Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/503
2024/699
3 Aralık 2024
T.C. ...6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/503 Esas - 2024/699
T.C.
ANKARA TÜRK MİLLETİ ADINA
6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/503 Esas
KARAR NO : 2024/699
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 17/07/2023
KARAR TARİHİ : 03/12/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 03/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Borçlu davalı aleyhinde, faturaya dayalı "araç servis bakım, yedek parça ve işçilik" bedelinin tahsili için .... .... .... E sayılı dosyasıyla icra takibi başlatılmış olup borçlunun, açılan takibe 07.04.2023 tarihinde itiraz ettiğini ve böylece takibin durduğunu, iş bu itirazın haksız ve kötü niyetli olup iptalinin gerektiğini, davacı şirketin, araç servis bakım hizmeti, yedek parça satışı işlerinde faaliyet gösterdiğini, borçluya ait araçlara da servis bakım hizmeti verildiğini ve bu kapsamda yedek parça satıldığını, yapılan işlerin hepsinin faturaya bağlı olup davalı borçlu tarafa kesilen faturalara hiçbir itiraz da bulunmadığını beyanla, itirazın iptali ile icra takibinin devamına, davalı borçlunun asıl alacağın %40’ından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine hükmedilmesine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle zamanaşımı itirazında bulunduklarını, ayrıca itirazın iptali davasının süresinde açılmadığını, aleyhe kabul anlamına gelmemekle birlikte ticari ilişkinin varlığı kabul edilse dahi burada cari işleme dayalı ilişkinin söz konusu olacağını, bu doğrultuda ticari ilişkinin belli dönemlerde kesilen toplam rakamlar üzerinden yürüyeceğini, ancak davacının belirli faturaları alacak kalemleri içerisinden çekerek takibe konu etmesinin mevcut ticari ilişkiye aykırı olduğunu, müvekkili tarafından davacıya çeşitli ödemeler yapıldığını, bu ödemelere ilişkin kayıtların ticari defterlerde bulunduğunu, anılan ödemelerin cari hesaptan düşülüp düşülmediği, faturaların hangi tarihte ve kim imzasına teslim edildiği, faturaların içeriği ve yapıldığı iddia edilen mal veya hizmet tespitine ilişkin bilgi bulunmadığı ve bu doğrultuda net bir cari hesap bakiyesi ortaya konulamadığından takibe konu borca itiraz zarureti hasıl olduğunu, beyanla davanın usul ve esas yönlerinden reddine, davacı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
-Davaya konu takip dosyası,
-Ticari defter ve kayıtlar,
-Ba/Bs formları,
-Faturalar,
-Bilirkişi Raporları
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; faturaya dayalı başlatılan (ilamsız) icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Davaya konu .... .... .... ( eski esas .... .... .... ) Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; takip alacaklısının davacı şirket, takip borçlusunun davalı şirket olduğu, takibin 8 adet faturaya dayalı 8 adet asıl alacak kalemi 137.788,24 TL toplam asıl alacak ile yine her bir asıl alacak için ayrı ayrı sekiz kalem işlemiş faiz için 4.164,44 toplam işlemiş faizi olmakla 141.952,68 toplam alacak üzerinden ilamsız takip olarak başlatıldığı, borçlu vekili tarafından takibe süresinde itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulduğu ve eldeki davanın süresinde açıldığı görülmüştür.
Dosyamız kapsamında davalı defter ve kayıtları incelenmek suretiyle mali müşavir bilirkişi tarafından tanzim edilen 22/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgeler ile davalı tarafa ait inceleme sonrası, davalı kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davacının 132.793,16 TL alacaklı göründüğü, Her ne kadar vergi dairelerinden gelen yazılarda 2022 yılı BA-BS bildirimlerinde 16 adet belge karşılığında 228.044,99 TL (KDV Hariç) uyumlu olduğu görülse de davalı kayıtlarında 19 adet fatura olduğu, tespit edilmiştir. Davacı tarafa ait ticari defter ve belgelerin ...dışında olması, yapılan görüşmeler ve mailler sonrasında ticari defter ve belgelerin ibraz edilmemesinden kaynaklı olarak inceleme ve değerlendirmeye alınamamış olup,..." hususları belirtilmiştir.
Aynı bilirkişi tarafından davacı yanın muhasebecisi tarafından mail yoluyla iletilen kayıtlar incelenmek suretiyle tanzim edilen 09/10/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Tarafa ait inceleme sonrası, takip tarihi itibariyle davacının 132.793,16 TL alacaklı olduğu, taraf ticari defter kayıtlarında uyumluluk olduğu" hususları belirtilmiştir.
Eldeki dava faturaya dayalı başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, itirazın iptali davaları, icra takibine sıkı sıkıya bağlı davalardan olduğundan ve davaya konu icra takibi faturaya dayalı başlatıldığından incelemenin takip konusu fatura kapsamında yapılması gerekir.(Yargıtay 19. HD. 2015/18199E., 2016/7679K.) Fatura içeriği malların veya hizmetin teslim edildiğinin ispat külfeti satıcıya aittir. Fatura düzenlenmesi, tek başına akdi ilişkiyi ve alacağı kanıtlamadığı gibi faturanın tebliğ edilmiş olması da fatura içeriği malların teslimi sonucunu doğurmaz.( Y. 19 HD. 2016/7819E., 2017/2738K., Y. 19HD. 2014/12574E., 2014/16692K.)
Diğer yandan taraflar tacir olup, uyuşmazlık her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olduğundan eldeki dava ticari dava niteliğindedir.
Bilindiği üzere 6100 sayılı HMK'nın 222. Maddesi ve 6102 Sayılı TTK'nın 83. maddesi gereğince Mahkeme'ce ticari defterlerin resen (kendiliğinden) ibrazına karar verilebileceği açıkça düzenlenmiştir.
Yine 6100 sayılı HMK'nın 222. Maddesi 2. ve 3. Fıkraları çerçevesinde; diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi halinde, usulüne uygun tutulmuş defterlerin sahibi lehine delil olarak kabul edileceği düzenlenmiştir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27.06.2003 tarih ve 2001/1 E., 2003/1 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere;
Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. (Dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın m. 21/2.) Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. Faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi TTK'nın 21. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karineden kaynaklanmaktadır.
İşin/malın bedeli sözleşme kurulurken kararlaştırılmış olup, fatura ise bu aşama ile ilgili değil, ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Fatura öncesinde taraflar arasında borç doğurucu hukuki ilişkinin bulunması, faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Faturayı alan (faturayı defterlerine kaydetmemesi koşulu ile) akdi ilişkiyi inkâr ettiğinde, faturayı gönderenin önce akdi ilişkiyi kanıtlaması gerekir. Taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa, düzenlenen belge fatura değildir. Bu belge belki icap olarak kabul edilebilir ki, buna itiraz edilmemesi, anılan 21/2. madde hükmü anlamında sonuç doğurmaz.
Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır. Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir. (Geniş bilgi için Bkz: Prof. Dr. Sami Karahan, Ticari İşletme Hukuku, 23. Baskı, Eylül 2012, Konya; Sh 111 vd.)
Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nın 222. maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir. (Aynı yönde açıklamalar için bkz. Y. 23 HD. 2015/4576 E., 2016/621 K., 10.02.2016 T.)
Anlatılanlar ışığında somut olay ele alındığında; hükme esas alınan bilirkişi raporu ile dosyadaki tüm deliller doğrultusunda taraflar arasında süregelen ticari ilişki bulunduğu, davacı tarafından tanzim edilen faturalara davalı tarafından TTK'nın 21/2. Maddesi kapsamında itiraz edildiğine dair bir kayda rastlanılmadığı, faturaların her iki taraf defterlerinde kayıtlı olduğu ve HMK'nın 222. maddesi uyarınca taraf defterlerinin birbirini doğruladığı/örtüştüğü kalemlerin tarafları bağlayacağı hususları hep birlikte gözetildiğinde teslim olgusu bakımından davalı tarafından davacı lehine olan karinenin çürütülemediği ve aralarındaki süregelen ticari ilişki kapsamında davalının fatura içeriğini kabul etmiş sayılacağı bu doğrultuda, davacının faturaya dayalı alacağının varlığını ispatladığı hususunun kabulü gerektiği kanaat edilmiştir. (bkz. Y. 19. HD. 2018/1358E., 2020/878 K., 08/06/2020 T; Y. 23 HD. 2015/1418 E., 2015/8313 K., 21/12/2015 T.)
Yapılan açıklamalar kapsamında; takibe dayanak 8 adet faturanın tamamının davalı yan defterlerinde kayıtlı olduğu gibi, tarafların ba/bs formlarının da uyumlu olduğu, dolayısıyla davacının takibe dayanak fatura içeriğinin teslim olgusunu ve bu suretle faturaya dayalı alacağının varlığını karineten ispatladığı kanaat edilmekle birlikte alacak tutarı bakımından tarafların defterlerinde örtüşen bakiye tutarın 132.793,16 TL olduğu görülmekle, davacının bu tutarda bakiye alacağı üzerinden hüküm kurulması gerekmiştir. Yine işlemiş faiz talebi bakımından ise; taraflar arasında yazılı veya sözlü olarak ödeme günü kararlaştırılıp kararlaştırılmadığı bilinmediği gibi tarafların karşılıklı defter ve kayıtları nazara alınarak ulaşılan tutara konu faturaların ve fatura içeriği malların teslim tarihi belirsiz olduğundan 6102 Sayılı TTK'nın 1530/4. Maddesinin uygulanma imkanı bulunmadığı anlaşılmıştır, TBK'nın 117. ve TTK'nın 18/3. Maddeleri uyarınca yapılan değerlendirmede ise davalının takipten önce usulünce temerrüde düşürüldüğü ispat edilmediğinden işlemiş faiz talebi yerinde görülmemiştir. Bu itibarla davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Yine alacağın likit olduğu gözetilerek icra inkar tazminatına da hükmedilmiştir.Diğer yandan davacının takipte kötüniyetli olduğu ispatlanmadığından reddedilen kısım yönünden kötüniyet tazminatına hükmedilmemiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; ...2. Genel İcra Dairesi'nin 2023/6769 (Eski esas ...25. İcra Md. 2023/6769) Esas sayılı takibine davalı tarafından yapılan itirazın kısmen İPTALİ ile, takibin 132.793,16-TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren ödeme emrinde belirtilen şekilde faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Kabul edilen alacağın (132.793,16-TL'nin), %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Davalı yanın kötüniyet tazminatı talebinin reddine,
4-Alınması gereken 9.071,10-TL karar ve ilam harcından, peşin ödenen 1.714,44-TL harcın mahsubu ile bakiye 7.356,66-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen kısım yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca ve 13/2. Maddesi gözetilerek 9.159,52-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan; 269,85-TL Başvuru Harcı, 1.714,44-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 1.984,29TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacı tarafından yapılan; 3.500,00-TL Bilirkişi ücreti, 98,50-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 3.598,50-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 3.366,31-TL lik kısmanın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına,
9- Arabuluculuk ücreti olarak suç üstü ödeneğinden karşılanan 3.120-TL'nin davanın kabul oranına göre 2.918,68-TL'sinin davalıdan tahsili ile, bakiye 201,32-TL'sinin davacıdan tahsili ile, hazineye irat kaydına,
10-Gider avansından sarf edilmeyen miktarın 6100 Sayılı HMK'nın 333. Maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair, davacı vekilinin (e-duruşma) yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ...Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
03/12/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.