Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/123
2024/701
3 Aralık 2024
T.C. ...6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/123 Esas - 2024/701
T.C.
ANKARA TÜRK MİLLETİ ADINA
6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/123 Esas
KARAR NO : 2024/701
DAVA : 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Alacak)
DAVA TARİHİ : 06/02/2023
KARAR TARİHİ : 03/12/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 03/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin, ihracat yapmakta ve ürünlerin ödemesini bankalar aracılığı ile almakta olduğunu, davacı şirketin bir ihracat bedelini ilk defa davalı banka aracılığı ile aldığını, fakat kendisine diğer bankalarca uygulanan işlem ücretlerinin 100 katından fazlasının uygulandığını, müvekkili şirkete 14/11/2022 - 21/12/2022 tarihleri arasında yedi kalemde yurt dışından sözleşme bedeli olarak havale edilen ücretten çeşitli isimler altında işlem ücreti olarak kesilen meblağdan, makul sınırı aşan 82.872,61'nin, kesintilerin yapıldığı tarihlerden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davacıya iadesine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının banka nezdindeki hesabına Ukrayna menşeili firmadan 7 kez uluslararası fon transferi yapıldığını, toplam havale tutarının %1'ine tekabül edecek şekilde uluslararası fon transfer ücreti tahsil edildiğini, bankalarca ticari müşterilerden alınabilecek ücretlere ilişkin usul ve esaslar hakkında tebliğin 6. Maddesinin 1. Fıkrası doğrultusunda müvekkili banka tarafından komisyon oranının %1 olarak serbestçe belirlendiğini, Ukrayna ülkesi yaptırıma tabi ülkelerden olup yüksek riskli ülkeler içerisinde yer aldığından, tebliğe göre hazırlanmış banka ücret tarife'sinin 3.3.3 maddesinin b bendinde belirlenen %1 oranında tahsil edildiğini, kaldı ki davacı firmanın toplam 7 kez işlem yaparak söz konusu komisyon oranını da kabul ettiğini, dolayısıyla davacı firmanın 7 kez tekrarladığı söz konusu işlemler neticesinde, kendisinden tahsil edilmiş olan tutarların iadesini talep ederek kötüniyetli davranmakta olup, davacı tacir olduğundan basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğüne sahip olduğunu beyanla, davaya cevaplarını kabulüne, haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddine, davanın ihbarına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline, karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
-Taraflar arasında akdedilen Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesi,
-İhtilafa konu para transfer işlem ve kesinti kayıtları,
-Davalı banka kayıtları,
-Dava dışı bankalardan celp edilen emsal komisyon(kesinti) tutar ve oranları,
-Bilirkişi raporları
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, banka tarafından yurtdışı para transferi işlemlerine ilişkin ödeme ücreti adı altında davacıdan tahsil edilen ücretin iadesi(alacak) istemine ilişkindir.
Mahkememizce deliller toplanmış, bankacı bilirkişiden rapor alınmıştır.
Dosyamız kapsamında bankacı bilirkişi tarafından tanzim edilen 26/08/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle;"...Bankalarca Ticari Müşterilerden Alınabilecek Ücretlere İlişkin Usul Ve Esaslar Hakkında Tebliğ'in; 6. madde 1. Fıkrasında yer alan * Ek-1'de yer alan ücret kalemlerinden sınırlama getirilmemiş olanların ücretlerini serbestçe belirleyebilir. Hükmü, Yanı sıra, 5. Madde 1. Fıkrasında yapılan Ticari müşterilerden alınabilecek ücretlere ilişkin azami tarife ve diğer güncel bilgiler internet sitelerinde; açık, anlaşılır ve kolay erişilebilir bir şekilde bankalarca ilan edilir. ” düzenlemesi, Davalı Bankanın İnternet sitesinde ticari işlemlerden alınacak ücretlere ilişkin bir bölüme yer vermiş olması ve bu bölümde ihracat işlemlerinde yapılacak ödemelerden % 1 kesinti yapılacağını belirtmiş olması, Hususları davacının bilgilendirilmesi için yeterli kabul edilerek davaya konu işlemlerden % 1.00 oranında kesinti yapılabileceğine karar verilmesi halinde, davacı tarafın davalı Bankadan talep edebileceği bir tutar bulunmayacağının kabulü gerekeceği, Aksi halde, davalı Bankaca anılan Tebliğin 6/1 ve 5/1. Maddelerine uygun İşlem yapılmış olmakla birlikte 4. Maddesinde yer alan düzenlemeye uygun olarak tahsil edilecek ücretlere ilişkin formun davacı şirket tarafından imzalanarak bilgilendirme yükümlülüğünün belgelendirilmediği dikkate alınarak, emsal Bankalarca uygulanan oranların ortalamasına göre ancak tahsilat yapılabileceğine kanaat getirilmesi durumunda ise, tahsil edilecek tutarın, ayrıntılı hesaplamalar bir önceki sayfada yer aldığı üzere, 43.526,33 TL olabileceği" hususları belirtilmiştir.
Taraf vekillerinin itirazları ve kök rapordaki maddi hataların denetimi amacıyla ek rapor tanzimi istenilmiş, 09/10/2024 Tarihli ek raporda özetle; "... Kök Raporda hesaplamada baz alınan rakamın % 0,47 olup emsal olarak alınan oranların ortalamasının da bu rakama tekabül ettiği, Kök Raporda 0,0047 rakamı önüne hatalı olarak % işaretinin konulmuş olması maddi bir hata olmakla beraber bu maddi hatanın sonucu değiştirecek nitelikte olmadığı, Bu nedenle, davalı vekilinin itiraz dilekçesinde belirttiği şekliyle hatalı bir hesaplama söz konusu olmayıp Kök Rapordaki hesaplamaların değiştirilmesini gerektirecek bir husus bulunmadığı, Davacı vekilinin itiraz dilekçesinin 2. Maddesine konu ettiği hususa ilişkin olarak; Diğer banka uygulamalarına göre bir hesaplama yapılırken ortalama bir oran belirlenmesi icap etmektedir ki asgari ve azami tutarların esas alınarak böyle bir ortalama oranın elde edilemeyeceği, Bununla birlikte, davacı vekili emsal Bankaların asgari ve azami tutarlarının da dikkate alınması gerektiği yönündeki itirazının hukuki boyutuyla takdir ve değerlemesinin Sayın Mahkemeye ait olacağı gözetilerek ayrı bir hesaplama yapılarak takdire sunulduğu, buna göre, Sayın Mahkemece yapılacak değerlendirmede; Emsal oranların esas alınması gerektiğine karar verilmesi halinde davalı Bankadan iadesi talep edilebilecek tutarın 43.526,33-TL asgari-azami tutarların esas alınması gerektiğine karar verilmesi durumunda davalı Bankadan iadesi talep edilebilecek tutarın 20.776446 TL, olarak kabulü gerekeceği, davalı vekilinin itiraz dilekçesinde beyan ettiği sözleşme ve Banka içi mevzuat ile yasal mevzuat maddelerine Kök Raporda yer verilmiş olup bu hususların hukuki boyutlarıyla takdir ve değerlemesinin Sayın Mahkemeye ait olacağı..." hususları bildirilmiştir.
Eldeki uyuşmazlık banka tarafından yapılan kesintilerin taraflar arasındaki akdi ilişki çerçevesinde yerinde olup olmadığı hususunda toplanmakta olup; davacı (sermaye şirketi) tacirdir ve davalı nezdindeki hesabı ticari niteliktedir. Bu nedenle dava konusu işlemler bakımından davacının tüketici sıfatı olmadığı için Tüketici Kanunu'ndan kaynaklanan haksız şart hükümlerinin somut olaya uygulanma imkanı bulunmamaktadır.
Davacı taicr sıfatını haiz olmakla basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğü altında olup aynı durum tacir sıfatını haiz olan banka açısından da geçerlidir.
Kuşkusuz tacir olan davalı bankanın takip ve dava tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 6102 sy. TTK'nın 20. Maddesi gereği verdiği hizmet karşılığında ücret talep etme hakkı bulunmaktadır, ve bu durum genel işlem koşullarına aykırı düşmeyecektir. Ne var ki davalı banka bu hakkını MK'nın 2. maddesinde yer verilen dürüstlük ve hakkaniyet kuralına aykırı kullanamaz.
Taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında; yurt dışından gelecek paralar için alınacak komisyon ile ilgili oran veya tutar kararlaştırılmadığı, sözleşmede bu yönde bir düzenleme bulunmadığı tespit edilmiştir. Diğer yandan "Bankalarca Ticari Müşterilerden Alınabilecek Ücretlere İlişkin Usul Ve Esaslar Hakkında Tebliğ (Sayı: 2020/4)'i" kapsamında bankaların tebliğ ile sınırlama getirilmemiş ücret kalemleri için ücretleri serbestçe belirleyebileceği öngörülmüştür. Değinilen tebliğ kapsamında bankalara tanınan serbesti yanında ayrıca "bilgilendirme yükümlülüğüne" yer verilmiş olup, bankaların tarife bilgisinin gerek internet sitesinde ilan etmesi gerektiği gerekse sözleşmenin yazılı olarak kurulması halinde bilgilendirme formunun taraflarca imzalanmış bir nüshasının ticari müşteriye verilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Yine tebliğ doğrultusunda bilgilendirme hususunda ispat yükü banka üzerindedir.
Davalı banka vekili aşamalarda, davalı banka tarafından tebliğe uygun hazırlanmış tarife doğrultusunda işlem yapıldığını, davacı firmanın basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğü altında olup kendi isteği ile birden fazla kez aynı işlemi tekrarladığını bu kapsamda iade talebinin yersiz olduğunu savunmuş ise de; yukarıda açıklanan ilkeler ve değinilen tebliğ doğrultusunda davacının(müşterinin) salt tacir olması, aynı şekilde tacir olan ve güven kuruluşu konumunda bulunan bankaların bilgilendirme yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.
Somut olayda, davalı banka tarafından, davacının imzasını içeren bilgilendirme formunun verildiği hususu diğer bir anlatımla bilgilendirme yükümlülüğünü yerine getirdiği hususu ispatlanamamıştır.
Hal böyle olunca, taraflar arasında işlem ücretleri bakımından mutabık kalınan bir oran veya tutar bulunmadığı gibi, davalı banka tarafından bilgilendirme yükümlülüğünün yerine getirilmemesi nedeniyle tek taraflı hazırlanan tarife tutar ve oranlarının da esas alınamayacağı, Yüksek Mahkemenin istikrar kazanan içtihatları doğrultusunda; emsal banka uygulamaları araştırılıp, uyuşmazlık konusu bedelin diğer bankalarca hangi oranda tahakkuk ettirildiği, davalı banka tarafından yapılan kesinti miktarının uygun olup olmadığı veya ne miktarda olduğu, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir. (Bkz. Yargıtay 11. HD'nin 17/02/2016 tarihli ve 2015/1108 E.-2016/1644 K., 25/09/2017 tarihli ve 2016/2068 E- 2017/4703 K. Sayılı kararları)
Anlatılan ilkeler kapsamında mahkememizce de ihtilafa konu kesintilerin yerindeliğinin değerlendirilmesi amacıyla emsal banka uygulamaları araştırılmış, toplanılan deliller doğrultusunda hükme esas alınan bilirkişi raporu uyarınca ihtilafa konu "ödeme ücreti" kesintisi yönünden emsal bankalarca uygulanan oranların ortalamasına göre toplam 43.526,33 TL kesinti yapılabileceği anlaşılmıştır. Dava dilekçesi ekinde yer alan işlem dekontlarına göre banka tarafından toplam 93.272,61 TL tahsilat yapıldığı görülmekle, (93.272,61- 43.526,33) 49.746,28 TL'lik kesinti/tahsilat tutarının fazla ve haksız olduğu sonucuna varılmıştır.
Yapılan açıklamalar kapsamında hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda; davalı banka tarafından ihtilafa konu yurtdışı para transferinden kaynaklanan "ödeme ücreti" kesintisi yönünden emsal bankalarca uygulanan oranların ortalamasına göre 43.526,33 TL kesinti yapılabileceği, bu nedenle banka tarafından tahsil edilen toplam 93.272,61 TL'nin, 49.746,28 TL'lik kısmının fazla ve haksız olduğu anlaşılmakla bu tutar üzerinden davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Davacı vekili tarafından kesinti tarihlerinden ticari faiz talebinde bulunulmuş olup, taraflar tacir olmakla ticari faiz talebi yerinde görülmüş ise de, TTK'nın 18/3. Maddesi uyarınca davalının davadan önce usulünce temerrüde düşürüldüğü ispat edilmediğinden dava tarihinden itibaren faize hükmedilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; 49.746,28-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari(avans) faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Alınması gereken toplam 3.398,17-TL karar ve ilam harcından, önceden peşin ödenen toplam 1.415,26-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.982,91-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen kısım yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan; 179,90-TL Başvuru Harcı, 1.415,26-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 1.595,16TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan; 1.500,00-TL Bilirkişi ücreti, 806,75-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 2.306,75-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 1.384,68-TL lik kısmanın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına,
7- Arabuluculuk ücreti olarak suç üstü ödeneğinden karşılanan 3.120-TL'nin davanın kabul oranına göre 1.872,86-TL'sinin davalıdan tahsili ile, bakiye 1.247,14-TL'sinin davacıdan tahsili ile, hazineye irat kaydına,
8-Gider avansından sarf edilmeyen miktarın 6100 Sayılı HMK'nın 333. Maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin (e-duruşma) yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ...Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/12/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.