada anılan Kanun maddesindeki atıf, müdürlerin yakınlarının şirkete borçlanmasına ilişkin 395'inci maddenin ikinci fıkrasının birinci ve ikinci cümlesi hükümlerine yapılmış olup, m. 644 hükmünde, TTK'nın m. 395/1 hükmüne yapılmış bir atıf bulunmamaktadır.
Nitekim... .... .... K. sayılı onama kararında da "6102 sayılı TTK'da limited şirket müdürleri için şirketle işlem yapma yasağının düzenlenmediği" yönünde ifadeye yer verilmiştir.
Dolayısıyla limited şirket temsilcisinin şirketle işlem yapma yasağı bulunduğuna dair yasal düzenleme söz konusu değildir. Zira gerek 6098 sayılı TBK’da gerek 6102 sayılı TTK’da bu konuda yasaklayıcı herhangi bir düzenleme de mevcut değildir. Elbette bu noktada, Temsilcinin yetkisini kötüye kullanması halinde yetkinin kötüye kullanıldığının karşı tarafça bilinip bilinmediği, (ve hamil tarafından borçlunun bile ile zararına hareket etme durumunun bulunup bulunmadığının) irdelenmesi de gereklidir.
Somut olayda dosya kapsamında gerek temsilcinin kötüniyetle ve şirketi zararlandırma amacıyla hareket ettiği ve davalının da bunu bilerek kötüniyetli(bile bile zararına hareket ettiği olgusuna) olduğunu gösterir somut delil sunulmamış bu yönde dava dışı temsilcinin veya davalının kötünyetli olduğu kanıtlanmamıştır.
Davacı tarafından dava dilekçesinde yemin delili de gösterilmiş olup bu nedenle yüksek mahkemenin istikrar kazanan içtihatları çerçevesinde yemin delili hatırlatılmış ancak bu hususta yemin teklifinde bulunulmamıştır.
Bu kısma kadar anlatılanlar çerçevesinde mahkememiz kanaatince davacı yanın yetkisiz temsil iddiası yerinde görülmemiş ise de bununla birlikte davacı aynı zamanda ödeme olgusunu da ileri sürmüş olup esasen somut durum yetkisiz temsil olarak değerlendirilse dahi bu kez ödeme işlemi ile senet tanzim işleminin onaylandığı da düşünülebilir.
Diğer yandan davacı yan dava dilekçesinde, yetkisiz temsil iddiasının yerinde görülmemesi halinde bu kez dava konusu bononun ödenmesi nedeniyle bedelsiz olduğunu da ileri sürmüş olup, ödeme olgusunun delil olarak gösterilen Ziraat bankası 12/09/2019 tarihli dekonta konu eft işleminde herhangi bir açıklama bulunmayıp dava konusu senede açık bir atıf yoktur. Davacı her ne kadar taraflar arasında başkaca bir hukuki ilişki bulunmadığını ileri sürerek ödemenin dava konusu bonoya hasren yapıldığını ileri sürmüş ise de; taraflar arasında başkaca kambiyo senedine dayalı icra takipleri ve menfi tespit davaları bulunduğundan ödemenin hangi akdi ilişki için veya hangi senede ilişkin yapıldığı hususunun ispatlanamadığı kabul edilmiştir.(taraflar arasındaki diğer kambiyo takipleri ve davalar için bkz. ... .... .... sayılı dosyası ve bu dosya yönünden açılan Mahkememizin 2024/149 Esas sayılı dava dosyası; yine... .... ... esas sayılı dosyası ve bu dosya yönünden açılan menfi tespit için mahkememizin 2024/150 E. Sayılı dosyası) Yine ödeme olgusu bakımından da yemin deliline dayanılmamıştır.
Yapılan açıklamalar kapsamında somut olayda dava konusu takibe dayanak senedin davacı şirketin temsilcisi ... tarafından şirket adına keşide edildiği, lehtar olarak kendisini gösterdiği ve akabinde davalıya ciro ettiği, adıgeçen temsilcinin vekaletnamesine göre ticari temsilci olmakla kambiyo taahhüdünde bulunmaya yetkili bulunduğu bu itibarla iyiniyetli alacaklılar bakımından senedin şirketi bağlayacağı, davalının kötüniyetli olduğunun ispat edilemediği hal böyle olunca yetksisiz temsil sebebiyle borçlu olunmadığı iddiasının yerinde görülmediği; ödeme/itfa olgusu bakımından ise taraflar arasında ihtilaflı bulunan birden fazla senet ve takip dosyası olduğu da gözetilerek dava konusu senede ilişkin herhangi bir atıf içermeyen eft dekontunun, eldeki dava konusu senet için yapıldığı hususu da ispatlanamamıştır. Bu itibarla davanın reddine dair aşğıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 427,60-TL harçtan mahsubu ile bakiye 187,8‬-TL'nin eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından, bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına,
5-Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18A/13. Maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan ve suç üstü ödeneğinden karşılanan 3.600-TL dava şartı arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
6-Gider avansından sarf edilmeyen miktarın 6100 Sayılı HMK'nın 333. Maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, 6100 Sayılı HMK'nın 341/2. Maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/02/2025

Katip ...
e-imza

Hakim ...
e-imza

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim