Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2021/562
2025/92
11 Şubat 2025
T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
... TÜRK MİLLETİ ADINA
6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2021/562 Esas
KARAR NO : 2025/92
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
D
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/09/2021
KARAR TARİHİ : 11/02/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 19/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili tarafından T.C Gençlik ve Spor Bakanlığı Destek Hizmetleri Dairesi Başkanlığı Bakanlık Merkez ve Eryaman Ek Binaları Bakım ve Onarım İşi için dava dışı idare ile 21.10.2020 tarihli sözleşme yapılmış ve yüklenilen bu işin bir kısmının yapılması için davalı yan ile 02.11.2020 tarihli taşeron sözleşmesi akdedildiğini, ancak karşı yanın işi yarım bırakarak mahalden ayrıldığını, gelinen aşamada taşeron sözleşmesinin davacı tarafından haklı olarak feshedildiğini, davalı yana avans olarak verilen ... .... .... ... ... ... eri numaralı 30/09/2021 vade tarihli 62.000,00 TL çekin iadesi talep edilmişse de davalı yanca davaya konu avans çekinin iade edilmediğini, davalı şirketin üstlendiği işi gerçekleştirmemesi nedeniyle çekin bedelsiz kaldığını beyanla beyanla çek nedeni ile davalıya borçlu olunmadığının tespitini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı yana tahmilini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamış aşamalarda davanın reddi savunulmuştur.
DELİLLER
-Taraflar arasında akdekdilen 02/11/2020 Tarihli sözleşme
-Davacı ile dava dışı idare arasında akdedilen sözleşme
-Dava konusu çek sureti, çeke ilişkin banka hesap, ibraz ve ödeme kayıtları,
-İhtilafa konu ödemelere ilişkin Davacı yan banka hesap hareketleri,
-Ticari defter ve kayıtlar
-Bilirkişi raporarı,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; kambiyo senedinin bedelsizliğine dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.
Davacı özetle; dava dışı idarenin iş sahibi, davacının asıl yüklenicisi konumunda olduğu yapım işinin bir kısmı için davalı ile davacı arasında taşeronluk ilişkisi kurulduğu ve taşeronluk ilişkisi kapsamında davalıya avans olarak birden fazla çek verildiği, ancak davalının işi eksik bıraktığı için henüz tahsil edilmeyen dava konusu çekin bedelsiz kaldığı ileri sürülmüştür.
Dava; iğcra takibinden önce açılan menfi tespit istemi niteliğinde olup, davaya konu senedin ileri tarihli keşide edildiği, keşide tarihinin 30/09/2021 olduğu dava açıldığı tarihte henüze ibraz/ödemede bulunulmadığı anlaşılmaktadır.
Tarafların arasındaki akdi ilişkinin eser sözleşmesi niteliğinde olduğu davacının yüklenici davalının taşeron olduğu görülmüştür.
Dosya kapsamında davacı defter kayıtları bilirkişi vasıtasıyla yerinde incelenmiş yine uyuşmazlığın niteliğine göre teknik ve hesap bilirkişilerinden oluşturulan heyet marifetiyle bilirkişi raporu alınmış, davaya konu çekin tahsil/ibraz bilgileri temin edilmiştir.
Toplanılan deliller ve hükme esas alınan bilirkişi raporları kapsamında özetle; davacı ile dava dışı idare arasında T.C Gençlik ve Spor Bakanlığı Destek Hizmetleri Dairesi Başkanlığı Bakanlık Merkez ve Eryaman Ek Binaları Bakım ve Onarım İşi içinsözleşme imzalandığı akabince davacı ve davalı taraflar arasında elektrik/elektronik işleri yönünden 02/11/2020 tarihli ve 1.150.000,00 tutarlı alt taşeronluk sözlşemesi akdedildiği, davacının yüklenici davalının taşeron konumunda olduğu, davalıya taşere edilen işlerin sözleşmde açıkça belirlendiği, sözleşme konusu işlerin süresinde bitirilmediği ve davacı tarafından yapılan feshin haklı olduğu, davalı tarafın sözleşmeye konu edimini eksik yerine getirdiği eksik iş bedelinin 2.875,54 TL olduğu anlaşılmıştır.
Davaya konu çekin davalı defter kayıtlarında yer almamakla birlikte muhatap bankanın müzekkere cevabı kapsamında, 30/09/2021 tarihinde takasa ibraz edilmekle dava dışı üçüncü kişi tarafından tahsil edildiği, ancak ciro zincirinde çekin davalı şirket tarafından ciro edildiği görülmüştür.
Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun (İİK) 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Bu dava maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır ve normal bir hukuk davası olarak açılır.
İcra takibinden önce açılan menfi tespit davası icra takibinden önce sonuçlanmaz ve ihtiyati tedbir kararı verilmemiş olması (veya ihtiyati tedbir kararının kaldırılması) nedeniyle, (menfi tespit davası görülmekte iken) borç alacaklıya (davalıya) ödenmiş olursa, menfi tespit davasına istirdat davası olarak devam edilir (m.72/6); yani menfi tespit davası (kendiliğinden) istirdat davasına dönüşür; bu hâlde mahkeme menfi tespit davasına istirdat davası olarak devam eder (Kuru, Baki: İstinaf Sistemine Göre Yazılmış İcra ve İflâs Hukuku Ders Kitabı, ..., 2017, s. 146). Bu durumda İİK’nın 72/6 maddesi gereğince bedele dönüşen isteminin temeli menfi tespit davasıdır.
Borçlunun, temel borç ilişkisinden dolayı herhangi bir nedenle sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek açtığı menfi tespit davası, öğreti ve uygulamada bedelsizliğe dayalı menfi tespit davası olarak adlandırılmaktadır. Bedelsizlik ise, bir kambiyo senedinin ihdasına neden olan temel alacağın herhangi bir nedenle mevcut olmamasıdır (İnan, Nurkut: Türk Hukukunda Hatır Senetleri ve Özellikle Hatır Bonoları, ..., 1969, s. 16). Başka bir ifadeyle bir kambiyo taahhüdünün temel alacağı geçersizse ya da sona ermişse, o kambiyo taahhüdü bedelsiz demektir. Bu anlamda senedin bedelsiz sayılmasında esas alınan husus, temel borç ilişkisinin kendisi değil, bu temel borç ilişkisinden doğan temel alacaktır. Bu itibarla bedelsizliğe dayalı menfi tespit davası ile maddi hukuk bakımından borcun mevcut olup olmadığının tespiti amaçlanmakta; borçlu olmadığını iddia eden borçluya, genel hükümlere göre bu durumu tespit imkânı verilmektedir. Dava neticesinde borçlu olunmadığının tespiti hâlinde ise davacı (borçlu) hakkında bir icra takibi başlatılması engellenmiş olacak veya başlatılan ve devam eden icra takibi iptal edilerek, davacının mevcut olmayan bir borcu ödemesi engellenmiş olacaktır.
Bedelsizlik iddiası, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 687. maddesi anlamında bir kişisel def’îdir. Bedelsizlik bir kişisel def’î olduğundan düzenleyen tarafından kural olarak ancak senet lehtarına karşı ileri sürülebilir. Ancak borçlu, hamilin senedi bilerek kendi zararına devraldığını kanıtlamak şartıyla hamile karşı da bedelsizlik def’îni ileri sürebilir.
Bedelsizliğe dayalı menfi tespit davasının yasal dayanağı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 77 vd. maddelerinde düzenlenen sebepsiz zenginleşmedir. Zira kambiyo senetlerinde geçerli olan mücerretlik (soyutluk) ilkesi gereğince, temel alacağın mevcut olmaması veya geçersiz olması, kambiyo senedinin hükümsüzlüğü sonucunu doğurmamakta; buna karşılık temel ilişkideki sakatlık, kambiyo borçlusuna, borçlu olmadığının tespitiyle birlikte, alacaklıya karşı sebepsiz zenginleşme def’îni dermeyan etme hakkını vermektedir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2020/(19)11-298 Esas 2022/1531 Karar)
Kambiyo senetlerinin bedelsiz kaldığı haller için örneğin; temel alacak olan para alacağının ifa, takas, ibra, satılan malın hasarlı veya ayıplı çıkması nedeniyle iade edilmesi, satılan malın teslim edilmemiş olması gibi nedenler gösterilebilir.
Özellikle iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerde taraflardan biri bedel borcunu ifa için kambiyo senedi düzenlemesine rağmen diğer taraf edimini hiç veya eksik olarak yerine getirmiş ya da ayıplı olarak yerine getirmiş ise önceden verilen kambiyo senedi bedelsiz kalacaktır.(Mahmut Coşkun İti. İptali-menfi tespit ve istirdat davaları, ... 2023, 9. Baskı sayfa 798.)
Böyle bir durumda senet bedelinin tahsil edilmesi ile, borçlar hukuku anlamında sebepsiz zenginleşme durumu ortaya çıkar.
Anlatılan ilkeler ışığında somut olay ele alındığında; dosya kapsamında toplanılan delillere göre dava konusu çekin taraflar arasındaki eser sözleşmesi kapsamında verildiği buna karşın davalı taşeronun edimini eksik ifa ettiği anlaşılmıştır.
Dava tarihi itibariyle davalı taşeronun bakiye imalat bedeli bulunmadığı aksine davacı yanın fazla tutarda ödemesinin bulunduğu tespit edildiğinden, dava konusu ileri keşide tarihli çekin dava tarihi itibariyle bedelsiz olduğu sonucuna varılmıştır.
Hal böyle olunca taraflar arasındaki temel borç ilişkisine dayalı olarak dava konusu çekin bedelsiz kaldığı, bununla birlikte dava konusu çekin davalı tarafından ciro edildiği ve dava dışı ciranta(yetkili hamil) uhdesinde iken dava açıldıktan sonra tahsil edildiği gözetilerek eldeki davanın istirdat istemine dönüştüğü anlaşılmıştır.
Hemen belirtmek gerekir ki dava konusu çek her ne kadar davalı tarafından değil davalının ciro etmesi akabinde dava dışı hamil tarafından ibraz ve tahsil edilmiş ise de, Dosya içeriğine göre dava konusu çekin keşidesine esas sözleşmeye konu edimin davalı şirket tarafından ifa edilmediği(eksik ifa edildiği), dolayısıyla davacı çek keşidecisinin avans çeki niteliğindeki çek nedeniyle davalı çek lehdarı şirkete borçlu olmadığı sabit görülmüş olup, buna göre çek bedelinin dava dışı üçüncü kişi tarafından alınmış olsa dahi, bedelin davacıdan tahsil edildiği sabit bulunmasına göre davalı çek lehdarı davacı aleyhine sebepsiz zenginleşmiştir. Bu nedenle davalı aleyhine istirdat hükmü kurulması gerekmiştir. (Bkz. Y. 11. HD. 2020/4522 E., 2022/4209 K., 30/05/2022 T.)
Yapılan açıklamalar kapsamında davacı yanın menfi tespit/istirdat istemi yerinde görülmekle, dava konusu çek nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile ödemiş olduğu bedelin istirdaden iadesi yönünde davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
GD: Gerekçesi, devam eden duruşmalar sebebiyle, bilahare açıklanmak üzere;
1-Davanın KABULÜ ile; Davacının, "... .... ... Bankası Van Şubesi, 0012062 çek seri numaralı, 30/09/2021 tanzim tarihli, 62.000,00 TL bedelli çek" nedeniyle davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,
-davanın istirdat davasına dönüştüğü gözetilerek; 62.000,00 TL'nin ödeme tarihi olan 30/09/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte istirdaden davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Alınması gereken toplam 4.235,22-TL karar ve ilam harcından, önceden peşin ödenen toplam 1.058,81-TL harcın mahsubu ile bakiye 3.176,41-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan; 59,30-TL Başvuru Harcı, 1.058,81-TL Peşin/nisbi Harcı, 11.800,00-TL Bilirkişi ücreti, 780,60-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 13.698,71TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Gider avansından sarf edilmeyen miktarın 6100 Sayılı HMK'nın 333. Maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
11.02.2025
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.