Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/626

Karar No

2025/112

Karar Tarihi

13 Şubat 2025

T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/626 Esas - 2025/112
T.C.
... TÜRK MİLLETİ ADINA
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2022/626 Esas
KARAR NO : 2025/112

DAVA TARİHİ : 03/11/2023
DAVA : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
DAVA TARİHİ : 16/09/2022
KARAR TARİHİ : 13/02/2025
G.K YAZILDIĞI TARİH : 21/02/2025

Mahkememizde görülen davaların yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:
Davacı vekili asıl davadaki iddiasında özetle; Davalı şirketin kurucusunun müvekkilinin babası ...olduğunu, ...ailesinin uzun yıllar boyunca tüm fertleriyle şirkette görev alarak şirketin bugünkü konumuna gelmesine katkı sağladıklarını, müvekkilinin, uzun süre davalı şirketin yönetim kurulu üyeliği görevinde bulunduğunu, halihazırda davalı şirketin %47.3 oranında hissedarı olup, son yıllarda ise yönetiminde yer almadığını, davalı şirketin 2020 hesap yılının görüşüldüğü, olağan genel kurul toplantısı ile 2021 yılında Müvekkilinin, şirket hisselerinin %52,7'lik hakim hisselerinin Şahin ...ve Hikmet Koray ...tarafından birlikte alındığını öğrendiğini, ...ailesinin aynı zamanda ... Holding ve grup şirketlerinin de %100 hissedarı olup bu yolla davalı şirketin hakim hisselerini satın almasıyla ...ailesinin hakim teşebbüs olduğu ... Grubunun bağlı ortaklığı haline geldiğini, müvekkilinin şirketin işleyişinden bilgi alamadığından 2020 yılı genel kuruluyla ilgili olarak vekili aracılığı ile 06/09/2021 tarihli genel kurulda bilgi edinme hakkı kapsamında bilgi almak istediğini ve bu kapsamda yönetime sorular yönelttiğini, ancak yanıtların şirketin durumunu ortaya koymadığının anlaşılması nedeniyle müvekkili tarafından işbu genel kurul hakkında genel kurulun iptal davası açtığını, ayrıca özel denetçi atanması talepli ikinci bir dava açmak zorunda kaldığını, söz konusu genel kurul iptal davası ile özel denetçi atanması talepli olarak ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/731 E. ve 2021/732 E. Sayılı dosyalarında açılan davalarda yargılama hali hazırda devam etmekle birlikte gelinen noktada alınan bilirkişi raporlarında 2020 yılı genel kurulu bakımından yokluk /iptal/butlan şartlarının gerçekleştiği, özel denetçi atanması talepli davanın da özel denetçi atanması şartlarının oluştuğu yönünde açık, somut ve gerekçeli tespitte bulunulduğunu, alınan raporlarda şirketin hem genel kurulunun yasa ve usüle uygun olmadığının, ayrıca özel denetim ihtiyacının da haklı olduğunun şirket zararının oluştuğunun açıkça ortaya konduğunu, davalı şirketin işbu davaya konu 2021 hesap yılının görüşüldüğü olağan genel kurul toplantısının ise 20.06.2022 tarihinde yapıldığını, 20.06.2022 tarihinde yapılan 2021 yılı olağan genel kurul toplantısında müvekkili tarafından azınlık hissedar sıfatıyla T.T.K Md.420 uyarınca erteleme talep edildiğini, nitekim Varan Otelcilik faaliyet raporu, finansal tablolar, bilanço, mizan, gelir-gider tablosunun müvekkilinin talep etmesine karşın yeterli sürede incelemesine sunulmadığını, incelemesine imkan verilmediğini, yasaya uygun şekilde talep etmesine karşın gönderilmediğini, ortak olarak 2021 mali yılı ve buna dayalı müzakere edebileceği bilgi ve belgelerin ancak 20.06.2022 (Pazartesi) tarihli toplantı gününden önceki Cuma günü (17.06.2022) gönderildiğini, müvekkilinin, mali kayıtları kapsamlı olarak inceleyemediğini, incelemek için süre talep ettiğini, aynı zamanda gündemde yer alan sermaye artışında, artış yapılan bir kısmın ortak alacaklarından karşılanacağı öğrenilmiş olduğundan mali kayıtların incelenmesi ve doğruluğu önem arz ettiğinden tüm gündem bakımından erteleme talep edildiğini, bu talep üzerine, genel kurulun bir kısım maddeleri (Gündemin 3 ve 4'üncü maddesi) her ne kadar T.T.K Md.420 uyarınca talepleri üzerine kısmen finansal tablolarla bağlantılı olduğundan ertelenerek görüşülmediyse de aynı şekilde erteleme talebi uyarınca gündemin 5. 6. ve 7. maddelerinin, özellikle sermaye artırımına ilişkin gündemin de ertelenmesi gerekirken, ertelenmediğini, gündemin 5, 6 ve 7. maddelerinin doğrudan finansal tablolarla bağlantılı olmasına rağmen görüşüldüğünü, yasa ve usule aykırı şekilde sermaye artırımı kararı alındığını, yapılan işlemlerle alınan kararların yoklukla malul olduğunu, davalı şirketteki tek usulsüzlüğün bundan ibaret olmadığını, genel kurulun her anlamda hukuken sakat olduğunu, her şeyden önce genel kurulu toplantıya çağıran 3 yönetim kurulunun 2020 yılı olağan genel kuruldaki seçimi yasa ve usule aykırı olduğundan bu durum yargılaması devam eden ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/731 E. Sayılı dosyasında ortaya çıktığından, toplantı çağrısı başta olmak üzere yönetim kurulunun 2021 yılı olağan genel kuruldaki sermaye artış önerisi ve ayrıca ticaret sicil gazetesinde yayınlanan iştirak kararının yok hükmünde olduğunu, 2021 genel kurulunun bir kısım maddeleri (Gündemin 3 ve 4. maddeleri) T.T.K m.420 dolayısıyla ertelenmişken, yine finansal tablolarla ilgili bir husus olan sermaye artırımının ve buna bağlı gündemin, dahası ortak alacaklarına dayalı olarak yapılacak sermaye artırım hususunun görüşülmesinin de evleviyetle mali tablolara dayalı olması hasebiyle ertelenmesi gerekirken ertelenmemesinin açık bir usulsüzlük olduğunu, şirketin hakim hissedar olan diğer ortaklarının (...Ailesi) hakim teşebbüs niteliği ve şirketler topluluğu uyarınca TTK m.198 uyarınca paylarının donuk olduğunu, bu husus genel kurula açıklanmış ve oy kullanamayacakları, nisaba katılamayacakları, pay ve buna bağlı hakları kullanamayacakları genel kurulda açıklanmasına, şerh düşülmesine karşın, hem toplantı başkanının hem de bakanlık temsilcisinin bu hususu nazara almamasının hem yasa hem de yönetmelik uyarınca açık usulsüzlük olup, hakim hissedarın genel kurulda toplantı ve karar nisabında yer alması yapılan genel kurulu sakatladığını, toplantıya katılamayacak ve oy kullanamayacak kişilerin oy kullandığını ve bu kişilerin oylarıyla karar alındığını, 20.06.2022 tarihinde yapılan genel kurul ve gündeme ilişkin olarak alınan kararlar bu sebeple yok hükmünde olduğunu, davalı şirketin genel kurulunda sermaye artımı kararı alındığını ve objektif iyi niyete aykırı şekilde müvekkilinin hissesinin düşürülmesi amacıyla söz konusu sermaye artışı yapıldığını, gerek sermaye artış usulü, gerekse sermaye artışına ilişkin yapılan işlemlerin de T.T.K Md.456 ve devam maddelerine aykırı olduğunu, hukuka uygun şekilde teşekkül etmeyen yönetim kurulu tarafından da yine yasa ve usule aykırı şekilde genel kurul öncesinde iştirak kararı alınarak ticaret sicil gazetesinde yayınlandığını, Sermaye artırımına ilişkin yasal hiçbir prosedür yerine getirilmediğini, apar topar yangından mal kaçırır gibi sermaye artışı yapılarak müvekkilinin azınlık haklarının ihlal edildiğini belirterek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak, davalı şirketin 20.06.2022 tarihli 2021 yılı hesap ve işlemlerine ilişkin Olağan Genel Kurul Toplantısında gündemin 5, 6 ve 7. maddelerinde alınan kararların yokluğuna / butlanına/ iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı Vekili Birleşen 2022/627 Esas Sayılı Dosyasındaki İddiasında; Asıl davadaki iddialarını tekrarla, davalı şirketin 27/07/2022 tarihinde gerçekleşen 2021 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısında gündemin 3 ve 4. Maddesine ilişkin alanının kararların hukuka ve usule aykırı olduğunu belirterek, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 445-447 maddeleri gereğince butlanı/yokluğu/iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı Vekili Birleşen 2023/775 Esas Sayılı Dosyasındaki İddiasında; Asıl davadaki iddialarını tekrarla, 04/08/2023 tarihli 2022 hesap yılının görüşüldüğü Genel kurul toplantısının ve gündemin 3, 4, 5, 6 ve 7 . maddelerine ilişkin alınan tüm kararların butlanına, yokluğuna ve iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

SAVUNMA:
Davalı vekili asıl ve birleşen dosyaya yönelik savunmasında özetle: Genel kurulda alınan sermaye artırımı kararının geçerli olması için 3 ay içerisinde tescil edilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin genel kurulunda alınan sermaye artırımı kararı tescil edilmediğinden geçersiz hale geldiğini, sermaye artırımı için müvekkili şirketin hiçbir hissedarının bir para ödemesinde de bulunmadığını, davacının işbu davayı kötü niyetli olarak açtığını, davacıya 27/07/2022 tarihli genel kurulda sermaye artırımı maddesinin tescil edilmeyeceğinin söylendiğini, anonim şirketlerde yönetim kurulunun tutanağın noterce onaylanmış bir suretini toplantı tarihinden itibaren en geç on beş gün içerisinde ticaret sicili müdürlüğüne vermek ve bu tutanakta yer alan tescil ve ilana tabi hususları tescil ve ilan ettirmekle yükümlü olduğunu, davacının, şirketin bu yükümlülüklerini gayet iyi bildiğini, uzun yıllar müvekkili şirketi tek başına yönettiğini, buna rağmen işbu davanın açılmasının doğru olmadığını, davacının asıl talebi 20.06.2022 tarihli genel kurul toplantısında gündemin 5, 6 ve 7. maddelerinin öncelikle yokluğuna karar verilmesi olduğunu, yokluğun tespiti istenen davalarının zamanaşımı veya hak düşürücü süreye tabi olmadığını, bir başka ifade ile tescil süresinin bitimine 5 gün kala davacının yokluk/butlan tespiti ile ilgili dava açmasının bir hakkın açıkça kötüye kullanılması olduğunu, sonuç itibariyle sermaye artırımı ile ilgili olan 6 ncı gündem maddesi ile ilgili kararın, 3 ay içerisinde tescil ettirilmemesi nedeni ile geçersiz hale geldiğini, bu durumda yokluğuna, butlanına ve iptaline karar verilecek bir genel kurul kararı bulunmadığını, genel kurulun 5 ve 7 nolu kararı zaten iptal edilebilecek kararlar olmadığını, 5 nolu kararda sermaye artırımının gerekçisinin belirtildiğini, bir karar niteliğinde olmadığını, 7 nolu karar ise yönetim kurulu üyelerinin herhangi bir huzur hakkı ödemesi talebinin olmadığından oylama dahi yapılmadığını, davacının işbu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığı gibi geçersiz bir kararın da yokluğu/butlanı/iptali olamayacağının açık olduğunu, bu nedenle davanın 4 reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının, davalı şirketin hakim hisselerini satın alan ...kardeşlerin bu satın almasıyla ...ailesinin hakim teşebbüs olduğu ... Grubun bağlı ortaklığı haline geldiği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, ... Holding Anonim Şirketi'nin başka hiçbir şirkete ortaklığı bulunmadığını, anılan holdingin, hiçbir ticari faaliyette bulunmadığını, bir şirketin holding olabilmesi için üretim ve satış gibi herhangi bir ticari faaliyette bulunmayan, şirketlere iştirak eden ve çoğunlukla iştirak ettiği şirketlerin büyük ortağı durumunda olması gerektiğini, TTK.519/4. maddesinde "... başlıca amacı başka işletmelere katılmaktan ibaret olan holding şirketler..." ibaresi geçtiğini, bu ifadeye göre; Türkiye'de doğrudan doğruya ticaretle uğraşan holding kurulamayacağı, holdinglerin ancak başka işletmelere iştirak edilerek kurulabileceği, ellerinde sadece başka şirketlere ait hisselerin bulunabileceği, faaliyet konusunun başka şirketlere iştirak etmek olduğu, doğrudan doğruya ticaret yapamayacağı sonuçları ortaya çıktığını, Bakanlığın uygulamasının da bu yönde olduğunu, her ne kadar ... Holding A.Ş. adı altında bir şirket var olsa da, bu şirket başka hiçbir şirkete iştirak etmemesi nedeni ile yukarıda tariflenen şekilde bir holding olmadığını, bu nedenle davacının iddia ettiği gibi şirketler topluluğu durumunun söz konusu olmadığını, herhangi bir ticari faaliyet içerisinde de olmadığını, TTK'nun 195. Maddesinde şirket topluluğunun nasıl meydana geleceğini açıklandığını, söz konusu maddeye göre hâkimiyet kavramının "bir şirketin" yatırım, işletme ve finansman politikalarını belirleme ve kontrol etme gücü olarak tanımlandığını, ancak müvekkili şirketin hissedarlarına bakıldığı zaman, davacı tarafın iddia ettiği üzere hissedarlar arasında ... Holding Anonim Şirketi bulunmadığını, hissedarların Hikmet Koray ...ve Şahin ...olarak yer aldığını, müvekkili şirketin hali hazırdaki yönetim kurulunun hukuka uygun bir şekilde teşekkül etmiş bir yönetim kurulu olduğunu, esas sözleşmede yönetim kurulunun azami sınırının gösterilmesinin gerekmediğini belirterek, davanın reddini istemiştir.

GEREKÇE:
Asıl ve birleşen dava ananim şirket genel kurulunda alınan kararların butlan ile malul olduğunun tespiti ve iptali davasıdır.
Tarafların dosyaya sunduğu tüm deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Davacı vekilinin dosyaya sunduğu 15/01/2025 tarihli dilekçesinde; Asıl davadan ve birleşen 2022/627 E. ve 2023/755 E. sayılı dosyalarına yönelik, davadan feragat ettiklerini, feragat beyanı doğrultusunda karar verilmesini talep etmiş, yapılan kontrolde davacı vekilinin vekaletnamesinde feragat yetkisinin olduğu görülmüştür.
Davalı vekili 16/01/2025 tarihli dilekçesinde, feragate bir diyeceklerinin olmadığını, vekalet ücreti ve yargılama gideri talep etmediklerini beyan etmiştir.
HMK'nin 5. Kısım 3. Bölümünde yer alan ve davaya son veren taraf işlemlerinden olan feragat, 6100 sayılı HMK'nin 311/(1). maddesi hükmü uyarınca, kesin hüküm sonuçlarını doğurduğu gibi, aynı Kanun'un 309/(2). maddesi uyarınca karşı tarafın kabulüne de bağlı bulunmamaktadır. Öte yandan, aynı Kanun'un 310/(1). maddesi uyarınca davadan feragat karar kesinleşinceye kadar her aşamada mümkündür. Bu sebeple açılan davanın, davacının feragati nedeniyle reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiş, davalılar vekilinin vekalet ücreti ve yargılama gideri talep etmediklerini beyan etmesi sebebi ile davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir.

HÜKÜM:Açıklanan gerekçeye ve dosya kapsamına göre;
1-Asıl davanın DAVACININ FERAGATİ SEBEBİ İLE REDDİNE,
2-Birleşen ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/627 Esas sayılı dosyasında açılan davanın DAVACININ FERAGATİ SEBEBİ İLE REDDİNE,
3-Birleşen ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/755 Esas sayılı dosyasında açılan davanın DAVACININ FERAGATİ SEBEBİ İLE REDDİNE,
4- Asıl ve birleşen davalar bakımından; Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1230,80 TL nispi karar ve ilam harcından, dava dosyasında peşin alınan 923,90 TL harcın mahsubu ile kalan 306,90 TL harcın davacıdan alınıp Hazineye gelir kaydedilmesine,
5-Asıl ve birleşen davalar bakımından; Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Asıl ve birleşen davalar bakımından; HMK 333. Maddesi gereğince mahkemece yatırılan avansın kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesine müteakip iadesine,

Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemeleri'nde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.13/02/2025

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim