Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2014/712

Karar No

2025/111

Karar Tarihi

13 Şubat 2025

T.C. ...6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2014/712 Esas - 2025/111
T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA VERİLEN
ANKARA GEREKÇELİ KARAR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2014/712
KARAR NO : 2025/111

DAVA : İstirdat

BİRLEŞEN ...3. ASLİYE TİCARET MAH.'NİN 2003/787 ESAS SAYILI DAVADA:

DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 24/12/2003
KARAR TARİHİ : 13/02/2025
G. K.YAZILDIĞI TARİH : 13/03/2025

Mahkememizde görülen davaların yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI:
Asıl davada davacı vekili iddiasında özetle; Müvekkili Bankanın ... Şubesi eski personeli olan dava dışı Tuğba ...'nun şubede Bireysel Pazarlama Yetkili Yardımcısı olarak çalışırken, müvekkili Bankanın usul ve mevzuatına aykırı işlemler yaptığının tespiti üzerine, Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından müşteri hesapları üzerinde inceleme başlatıldığını, adı geçen personel tarafından görev yaptığı süre içerisinde yetkilerini kötü niyetli bir şekilde kullanarak, kendisine tevdii olunan, muhafaza ve sorumluluğu altında bulunan bankaya ait paraları zimmetine geçirmesi nedeniyle, ...Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunulduğunu, Tuğba ...'nun 30.10.2003 tarihinden bu yana tutuklu olduğunu, Tuğba ... hakkında Banka nezdinde yürütülen soruşturma esnasında ulaşılan bilgi ve belgelere göre, suça iştiraki olan ve suç teşkil edici fiilleri nedeniyle Bankayı zarara uğrattığı tespit edilen bir kısım sanıklar ve kovuşturma esnasında Savcılık tarafından tespit edilecek diğer sanıklar hakkında 31.10.2003 tarihinde ...Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunduğunu, davalı İsmail Kemal ...'in şikayet edilen sanıklar arasında olduğunu, soruşturma çalışmaları neticesinde hazırlanan Soruşturma Raporuna ek olarak, 3010834 nolu ..., Celal- Dilfiraz, M.Ali ... müşterek hesabında bulunan Hazine Bonolarının 13.06.2003 tarihinde Tuğba ... tarafından müşterinin imzası veya talimatı olmaksızın satıldığı, müşterinin el yazısı ve imzası taklit edilmek suretiyle hazırlanan sahte EFT talimatı ile aynı tarihte 200,000.000,000 TL tutarın Yapı ve Kredi Bankası Harbiye Şubesinde bulunan 38041 nolu ... Menkul Değerler Hesabına EFT yoluyla havale edildiğini, ... Menkul Değerler A.Ş.'nin 07.11.2003 tarihli cevabi yazısına göre, davalı İsmail Kemal ...'in şirketleri nezdindeki hesabından 05.11.2003 tarihnide Finansbank ...Şubesindeki 10841450 nolu hesabına 193 milyar TL EFT işlemi gerçekleştirildiğinin ve ...Şubelerinden 7 milyar 200 milyon TL nakit çekildiği, halihazırda hesapta 07.11.2003 itibariyle 1.556.753 TL bakiye bulunduğunun bildirildiği, Finansbank Kavaklıdere Şubesinin 10.11.2003 tarihli cevabi yazısında ise İsmail Kemal ...'in Şubeleri nezdindeki USD hesabı bakiyesinin sıfır, TL hesabı bakiyesinin ise 4.736.028 TL olduğunun bildirildiğini belirterek, fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak ve tahsilde tekerrür olmamak üzere, ... Şubesi eski personeli Tuğba ... tarafından Şube müşterilerinden ...,Celal-Dilfiraz, M.Ali ...'ın 3010834 nolu müşterek hesabından, müşterilerin bilgisi ve talimatı dışında, 13.06.2003 tarihli sahte EFT talimatı ile davalı İsmail Kemal ...'in Eczabaşı Menkul Değerler nezdindeki 467214 nolu hesabına havale edilen (200.000.000.000 eski TL) 200.000,00 TL'nin EFT tarihi olan 13.06.2003 tarihinden itibaren T.C. Merkez Bankası reeskont faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 04/06/2004 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 320.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
Asıl davada davalı vekili savunmasında özetle; Müvekkilinin davacı Banka nezdinde ismine herhangi bir hesabı bulunmadığını, ihtilafın, davacı... A.Ş. nezdinde 1614986 numara ile müvekkilinin annesi Remziye ... adına açılmış hesabına ilişkin olarak müvekkilinin usulüne uygun olarak tanzim edilmiş vekaletnameye istinaden “yetkili vekil” sıfatı ile hareket etmesinden kaynaklandığını, Remziye ALPTKEKİN'in davacı nezdinde, davacı Bankanın “ Oyakbank” olarak kimlik ve isim değiştirmeden önce, sırasıyla “Kentbank” iken açılmış ve “Sümerbank” zamanında faaliyetlerine devam etmiş hesabı bulunduğunu, Remziye ... adına kayıtlı hesaba kimi zaman hesap sahibi Remziye ... tarafından, kimi zaman da oğlu olan müvekkili İsmail Kemal ... tarafından “yetkili-vekil” sıfatıyla para yatırıldığını, davacı Banka nezdindeki paranın müvekkiline değil annesi Remziye ...'e ait olduğunu, usulüne uygun vekaletnameye istinaden müvekkilinin annesi Remziye ...”e ait hesaptan kimi zaman annesinin, kimi zaman kız kardeşinin, kimi zaman üçüncü bir şahsın ve kimi zaman da kendisinin bir başka banka nezdindeki hesabına ve/veya kurum ve kuruluşa para aktarılması talimatını verebileceğini, dava konusu 200.000.000.000 TL meblağlı EFT talimatının davacı Banka nezdindeki annesi Remziye ...'e ait 1614986 nolu hesaptan aktarılmak üzere, yetkili vekil sıfatıyla müvekkili İsmail Kemal ... tarafından verildiğini, davacı tarafın da muhtelif şekillerde kabulleri ile sabitleştiği üzere, anne Remziye ...'e ait 1614986 nolu hesabın bulunduğu ... Şubesinde bireysel pazarlamacı olarak hizmet vermekte olan, davacı Banka yetkili personeli Tuğba ...'nun yasa dışı tutum ve eylemleri sonucu pek çok mudi gibi anne Remziye ...'in hesabının da boşaltıldığını, hesapta bulunması gerekli para mevcut olmadığından, diğer pek çok hesapta da yapıldığı gibi, para bulunan üçüncü şahsın- ...-Celal-Dilfiraz-M.Ali ... müşterek hesabından aktarılmak suretiyle hesaptaki açığın karşılandığını, zarara uğrayanın davacı banka olmayıp, hesabı boşaltılan davacının annesi Remziye Alpetkin olduğunu, yetkili personelinin yasa ile bağdaşmayan eylemleri sonuca hasıl olan zarardan Borçlar Yasasının 100. Maddesi ve konuya ilişkin Yargıtay içtihatları doğrultusunda, istihdam eden sıfatıyla münhasıran davacı Bankanın sorumlu olduğunu, ...Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde, hesap sahibi Remziye ... adına fazlaya dair alacak ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla ve işbu dava ile birleştirilmesi talebi ile alacak davası ikame edildiğini belirterek, haksız davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Birleşen davada davacı vekili iddiasında özetle; Davacı sıfatıyla Remziye ... tarafından ...3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2003/787 esas sayılı dosyası üzerinden 24.12.2003 tarihinde davalı... A.Ş. aleyhine ikame edilen davada, hesabından bilgisi ve onayı dışında çekilen (100.000.000.000,00 TL) 100.000,00 TL'nin tahsilinin talep etmiştir.
Birleşen davada davalı vekili savunmasında özetle; Banka Teftiş Kurulu Başkanlığında Remziye ... hesabında yapılan incelemeler sonucunda; 30.12.2003 tarihi itibariyle hesap bakiyesinin 971.936 TL olduğu, hesabın hiçbir zaman davacı tarafından sunulan hesap cüzdanı üzerinde yazılan tutarlara uluşmadığı, hesaptan yapılan tediye işlemlerinin müşterinin talimatına istinaden yapılmış olduğu, müşterinin elindeki hesap cüzdanının sahte kayıtlı olduğu, hesap cüzdanı üzerinde bulunan kayıtların gerçek ve Banka kayıtları ile mutabık olmadığı belirtilerek, davacı tarafından açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE:
Asıl dava, davacı bankada bulunan, dava dışı hesap sahiplerinin banka hesaplarından talimat ve bilgileri dışında, banka görevlisinin zimmetine geçirerek davalının hesabına aktardığı paranın istirdatı davası, birleşen dava ise davacı hesabından, talimat ve bilgileri dışında çekilen paranın davalı bankadan tahsili taleplidir.
Tarafların dayandığı tüm deliller, bu kapsamda banka kayıtları, ceza dosyası getirtilmiş, bankacı bilirkişiden rapor aldırılmıştır.
Davalı İsmail Kemal ...'in sanık olarak yargılandığı ...2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/296 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonunda verilen 2004/14008 sayılı kararda; " Sanık İsmail Kemal ...'in Tuğba ... ile işbirliği içerisinde olduğu ve hesaplarında, kendisine gönderilen EFT tutarlarını karşılayacak düzeyde bakiye bulunmadığını bildiği halde, söz konusu EFT tutarlarını kabul etmek suretile toplam 320.000,00 TL tutarında haksız kazanç sağladığı, bununla birlikte raporda Tuğba ...'nun usulsüz işlemlerinin detaylı olarak açıklandığı ilgili maddelerde belirtildiği üzere, toplam 320.000,00 TL'lik EFT işlemleri tutarlarının Sanık Tuğba ... tarafından zimmete geçirildiği hususunun ise tam ve kesin bir şekilde tespit edilebilmiş durumda olmadığı, zira bu işlemler değerlendirildiğinde; 13.06.2003 tarihinde Yapı ve Kredi Bankası Harbiye Şubesinde bulunan 38041 nolu ... Menkul Değerler Hesabına, ... Menkul Değerler 467214 nolu İ Kemal ... hesabına mahsuben” açıklaması ile 3010834 nolu ...-Celal Dilfiraz-M.Ali ... müşterek hesabından gönderilen 200.000,00 TL tutarlı EFT işlemi ile ilgili olarak; bahsi geçen hesapta bulunan devlet tahvillerinin, işlem tarihinde sanık Tuğba ...'nun müşterilerin bilgi ve talimatı dışında kendi sicil numarasıyla geri alışlarının yapılıp vadesiz hesaba aktarılması ve vadesiz hesaptan EFT yoluyla çıkışı yapılan işlemlere ait fişlerde ( ve EFT talimatında) bulunan müşteri imzalarının grafolojik inceleme raporunda sahte/kopya oldukları görüşünün bildirilmesi hususlarının tabloda yer alan söz konusu tutarların sanık Tuğba ... tarafından zimmete geçirildiği yönüyle şüphe uyandırdığı, ancak EFT işleminin bir başka personel tarafından yapıldığı ve söz konusu işlemi yapması konusunda Tuğba ... tarafından verilmiş belge ile ispat edilebilir. bir talimatın olmadığı dikkate alındığında, söz konusu tutarların sanık tarafından zimmete geçirildiğine dair yeterli maddi delilinin bulunmadığı, yine müşteri Hüseyin Şükrü Küçük'ün 33G3557-MTT nolu hesabından 17.07.2003 tarihinde Ziraat Bankası Güvenevler Şubesindeki 318649 nolu Hikmet Ebru Sungurlu hesabına, Kemal ...'in aldığı gayrimenkulün karşılığı olarak 120.000,00 TL tutarında EFT gönderilmesi ile ilgili olarak; sözü edilen EFT işlemine ilişkin talimattaki imza ile ilgili olarak grafolojik inceleme sonucunda imzanın müşteriyi Hüseyin Şükrü Küçük eli ürünü olduğunun belirtilmesi yanında işlemin sanık dışındaki bir başka personel (Pınar Akalın) tarafından gerçekleştirildiği dikkate alındığında söz konusu tutarın da sanık tarafından zimmete geçirildiğine yeterli dair maddi delilin bulunmadığı, bu durumda sanık Tuğba ...'nun İsmail Kemal ... lehine toplam 320.000 TL tutarlı EFT yapılmasını sağlayarak bu tutarı zimmetine geçirdiği hususu kayıt ve belgelere dayalı olarak tespit edilmiş durumda olmadığından, 320.000 TL haksız kazanç sağlayan sanık İsmail Kemal ...'in uhdesine gönderilen EFT tutarlarını kabul etmek suretiyle zimmet eylemlerine iştirak ettiği iddiasının tespit edilebilmiş durumda olmadığı, ...” gerekçesi ile davalı İsmail Kemal ...'in suç tarihinde... ... Şubesinde banka çalışanı olan Tuğba ...'nun fiiline bilerek iştirak ettiğine ve zimmet suçuna katıldığına dair savunmasının aksini gösterir mahkumiyetine yeter, kesin ve inandırıcı kanıt elde edilemediğinden bahisle beraatine karar verildiği, kararın 07.07.2020 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Bankacı bilirkişi tarafından düzenlenen ve hükme esas alınan 03/07/2024 tarihli bilirkişi raporunda; "Asıl davada; Davalı/Karşı Davacı İsmail Kemal ... lehine toplam 320.000.000.000 TL tutarında EFT havalesi yapıldığı, söz konusu havale tutarının 120.000.000.000 TL'lik kısmının İsmail Kemal AYTEKİN'in satın aldığı ev bedeli olarak Hikmet Ebru SUNGURLU adlı bir şahsa gönderilmiş olduğu, bu havalelerin gerçekleştirildiği tarihler itibariyle adı geçenin annesine ait şube nezdindeki mevduat hesaplarında bu tutarları karşılayacak düzeyde para bulunmadığı tüm dosya kapsamı ile sabit bulunmaktadır. Davalı/Karşı Davacı vekili şubede 6,7 Milyar (eski) TL tutarında mevduatları bulunduğuna ilişkin olarak hesap cüzdanı ibraz ettiği, fakat, ibraz edilen hesap cüzdanı üzerindeki kayıtlar ile şube kayıtlarının uyumlu olmadığı davacı/karşı davalı Banka tarafından dosyaya ibraz edilmiş olan hesap ekstrelerinden anlaşılmaktadır. Remziye ...'in 1614986-MT-1 (TL) vadesiz hesabının 01.01.2001 açılış bakiyesinin 814.131 TL olduğu, 02.01.2001 tarihinden 31.05.2004 tarihine kadar ki hesap hareketlerinin tetkikinde, hesap bakiyesinin en yüksek 07.08.2001 tarihinde 51.447.128.145 TL'ye, 29.04.2003 tarihinde ise 50.011.241.937 TL'ye ulaştığı ve bu hesabın 31.05.2004 tarihli bakiyesinin sıfır olduğu, 200.000.000.000 TL'lik havalenin yapıldığı 13.06.2003 tarihinde hesapta 4.890.220.425 TL; 120.000.000.000 TL tutarındaki havalenin yapıldığı 17.07.2003 tarihinde ise hesapta 649.295.569 TL bakiye bulunduğu, dolayısıyla, söz konusu havalelerin yapıldığı tarihlerde İsmail Kemal ...'in vekaletle işlem yaptığı Remziye ... hesabında yeterli bakiye bulunmadığı belirlenmiş bulunmaktadır.
...2, Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/296 esas sayılı dosyasından yapılan yargılama sonucunda verilen kararda, davalı İsmail Kemal ...'in suç tarihinde... ... Şubesinde banka çalışanı olan Tuğba ...'nun fiiline bilerek iştirak ettiğine ve zimmet suçuna katıldığına dair savunmasının aksini gösterir mahkumiyetine yeter, kesin ve inandırıcı kanıt elde edilemediğinden beraatı yönünde hüküm tesis edildiği ve söz konusu mahkeme kararının 07.07.2020 tarihinde kesinleşmiş olduğu, anılan Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonucu davaya konu 320.000 TL'nin dava dışı Tuğba ... tarafından zimmete geçirilmiş kabul edilemeyeceği yönünde verdiği karar Yargıtay'ca onanarak kesinleşmiş olduğu için, verilen bu kesin hüküm gereği söz konusu 320.000,00 TL'nin artık usulsüz bir işlem olarak nitelendirilmesine hukuken imkan bulunmadığı, hesaplarından usulsüz olarak çekilen ve İsmail Kemal ...'e havale edilen tutarlar Ağır Ceza Mahkemesince verilen ve kesinleşmiş otan hüküm gereğince zimmet olarak kabul edilemeyecek olmasının, bu tutarların, İsmail Kemal ...'in annesi Remziye ... hesabından daha öncesinden zimmete geçirilen tutarların iadesine yönelik olabileceğine işaret ettiği, bununla birlikte, adı geçenin hesabından bu tür bir usulsüz işlem/işlemler yapılmış ise, yapılan usulsüz işlemlerin dava konusu 320.000,00 (yeni) TL kadar, az veya daha fazla olup olmadığı hususunda bir kanaate varılması mümkün bulunmadığı, ...2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2003/752 Esas Sayılı Dosyası için düzenlenmiş olan bilirkişi kurulu raporlarında da, ...2.Ağır Ceza Mahkemesinin kesinleşmiş olan hükmü dikkate alınarak anılan davada davalı konumunda olan diğer davalılarla birlikte İsmail Kemal ...'den rücuan talep edilebilecek bir tutar bulunmadığı yönünde kanaat bildirdikleri, tüm bu hususlar birlikte değerlendirilerek ve görev talimatında yer aldığı üzere ceza dosyasındaki mahkemenin kabulü nazara alınarak, nihai takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere asıl davada davacı/karşı davalının, davalı / karşı davacıdan talepte bulunabileceği bir tutar bulunmadığı kanaatine varılmadığı,
Birleşen davada; Davacı/karşı davalının işbu davadaki iddiası davalı/karşı davacı Bankada 12 Trilyon (eski) TL tutarında mevduatı bulunmasına karşın, hesabın boşaldığı, şube personeli dava dışı Tuğba ...'nun usulsüz işlemleri dolayısıyla zarara uğradığı iddiasına dayanak yaptığı belgeler incelendiğinde, ibraz edilen hesap özetlerindeki rakamsal veriler ile Banka kayıtlarının birbiri ile uyumlu olmadığı, davacı/karşı davalının annesi Remziye ...'e ait 1614986-MT-1I nolu hesabındaki hareketleri ile şubece dosyaya ibraz edilmiş olan aynı hesaba ait ekstre kayıtları birlikte incelendiğinde; davalı/karşı davacı vekili tarafından ibraz edilen hesap özeti ile şube kayıtlarının 18.09.2002 tarihine kadar ki hareketlerinin birbiri ile mutabık olduğu, bu tarihten sonra ki işlemlerde ise aynı hesabı temsilen düzenlenmiş hesap özetlerindeki hareketlerin birbirinden farklı olduğu, davalı/karşı davacı vekili tarafından ibraz edilen hesap özetinde 21.09.2002 tarihinde 177.279.112.500 TL tutarında fon satışından dolayı para yattığı ve aynı tarihte bu tutar ile yeniden fon alışı yapıldığı, fakat, ne fon alışı ne de satışına yönelik işlemlerin şube kayıtlarında gözükmediği, davalı/karşı davacı vekili tarafından ibraz edilen hesap özetinde, 16.10.2002 tarihinde 201.712.428.000 TL tutarında hesaba alacak verildiği ve 25.10.2002 tarihinde 200.570.457.726 TL tutarında fon alışı yapıldığı, her iki işlem de şube kayıtlarında görünmemesine rağmen 25.10.2002 gün sonu hesap bakiyesinin şube kayıtları ile uyumlu olduğu, davalı/karşı davacı vekili tarafından ibraz edilen hesap özetinde, 17.12.2002 tarihinde fon satışı dolayısıyla hesaba 267.425.168.000 TL alacak geçildiği ve bu tutarla yeniden fon alışı yapıldığı, her iki işlemin de şube kayıtlarında gözükmemesine karşın gün sonu bakiyelerinin birbiri ile mutabık olduğu, hesabın 2003 yıla devir bakiyesinin gerek davalı/karşı davacı vekili tarafından ibraz edilen gerekse Banka tarafından dosyaya sunulan hesap özetlerinde de aynı olduğu, davalı/karşı davacı vekili tarafından ibraz edilen hesap özetindeki bilgilere göre, 10.01.2003 tarihinde fon satışı dolayısıyla hesaba 391.861.816.000 TL alacak kaydedilmesine ve aynı tarihte bu tutarda fon alışı yapılmasına rağmen, her iki işlemin de şube kayıtlarında görünmediği, fakat gün sonu bakiyelerin birbiri ile eşit olduğu, davalı/karşı davacı vekili tarafından ibraz edilen hesap özetindeki bilgilere göre, 28.02.2003 tarihinde fon satışı dolayısıyla hesaba 478.117.923.500 TL yatırıldığı ve aynı tarihte bu tutar kadar fon alışı yapıldığı, her iki işlemin de şube kayıtlarında görünmemesine karşın gün sonu bakiyelerin birbiriyle mutabık olduğu, davalı/karşı davacı vekili tarafından ibraz edilen hesap özetindeki bilgilere göre, 26.03.2003 tarihinde fon satışı dolayısıyla hesaba alacak kaydedilen 3 kalemde toplam 663.580.030.711 TL ile yeniden fon alışı yapıldığı, bu işlemlerin de şube kayıtlarında yer almadığı, fakat, gün sonu bakiyelerin birbirine eşit olduğu, davalı/karşı davacı vekili tarafından ibraz edilen hesap özetindeki bilgilere göre 11.04.2003 tarihinde fon satışı dolayısıyla 4 kalemde hesaba toplam 918.652.685.792 TL alacak kaydedildiği ve aynı tarihte bu tutar kadar fon alışı yapılarak hesaptan çıkıldığı, gerek fon alışı-gerekse fon satışına ilişkin işlemlerin şube kayıtlarında yer almadığı, davalı/karşı davacı vekili tarafından ibraz edilen hesap özetindeki bilgilere göre, 05.06.2003 tarihinde fon satışı dolayısıyla hesaba 5 kalemde toplam 1.290.766.973.522 TL para yatırıldığı görünmesine karşın bu tutarların hiç birisinin şube kayıtlarında yer almadığı, davalı/karşı davacı vekili tarafından ibraz edilen hesap özetindeki bilgilere göre, 04.06.2003 tarihi itibariyle şubede 1.390.457.659.121 TL bakiye bulunduğu görünmesine karşın, bir önceki sayfada, hesabın 05.06.2003 tarihli bakiyesinin 1.290.766.973.522 TL olarak göründüğü, her iki rakamın birbiri ile çelişki arzettiği, davalı/karşı davacı vekili tarafından ibraz edilen hesap özetindeki bilgilere göre, hesabın 05.06.2003 tarihinden itibaren günlük mevduat ve/veya repoda değerlendirildiğinin görüldüğü ve herhangi bir çekiliş olmadan hesap bakiyesinin 11.07.2003 tarihinde 1.887.339.714.452 TL'ye ulaşmış olduğu bilgisinin yer aldığı, oysa ki, 04.06.2003 tarihinden sonraki hareketlerden hiçbirinin şube kayıtlarında yer almadığı, davacı/karşı davalının, davalı/karşı davacı Bankada dava konusu edilen tutar veya daha fazlası kadar bir parası bulunduğu hususunun belgelere dayalı olarak kanıtlanamamış olduğu,hesap cüzdanının olması alacağın varlığını ispat için yeterli olmadığı, asıl olanın Banka kayıtları olduğu, ancak Banka kayıtları ile örtüştüğü ölçüde hesap cüzdanının geçerli bir belge olarak kabul edilebiceğinin genel kabul görmüş bankacılık uygulamaları arasında yer aldığı, davaya konu olayda ise davacı/karşı davalının annesi Remziye ...”e ait hesapta 29.03.2004 tarihi itibariyle 99.960 (eski) TL bakiyesi bulunmakta olup bu tutar ise 31.05.2004 tarihinde çekilerek hesabın sıfırlandığı, tüm bu tespit ve değerlendirmelere binaen, davacı/karşı davalının davalı/karşı davacı Bankada dava konusu edilen 100.000,00(yeni) TL ve üzerinde bir parası olduğu maddi delillere dayalı olarak tespit edilemediği için, nihai takdir Mahkemeye ait olmak üzere, davacı/karşı davalının davalı/karşı davacı Bankadan talep edebileceği bir tutar bulunmadığı" belirtilmiştir.
Somut olayda tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; Asıl davada davacı bankanın, kendi personeli olan dava dışı Tuğba ...'nun şubede Bireysel Pazarlama Yetkili Yardımcısı olarak çalışırken, yetkilerini kötüye kullanarak, kendisine tevdii olunan, muhafaza ve sorumluluğu altında bulunan bankaya ait paraları zimmetine geçirdiği, diğer mudilerde olduğu gibi, ..., Celal- Dilfiraz, M.Ali ... müşterek hesabında bulunan Hazine Bonolarının 13.06.2003 tarihinde, müşterinin imzası veya talimatı olmaksızın satıldığı, müşterinin el yazısı ve imzası taklit edilmek suretiyle hazırlanan sahte EFT talimatı ile aynı tarihte 200,000.000,000 TL tutarın Yapı ve Kredi Bankası Harbiye Şubesinde bulunan 38041 nolu ... Menkul Değerler Hesabına EFT yoluyla havale edildiğini, davalı İsmail Kemal ...'in şirketleri nezdindeki hesabından 05.11.2003 tarihinde Finansbank ...Şubesindeki 10841450 nolu hesabına aktarıldığını, davalı İsmail Kemal ...'in Tuğba ... ile işbirliği içerisinde olduğu ve hesaplarında, kendisine gönderilen EFT tutarlarını karşılayacak düzeyde bakiye bulunmadığını bildiği halde, söz konusu EFT tutarlarını kabul etmek suretiyle toplam 320.000,00 TL tutarında haksız kazanç sağladığı iddia edilmişsede; Ceza dosyasında yapılan yargılama sonunda verilen beraat kararında, davalı İsmail Kemal ...'in suç tarihinde... ... Şubesinde banka çalışanı olan Tuğba ...'nun fiiline bilerek iştirak ettiğine ve zimmet suçuna katıldığına dair savunmasının aksini gösterir mahkumiyetine yeter, kesin ve inandırıcı kanıt elde edilemediğinin belirtildiği, bilirkişi incelemesinde de, Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonucu davaya konu 320.000 TL'nin dava dışı Tuğba ... tarafından zimmete geçirilmiş kabul edilemeyeceği yönünde verdiği kararın Yargıtay'ca onanarak kesinleşmiş olduğu için, verilen bu kesin hüküm gereği söz konusu 320.000,00 TL'nin artık usulsüz bir işlem olarak nitelendirilmesine imkan bulunmadığı, bu tutarların, İsmail Kemal ...'in annesi Remziye ... hesabından daha öncesinden zimmete geçirilen tutarların iadesine yönelik olabileceğine işaret ettiği, bununla birlikte, adı geçenin hesabından bu tür bir usulsüz işlem/işlemler yapılmış ise, yapılan usulsüz işlemlerin dava konusu 320.000,00 (yeni) TL kadar, az veya daha fazla olup olmadığı hususunda bir kanaate varılması mümkün bulunmadığının belirtildiği, davalının annesinin hesabındaki gerçek para hareketlerinin tam olarak tespit edilemediği anlaşılmakla, davalının dava dışı banka çalışanı Tuğba ... ile işbirliği yaparak, toplam 320.000,00 TL tutarında haksız kazanç sağladığı iddiası davacı banka tarafından ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Birleşen davada ise; Bankacı Bilirkişinin raporunda ayrıntılı olarak belirtildiği üzere, davacı tarafça ibraz edilen ve dayanılan banka cüzdanı ve hesap özetindeki bilgilerle banka şubesindeki kayıtların birbiri ile uyuşmadığı, davacı tarafından Bankada dava konusu edilen tutar veya daha fazlası kadar bir parası bulunduğunun ispatlanamadığı, hesap cüzdanının olması alacağın varlığını ispat için yeterli olmadığı, asıl olanın Banka kayıtları olduğu, ancak Banka kayıtları ile örtüştüğü ölçüde hesap cüzdanının geçerli bir belge olarak kabul edilebiceği, bu sebeplerle davacının, davalı Bankada dava konusu edilen 100.000,00(yeni) TL ve üzerinde bir parası olduğunun maddi delillere dayalı olarak tespit edilemediğinden, davacının, davalı Bankadan talep edebileceği bir tutar bulunmadığı anlaşılmakla birleşen davanın da reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Açıklanan gerekçeye ve dosya kapsamına göre;
1)Asıl davanın REDDİNE,
a-Alınması gereken 615,40 TL maktu harcın, 2.709,32 TL peşin harç, 1.620,00 TL ıslah harcı toplamı olan 4.329,32 TL harçtan düşümü ile artan 3.713,92 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana geri verilmesine,
b-Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
c-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 320.000,00 TL üzerinden takdir edilen 51.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
d-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,

2)Birleşen ...3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2003/787 Esas sayılı dosyasında açılan davanın REDDİNE,
a-Alınması gereken 615,40 TL maktu harcın, 1.350,00 TL peşin harçtan düşümü ile artan 734,60 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana geri verilmesine,
b-Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
c-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 100.000,00 TL üzerinden takdir edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
d-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,

Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde ...Bölge Adliye Mahkemeleri'nde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim