mahkeme 2022/251 E. 2024/391 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/251
2024/391
25 Haziran 2024
T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
... TÜRK MİLLETİ ADINA
6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/251 Esas
KARAR NO : 2024/391
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVA : Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 24/01/2018
KARAR TARİHİ : 25/06/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 22/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili özetle; taraflar arasında düzenlenen 17/07/2014 tarihli sözleşme ile müvekkilinin; Edirne (Merkez), Uzunköprü, Keşan, İpsala ve Saray Mud Alım Tremilerinin Rehabilitasyonu Ve Gelibolu Düz Deposunun Yarı Mekanik Depoya Dönüştürülmesi İşini üstlendiğini, anılan iş kapsamında üretilen “kamyon lifti çelik sundurmalarının üstünün kaplanması işini” yaparken sözleşmede 0,7 mm alüminyum trapez kaplama yapılması kararlaştırılmışken, davalı iş sahibinin talebi ile müvekkilinin bu kaplamayı Trakya bölgesinin rüzgarlı, karlı ve soğuk olması nedeniyle galvaniz kaplama olarak yaptığını, galvaniz, alüminyuma göre daha pahalı bir malzeme olmasına rağmen, müvekkili tarafından fark bedel alınmadan imalatın tamamlandığını, imalatın tamamlanması ve tesisin kullanıma alınmasından 3 yıl sonra davalının imalatın ayıplı olduğunu ileri sürerek, müvekkiline yazdığı yazılar ile zararın giderimini talep ettiğini, müvekkili tarafından yaptırılan tespitlerde ve alınan bilirkişi raporlarında bir ayıp olmadığının belirlendiğini ancak, davalının 30.259,74 TL zarar ve + %18 KDV’si olmak üzere 35.706,49 TL alacak talebinde bulunduğunu, ayrıca 76.025,54 TL de nefaset kesintisi adı altında hiçbir hukuki dayanağı olmayan bir alacak talebinde bulunduğunu, davalının müvekkiline gönderdiği ve 15/01/2018 tarihinde tebliğ edilen yazıda 10 gün süre vererek 25/01/2018 gününe kadar ödeme yapılması, aksi halde kendi uhdesinde tuttuğu 4 adet teminat mektubunu paraya çevireceğini ihbar ettiğini, bir an davalının ayıba karşı tekeffül hükümleri çerçevesinde ayıp hükümlerine dayanabileceği varsayılsa bile 2014 yılı imalatının aynı yılın imalat birim değerleri ile hesaba tabi tutulması gerekirken 2017 birim fiyatı ile hesaba tabi tutulmasının kanuna aykırı olduğunu, davalının nefaset kesintisi talebinin kanuna aykırı olduğunu, 3 yıldır kullanılan imalat için hiç kullanamamışçasına zarar talebinde bulunduğunu, ayrıca hangi somut zararın karşılığı olduğu açıklanmadan nefaset kesintisi adı altında 76.025,54 TL alacak talebinin de kanuna aykırı olduğunu, tesisi 3 yıl kullandıktan ve verilen garantiler tamamlandıktan sonra boya atması ile iddia ettikleri somut zarardan bile 2 kat fazla nefaset doğacağının kabul edilemeyeceğini, davalının müvekkilinin ihale kapsamında verdiği teminat mektuplarını elinde tutmaya hakkı olmadığını belirterek; davalı uhdesinde bulunan ve en geç 25/01/2018 günü nakde çevrilme ihtimali olan 4 adet teminat mektubunun davalı idare tarafından nakde çevrilmesinin tedbiren önlenmesini, davalının usul ve yasaya aykırı ayıp iddiasının reddi ile yaptıkları imalatların ayıpsız olduğunun ve davalıya 111.732,03 TL borçlarının olmadığının tespitini talep etmiş; 05/02/2018 havale tarihli beyan dilekçesinde, müvekkilinin davalı idare ile olan işlerinde aksaklık yaşamaması için kendisine yapılan bildirim doğrultusunda idarenin hesabına 26/01/2018 tarihinde 111.732,03 TL ödeme yaptığını,menfi tespit davası şeklinde açılan davaya bundan sonra haksız ödenen meblağın istirdadı davası olarak devam edeceklerini belirtmiştir.
Davalı vekili özetle; davaya konu 111.723,03 TL alacağın 26/01/2017 tarihinde davacı tarafça ödendiğini, müvekkilinin teminat mektuplarını ilgili bankaya teslim ettiğini, taraflar arasında düzenlenen 14/08/2015 itibar tarihli kısmi geçici kabul tutanağının ekinde Edirne, Uzunköprü, Keşan ve İpsala işyerleri için geçici kabul eksikliklerinin inşaat eksiklikleri kısmının 5. Maddesinde "Tremi kaplama saclarında bölgesel olarak muhtelif yerlerde oksitlenme ve renk değişikliği görüldüğü, yüklenicinin bu malzemeye ait sertifikaları en geç 21/08/2015 tarihine kadar idareye sunması gerektiği, İdare tarafından bu malzemelerin laboratuvar testlerinin yaptırılmasına müteakip test sonuçlarına göre tremi saclarıyla ilgili karar verileceği ve işlem yapılacağı" ibaresinin bulunduğunu, 04/12/2015 tarih ve 80517 sayılı müvekkili kurumun yazısı ile davacı firmadan sac kaplamaların değiştirilmesinin talep edildiğini, müvekkili olan kurumun, davacı tarafın iddia ettiği üzere nesafet kesintisi adı altında rastgele yapılmış bir kesintinin söz konusu olmadığını, alüminyum sac yerine galvaniz sac yapılmış olmasından dolayı ve montajı yapılmış olan galvaniz saclarda paslanma görülmesi sebebiyle de toplam 111.732,03 TL tutarındaki bedelin müvekkili hesabına yatırılması aksi takdirde söz konusu bedelin teminat mektuplarından karşılanacağının bildirildiğini belirterek; davanın reddini savunmuştur.
Eldeki dava ilk olarak Mahkememizin 2018/61 Esasına kayden açılmış olup, MAhkememizce yapılan yargılama neticesinde; 2018/61 Esas, 2019/802 Karar sayılı 10/12/2019 Tarihli kararı ile özetle; "...davacı yüklenici tarafından yapılan işin sözleşme ve eklerine uygun yapılmadığı, imalatların bir kısmının alüminyum sac yerine galvaniz sac olarak yapılmasının şartnameye uygun olmadığı, yapılan imalatlarda zaman içerisinde gizli ayıp ortaya çıktığı, davacının bu ayıpları gidereceğine dair taahhütte bulunduğu, ancak ayıpların giderilmediği davalı tarafından talep edilen bedelin yerinde olduğu..." gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi'nin 2020/247 Esas, 2022/211 Karar sayılı ve 23/02/2022 Tarihli ilamıyla özetle "...Mahkemesince taraflar arasındaki sözleşme ve eki şartnameler değerlendirilmek suretiyle, alüminyum sac kaplama ile galvaniz sac kaplama arasında bedel farkı bulunup bulunmadığı, yine kısmi oluştuğu anlaşılan paslanma ve renk değişiklikleri nedeniyle bu imalat kalemine ilişkin uygulanması gereken nefaset olup olmadığı, varsa oran ve bedelinin belirlenmesi, tarafların beyan ve itirazlarını da değerlendirilecek şekilde, denetlenebilir nitelikte inceleme ve hesaplama içerir bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre karar verilmesi..." gerektiği gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verildiği, kaldırma kararı akabinde dosyanın Mahkememizin işbu 2022/251 Esas kaydını aldığı görülmüştür.
Dava eser sözleşmesi kapsamında iş sahibi tarafından yapılan kesintiler nedeniyle menfi tespit ve yargılama sırasında ödeme yapılmakla istirdat istemine ilişkindir.
Mahkememizce 2018/61 Esas üzerinden yapılan yargılamada özetle iş sahibi tarafından yapılan kesintiler yerinde görülerek davanın reddine karar verilmiş ise de; Bölge Adliye Mahkemesi özellikle, alüminyum sac kaplama ile galvaniz sac kaplama arasında bedel farkı bulunup bulunmadığı, yine kısmi oluştuğu anlaşılan paslanma ve renk değişiklikleri nedeniyle bu imalat kalemine ilişkin uygulanması gereken nefaset olup olmadığı, varsa oran ve bedelinin belirlenmesi, tarafların beyan ve itirazlarını da değerlendirilecek şekilde, denetlenebilir nitelikte inceleme ve hesaplama içerir bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiği belirtilmiştir.
Değinilen Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma ilamı doğrultusunda dosyamız kapsamında İnşaat Mühendisi, Makine Mühendisi ve eser sözleşmelerinden kaynaklı nitelikli hesap uzmanı bilirkişilerden oluşturulan heyet marifetiyle bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
26/10/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; " Davanın, yüklenici tarafından açılan menfi tespit davası olup, yargılama devam ederken, İdarece talep edilen bedelin davacı yanca ödenmesi sonucunda istirdat davasına dönüştüğü, ... Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi 2020/247 Esas ve 2022/211 Kararı doğrultusunda yapılan inceleme sonucunda, Davalı İdarece Edirne (Merkez), Uzunköprü, Keşan, İpsala ve Saray işyerlerinde toplam 5.009.89 m? çatı kaplama imalatının, sözleşmede belirtilen pozdan farklı olarak yapıldığı gerekçesiyle kesin kabulün yapıldığı yıl olan 2017 yılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı İnşaat- Tesis Analiz ve Birim Fiyatları cetvelinde yer alan imalat bedeli üzerinden kaplama malzemesi için 30.259,74TL tutarında kesinti yapmasının, Y.İ.G.Ş'nin 22. maddenin 3. Fıkrasında a bendi gereği yanlış bir uygulama olduğu, imalatlar arasındaki birim fiyat farkından dolayı yapılması gereken kesinti var ise sözleşme yılı olan 2014 yılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı İnşaat-Tesis Analiz ve Birim Fiyatları cetvelinde yer alan imalat bedeli üzerinden değerlendirilmesinin yapılması gerektiği, bu husus değerlendirildiğinde de 2014 yılı fiyatları ile yapılan imalatın birim bedelinin sözleşmede yer alan alüminyum catı kaplaması bedelinden yüksek olduğu anlaşıldığından, davacıdan bu imalat farkı sebebiyle bir bedel istenemeyeceği, Nefaset kesintisi uygulamasının ve hesaplanan nefaset bedelinin Y.İ.G.Ş'nin 41. Maddenin 12. Fıkrası doğrultusuna uygun olduğu, Davacının istirdat talebinin yerinde olmadığı" hususları belirtilmiştir.
Kök rapora karşı ileri sürülen itirazlar üzerine 13/04/2023 tarihli ve 04/09/2023 tarihli ek raporlar alınmıştır.
13/04/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "davalı idarece Edirne (Merkez), Uzunköprü, Keşan, İpsala ve Saray işyerlerinde toplam 5.009.89 m² çatı kaplama imalatının, sözleşmede belirtilen pozdan farklı olarak yapıldığı gerekçesiyle kesin kabulün yapıldığı yıl olan 2017 yılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı İnşaat-Tesis Analiz ve Birim Fiyatları cetvelinde yer alan imalat bedeli üzerinden kaplama malzemesi için 30.259,74TL tutarında kesinti yapmasının, Y.İ.G.Ş’nin 22. maddenin 3. Fıkrasında a bendi gereği yanlış bir uygulama olduğu, imalatlar arasındaki birim fiyat farkından dolayı yapılması gereken kesinti var ise sözleşme yılı olan 2014 yılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı İnşaat-Tesis Analiz ve Birim Fiyatları cetvelinde yer alan imalat bedeli üzerinden değerlendirilmesinin yapılması gerektiği, bu husus değerlendirildiğinde de 2014 yılı fiyatları ile yapılan imalatın birim bedelinin sözleşmede yer alan alüminyum catı kaplaması bedelinden yüksek olduğu anlaşıldığından ve taraflar arasında ihtiraz şerhi düşülmeden tanzim ve imza edilen 11-Kesin Hakedişe giren dava konusu kaplamanın imalat pozunun değiştirilmeden davalı idare tarafından ödemesinin yapıldığı anlaşıldığından, davacıdan bu imalat farkı sebebiyle bir bedel istenemeyeceği, nefaset kesintisi uygulamasının ve hesaplanan nefaset bedelinin Y.İ.G.Ş’nin 41. maddenin 12. Fıkrası doğrultusuna uygun olduğu" hususları belirtilmiştir.
04/09/2023 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda da özetle kök ve ek raporda ulaşılan sonuç ve kanaatinin yinelendiği anlaşılmıştır.
Dosya kapsamında alınan kök raporun ardından; 01/01/2023 tarihli ek rapor doğrultusunda taraflarca sunulan belgeler akabinde, bu belgeler de değerlendirilerek bilirkişilerce tanzim edilen 13/04/2023 tarihli "2. Ek rapor"da ve 04/09/2023 tarihli "3. Ek rapor"da özetle, kök raporda ulaşılan sonuç ve kanaatin yinelendiği anlaşılmış ise de; 26/10/2022 tarihli kök raporun 30. Sayfasında (1. Paragrafında); idarece bedelin 76.025,54 TL olarak hesaplandığı, (2. Paragrafta) idarenin 2017 yılı birim fiyatlarına göre talepte bulunmasının olağan olduğu, belirtilmiş akabinde 3. Paragrafta ise idarece yapılan 35.706,49 TL nefaset kesintisinin uygun olduğu kanaati bildirilmiş yine sonuç ve kanaat bölümünde de nefaset kesintisi uygulanmasının ve hesaplanan nefaset bedelinin uygun olduğu belirtilmiş olup; bu haliyle bilirkişilerce nefaset uygulanması yerinde görülmüş ise de olması/uygulanması gereken nefaset bedelinin net olarak belirtilmediği, görülmekle, tarafların kabulünde olduğu üzere toplam kesinti ve istirdada konu tutar 111.732,03 TL olup, raporda bam kaldırma ilamında belirtilen hususları tam olarak karşılanması ve rapordaki görüşe binaen yani bilirkişilerin nefaset uygulanmasının yerinde olduğu görüşüne binaen yine uygulanması gereken nefaset bedelinin bilirkişilerce çelişkiye mahal vermeyecek şekilde netleştirilmesi(açıkça belirtilmesi; 35.706,49 TL mi uygun görülüyor, 76.025,54 TL mi uygun görülüyor toplam 111.732,03 TL mi uygun görülüyor yoksa başkaca bir tutar/hesaplama mı uygun görülüyor) hususunda ek rapor tanzim edilmesi istenilmiştir.
23/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Sözleşmede yer alan 18.233/5A nolu "0,7 mm kalınlığında alüminyum levha ile çatı örtüsü yapılması" imalatının değiştirilerek, benzer Poz olarak 18.241 nolu "galvanizli sac rayiç bedeli" pozu kullanılması sonucunda, fiyatta eksilmeye gidilmesi nedeniyle 76.025,54-TL. Tutarında İdarece kesinti yapılmasının yerinde olduğu, Davacı yanca yapılan imalatların ayıplı olması nedeniyle 35.706,49-TL. nefaset kesintisi yapılmış olup, bu nefaset bedelinin de sözleşmeye uygun olduğu görüşü bildirilmiştir. Dolayısıyla, davacı İdare tarafından yapılan toplam 111.732,03-TL. kesinti yapılmış olup, bu kesintinin 76.025,54-TL.'si, davacı yanca kullanılan malzemenin birim - fiyatının, sözleşmede belirtilenden daha düşük olmasından, 35.706,49-TL.'si ise, davacı tarafından gerçekleştirilen imalattaki ayıplar nedeniyle kesinlen nefaset bedelinden kaynaklanmakta olup, Her iki kalem kesintinin de sözleşmeye uygun olduğunun değerlendirildiği" hususları belirtilmiştir.
Tanzim olunan kök ve ek raporların dosya kapsamına uygun düştüğü, tarafların ve mahkememizin denetimine elverişli hazırlandığı, BAM kaldırma ilamında tespiti istenilen hususları karşıladığı, rapora gelen itirazların ve kök raporda netleştirilmeyen kısımların ek rapor ile giderildiği görülmekle raporlar hükme esas alınmıştır. Yine taraflar arasındaki işin anahtar teslim- götürü bedel olması nedeniyle, yüklenicinin imzalatın daha fazla bedelle yapıldığı gerekçesiyle ilave iş bedeli isteyemeyeceği gözetildiğinde raporda ayıplı imalat giderim bedelinin "galvanizli sac rayiç bedeli"ne ilişkin pozdan hesaplanması yerinde görülmüştür. Yine Nefaset kesintisi için sözleşme bedelinden hareketle değerlendirme yapılması da isabetli görülmüştür.
Yukarıda anlatılan safahat ve toplanılan deliller doğrultusunda somut olay ele alındığında; Taraflar arası sözleşme anahtar teslim - götürü bedel sözleşme olup, sözleşmenin imza tarihinden itibaren 5 gün içinde yapılacak yer teslimini müteakip işe başlanacağı ve işin süresinin 380 gün olduğu, teminat süresini ise sözleşmenin 20. Maddesine göre geçici kabul itibar tarihinden itibaren 12 ay olduğunun kararlaştırıldığı görülmektedir.
Davacı yan esas itibariyle, imalatların ayıpsız olduğunun tespiti ile İdarenin yazısı üzerinde 26/0172018 tarihinde ödenmiş olduğu toplam 111.732,03-TL. nın istirdatına karar verilmesini talep etmektedir.
Dosya kapsamındaki belgelerden işin geçici kabulünün 14/08/2015 olduğu, geçici kabul tutanaklarında inşaat, elektrik, mekanik,... vs. kalemler altında geçici kabul eksiklikleri tespit edildiği, “tremi sac kaplamalarında tespit edilen oksitlenme ve renk değişiklikleri ile ilgili olarak laboratuvar testlerini müteakip karar verileceği...” belirtildiği ve yüklenici tarafından ihtirazi kayıt konulmaksızın imzalandığı görülmektedir.
İşsahibi idarece, İTÜ'ye bağlı İlgili Araştırma Merkezi tarafından düzenlenen raporla yer yer kırmızı pas oluşumu gözlendiği ve teknik şartnamede belirtilen çinko kaplama değerine ulaşmadığının tespiti üzerine, davacıya 04/12/2015 tarihli yazıyla ayıp ihbarında bulunulduğu, davacının 14/12/2015 tarihli yazısıyla “gerekli çözümü sağlamayı taahhüt ettiği” anlaşılmaktadır. 05/12/2016 tarihinde; yaklaşık 1 yıl sonra İdarece düzenlenen tutanakla beyaz pasın zaman içinde kırmızı pasa dönüşebileceği kanaatine karşı, davacının “tespitleri kabul etmediği, çok az oksitlenme olduğu, gerekli sac garantisinin istenilen süre için verileceği...”nin derç edildiği görülmekle, aradan geçen yaklaşık 1 yıllık süre zarfında davacı tarafından 14/12/2015 tarihli yazısındaki gerekli çözümün üretileceği taahhüdünü yerine getirmediği ve sorunun devam ettiği anlaşılmaktadır.
21/04/2017 tarihinde gerçekleştirilen kesin kabul tutanağında “devam eden oksitlenme ve pillenme sorunu hariç” kesin kabul işlemlerinin gerçekleştirildiği, davacı yüklenicinin “oksitlenme olduğu ancak tamamında olmadığı...” gerekçesiyle ihtirazi kayıt düştüğü görülmektedir.
Anlatılanlar kapsamında; somut olayda imalatlarda kısmen oksitlenme ve pillenme olduğu davacı yanın kabulünde olup, bu itibarla imalatın ve teslimin ayıplı olduğunda tereddüt bulunmamaktadır. Bahse konu ayıpların giderildiği de davacı yanca iddia ve ispat edilmemiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi kök ve ek raporları doğrultusunda; taraflar arasındaki işin anahtar teslim- götürü bedel olması nedeniyle, yüklenicinin imzalatın daha fazla bedelle yapıldığı gerekçesiyle ilave iş bedeli isteyemeyeceği gözetilerek "galvanizli sac rayiç bedeli"ne ilişkin pozdan yapılan hesaplamada ayıplı imalat giderim bedelinin 76.025,54 TL olarak hesaplandığı, yine sözleşme bedelinin 6.345.000,00 TL olduğu göz önünde bulundurulduğunda; idarece yapılan 35.706,49 TL nefaset kesintisinin, dava konusu işin ve ayıpların kapsamına uygun düştüğü tespit edilmiştir.
Yapılan açıklamalar kapsamında davalı idare tarafından gerek davacı yanca kullanılan malzemenin birim fiyatının sözleşmede belirtilenden düşük olmasından kaynaklı 76.025,54 TL'lik kesinti, gerekse ayıplar nedeniyle uygulanan 35.706,49 TL'lik (nefaset bedeli)kesinti olmak üzere yapılan toplam 111.732,03 TL'lik her iki kalem kesintinin sözleşmeye uygun olduğu değerlendirilmekle istirdat istemi yerinde görülmediğinden davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcının peşin alınan 1.908,11-TL'den mahsubu ile fazla 1.480,51-TL'nin yatıran tarafa karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından, bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına,
6-Gider avansından sarf edilmeyen miktarın 6100 Sayılı HMK'nın 333. Maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair, davacı (e-duruşma) ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/06/2024
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.