mahkeme 2022/422 E. 2023/809 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/422
2023/809
5 Aralık 2023
T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/457 Esas - 2023/851
T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA VERİLEN
... GEREKÇELİ KARAR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/457
KARAR NO : 2023/851
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/04/2021
KARAR TARİHİ : 14/12/2023
G. K.YAZILDIĞI TARİH : 12/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili iddiasında özetle; Müvekkili şirketin rüzgar enerjisi santrali bağlantı hakkı ihalesine katılarak 18.01.2012 tarihinde Res Katkı Payı Anlaşmasını imzaladığını ve EPDK'dan Kavaklı RES Projesi için lisans aldığını, bu kapsamda davalı tarafça sözleşme ve Yönetmelik hükümlerine aykırı olarak, dava konusu 21.01.2021 tarihli, 28.835.223,82 TL bedelli faturanın düzenlenerek müvekkili şirkete gönderildiğini, hesaplama yöntemine yönelik itirazlarının davalı tarafça kabul edilmediğini, ihtirazi kayıtta fatura bedelinin davalıya ödendiğini, davalının hesaplama yönteminin taraflar arasındaki sözleşmeye ve yönetmelik hükümlerine aykırı olduğunu, davalı tarafça dayanılan teklif mektubunun yapılan sözleşme ile hükmünü yitirdiğini, işlemin iyi niyet ilkesine aykırı olduğunu, sözleşme kapsamında hesaplama yapılması gerektiğini belirterek, dava konusu fatura kapsamında fazla ödenen 16.931.126,05 TL'nin, ödeme tarihi olan 05.02.2021 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili savunmasında özetle; Taraflar arasında Res Katkı Payı Anlaşması imzalandığını, açılan davada uyuşmazlık mahkemesi kararlarına göre İdari Yargının görevli olduğunu, bu sebeple bu yönden reddi gerektiğini, davanın süresinde açılmadığını, alacağın zaman aşımına uğradığını, dava konusu faturanın sözleşme, yönetmelik ve teklif mektubu kapsamında belirtilen formül ile hesaplandığını, ihale öncesi yarışma sırasında davacı tarafça sunulan teklifin tüm şartları ile davacı için bağlayıcı olduğunu, TÜFE uygulamasındaki mantığın, belirlenen fiyatın enflasyonun altında kalmasının önlenmesi olduğunu, davacının talebinin kabul edilmesi halinde sözleşme süresi boyunca fiyat artışı yapılamayacağını, bu sebeple öncelikle yargı yolu ve zaman aşımı itirazı kabul edilerek davanın usulden, aksi halde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava ilk olarak Mahkememizin 2021/223 Esasına kayden açılmış, mahkememizce 2021/223 esas kaydı üzerinden yapılan yargılama sonucunda; Mahkememizin 2021/223 Esas, 2021/619 Karar sayılı, ve 15/09/2021 Tarihli ilamı ile özetle; davada idari yargı yerinin görevli olduğu, bu sebeple HMK'nın 114/1-b maddesinde düzenlenen "Yargı yolunun caiz olması" dava şartının bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine dair karar verildiği, kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi'nin 2022/598 Esas, 2022/864 Karar sayılı 26/05/2022 Tarihli ilamı ile özetle; "...uyuşmazlık konusunun idari bir işlem veya eylem niteliğinde bulunmadığı, tacir olan taraflar arasındaki sözleşmenin idari bir sözleşme olamayacağı gözönünde bulundurularak, yargı yolu yönünden görevli olduğunun kabulü ile uyuşmazlığın esası incelenip, taraf delilleri değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi..." gerektiği şeklindeki gerekçe ile mahkememizin 15/09/2021 tarihli kararın kaldırılmasına dair karar verildiği, değinilen kaldırma ilamı akabinde dosyanın işbu 2022/457 Esasını aldığı görülmüştür.
Yargılamanın devamında davalı vekilinin idari yargı bakımından olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılması istemli başvurusu ve bu yönde, yargısal denetimin idari yargıda yapılması gerektiği görüşüyle Danıştay Başsavcılığı'nın talebi üzerine; Uyuşmazlık Mahkemesi 2023/139 Esas, 2023/200 Karar sayılı 27/03/2023 tarihli ilamııyla özetle "...Anlaşmada tarafların karşılıklı yükümlülüklerinin bulunduğu, tarafların bununla bağlı olduğu, uyuşmazlığın anlaşma öncesindeki yarışma ihalesi sürecine ilişkin olmadığı gözetildiğinde, anlaşma hükümleri çerçevesinde özel hukuk sözleşmesi niteliğindeki RES katkı payı anlaşmasında düzenlenen RES katkı payı bedelinden kaynaklı davanın adli yargı yerinde görülmesi gerektiği..." gerekçesiyle davanın çözümünde Adli Yargının görevli Olduğuna dair karar verildiği görülmüştür.
Yukarıda değinilen Uyuşmazlık Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi ilamları çerçevesinde, uyuşmazlığın adli yargı yoluna tabi olduğu ve ticaret mahkemesinin görevli olduğu anlaşılmakla uyuşmazlığın esası incelenmiştir.
Dava; taraflar arasındaki RES Katkı Payı Anlaşması kapsamında davacı şirketten RES katkı payı olarak fazla tahsil edildiği ileri sürülen bedelin iadesi istemine ilişkindir.
Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, dosya kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Elektrik yük. mühendisi, mali müşavir ve nitelikli hesap uzmanı bilirkişilerden oluşturulan heyetçe tanzim edilen 09/07/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...Dava konusu katkı payı yönünden; Yönetmelik hükümlerinde yer alan ve davacı ile davalı arasındaki Sözleşme'de benimsenen hesaplama yöntemi ile davacının Teklif Mektubunda yer alan hesaplama yöntemi arasında çelişki bulunduğu,
Davacının Teklif Formu ve RES Katkı Payı Anlaşmasının birlikte incelenmesinde, davacının teklif mektubunun verildiği 2011 yılında yarışmayı kazanarak sözleşme imzaladığı, teklif mektubunda belirlenen formüle göre katkı payı hesaplaması yapılması yarışma mantığına uygun olup, davacı şirketin taahhüt ettiği teklir değeri olan 4,78 kuruşun 2012'den itibaren TÜFE oranında güncellenmesinin RES Katkı Payı Anlaşması hükümlerine uygun olduğunun düşünülmesi halinde,davacı tarafından ödenmesi gereken katkı payının, taraflar arasındaki Sözleşme'nin 3. Maddesi ve yürürlükteki Yönetmeliğin 9. maddesinin 1. fıkrası uyarınca (Toplam RES Katkı Payı Tutarı - krETÜFE ) formülüne göre ve TÜFE Güncellenmesinin Sözleşme tarihi ve teklif yılı esas alınmak suretiyle hesaplanması gerekeceğinden; davalı TEİAŞ tarafından yapılan hesaplamalarda ve düzenlenen faturada herhangi bir yanlışlığın bulunmadığı,
Ancak Sayın Mahkemece; davacının Teklif Mektubu ile bağlı olmadığının ve EPDK tarafından onaylanan Yarışma Yönetmeliğe göre hazırlanan RES Katkı Payı Anlaşmasında yer alan birim fiyatın 20 yıl sabit olduğu ve İlgili yıl katkı payı hesaplamasında sadece o yılın TÜFE endeksine göre güncelleme yapılması gerektiğinin kabulü halinde ise; dava konusu edilen 21.01.2021 tarihli ve TEE2021015800178 sayılı fatura karşılığında 06.02.2020 tarihinde davacının ihtirazı kayıtla fazladan ödediği miktarın; 28.835.223,82 TL - 11.904.097,77 TL - 16.931.126,05 TL olarak hesaplanabileceği..." hususları bildirilmiştir.
Uyuşmazlığa konu Res katkı payı tutarı/hesabı ile ilgili olarak;
Davacı tarafça davalıya verilen Teklif Mektubu, "...RES projesinde yıllık üretilecek net elektrik enerjisi için kilowatsaat (kWh) başına 4,78 (rakam/yazı ile) kuruş teklifimiz ile Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi (TEİAŞ) tarafından, yıllık net elektrik enerjisi üretimimizin çarpılmasıyla bulunacak Toplam RES Katkı Payı tutarını, teklif yılından ödemeye esas üretim yılına kadar TÜİK (Türkiye İstatistik Kurumu) tarafından Ocak ayında açıklanan yıllık Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) oranında güncelleştirerek takip eden yılın Ocak ayı sonuna kadar, tüm tesisin geçici kabulünün yapıldığı tarihten itibaren yirmi yıl süre boyunca TEİAŞ’a ödemeyi kabul ve taahhüt ederiz." şeklindedir.
Rüzgar Enerjisine Dayalı Üretim Tesisi Kurmak Üzere Yapılan Başvurulara İlişkin Yarışma Yönetmeliğinin 9. maddesi ise, "...Toplam RES Katkı Payı tutarının heplanması için aşağıdaki formül uygulanır:
Toplam RES Katkı Payı Tutarı= kr* ETÜFE
Kr = Şirket tarafından TEİAŞ’a kilovatsaat (kWh) başına ödenmesi taahhüt edilen kuruş/kWh cinsinden RES katkı payı,
E=Bir önceki yılda gerçekleşen Yıllık net elektrik enerjisi üretimi (kWh)
TÜFE=Türkiye İstatistik Kurumu tarafından Ocak ayında açıklanan bir önceki yılın aynı ayına göre yıllık tüketici fiyat endeksi" düzenlemesini içermektedir.
Taraflar arasındaki 18.01.2012 tarihli RES Katkı Payı Anlaşmasının 3. maddesi de, "Şirketin bağlantı hakkı kazandığı RES projesinde üretilecek her bir kWh elektrik enerjisi üzerinden 4,78 kr/kWh olarak belirlenen yarışma sonucuna esas RES Katkı Payı tutarı aşağıdaki yöntem ile TEİAŞ tarafından hesaplanacaktır.
Toplam Res Katkı Payı Tutarı=kr E* TÜFE
Kr=Şirket tarafından TEİAŞ’a kilowatsaat (kWh) başına ödenmesi taahhüt edilen kuruş,
E=Bir önceki yılda gerçekleşen yıllık net elektrik enerjisi Üretimi (kWh)
TÜFE=Türkiye İstatistik Kurumu tarafından ocak ayında açıklanan yıllık tüketici fiyat endeksi." şeklinde düzenlenmiştir.
Görüleceği üzere katkı payı tutarı/hesabı bakımından, davacı tarafın davalıya verdiği teklif mektubundaki hesaplama esasları ile taraflar arasındaki sözleşmede düzenlenen hesaplama esaslarının farklı olduğu, teklif mektubundan sonra taraflar arasında imzalanan 18/01/2012 tarihli Res Katkı Payı Anlaşması'nın 3. maddesinde belirtilen hesaplama esasının Yönetmeliğin 9. Maddesi ile uyumlu olduğu anlaşılmıştır. Bu doğrultuda Yönetmelik ve Katkı Payı Anlaşması hükümlerine göre katkı payı hesabında sadece faturaya konu döneme ait yıllık TÜFE oranının kullanılması öngörülmüş iken teklif mektubunda ise teklif tarihinden itibaren TÜFE oranlarında güncelleme yapılması gerektiği görülmektedir. Taraflar arasındaki ihtilafın işbu noktada, ödenmesi gereken RES katkı payı hesabının teklif mektubuna göre mi yoksa sözleşmede yer alan formüle göre mi hesaplanması gerektiği hususunda toplandığı anlaşılmaktadır.
Davaya konu 28.835.223,82 TL tutarlı fatura bedelinin davacı tarafından 05/02/2021 tarihinde ve ihtirazı kayıtla ödendiği görülmüştür.
Davacı tarafça teklif mektubunun sunulmasından sonra, taraflar arasında 18.01.2012 tarihli RES Katkı Payı anlaşması imzalanmış olup, sözleşmede RES Katkı Payının hesabı, teklif mektubundaki hesaplamadan farklı olarak düzenlenmiştir. Taraflarca imzalanan sözleşmenin RES Katkı Payının hesap şekli ile ilgili formül, Rüzgar Enerjisine Dayalı Üretim Tesisi Kurmak Üzere Yapılan Başvurulara ilişkin Yarışma Yönetmeliğinin 9. maddesine uygun şekilde kaleme alınmıştır. Davalı tarafça RES Katkı Payının hesabı ile ilgili teklif mektubundaki ibarelerin aynen sözleşmeye geçirilmesi mümkünken, farklı bir hesap şeklini içeren sözleşme imzalanmıştır. Her ikisi de tacir olan tarafların, serbest iradeleriyle imzalamış oldukları anlaşma hükümleri ile bağlı oldukları açıktır. Taraflar arasındaki anlaşmada, davacının sunduğu teklif mektubuna, sadece 3. maddede, toplam RES Katkı Payı tutarının hesaplanması ile ilgili kr* E* TÜFE formülünde, kr değerinin açıklanması sırasında yer verilmiştir.
Nitekim mahkememizce benzer bir uyuşmazlığın sonucunda verilen kararın, istinaf edilmesi üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi 2018/12 Esas, 2020/299 Karar sayılı 12.02.2020 Tarihi ilamında özetle "...Taraflar arasındaki sözleşme hükmü açık olup, herhangi bir şekilde yoruma ihtiyaç gerektirmemektedir. Buna göre ilk derece mahkemesince, davacı tarafça sözleşmenin imzalanmasından önce sunulan teklif mektubunun, farklı bir hesap şekli içeren sözleşmenin imzalanmasından sonra hesap şekli yönünden hükümsüz kaldığı, serbest iradesiyle imzalamış olduğu sözleşmenin davalı yönünden de bağlayıcı olacağı, RES Katkı Payı ile ilgili faturaların sözleşme hükümlerine göre hesaplanması gerektiği belirtilerek, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, icap niteliğindeki teklif mektubu esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır...." şeklindeki açıklamasıyla konuya ilişkin olarak RES Katkı Payı ile ilgili faturaların sözleşme hükümlerine göre hesaplanması gerektiğini vurgulamıştır. Anılı istinaf ilamının, temyiz edilmesi sonucunda Yargıtay 15. Hukuk Dairesi 2021/2117 Esas, 2021/2030 Karar sayılı ilamı ile ONANMASI sonucunda kesinleştiği görülmüştür. (Benzer uyuşmazlıklarda Res katkı payının, teklif mektubuna göre değil, sözleşme hükümlerine göre hesaplanması gerektiği hususunda aynı yönde; Yargıtay 6. HD. 2023/2043 E., 2023/1942 K., 22.05.2023 T., Y. 6. HD.2022/2463 E.,2023/1939 K., 22.05.2023 T.; Yargıtay 23. HD. 2019/1866E., 2020/3688 K.,17.11.2020 T., Y. 23 HD. 2019/1215 E., 2020/3386 K., 03.11.2020 T. sayılı onama ilamları; yine ... BAM 23. HD. 2019/709 E., 2023/804 K., 03/05/2023 T., 23 HD. 2017/1503 E., 2019/120 K., 24/01/2019 T. Sayılı ilamları incelenebilir.)
Yapılan açıklamalar ve değinilen içtihatlar kapsamında; 09/07/2023 tarihli bilirkişi raporunda, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre yapılan alternatif hesaplama hükme esas alınarak bu doğrultuda davacının ihtirazı kayıtla fazladan ödediği miktarın 16.931.126,05 TL olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Açıklanan gerekçeye ve dosya kapsamına göre;
1-Davanın KABULÜ ile,
16.931.126,05 TL'nin ödeme tarihi olan 05/02/2021 tarihinden itibaren hesaplanacak avans faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.156.565,22 TL nispi karar ve ilam harcından dava dosyasında peşin alınan 289.141,31 TL harcın mahsubu ile kalan 867.423,91 TL harcın davalıdan alınıp Hazineye gelir kaydedilmesine,
3-Davacı tarafından yapılan 289.200,61 TL harç giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafça yapılan 344,5 TL tebligat ve posta gideri, 6.000 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.344,5 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
5-Dava sırasında kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına takdir edilen 473.311,26 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
6-HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 1.320,00-TL zorunlu arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemeleri'nde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.