mahkeme 2023/317 E. 2024/598 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/317

Karar No

2024/598

Karar Tarihi

25 Ekim 2024

T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA
... GEREKÇELİ KARAR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/317 Esas
KARAR NO : 2024/598

HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...

D
Av. ... -

DAVA : Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 07/11/2019
KARAR TARİHİ : 25/10/2024
G.K. YAZILDIĞI TARİH : 14/11/2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili BAM öncesi dava dilekçesinde özetle; Davacının davalı ile aralarında ticari ilişki bulunduğunu, bu ilişki sebebiyle davacının, davalıdan hamiline ödenmek üzere .... .... .... Şubesine ait 0006630 seri numaralı 100.000,00 TL bedelli, 15/07/2016 keşide tarihli ve 0006631 seri numaralı 50.000,00 bedelli 22/07/2016 keşide tarihli çekleri aldığını, davalının ödeyeceğini beyan ettiğini fakat süresinde ödemediğini, ödenmeyen çek bedellerinin 3 yıllık zamanaşımı geçmesiyle toplam 150.000,00 TL alacağın çekten doğan hakkın korunması amacıyla sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalıdan tahsilini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasını istemiştir.
Davalı vekili BAM öncesi cevap dilekçesinde özetle: Davacının dilekçesinde bahsettiği çeklerin ikisi içinde hak düşünücü süre olan 3 seneden sonra dava açıldığını ve hak düşürücü süre geçtikten sonra açılan davanın, mahkemeniz tarafından davanın esasına girilmeden usulden red edilmesi gerektiğini, davacı tarafın davaya konu çeklerin kendi elinde olmasını gösteren ticari ilişkinin ne olduğuna dair bir bilgi ya da belge sunmayarak kendi üzerinde olan ticari ilişkinin varlığını ispat etme yükümlülüğünü yerine getirmediğini bu sebeplerden dolayı hak düşürücü süre geçtikten sonra açılan ve davacı ile müvekkil arasındaki ticari ilişkinin ve sebepsiz zenginleşmenin nasıl gerçekleştiğinin açıklanmadığı huzurdaki davanın reddini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLER:
-Vakıfbank Göktürk Kemerburgaz ...Şubesine ait 0006630 seri numaralı 50.000,00 TL bedelli, 22.07.2016 keşide tarihli çek sureti
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizin 26.10.2020 tarih, 2019/588 Esas, 2020/570 sayılı kararı; Bölge Adliye Mahkemesi 22. HD.'nin 2021/177 Esas ve 2023/450 karar sayılı ilamıyla Mahkememiz kararının kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine kesin olmak üzere karar verildiğinden, dava mahkememizin yeni esasına kaydı yapılıp incelendi.
Dava, süresinde bankaya ibraz edilmeyen ve zamanaşımına uğrayan çekler nedeniyle alacak istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Davaya konu 2 adet çekin yapılan incelemesine göre, ilk çekin... .... ... ...Şubesine ait 15/07/2016 keşide tarihli, 100.000,00 TL bedelli olduğu keşidecisinin davalı olduğu, hamiline düzenlendiği, ikinci çekin aynı banka şubesine ait 22/07/2016 keşide tarihli, 50.000,00 TL bedelli olduğu, keşidecisinin davalı olduğu, hamiline düzenlendiği, çeklerin bankaya ibraz edilmediği ve dava tarihi olan 07/11/2019 tarihi itibariyle TTK 814 maddesi uyarınca 3 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmıştır.
6102 sayılı TTK'nın 732.maddesinde;
"(1) Zamanaşımı sebebiyle veya poliçeden doğan hakların korunması için gerekli olan işlemlerin yapılmasının ihmal edilmiş olması dolayısıyla, düzenleyenin veya kabul edenin poliçeden doğan yükümlülükleri düşmüş bile olsa, bunlar poliçenin hamiline karşı, onun zararına zenginleşmiş olabilecekleri kadar borçlu kalırlar.
(2) Sebepsiz zenginleşmeden doğan istem, muhataba, yerleşim yerli bir poliçeyi ödeyecek olan kimseye ve düzenleyen, poliçeyi başka bir kişi veya ticari işletme hesabına düzenlemiş olduğu takdirde o kişiye veya ticari işletmeye karşı da ileri sürülebilir.
(3) Poliçeden doğan borcu düşmüş olan cirantaya karşı böyle bir istem ileri sürülemez.
(4) Zamanaşımı süresi, poliçenin zamanaşımına uğradığı tarihi takip eden tarihten itibaren bir yıldır; ispat yükü, sebepsiz zenginleşmediğini iddia edene aittir." düzenlemesi bulunmaktadır.
Somut olayda, dava konusu çekler süresinde bankaya ibraz edilmemiş ve zamanaşımına uğramıştır. Çekin süresinde muhatap bankaya ibraz edilmemesi veya zamanaşımına uğraması halinde hamil, ciranta ve keşideciye karşı kambiyo hukukuna dayalı müracaat hakkını kaybeder. Yani süresinde ibraz edilmeyen veya zamanaşımına uğrayan çek nedeniyle kambiyo hukukundan kaynaklı haklar yitirilmiş olur. Bu durumda çeke dayalı müracaat hakkını kaybeden hamil alacağına kavuşabilmesi için iki yola başvurabilir. Hamil; ya aralarındaki temel ilişki varsa temel ilişkiye dayanarak çeki devraldığı ciranta veya lehtara başvurarak ve süresinde ibraz edilmeyen zamanaşımına uğrayan çekleri yazılı delil başlangıcı olarak göstermek suretiyle alacağını diğer her türlü delille ispat edebilir ya da arada temel ilişki yoksa TTK'nın 732. maddesinde düzenlenen sebepsiz zenginleşme hukuksal nedenine dayanarak ve sadece keşideciden alacağını talep edebilir.
HMK.nun 33.maddesinde “Hakim Türk Hukukunu re’sen uygular” hükmüne yer verilmiştir. Bu madde uyarınca olayları açıklamak taraflara hukuki niteleme ise hakime aittir. Hakim davacının dava dilekçesinde bildirdiği hukuki sebeple bağlı olmayıp hukuki sebebi kendiliğinden araştırıp bulmakla yükümlüdür.
Davacı dava dilekçesinde sebepsiz zenginleşme hukuksal nedenine dayalı olarak dava açtığını bildirmiş ise de, dava konusu hamiline yazılı çeklerde davacı hamil olup davalı ise keşidecidir. Davacı, davalı ile aralarında temel ilişki bulunduğunu, ticari ilişki nedeniyle alacaklı olduğunu iddia etmiştir. Taraflar arasında akdi ilişki bulunduğundan davacı ancak temel ilişkiye dayalı olarak alacak talebinde bulunabilir. (Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 30/05/2016 Tarih, 2016/2429 Esas, 2016/9707 Karar sayılı ilamı). Süresinde ibraz edilmeyen ve zamanaşımına uğrayan çekler yazılı delil başlangıcı olduğundan temel ilişkiye dayalı alacağını davacı her türlü delille ispatlayabilir.
Bölge Adliye Mahkemesinin ilk hükmün kaldırılması kararından sonra yapılan yargılama safahatında 1. Celsede davacı vekilinin hazır bulunduğu duruşmada
1-Davacı vekiline, davaya konu çekin tanzimine neden olan alacağın hangi nedenden kaynaklandığına ilişkin yazılı beyan dilekçesi sunması için 2 haftalık kesin süre verilmesine, aksi halde mevcut delil durumuna göre karar verileceğinin ihtarına, (ihtarat yapıldı)
2-Davacı vekiline dava dilekçesinde dayandığı tanık delili kapsamında, tanık listesi sunması ve tanıkların hangi hususta dinletileceğini yazlı olarak bildirmesi için 2 haftalık kesin süre verilmesine, aksi halde tanık deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağın ihtarına, ( ihtarat yapıldı) şeklinde davacı vekiline ihtaratlı kesin süre verilmiştir.
Davacı vekili tarafından 21/07/2023 tarihli beyan dilekçesi sunulduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekili iş bu beyan dilekçesinde ;
Müvekkil ... davalı ...'a elden borç para vermiştir. Müvekkil verdiği borç para karşılığında davalıdan davaya konu .... .... .... ...Şubesine ait 0006630 seri numaralı 100.000,00 TL bedelli 15.07.2016 keşide tarihli ve 0006631 seri numaralı 50.000,00 TL bedelli 22.07.2016 keşide tarihli çekleri teslim almıştır. Alacağın nedeni borç para verilmesidir. Şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı vekilince isimleri bildirilen tanıklardan ...'ın ve ...'nın beyanlarının tespiti için ilgili yer mahkemelerine talimat yazılmasına, yazılacak talimatta, taraflar arasında borç para vermeye dayalı akti ilişki bulunup bulunmadığı, çekin davacı tarafça davalıya verilen borç para karşılığında düzenlenip düzenlenmediği, ne tutarda borç para verildiği ve çek bedelinin ödenip ödenmediği hususlarının tanıklardan sorularak beyanlarının tespitinin istenilmesine karar verilmiştir , yazılan talimatlara cevap verilmiş ve davacı tanıklarının beyanları alınmıştır.
Davacı tarafından ilk aşamalardaki beyanlarından farklı olarak elden verilen borç paraya istinaden dava konusu çeklerin verildiği beyan edilmiştir.
Davacı tanığı olarak beyanda bulunan ... beyanında; Bana sormuş olduğunuz davacı benim 28 yıllık çalıştığım iş yerinin patronudur, davalıyı ise geçmiş zamanda iş yapmamız nedeniyle tanırım, davalı bizim şirketin taşeronluğunu yapmıştı, hatırlamadığım bir tarihte davalı davacıdan ortalama 150.000,00 TL civarında bir borç para almıştır, bu borca karşılık davalı davacıya çekler vermişti, bana sormuş olduğunuz ve dava dilekçesinde yer alan 100.000,00 TL ve 50.000,00 TL bedelli çeklerin, o çekler olup olmadığını tam olarak bilmiyorum, geçmiş zaman olduğu için net hatırlamıyorum, hatırladığım kadarıyla çeklerin ödeme günü geldiğinde davalı davacıya ibraz etmemesini, çekleri yazdırmamasını istemişti, daha sonrasında davalının davacıdan aldığı borcu ödeyip ödemediğini, çeklerin tahsil edilip edilmediğini bilmiyorum, aralarındaki uyuşmazlığın son halini tam olarak bilmiyorum şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı tanığı: ... talimatla alınan beyanında; davacı benim dayımın ortağıdır, kendisini bu nedenle tanırım, aynı zamanda davacının şirketi Ilgın inşaatin alt firması olan HC müşavirlik firmasında çalışmaktayım, davalıyı ise davacının şirketi olan Ilgın inşaatin taşeronu olması nedeniyle tanıyorum, aynı zamanda davalı davacının komşusudur bu nedenle de bir arkadaşlıkları dostlukları vardır, davalı davacıdan kendi şahsına bir borç istemiş tahminimce 2013-2014 yıllarında bu borç istenilmişti, karşılığında biz 2 adet çek aldık, bizden kastım Ilgın inşaat öz dayımın şirketi olduğu için biz diye bahsediyorum, ben devamlı kendilerinin yanındayım, çekin vadesi gelmesine rağmen davacı ... bey iyi niyetine istinaden çekleri yazdırmadı işleme koymadı, o günden bu güne kadar da herhangi bir ödeme yapılmadığı benim bilgim bu kadardır, borç 150.000 TL civarındaydı, bir 100.000 TL birde 50.000 TL şeklindeydi dedi. borç veren davacı ... Beydi davalının şahsına borç verdiğini söylemişti, finans ve muhasebe tarafında biz durduğumuz için gelen bütün senetler ve çekler merkez kasaya konulur dedi.Şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı vekili tarafından çeklerin veriliş nedenin değiştirilmesine ve tanık dinletilmesine muafakat edilmediğine , davanın reddine dair beyan dilekçesi sunulmuştur.
Toplanan deliller göre ve dinlenen tanık beyanlarına göre ; Tanıkların beyanları ile davacı tarafından ileri sürülen çeklerin verilmesine dayanak temel hukuki ilişkinin tam olarak ispat edilemediği , dinlenen tanıkların bir tanesinin davacının işçisi , diğerinin yakın akraba olması nedenleri ile tarafsız beyanda bulunmadıkları ve ayrıca beyanlarda tam olarak çekler ve bedelleri hakkında ayrıntılı bilgi veremedikleri değerlendirilmekle ,ayrıca davacı tarafından temel ilişkinin ispatına yönelik başkaca deliller sunulmadığı , elden borç verildiğine dair beyana konu çek bedellerine konu miktarların yüksek olması nedeni ile bu beyanın hayatın olağan akışına aykırı olduğu değerlendirilerek Davacının davasının sübut bulmadığından reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davacının davasının SÜBUT BULMADIĞINDAN REDDİNE ,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 2.134,03-TL'nin yatıran tarafa iadesine,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6- Fazla yatan gider avansı ile delil avansı var ise 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Adalet Bakanlığı Hukuk Muhakemeleri Gider Avansı Tarifesinin 5.maddesine göre karar kesinleştikten sonra istek halinde taraflara İADESİNE,,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemeleri'nde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/10/2024

Katip ...
E-imzalıdır

Hakim ...
E-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim