mahkeme 2022/317 E. 2023/900 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/317
2023/900
28 Aralık 2023
T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/317 Esas - 2023/900
T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA VERİLEN
... GEREKÇELİ KARAR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/317
KARAR NO : 2023/900
DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ : 27/04/2022
KARAR TARİHİ : 28/12/2023
G.K.YAZILDIĞI TARİH : 16/01/2024
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dilekçesinde özetle; Müvekkili Banka ile davalı şirket arasında Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi
Sözleşmeleri akdedildiğini, anılan kredi sözleşmelerine dayanılarak kredi müşterisine müvekkili Bankaca kredi kullandırıldığını, borcun ödenmemesi üzerine Elmadağ Noterliğinin 26.03.2015 tarih 2132 yevmiye numarası ile çekildiğini, ihtarnameye rağmen borcun ödenmemesi üzerine ... 28. İcra Müdürlüğünün 2022/4656 esas sayılı dosyasından genel haciz yoluyla takip başlatıldığını, borçlu şirketin asıl alacağa, faize, faiz türüne ve borcun tüm ferilerine itiraz etmesi üzerine takibin durdurulduğunu, davalının itirazının yerinde olmadığını belirterek, borçlunun ... 28.İcra Müdürlüğünün 2022/4656 esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ile takibin
devamına,
alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili savunmasında özetle; Davalı Banka tarafından müvekkili şirket aleyhine başlatılan icra takibinde alacağa yasal olarak uygulanabilecek
en yüksek faiz miktarının en az iki katı oranında faiz uygulandığını, bu faiz oranının hem takip tarihine kadar geçen süre için hem de takipten sonra geçecek süreler için uygulandığını, her ne kadar alacaklı bankanın bu faizi sözleşmeye dayanarak işlettiğini takipte belirtmiş ise de sözleşme imza aşamasında kredi çekmeye mecbur olan müvekkilinin iradesine hükmedilerek bileşik faize imza attırıldığının açık olduğunu, hatta faiz oranına ilişkin
kısmın imza aşamasındaki metinde boş bırakılıp sonradan banka tarafından müvekkilinin iradesine hükmedilerek bileşik faize imza attırıldığının açık olduğunu, hatta faiz oranına ilişkin kısmın imza aşamasındaki metinde boş bırakılıp sonradan banka tarafından müvekkilinden habersiz şekilde doldurmuş olmasının kuvvetle muhtemel olduğunu, bu haliyle işletilen faiz miktarının hem Borçlar Kanununun düzenleyici maddelerine, hem de hukukun temel ilkelerine açıkça aykırı olduğunu,
davacının müvekkili şirkete karşı mükerrer takip başlattığını, davaya konu alacak için davacı Banka tarafından
müvekkili şirkete karşı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ... 19.İcra Müdürlüğünün 2015/7390 E. Sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığını, müvekkilinin tüm mal varlığı olan fabrikasına içindeki bütün teçhizatıyla birlikte bankanın alacağına ipotek konulduğunu ve bu ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibine geçildiğini, müvekkili şirkete ait bu fabrikanın günümüzdeki değerinin içindeki teçhizatlarıyla birlikte 30.000.000,00 TL civarında olduğunu, davacı bankanın taşınmaza koymuş olduğu ipotekle birlikte birinci alacaklı konumunda olduğunu, müvekkili şirkete ait fabrikanın davacı Bankanın bütün alacaklarını karşılayacak değerde olmasına rağmen, müvekkili şirkete karşı mükerrer takip yapılmasının açıkça hukuka aykırı olduğunu,
davacı Bankanın müvekkili aleyhine başlatmış olduğu iki icra takibinde birbirinden farklı faiz oranları uygulandığını, bu hususun dahi davacı bankanın kötü niyetini açıkça ortaya koyduğunun, müvekkili aleyhine başlatılan icra takipleri arasında borç miktarları ve feriler ile ilgili tutarsızlıklar ve çelişkiler bulunduğunu, bu haliyle müvekkili şirketin davacıya olan borcunun muğlak ve anlaşılmaz bir hale geldiğini, bu durum yargılamayı
gerektirdiğinden, icra takibine itiraz edildiğini, dolayısıyla davacının icra inkar tazminatı talebinin yerinde olmadığını, aksine takibi başlatan davacı bankanın açıkça kötü niyetli olduğundan davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek, müvekkili şirket aleyhine açılan haksız ve kötün niyetli davanın reddine,
davacı banka kötü niyetli olduğundan davacı aleyhine % 20’den az olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Tarafların dayandığı deliller, İcra Dosyası, takip dayanağı kredi sözleşmeleri, banka kayıtları getirtilmiş, bankacı bilirkişinin yaptığı inceleme sonucu düzenlediği bilirkişi raporu dosyaya sunulmuştur.
Tarafların iddia, savunma ve deliller birlikte değerlendirildiğinde;
Dava; Genel kredi sözleşmesine dayalı olarak bankanın başlattığı icra takibine, davalı/borçlunun yaptığı itirazın iptali davasıdır. Davanın İİK'nun 67/1. maddesine göre 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı görülmüştür.
Dosyaya sunulan kayıtlar ve bilirkişinin yaptığı incelemede raporunda tespit ettiklerine göre; Davacı Banka ile davalı borçlu ... Süt Gıda San. Tic. A.Ş. arasında, 20/12/2012 tarihinde 1.600.000,00 TL, 11/10/2013 tarihinde 1.600.000,00 TL, 17/10/2014 tarihli 1.717.000,00 TL limitle üç adet Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi akdedildiği, davalının kredi borcunun ödenmemesi üzerine davacı Banka tarafından noter aracılığı ile davalı şirkete gönderilen 25/03/2015 tarihli ihtarname ile kredi hesaplarının 25/03/2015 itibariyle kat edildiği belirtilerek, toplam 569.021,50 TL alacağın 7 gün içinde ödenmesinin ihtar edildiği, ihtarnamenin davalı şirkete 30/03/2015 tarihinde tebliğ edildiği, (7) günlük ödeme süresinin sona ermesini müteakip davalı şirketin 07/04/2015 itibariyle temerrüte düştüğü, akabinde davacı Banka tarafından davalı borçlu şirket hakkında ... 28.İcra Müdürlüğünün
2022/4656 esas sayılı dosyası üzerinden 01/03/2022 tarihinde başlatılan ilamsız icra takibinde; 571.524,48 TL Asıl Alacak, 2.099.905,39 TL İşlemiş Faiz, 104.995,27 TL BSMV, 105.071,78 TL Masrafı olmak üzere 2.879.088,82 TL toplam alacaktan, ipotekle teminat altına alınan 1.600.000 TL düşüldükten sonra , 1.279.088,82 TL asıl alacağın, %70,80 oranında işleyecek faizi ile tahsil edilmesinin ve ayrıca genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmelerinden kaynaklanan 2.240 TL çek riski depo edilmesinin talep edildiği, davalının yasal sürede asıl borca ve ferilerine yaptığı itiraz ile takibin durduğu, davanın İİK'nun 67/1. maddesine göre 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı görülmüştür.
Temerrüt faizine yönelik sözleşmenin 10.5. Maddesinde; "Müşterinin kredi borcunu (taksitlendirilmiş kredilerde taksitlerden herhangi birini), masraf, komisyon ya da her türlü ad altındaki ücreti ödeme tarihinde/vadesinde ödenmemesi veya borcun Sözleşme kapsamında muaccel hale gelmesi halinde; Müşteri, borcun hangi tür krediden doğduğuna ve bu kredi vadesine bakılmaksızın alacağın muaccel hale geldiği tarihten ifbaren Banka'ca Borçlu Cari Hesap şeklinde çalıştırılan kredilere uygulanan en yüksek faiz oranının 2 katı oranında gecikme faizi ödeyeceğini kabul ve taahhüt eder." düzenlemesinin yer aldığı, bilirkişi incelemesindeki tespite göre, bankanın ticari kredilere uyguladığı temerrüt faiz oranının yıllık % 70,80 olduğu hesaplanmıştır.
Bankacı bilirkişi tarafından, banka şubesindeki kayıtlar incelenerek düzenlenen ve hükme esas alınan 22.11.2023 tarihli raporunda yapılan hesaplamaya göre; "Davacı bankanın alacağının 571.524,48 TL asıl alacak, 2.048.782,35 TL işlemiş faiz, 102.439,12 TL BSMV ve 105.074,78 TL masraf olmak üzere toplam 2.827.820,73TL olduğu, davalı borçlunun 1.600.000 TL ipotek bedeli düşüldükten sonra, davacının takibe esas alacağının 1.277.820,73 TL olduğu " belirlenmiştir.
Buna göre somut olayda tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; Davacı bankanın, kredi borcunu ödememesi sebebi ile davalı şirket hakkında başlatılan icra takibine, davalı şirket tarafından yapılan itirazın haksız olduğunu belirterek, itirazın iptalini ve takibin devamı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettiği, davalı şirketin ise, davacının talep ettiği faizin mevzuata aykırı olduğunu, alacağı karşılar teminatın bulunduğunu, bankaya borçlarının olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Bankacı bilirkişi tarafından, banka şubesindeki kayıtlar da incelenerek düzenlenen 22/11/2023 tarihli bilirkişi raporundaki hesaplamanın dosya kapsamına uygun olduğu kanaatine varılarak, davacı banka tarafından açılan dava kısmen kabul edilerek, davalı şirket hakkında ... 28. İcra Müdürlüğünün 2022/4656 Esas sayılı dosyasında yapılan takibe yönelik itirazlarının kısmen iptali ile takibin, 1.227.820,73 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %70,80 oranında temerrüt faizi uygulanmasına, banka alacağının likit olması sebebi ile hükmolunan 1.227.820,73 TL'nin %20'si üzerinden hesaplanan 245.564,14 TL icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsil edilerek davacıya ödenmesine, dava tarihi itibari ile mer'i olan çekten dolayı 2.240 TL çek sorumluluk bedelinin, davalı tarafça, davacı banka nezdinde açılacak faiz getirmeyen vadesiz hesaba depo edilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmesi gerektiği kanaati ile aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM: Açıklanan gerekçeye ve dosya kapsamına göre;
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE;
Davalının ... 28. İcra Müdürlüğünün 2022/4656 Esas sayılı dosyasında yapılan takibe yönelik itirazının kısmen iptali ile takibin; 1.227.820,73 TL asıl alacak üzerinden devamına,
Asıl alacağın 571.524,48 TL’sine takip tarihinden itibaren %70,80 oranında temerrüt faizi uygulanmasına,
2-Hükmolunan 1.227.820,73 TL'nin %20'si üzerinden hesaplanan 245.564,14 TL icra inkâr tazminatının davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine.
3- Dava tarihi itibari ile mer’i olan çekten dolayı 2.240 TL çek sorumluluk bedelinin, davalı tarafça, davacı banka nezdinde açılacak faiz getirmeyen vadesiz hesaba depo edilmesine,
4-Fazlaya ilişkin talebin reddine,
5-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 83.872,43 TL nispi karar ve ilam harcından dava dosyasında peşin alınan 15.448,20 TL harcın mahsubu ile kalan 68.424,23 TL harcın davalıdan alınıp Hazineye gelir kaydedilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 15.540,40 TL harç giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafça yapılan 122,50 TL tebligat ve posta gideri, 3.000 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.122,50 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre 2.997,34 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Dava sırasında kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına takdir edilen 165.060,28 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
9-Dava sırasında kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına takdir edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
10-HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 3.200-TL zorunlu arabuluculuk giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp tahsili ile Hazineye irat kaydına,
11-HMK 333. Maddesi gereğince mahkemece yatırılan avansın kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesine müteakip iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemeleri'nde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.